ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
3745 sonuç · toplam 3745 · “Şân” · 1/157
01Şân
1. Hâl, durum. Eshâbımın ismini işitince, susunuz. Şânlarına yakışmayan sözleri söylemeyiniz. (Hadîs-i şerîf-Savâik-ül-Muhrika) Allahü teâlâdan râzı olandan, Allahü teâlâ da râzıdır. Kazâya rızâ, evliyânın şânındandır. (Fakîrullah) Haramlar…
Sandukası önündeki levha ve Nüzhet Efendi'nin tarihi
Neccâr-zâde Mustafa Rıza Efendi · Vefatına Dervîş Nüzhet Efendi bir tarih düşürmüş; Vassâf, sandukasının önündeki levhada okuduğu uzun manzumeyi de aynı şaire nispet eder.
sancak-ı şerif
sancak-ı şerif a. (^^ jLjM bk. livâ-yı sa'âdet
sâni
İslâm dünyasında, daha çok kelâm bilginleri tarafından Allah ve hâlik ismi yerine kullanılan terim.
Sanem
Put, odundan, altından ve gümüşten yapılan insan heykeli. (Bkz. Put) Saneme tapınmak ve onun fayda ve zarar vereceğine inanmak şirktir (Allahü teâlâya ortak koşmaktır.) (Tahtâvî)
Sanâyi' Şirketi
İki veya daha fazla san'at sâhibinin başkasından iş kabûl ederek ücretini paylaşmak üzere veya fabrika kurup îmâlât kârını paylaşmak üzere kurdukları şirket, ortaklık. Şirket-i A'mâl. Sanâyi' şirketinde iş, işçilik eşit, kâr farklı olabilir…
Sanduka
Türbelerde, mezarların üzerine tahtadan sandık şeklinde yapılan ve üstüne yeşil çuha örtülen yere denir.
Sandukçe
Arapça, küçük sandık demektir. Sedef ve fildişi kakmalı olur, içine, Hz. Peygamber’in (s) sakalından bir veya birkaç kıl, “enâm-ı şerif” yahut Kur’ân-ı Kerim konurdu. Bu küçük sandıklar, bazen gümüş ve altın ile de kaplanırdı.
San'at
Ustalıkla, hünerle yapılan iş. En iyi ticâret bezzâzlıktır, yâni kumaş satmaktır. En iyi san'at, terziliktir. (Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâdet) Allahü teâlâ, fende ilerleyen, san'at sâhibi olan kulunu elbette sever. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Adî v…
Sancak-I Şerif Şeyhi
Seferde, Sancak-ı Şerif ile beraber bulunan sâdâttan olan zat hakkında bu tâbir kullanılır. Bunun yanında Sancak-ı Şerif altında bulunmak üzere bir kısım sâdât da sefere giderdi. Savaş sırasında Sancak-ı Şerif, altında bulunmak üzere, bir k…
Sancak Mushafı
Sancak başlarına takılan küçük mushaflar hakkında kullanılan bir tâbir.
Sancaktar
Sancak taşıyan kişiye denir. Aynı mânâda “alemdar” kelimesi de kullanılır. Tekkelerde bulunan sancakları korumakla ve tekke mensuplarının sancakla gittikleri zamanlarda, taşımakla görevli derviş hakkında kullanılan bir tâbirdir. Bu görev, t…
Sandıklı
Afyonkarahisar · Türkiye · Üveyik köyünde sığır çobanlığından sonra gittiği, ancak kılık kıyafeti yüzünden barındırılmadığı yerlerden. İlişkili kişi dosyası Hacım Sultan : Hacım Sultan, XIV. yüzyılda Germiyan sahasında yaşadığı anlaşılan; 1…
Sancaktar / Şeyh Nuri Camii
İstanbul · Türkiye · Sancaktar / Şeyh Nuri Camii (Kozyatağı) , Risâle-i Rifâiyye içinde 1925 öncesi İstanbul Rifâî tekke ve zâviyeleri arasında kaydedilir. Ad bazen yapının resmî adını, bazen şeyh veya mahalle lakabını yansıtabilir. Bâni, a…
Sandıkçı
İstanbul · Türkiye · 1924-25'teki kayıt Sandıkçı Tekkesi , Hüseyin Vassâf'ın tekkelerin kapanmasından hemen önce verdiği cetvelde Rifâiyye'ye bağlı görünür. Kayıt yeri Üsküdar , âyin günü ise Cumartesi olarak verilmiştir. Postnişin Cetvelde…
Sandıkçı Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Sandıkçı Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi v…
Sancaktar Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Sancaktar Dergâhı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi…
Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî
Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî (ö. 1150/1737-38), Bosnalı Mustafa Efendi’nin oğlu; Kasımpaşa Uşşâkî Âsitânesi’nin şeyhi ve türbedarı, Ahmed Hüsâmî Efendi’nin kayınpederidir.
Ebû Saîd-i Sânî et-Tebrîzî
Ebû Saîd b. Şeyh Sun‘ullah-i Kûzegerânî (920-980/1514-1572), Nakşibendî bir ailede yetişen; Safevî baskısı altında Tebriz’den ayrılıp Erdebil, Halep ve İstanbul’da ilmî hayat sürdüren tefsir âlimidir.
Seyyid Abdülkādir-i Sânî
Seyyid Abdülkādir-i Sânî (ö. 1533), babası Muhammed Gavs’ın sağlığında hilâfet alan, 1517’den sonra Uç Kādirî merkezini yöneten ve oğullarıyla torunları üzerinden Uç–Satgarah irşad ağının oluşmasına zemin hazırlayan Kādirî şeyhidir.
Şeyh Eşref-i Sânî
Eşref-i Sânî (ö. Zilkade 1109/1698), Lutfullah Efendi’nin oğlu ve halifesi; babasının ardından Eşrefzâde Tekkesi’nde yaklaşık beş yıl postnişinlik yapan, divan sahibi Eşrefî şeyhidir.
Şeyh Hamdî-i Sânî Eşrefî
Hamdî-i Sânî (ö. 1069/1659), Sır Ali Efendi’nin oğlu ve halifesi; babasının ardından İznik Eşrefzâde Tekkesi postuna geçerek yirmi üç yıl hizmet eden, şiirleriyle de anılan Eşrefî şeyhidir.
Şeyh Haydar Efendi (Sandıkçı)
Şeyh Haydar Efendi (Sandıkçı), Sefîne-i Evliyâ'nın 1924-25 İstanbul tekke cetvelinde üsküdar sandıkçı tekkesi'nin 1924-25 postnişini olarak kaydedilir.
Şeyh Ömer Fuâdî-i Sânî
Safranbolulu Ömer Fuâdî-i Sânî (ö. 1857-58), Hacı Halil Efendi'nin halifesi ve İstanbul Sofular Dergâhı'nda irşad etmiş Halvetî şeyhidir.