HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
MUHYİDDİN EFENDİ
Hüseyin Hüsameddin Efendi'nin şeyhidir. Konyalıdır. Ulum-ı resmiyyeyi tahsil den sonra meşayıh-ı Halvetiyye'den Ezell-zade Şeyh N11rullah Efendi'ye intisab ve tekmll-i süluk ile feyz-yab oldular. Ba'dehu lstanbul'a gelerek, İdrls-i Muhtefi hazret lerinin meclis-i şeriflerinden hisse-dar-ı aşk olup, feyz-i nazarlarına uğradılar. Memleketlerine avdetlerinde irşad-ı ibad ile iştigal eylediler. Sultan Ahmed dev rinde tekrar İstanbul'a geldiklerinde Darüssaade Ağası Muhammed Ağa merhUmun Çarşamba'da ihya eylediği zaviyenin meşihatı uhdelerine tevcih olundu.
Burada va'z ve irşad ile dem-güzar iken 1 020/( 1 6 1 1 ) tarihinde; yahud Vefeyat-ı Hafız Hüseyn-i Ayvansarayi'de mezkl1r olduğuna ve "Mülakat-ı mevt" (..:... y ..:... li ')l.) terkibinin dela letine göre 1 0 1 8/( 1 609) tarihinde irtihal-i dar-ı beka eylemiştir. Üsküdar'da Divitçi ler'de kain mezk11r tekkede ilk defa şeyh idi. Orada defin-i hak-i gufrandır. Salifu'z-zikr Vefeyat'da şu izahat vardır: "İznik'den gelip, Nôreddln-zade hazretlerinden ahz-ı feyz-i tarikat etmiş. Üsküdar'da Valide Sultan Cami'-i şerifinde vfü'l ve tekkesine Vişne Muhammed Efendi yerine ( Hamzaviler) 559 şeyh olmuştu.
ŞekGri Efendi Tekkesi'ne ibtida defn olunan zatdır. Muğni 'l-Lebib Şerhi vardır." Ezeli-zade Şeyh Nurullah Efendi, Nureddin-zade'den kinayet olsa gerektir. Bir de, Valide Tekkesi'ne de şeyh oldukları beyan-ı vaki'den münfehim olmaktadır. Müstakim-zade buyurur ki: "Azizleri Hace Ali er-Rumi tarafından nazar-endiiz-ı kulGb-ı iişıkan hizmetinde istih dam buyurulup, kendilerinin müridanının ehaslarından gayrı bir ferdin bu sırra ıttı laı yoktu. Hz.
Şeyh, zamanın icabına göre ne mertebe perde-i istitar altında yaşamış lar, kimse onun Hamzaviliğine muttali' olamamış." (Kaddesa 'l/ahu sımıhU) İlahiyyatından: Arz it cemalin göreyim ey mah-ı tlıblin Mustafa Ref it nikiilH ruyunu mihr-i dırahşan Mustafa Hakk ' ın sen oldun mazharı sensin kamunun rehberi Seni seven olur veli gevherlere kan Mustafa İren sana irdi Hakk'a aşk zincirin boynuna taka Ta Hak Cemal'ine baka ey nur-ı canan Mustafa Seninle oldu aftab gönderdi Hak sarıa Kitab Aşıklara feth oldu bab ey derde derman Mustafa * * * Derd ehli libasını aşk ile giysin gelsün Zühd ü şeker gibi zevk ile yiyen gelsün Ol günleri silim hem giceleri kaim Fukara ateşine daim sabr ile yanan gelsün Hakk ' a irmez kimse atlas libas ile Öz kendi eliyle canına kıyan gelsün Kal ü kil ile hergiz menzile irişilmez Kendüli/föle olmaz mürşide uyan gelsün 560 Sef'ine-i Evliya Aldanma sakın Muhyi her aline dünyliıım Öz varlığım bugün yokluta sayan gelsün * * * Cümlenin mahbUbu sensin ey Halrıb-- i Ezeli Cümle Yfısujlar içinde ey güzeller güzeli "Küntü kenz"iıı381 sanadır matlab-ı a'/a sensin Mazhar-ı zılt-ı Hıu/a'sın nakş-ı rUhun yazalı Cümle ümmet iişık oldu sana ey seyyid-i halk Himmetinle gitdi gayri blit-ı vahdet gezeli Cümle alem kapuna yalvara geldi ey Şefi' Hep kabUl oldu dilekleri Ehad-i lem-yezel1 Oldu uşşak gözÜ giryô.n dili püryô.n ey Habib Oldu mecnun u divô.ne Muhyi hüsnün sezeli382 ŞEYH ABDULLAH EFENDİ Himmet-zade'dir.
1050/( 1640) tarihinde, lstanbul'da dünyaya kadem-zen olmuş lardır. Silkü'd-Dürer ve Tezkire-i Salim 'in beyanına ve tedkikarıma nazaran, "Him met-zade" namıyla şöhret-şiar olan bu zar-ı muhterem, peder-i mükerremlerinden tahsil-i uluma başlayıp, ilm-i batından da hisse-dar-ı zevk olmak emeliyle, yine pe derlerine intisab eylemişlerdir. Ekmel-i süluk ile müstahlef olduktan sonra, 1080/( 1669) tarihinde pederlerinin yerine Kasım Paşa Cami'-i şerifi vaizliğine ta'yin olunup, on sene bu hizmeti eda eylemiştir. Ba'dehfi Halil Paşa C3.mii vaizliğine ta'yin olundukta, Kasım Paşa vaizliği, yine pederlerine kalmıştır.
Peder-i muazzamlarının 1095/( 1 684) senesinde alem-i bekaya irtihalinde ca-nişini oldular. 1 1 1 0/( 1698-99) tarihinde Sultan Mehmed Han-ı rabi' defter-darlarından İbrahim Efendi, Abdullah Efendi namına, lstanbul'da Yüksekkaldırım civarındaki dergah-ı şerifi inşa eylemiştir. 38 1 . ( JiiL- 1 J _,...i .:ı i ...:,. ; lt L,A;..,. ly.5' ..:...:S' ) "Ben bilinmeyen bir hazine idim, bilinmek istedim ve mahlukatı yarattım. Ben kendimi onlara öğrettim, onlar da beni bildi." el-Acluni, Keşfü'l-Ha fıl, c.11, s. 1 32. ( H ) 382. Bu manzumenin vezninde kusurlar vardır.
( H ) ( Hamzaviler) 56 1 Himmet-zade Dergahı'nın383 bahçe kapısındaki manzfime-i tarihiyyedir: Şeyh Bayramı Hüsameddin Efendi yümnile Açdı bu dergeJH aıı,şana bab-ı müstetab Biireke'!Wı aldı bir de arsa bindörtyüz zira' Eyledi sarfı nüküd u himmet ol aıı,cenfıb Yapdı bir nev,dfıire tevsi',i dergah eyledi Salikanı kıldı şad ol şeyh,i kudsiyyet,nisab Cedd,i paki pir,i rUşeıı,dil CeıWb-ı Himme t 'in Eyledi hoş,nüd riÜH pakini bi,irtiyab İtdi Bayramileri memnıln bu sa'y ü gayreti Himmetinden oldu Bayram-ı Veli'nin feyz,yab Bani,i sanı disem layık o zatın şanına Hak teala ömrün efzün ide tarJlz,ı hisab Pertev,i mihr,i yakin itsün münevver kalbini Feyz-bahşa,yı cihan oldukça mihr,i intisab Dergeh-i tevhide rah açdı bu ı güşa Namını koydu anun çün "Bab-ı Au" şeyh u şab Bir düşer ancak Baluü böyle tfü'ih,i güher İtdi bu dergaha A!Wıu teala feth-i bab (y JW .tll l IS";;) J!
ı.> I) 1 3 1 6 1 1 3 1 5/( 1897 ) = - = Hadikatü'l,Cevami'de yazıyor: "Şeyhü'l-islam Ebu Said Efendi-zade Feyzullah· Efendi zamanında Halil Paşa Camii vaizliğini ahara ferağ eyleyip, 1099/( 1 68&) senesinde Haremeyn-i muhteremeyni 383. Şimdi bu dergiih-ı münifin bir taşı da kalmamış, zemininden daha da aşağı inilmiş ve yerine Zey nep Kamil Hastahanesi müştemilatından bir bina yapılmış, taşları da Selimiyye (Pertevpaşa) Tek kesi haziresine nakl-i kabul yapılmadan götürülmüştür. Buna sebep Dr. Fahri Ata Bey'dir. O za man başhekimi idi. (Süheyl Ü nver) ziyarete iizim olmuştur.
Huzur- ı Saadet'e vardıkları zaman varidat·ı kalbiyyeleri mahsulü olan şu na't-ı şerif Hüseyni makamından bestelenmiştir.
Elsine-pira-yı za kiriindır: Ravzana çün yüz süren bulur eıruin El-eıruin ey Fahr-ı alem e!-emdn Her gelen dil-haste bulur taze cdn El-eıruin ey Fahr-ı iilem e!-emdn Oldum aşkınla diyıirımdan cüda Tıi dühal-i ravzana olam sezıi Hamdü li'Udh Hak nasfb itdi bana El-emıin ey Fahr-i iilem el-eıruin Anda ki medfün ola nıizUk tenin Cennet-i a'ldya benzer medfenin Denıiş Abdullah garrbindir senin El-eıruin ey Fahr-ı alem el-eıruin Hiciiz'dan avdetlerinde yine irşad-ı niisa başlayarak kendilerinin bir derya-yı irfan ol duğuna vakıf olan Şeyhü'l-islam efendi, umumun istifadesini te'mln için, katar şeyh leri sırasına sokarak, 1 103 senesi Cemaziye'l-iihirinde (Şubat-Mart 1 692) Sultan Se lim; 1 105 senesi Cemiiziye-1-iihirinde (Şubat 1 694) Fatih; 1 1 20 senesi Cemiiziye'l evvelinde (Temmuz-Ağustos l 708) Bayezid; l 1 22 senesi Rablu'l-evvelinde (Mayıs l 7 10) Süleymaniyye cevami'·i şerlfesi vaizliğine sıra ile ta'yln olunup, sene-i mezku re ( l 1 22 ) Şevvalinde mürg-ı ruhu ravza-i Rıdvan'a perviiz eylemiştir.
Kabr-i şerifle ri Üsküdar'da pederlerinin yanındadır." Ahibbasından Hacı İsmet Efendi bu tarihi söylemiştir: Kô.şif-i sırr-ı hakikat vfıkıf-ı ilm-i ledün Şeyh Himmet-z&le AbdulWı Efendi ol hümam Mürg-i rUlıu lane-saz-ı gül-şeıı-i Adıı itdi ta İde ervô.h-ı safa-me'ııfıs ile zevk-ı müdam Guş idince İsmeta kıldım dua tarih içüıı İde Himmet-zade Ya Rab Arş-ı a'layı ınakam ( r l.4.,. ı..sı I ..} _r y J 4 o.:ı l j w o ..l,ı l) = 1 1 22/( 1 7 10) ( Hamzaviler) 563 Divan-ı eş'arı olduğunu Hafız Hüseyn-i Ayvansarayi yazıyor.
Tezkire-i Salim d e ' deniliyor ki: "Abdullah Efendi, nazik-tabiat, hoş-sohbet, erbab-ı irfanın serveri bir zat-ı ali kadr idi. Şirin eda, sahib-i ula idi. Müretteb Divan-ı bülend-unvanı, hususan matali'da azim ulüvv-i şanı var idi.
Şiirde "Abdi" tahallus buyururlardı." Müşarünileyhin hüsn-i hatta dahi malik olduğunu Tezkiretü'l-Hattatin böyle haber veriyor: "Himmet-zade Şe yh Abdullah Efendi hazretleri meşahirden ve Hafız Osman Efendi hazretleri me'zunlarından olup, leyi ü nehiir himmet-verziş ü kuşiş ile ali-mertebe ol muştur." Menakıb-ı Evliya'da ise, "Ziit-ı irfan-simôıları nô.zi/<-tabfat, hoş-sohbet, ser-bülend-i ehl-i dilô.n, rehber-i siilikô.n bir vücUd-ı bl-hemtô. idi." deniliyor.
Eş'arından: İltifat itmez fena mülküne ehl-i haller Mülk-i bakiye heves eyler bu ferruh-fô.ller Hak içün bir ilm oku oldur seninle kalacak Sen gidersen bunda kalur cümle kil ü kô.ller Devlet oldur kim müeyyed ola fanı olmaya Vasf-ı fanidir bu idbar ile bu ikbô.Uer Derviş Abdullah figan eyler işitmezsin sözÜn Tô.-be-key ey nefs-i bed-hUd sende bu ihmaller * * * Kendimin gönlümde buldum yaresin İsterim Mevlô.' dan anın çô.resin Hakk' a inneğe gerekdir reh-nümô.
Bilmediğin yola nice varasm Elde iken uymayanlar mürşide Varsun ömrü olduğunca arasın Alrı tevhld ile şüst ü şıllar it Silmek istersen derunun karasnı Benden AbdulLih dilersen himmeti Nefsinin fehm eylesün emmiiresin * * * Mezilhir kesretinden var mı mdni' vahdet-i Zdı' a Tecelll-i sıfdtı cilve-gerdir cümle zerrdta HeyUliyyü'l-mizdc olmak gerekdir tdlitri ma'nd Ki zird kabil ister levh-ı kalbi cümle hey'ata Şular kim rütbe·i Ma'bıld'u gördü nik ü bed bilmez Bu menzil sahibi bakmaz ibadaıa hattaıa Perestiş-kar zdH baht olurlar vdsıla1M Hak Ki görmezler seza bir zdH mahbabu iblıdi1uı Eğer bir çeşm-i hak-bin ey/edinse Abdi)'ii peyda Nazar sal pertev·i hftrşlde bakma cUş-ı zerrdta * * * Asitdmn ey şeh-i "leWik" me'mendir bana Hdk-pdyın tutiyd-yı çeşm·i rUşendir bana * * * Hırdm ile giyüp kafıd1H illi dirse bi-diller Kad-i balam dl ile temdşd itmek isterler Asarı: Divan'larından başka bir tezkire·i şuara kaleme almışlar imiş.
Şerh·i Kaside-i Molla Örfi namıyla bir eserlerini mütalaa ettim. Bunun şerhi mukaddimesinde, Açsun dir isen biib -ı atayı Fatih Olsun dir isen feyz-i ilahi sdnih MeşrUh ola dirsen dil-i sahtın Abdi İhlas ile ol na't·ı Nebi'yi şdrih diye başlıyor. ( Kadde sa'llilhu sırrahÜ) { Hamzaviler) 565 ŞEYH ABDÜSSAMED EFENDİ Şeyh Alxlullah Efendi-zade'dir. 1 08 1/( 1670) senesinde lstanbul'da dünyaya gel miştir. Büyük pederlerinin irtihalinde ondört yaşında imiş. Onların da hüsn-i nazar larına nail olduğu müstedeldir. Silkü'd-Dürer'de okudum: "Pederleri Abdullah Efendi'den tahsilde bulunup nisbetleri dahi onadır.
Kudret-i il miyyeleri şöhret-gir-i afak-ı alem oldu. Pederlerinin irtihalinde kırkbir yaşında idi. 1 1 22/( 1 720) senesinde Yüksekkaldırım'daki dergah meşihatine nail oldular. Va'z u irşadda yed-i tillası vardı. Süleymaniyye Ciim i'-i şerifi vaizliğinde bulundular. Şöh ret-i azimesi hasebiyle umum halk kendilerine karşı pek ziyade asar-ı hürmet göster miş ve dergah-ı alileri ziyaret-gah olmuştu." 1 1 5 1 sene-i hicriyyesinde ( 1 738), Vefeyat'ın yazdığına göre 1 1 50/( 1 737) tari hinde azm-i gül-şen-seray-ı cinan eylemiştir. Na'ş-ı mübarekleri Üsküdar'a nakl olu nup, pederlerinin yanında defn edilmiştir.
Düşdü bir tfırlh Şeyh Abdüssamed . •) ( l ..ı.s. t:" tarih-i rıhletidir. Valideleri tarafından siyadeti vardır. Ordu şeyhliğinde de bulunmuştur. Esrar-ı aşk u tevhide müteallik gazeliyyiit ı vardır. Atideki na't-ı şerif kendileri nindir.
Hicaz makamından bestelenmiş, elyevm mevlid-i şerif cem'iyyetlerinde ikin ci bahrde okurlar: Tende camın canda ainiim Muhammed Mustafa Mülk-i dil cahtında sultanım Muhammed Mustafa Muntazırdır miih cemiilin görmeğe aşıkların Gel tulu' it miilı-ı tiibdnım Muhammed Mustafa Cilve-gerdir daimii nakş-ı cemalin sinede Hane-i kalbimde mihmiimm Muhammed Mustafa Derd-mendim aşık-ı bi-çdrenim üftiidenim El-emiin ey derde dermanım Muhammed Mustafa 566 Set1ne-i Evliya Ya Rasula'llfıh garlbindir senin Abdüssamed Kıl şefô.at ey kerem-kô.mm Muhammed Musuıfa Abdüssamed Efendi'nin sandukalarının önündeki levhadan manzume-i atiyeyi istinsah ettim: Kutb-ı asr(dır) zilmre-i Bayramiyan Şeyh Himmet-zade ol all-sened Kumri-i "hu hu" -zen-i aşk-ı Huda Sebha-gerdan-ı dua-yı la-yurad /35 1/Feyz-bahşa-yı deran-ı salikln Çare-saz-ı hatır-ı erbab-ı derd Bulmayup banu-yı dehrin ismetin Kurb-ı Hakk'ı kıldı aksa-yı emed "İrcii" emrine itdi imtisal Alnındı çeşm-i ümide nık ü bed İştiyak-ı "semme vechu'llah"384 ile İtdi hubb-ı mii-sivayı uırd u re d "Li-maa'llah"385 sohbetine can atup İtdi gayra dirligin hep kasr-ı yed DUd-ı ah-ı asdıkasmdan n'ola Arş' a dek peyveste olsa sad-amed Eyleye ol vaiz-i gevher-nisar Kürsi-i Adn üzre bülbül-veş gıred Cedd-i paki Himmet-i kudsiyyesin Eyleye Hak afv u gufrana meded ..
,. ,, ,..,, 384. (...ıl l ...,. J )"Allah'ın yüzü (zatı) oradadır." 2. Bakara suresi, 1 1 5. ( H ) 385. ( j-- r" ':1 J y _,.<,. ..:J.L. ;,J d"-i. ':1 ...:.t J ...ı ı c; Jl "Benim Allah katında öyle bir halim vardır ki, benim o halime, ne bir melek yaklaşabilir, ne bir peygamber ulaşabilir." el-AclGni, Keşfü'l-Hafü, c.11, s. 1 73. ( H )