Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

49 sonuç · “Akıl

01
İlişkili yol

Celvetiyye

Üftâde ve Aziz Mahmud Hüdâyî ile belirginleşen; tezkiye, tasfiye, tecliye, zikir, hizmet ve halk içinde Hak ile olmayı öne çıkaran tasavvuf yolu.

02
İlişkili kol

Cezerî Hattı

Hâlid el-Cezerî'ye ulaşan ve Suriye, Irak ile Güneydoğu Anadolu'da faaliyet gösteren Hâlidî silsile.

03
İlişkili kol

Mürîdiyye

Ahmedü Bamba'nın Senegal'de Kādirî evrâd mirasından hareketle kurduğu; 1893'te müstakil adını açıkladığı ve Tûbâ merkezinde kurumlaşan yol.

04
Şahsiyet

Azîzzâde Şeyh Mehmed en-Nakşibendî

Azîzzâde Şeyh Mehmed Efendi (ö. 1649), Emîr Sultan Dergâhı şeyhi Ali Efendi’den inâbe alan; 1611’den itibaren önce dönüşümlü, 1618’den sonra müstakil olarak dergâh postunu sürdüren Bursa Nakşibendî şeyhidir.

05
Şahsiyet

Ebû Bekir en-Nessâc et-Tûsî

Ebû Bekir en-Nessâc et-Tûsî (ö. 487/1094), Ebü’l-Kāsım el-Gürgânî’nin halifesi, Ahmed el-Gazzâlî’nin Nîşâbur’daki mürşidi ve Cüneydî irfanın sonraki Sühreverdî-Kübrevî silsilelere aktarılmasında kilit Horasan sûfîsidir.

06
Şahsiyet

Fahreddin Irâkī

Fahreddin Irâkī (1213-1289), Bahâeddin Zekeriyyâ’nın Mültan hankahında yetişen; Sadreddin Konevî ve Mevlânâ çevresiyle buluşarak Lemaât’ı kaleme alan Farsça tasavvuf şiirinin büyük temsilcisidir.

07
Şahsiyet

Kadıncık Ana

Kadıncık Ana; Hacı Bektâş-ı Velî'nin Sulucakarahöyük'te misafir olduğu evin sahibi ve Bektaşî geleneğinin en saygın kadın simalarından. Hacıbektaş'taki Kadıncık Ana Evi bugün de ziyaret edilmektedir. Hakkında müstakil tarihî kayıt yok denecek kadar azdır.

08
Şahsiyet

Muhammed el-Bâkır

Muhammed el-Bâkır (57/676-77 – 114/733), hem baba hem anne tarafından Hz. Peygamber'in torunlarından; “ilmi yarıp derinliklerine ulaşan” anlamındaki lakabıyla anılan, Medine ilim halkasının merkezindeki âlim. Sünnî kaynaklarca güvenilir bir muhaddis ve Medine'nin ilk fakihlerinden, Şiî geleneğinde ise beşinci imam sayılır.

09
Şahsiyet

Ömer Fuâdî

Ömer Fuâdî (Kastamonu – 1046/1636); Halvetî-Şâbânî şeyhi ve şair. Şâbân-ı Velî Dergâhı'nın beşinci postnişini; türbeyi inşa edip Şâbâniyye'yi müstakil bir kol hâline getirdiği için ikinci pîr sayılabilir .

10
Şahsiyet

Sa‘dî-i Şîrâzî

Sa'dî-i Şîrâzî (yak. 610-615/1213-1218 – 691/1292), Gülistân ve Bostân 'ın müellifi; gazeli müstakil bir tür olarak mükemmelliğe kavuşturmuş, sözleri atasözüne dönüşmüş ve tesiri Fars edebiyatını aşarak Türk, Urdu ve Batı dünyasına ulaşmıştır.

11
Şahsiyet

Seyyid Ahmed et-Ticânî

1150/1737’de Aynimâzî’de doğan Seyyid Ahmed et-Ticânî, Mâlikî ilimleri ve farklı tasavvuf icâzetleriyle yetişti; 1196/1782’de Sîdîebîsemgūn’da müstakil Ticâniyye yolunu teşekkül ettirdi ve Fas’tan Kuzey ile Batı Afrika’ya uzanan kalıcı bir irşad ağı kurdu.

12
Şahsiyet

Şemseddin Muhammed b. Hasan el-Lekānî

Şemseddin Muhammed b. Hasan el-Lekānî, Ahmed Zerrûk’un vefatından sonra Mısrâte’den Mısır’daki Lekāne’ye dönen başlıca halifesidir.

13
Şahsiyet

Şeyh Ahmed İzzet Efendi

Ahmed İzzet Efendi (ö. 1292/1875), Lokmacı Dede adıyla tanınan; Kuşadalı İbrâhim Efendi'ye intisap ederek İstanbul'daki Lokmacı Dergâhı'nda irşad hizmeti yürüten Halvetî-Şâbânî şeyhidir.

14
Şahsiyet

Şeyh Muhammed Muhyiddin Efendi

Şeyh Muhammed Muhyiddin Efendi’nin adı Sefîne-i Evliyâ’da bir Şâbâniyye halife listesinde geçer; müstakil biyografik ayrıntıları aynı kayıtta verilmez.

15
Şahsiyet

Şeyh Seyyid Abdürrezzâk İlmî Efendi

Seyyid Abdürrezzâk İlmî Efendi (1842–1906), Erzurum nakîbüleşrafı; Şeyh Hakkı Efendi’den Nakşibendî hilâfeti alan, tefsir ve Mesnevî okutan, celî hat icâzetli âlim, şair ve mutasavvıftır.

16
Sözlük

Akıl

Mutasavvıflar ilâhî, ezeli ve ebedi gerçeklerin akıl yoluyla kavranamayacağını belirtir, nazari aklı reddeder ve Yeni Platonculugun etkisiyle keşf ve marifet anlayışlarıyla uyuşan farklı bir akıl anlayışı ileri sürerler. Tasavvuf dilinde insan aklına akl-ı cüzi ve akl-ı mecaz denir. Cüz'i akıl, söz ve işlerimizde bize delil olur Ama, Allah bahsinde değeri sıfır olur Mevlânâ Ikâl-ı akl-i cüz'iden halâs ol Efendi bâde-nüş-i bezm-i hâs ol Hudai 2. Hak ile bâtılı birbirinden ayırt etmeye yarayan nur. Rabbani latife, kalp (Gi 1:88, 95, 11:4; ct). Allah’a ibadete ve cennete girmeye vasıta olan düşünce, kulluk yapmaya alet olan fikir, ibadetin yolunu gösteren ışık. Aklın ulaştığı son nokta hayret, hayretin sonucu sekrdir, yani sâlik rububiyeti temaşa edince aklını kaybeder (SF, 336). Ben isterim akıldan hidâyet Akıl bana gösterir dalâlet Fuzüli Akılla yol alınmaz Akıl, erenlerin ayak bağıdır 0 eee Kalbe bak akla itibar etme Çünki aklın şiârıdır inkâr Ferid Kam Hak ile bâtılı birbirinden ayırt etmeye yarayan nur. Rabbani latife, kalp (Gi 1:88, 95, 11:4; ct). Allah’a ibadete ve cennete girmeye vasıta olan düşünce, kulluk yapmaya alet olan fikir, ibadetin yolunu gösteren ışık. Aklın ulaştığı son nokta hayret, hayretin sonucu sekrdir, yani sâlik rububiyeti temaşa edince aklını kaybeder (SF, 336). Ben isterim akıldan hidâyet Akıl bana gösterir dalâlet Fuzüli Akılla yol alınmaz Akıl, erenlerin ayak bağıdır 0 eee Kalbe bak akla itibar etme Çünki aklın şiârıdır inkâr Ferid Kam

17
Sözlük

Âkil

Akıllı, ölçülü ve düşünerek hareket eden kimse. Tasavvuf ahlâkında âkil kişi geçici dünya arzularının tuzağına düşmeyen, sözünü ölçülü söyleyen ve âhiret yurdunu gözetendir. Emaneti, doğruluğu, iyi dostluğu ve sırrı korumak âkilin alametleri arasında sayılır. Buradaki akıl yalnız zihnî yetenek değil, davranışı hikmet ve sorumlulukla düzenleyen idraktir.

18
Mekân

Kocamustafapaşa

İstanbul · Türkiye · Kaynak: “1032 (1622) yılında İstanbul Kocamustafapaşa'da doğdu.” Aslen Trabzonlu olan babası Rüstemzâde Ramazan Efendi İstanbul'un zengin tüccarlarındandı. Semt içindeki tam konum kaynakta verilmediği için koordinat boş bırakılmıştır.

19
Mekân

Ali Fakih (Balcılar) köyü

Gerede, Bolu · Türkiye · Kaynak, Halil Efendi'nin Bolu'nun Gerede ilçesine bağlı Ali Fakih köyünde doğduğunu ve köyün bugün Balcılar adıyla anıldığını bildirir. Doğum tarihi, ailesi ve köydeki ilk yılları hakkında bilgi vermez; halk arasındaki “Geredeli Aziz” adı da bu memleket nispetinden gelir. Köyün güncel yerleşim sınırı kaynak metinden doğrulanamadığı için koordinat verilmemiş, konum Gerede ilçesi ölçeğinde bırakılmıştır.

20
Mekân

Tâlebân Köyü

Irak · Nisbesini aldığı köy; burada yaşadığı için Tâlebânî diye anılmıştır. Konumu kaynaklarda iki türlü verilir: Kerkük’e bağlı bir köy ya da Süleymaniye ile Kerkük arasında, Çemçemal’e bağlı bir köy. Bu ayrılık sebebiyle şehir alanı boş bırakılmıştır.

21
Mekân

Gırbalcı köyü

Kütahya · Türkiye · Kaynak, Ahmed Dede'nin aslen Kütahya'ya yakın Gırbalcı köyünden olduğunu, doğum tarihinin kaydedilmediğini bildirir. Halk arasındaki “Kalburcu Şeyhi” adı bu köy nispetine, “Çavdarlı” lakabı ise tarlalarında yetiştirdiği ürüne bağlanır. İlk ilim tahsilini de kendi memleketinin âlimlerinden yapmıştır. Köyün bugünkü karşılığı kaynak metinden doğrulanamadığı için koordinat verilmemiş, konum Kütahya çevresi ölçeğinde bırakılmıştır.

22
Mekân

Pazar Tekkesi

Harîrî Muhammed Efendi'nin türbesi ve iki türbedar odasının bulunduğu yerde kurulan dergâh. Sâlih Efendi türbe civarına inşa etmiş, yangından sonra 1274/(1858) tarihinde yeniden ihyâ edilmiştir. Sefîne metni tekkenin bulunduğu şehri ve semti adlandırmadığından konum boş bırakılmıştır.

23
Mekân

Tâhir Ağa Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Fatih Âşık Paşa mahallesindeki tekke; uzun yıllar postnişinliğini yapmış, 1782 Tüfekhâne yangınında yandıktan sonra da hazîresine defnedilmiştir. Vasiyeti üzerine mezarının üstü açık bırakılmış, taşı hâcegân tâcı biçiminde yapılmıştır; türbe 1921'de Hüseyin Vassâf tarafından tamir ettirilmiştir. Konum yaklaşıktır.

24
Mekân

Şeyh Ahmed Müsellem Türbesi

Sefîne-i Evliyâ, Ahmed Vefâ Efendi'nin babası Şeyh Ahmed Müsellem'in türbesine defnedildiğini bildirir. Metin türbenin bulunduğu şehri veya semti belirtmediğinden konum boş bırakılmıştır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Ahmed Vefâ Efendi : Hasan Sezâî'nin torunu ve Ahmed Müsellem'in oğlu Ahmed Vefâ, 1753'ten itibaren Gülşenî Veli Dede Dergâhı'nda uzun süre irşad etmiş; kırk hadis, tahmis ve şiirleri bulunan Gülşenî şeyhidir.

25
Mekân

Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Tekkesi

Manisa · Türkiye · Türbesinin yanında bulunan ve irşad görevini son olarak sürdürdüğü tekke; başlangıçta bir mescidle birlikte yaptırıldığı kaydedilir. Manisa merkezindeki çeşitli camilerde sürdürdüğü irşadı buraya taşımıştır. Zamanla yıkılıp kaybolmak üzere olan tekkenin yerine, adına kurulan Yiğitbaşı Vakfı tarafından bir mescid inşa ettirilmiştir. Bulunduğu mahalle kaynaklarda farklı adlarla geçtiği için semt alanı boş bırakılmıştır.

26
Mekân

Sadr Ata Mezarı

Kaynakta 'Zengî Ata'nın halifelerinden Sadr Ata'nın mezarı' altyazısıyla bir fotoğraf yer almaktadır; kabrin mevcudiyeti böylece teyit edilmekte, ancak bulunduğu yer metinde belirtilmemektedir. Bu sebeple şehir alanı boş bırakılmıştır.

27
Mekân

Bozdoğan medresesi ve tekkesi

Sefîne'ye göre Bozdoğan'a ilim ve irfan için gelenler zâhirî ilim için medreseye, bâtınî ilim için tekkeye devam ederdi; dervişlerle zikr-i şerîf ve âyin burada icra olunurdu. Metin Bozdoğan'ın hangi vilâyete bağlı olduğunu belirtmediğinden şehir ve koordinat boş bırakılmıştır.

28
Mekân

Kövenk (Köğenk)

Selefi Hacı Ömer Hüdâyî Baba’nın nisbesini aldığı ve kendisinin postta bulunduğu yer. Halifesi Hacı Mustafa Hayri Baba, icazetini aldığı karşılaşmayı anlatırken "Kövenk’e geldiğimizde, o vakitte Hacı Muhammed Baba vardı" der. Kaynakta yerin idarî bağlılığı belirtilmediği için şehir alanı boş bırakılmıştır.

29
Mekân

İshaklı kazasına bağlı köy zâviyesi

İrşad izni aldıktan sonra memleketine yakın, İshaklı kazasına bağlı bir köyde zâviye-nişîn oldu ve ömrünün sonuna kadar orada kaldı. Kaynak köyün adını vermediği için şehir alanı boş bırakıldı. İlişkili kişi dosyası Mahmud-ı Akşehrî : Mahmud-ı Akşehrî (ö. 972/1564-65), Akşehirli Abdî Halife'nin yanında yetişip İshaklı kazasına bağlı bir köyde irşad faaliyeti yürüten şeyhtir.

30
Makale

Sikke, Tennure ve Hırkanın Sembol Dili

Mezar taşı, kefen ve nefsin mezarı yorumları. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.

31
Makale

İstanbul Rifâî Tekkeleri: 1924-25 Postnişin ve Âyin Ağı

İstanbul Rifâî tekkelerini ad, semt, postnişin, âyin günü ve kaynak çelişkileriyle birlikte okuyan denetimli envanter.

32
Makale

Yemen Kādiriyyesi: Erken Şubeler ve Nispet Ağları

Yemen'deki on iki erken Kādirî nispetini tarih, kurucu ve alt kol ilişkileriyle düzenleyen kaynak dosyası.

33
Makale

Yolları Nasıl Sınıflandırıyoruz?

Ana yol, kol, şube, irşad hattı, bölgesel çevre ve çoklu nispet arasındaki farkları açıklayan editoryal yöntem

34
Makale

Rind ve Zâhid: Dîvân Şiirinde İki Tartışma Tipi

Tip ile tarihî kişi arasındaki sınır Rind ve zâhid, dîvân şiirinde çoğu zaman iki konuşma ve değer biçme tarzıdır. Rind samimiyet, aşk, hoşgörü ve gösterişten kaçınmayla; zâhid ise şiirin polemik dilinde kuru şekilcilik, riyâ veya dar yorumla ilişkilendirilebilir. Bu kullanım her gerçek zâhid veya âlim hakkında tarihî

35
Makale

Sadreddin Konevî'de Mârifet, Vücûd ve Yöntem

İlm-i ilâhînin konusu Konevî için metafiziğin konusu mutlak vücûddur. İsimler, sıfatlar, mümkünler ve âlem bu konunun nispet ve meseleleri olarak ele alınır; Hakk'ın hakikati sıradan bir tanımın konusu yapılamaz. Bilginin yolları Duyu, akıl, haber ve keşif birbirinin basit alternatifi değildir. Akıl ilişki ve delil kurar fakat kendi şartlarıyla sınırlıdır; k

36
Makale

İzzî Süleyman Efendi ve Şeyh Murad Tekkesi Vakfı

İzzî Süleyman Efendi’nin Şeyh Ali Efendi’ye intisabı ile Şeyh Murad Tekkesi için kurduğu vakfın kişi, mekân ve hizmet ağını kaynak katmanlarıyla inceler.

37
Makale

IV. Mehmed Devrinde Saray, Cami, İlim ve Vakıf

IV. Mehmed devrinin dinî ve kültürel kurumlarını cülûs merasimi, selâtin camisi, ilmî meclis, saray düğünü ve vakıf kütüphanesi üzerinden birlikte okuyan tarih dosyası.

38
Eser

SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI

Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e

39
Eser

SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI

Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş

40
Eser

TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne

41
Eser

Sayfalar 2–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,

42
Eser

Sayfalar 3–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista

43
Eser

Sayfalar 1–10

Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha

44
Eser

Sayfalar 4–13

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist

45
Eser

Sayfalar 4–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1

46
Eser

Sayfalar 14–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi

47
Eser

Sayfalar 9–16

Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny

48
Eser

Sayfalar 10–15

Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel

49
Eser

Sayfalar 11–17

Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h