Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
“Beşer, insan topluluğu. ” anlamında olan “ins” sözünden gelen bu terim, erkek veya dişi bu türün her ferdi için kullanılmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de altmış beş yerde aynı anlamda kullanılan bu söz, varlık olarak bütün yön leriyle ifade edilmiş ve onun ya ratılışı, mahiyeti üe gayesini bit bütünlük içinde açıklanmıştır.
Hz. Âdem’den başlayarak insan özel bir konumda ve yaratılış yöntemiyle varlık âlemine çıka rılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’in bir başka önemli açıklaması ise “insan”m yeryüzünü imar ve ıslah edecek olan “halife” görevin üstlenmiş olmasıdır (Bakara suresi, 2 / 30).
Yaratıklarm en mükemmeli olan bu varlık, topraktan yaratılmış cismanî bünyesi yanında ruhanî bir kimliğ ile, duyularıyla, aklıyla iyiyi kö tüden, güzeli çirkinden ayırma yeteneği ile geliştirilmiş; böylece o, kendinden sorumlu olmaya yetecek bir özgürlüğe sahip ol muştur. Onun Kur’ân-ı Kerîm’de pek çok surede ve ayette anlatılan bu derin ve çok yönlü vasıfları, Hz. Peygam ber’in hadislerinde de yer almış; “ins” sözüyle birlikte mütalaa edilmiştir.
Dinî Terimler Sözlüğü
Rûh ve bedenden meydana gelen akıl sâhibi varlık.
Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki:
Biz insanı muhakkak ki çamurun özünden yarattık. Sonra Âdem'in neslini sağlam bir yerde ( rahimde ) döllenmiş yumurta yaptık. Sonra o nutfeyi kan pıhtısı hâline getirdik. Ondan sonra kan pıhtısını bir parça et yaptık; o et parçasını da kemikler hâline çevirdik. Sonra ona başka bir yaratılış ( rûh ) verdik. Bak ki, şekil verenlerin en güzeli olan Allahü teâlânın şânı ne kadar yücedir. (Mü'minûn sûresi: 12-14)
Cinleri ve insanları yalnız beni tanımaları, bana ibâdet etmeleri için yarattım. (Zâriyât sûresi: 56)
İnsanın hayırlısı haramlardan sakınan, akrabâyı ziyâret eden ve emr-i ma'rûf ve nehy-i münker edendir. ( Allahü teâlânın emir ve yasaklarını yayandır. ) (Hadîs-i şerif-Mektûbât-ı Ma'sûmiyye)
İnsanın sevmesi ve buğz etmesi, vermesi ve vermemesi Allah için olursa, îmânı kâmil ( tam, olgun ) olmuştur. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Ma'sûmiyye)
İnsanın yaratılmasından maksat, yağlı ve lezzetli yiyecekler, güzel ve nefis elbiseler, mal ve mülk toplamak, nîmetlenmek, oyun ve eğlence değildir. Onun yaratılmasından maksât, Allahü teâlâya kulluk etmek, O'na karşı gönlü kırık, boynu bükük olmak ve yalvarmak içindir. (İmâm-ı Rabbânî)
Şu insan dedikleri el ayakla baş değil
İnsan rûha denilir, surat ile kaş değil.
(M. Sıddîk bin Saîd)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, gözbebeği demektir. Unutmaktan türediği de kaydedilir. Toplayıcı (cami’) varlıktır, insan, cismanî olmayan mevcuddur.