ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
598 sonuç · toplam 598 · “Emel” · 1/25
01Emel
Arzû, hırs, tamah. (Bkz. Tûl-i Emel) Çalış ibâdet et bırak emeli, Son nefese kadar bırakma ameli. (Abdülehad Serhendî)
emellük kaydı
emellük kaydı a. El yazması eserlerde, bazen yazmanm ilk sayfalarında, bazen de sonunda bulunan ve kitabın kime ait olduğunu belirten not veya imzah yazı.
kasr-ı emel
kasr-ı emel a. [Ar.] Dünya işlerini bir kenara bırakarak hemen ölecekmiş gibi ahret için çalışmak, kendini ibadete vermek anlamında kullanılan bir terim, “tûl-i emel” (bk. bu madde) karşıtı.
tûl-i emel
Ol JjL) [Ar.] Bitme tükenmek bilmeyen bir hır içinde hiç ölmeyecekmiş gib dünya işine kendini vermes âhiret inancını bir kenara b rakması anlamında kullanıla bir terim, “kasr-ı emel” (.bk. b madde) karşıtı
Ona ait olması muhtemel şiirler
Hasan Hüsâmeddin Uşşâkî · Akademik bir inceleme.
Temel kaynaklardaki yeri
Cüneyd-i Bağdâdî · el-Lüma', et-Taarruf, Kūtü'l-kulûb ve er-Risâle'de delil sayılması.
Hakkındaki iki temel kaynak
Ebü’l-Hasan eş-Şâzelî · İbn Atâullah ve İbnü's-Sabbâğ.
İki temel eser
Muhammed Zâfir el-Medenî · el-Envârü'l-kudsiyye ve en-Nûrü's-sâtı‘, Şâzelî-Medenî öğretisiyle birlikte dönemin hilâfet ve siyaset tartışmalarını da yansıtır.
Terġībü'l-edîb ve hâşiye derlemeleri
Kızıl Abdurrahman Efendi · Hidâye ve Kāmūs çevresinde üç ayrı ilmî çalışma bıraktı.
Dede Cöngü ve ilmî derlemeleri
Kara Dede Tâceddin İbrahim Efendi · Fıkıh, nahiv ve çeşitli ilimlere dair notları bir araya getiren külliyatı.
Tasavvufun Temel Öğretilerinin Hadislerdeki Dayanakları
Ahmet Yıldırım · 1996
Reml (remel)
Hac ibâdeti yerine getirilirken, tavâfın (Kâbe'nin etrâfında dönmenin) ilk üçünde, erkeklerin kısa adımlarla, omuzları silkerek, çalımlı yürümeleri. Reml, haccın sünnetlerindendir. Resûlullah efendimiz, Mekke'yi feth edip Kâbe'yi tavâf esnâ…
Temelluk
İfrât (aşırı) derecede tevâzû. Temelluk, müslüman ahlâkından değildir. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Adiy) Temelluk ancak üstâda ve tabibe karşı câizdir. Başkalarına karşı câiz değildir. (M.Hâdimî) Muallim ile tabîbe, Temelluk etmek lâzımdır. Tabîbi…
İşlemeli Tâc
Kadiriler tarafından giyilen bir tâc çeşidi. Çeşitli renkte çuha üzerine ve birbirine eklenip dikilmiş dört terk (dilim) olarak yapılır, üzeri ibrişim ile işlenirdi. Tacın tepesine Bağdat Gülü denen bir alamet konurdu.
İlk Dönem Melâmetîliğinin Temel İlkeleri
Nişâbur çevresinde ihlâs, fütüvvet, emek ve hâli gizleme üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Kassâriyye Melâmîliği
9-10. yüzyıl Nişâbur çevresinde belirginleşen; ihlâs, ameli gizleme, nefsi itham ve çalışıp kazanma ilkelerini öne çıkaran Melâmetî çevre.
Nûriyye Melâmîliği
Muhammed Nûru'l-Arabî'nin on dokuzuncu yüzyılda Rumeli'de geliştirdiği; Nakşibendî eğitim, Ekberî irfan ve Melâmî tavrı tevhid mertebeleri etrafında birleştiren çevre.
Hurrem el-Cemâlî Karamanî
Hurrem el-Cemâlî Karamanî (ö. 970/1562-63), Cemâleddin Aksarâyî ailesinden gelen; İstanbul'da ders veren, şiir, inşa ve tarih bilgisiyle tanınan Osmanlı âlimidir.
Nişâbur sûfîliği ve melâmet
Akademik çalışma
Hakem (el-Hakem)
1. İki tarafın, hükmüne rızâ göstermek için seçtikleri kimse. Haklı ile haksızın ayrılmasında aracılık eden kimse. Resûlullah efendimiz otuz beş yaşındayken yağmur ve seller Kâbe'nin duvarlarını iyice yıpratmıştı. Bu sebeble Kureyş kabîlesi…
Bayramiyye'nin Şemsî ve Melâmî Yolları
Ana yol, alt kollar, pîrler ve usul arasındaki bağlantıları açıklayan editoryal dosya.
Hâşim Baba: Celvetîlik, Bektaşîlik ve Melâmîlik Arasında
Celvetî çekirdek Mustafa Hâşim, Bandırmalızâde Tekkesi’nde Celvetî şeyhi Yûsuf Nizâmeddin Efendi’nin oğlu olarak yetişti. Kendi Vâridât ındaki sülûk anlatısı ve Hâşimiyye’nin kullandığı Celvetî tâcı bu çekirdeği açıklar. Bektaşî temas Kaygu…
İstanbul Bayramiyyesi: Şemsiyye, Celvetiyye ve Melâmiyye
Bayramiyye'nin İstanbul'daki kurumsal, ilmî ve siyasî görünümünü üç tarihî gelişme hattı üzerinden okur.
MELÂMETİLİK VE MELÂMETÎLER
Avârifü’l-Maârif · 8. bölüm · Bazıları melâmetiyi şöyle tarif etmişlerdir: “Melâmetî, iyiliğini açıklamayan, kötülüğünü de gizlemeyen kimsedir.” Bunu şöyle izâh edebiliriz: Melâmetî; damarlarına varana kadar, b