Ara
Menü

Abdüllatif el-Câmî

Abdüllatif el-Câmî (ö. 963/1555-56), Ahmed-i Nâmıkī Câmî neslinden gelen; Horasan, Semerkant, Buhara, İstanbul ve Hârizm arasında irşad ve seyahatleriyle tanınan Nakşibendî şeyhidir.

Vefat
1556
Unvan
Nakşibendî şeyhi ve Mâverâünnehir irşad çevresinin temsilcisi

Aile ve terbiye çevresi

Ahmed-i Nâmıkī Câmî'nin torunları arasında gösterilir. Hacı Muhammed b. Sıddık Hubûşânî'nin hizmetinde edep ve tasavvuf terbiyesi gördü. Kaynak onu aynı zamanda Üveysî meşrep sayar; bu ifade, doğrudan fizikî hoca-talebe bağından farklı bir mânevî nispet olarak korunmalıdır.

Babası Şeyh Sûfî de Hubûşânî'nin halifelerindendi. Horasan'daki siyasî ve mezhebî baskı ortamı sebebiyle Mâverâünnehir'e göç etmiş, Semerkant ve Buhara'da irşad faaliyetinde bulunmuştu. Abdüllatif'in şöhreti bu aile ve irşad çevresinde genişledi.

İstanbul ziyareti

960/1553'te Osmanlı başşehrine geldi. Nev‘îzâde Atâyî, Kanûnî Sultan Süleyman'ın onun sohbetine rağbet ettiğini, kendisinden zikir telkini ve tarikat âdâbı aldığını kaydeder. Bu kayıt bir saray–tekke temasıdır; Abdüllatif el-Câmî'yi Osmanlı sarayının resmî şeyhi gibi gösterecek biçimde genişletilmemelidir.

Hac, dönüş yolu ve vefat

Birden fazla hac ve ziyaret yolculuğunun ardından memleketine döndü. Deşt-i Kıpçak ve Şemâhî Derbendi üzerinden geçen dönüş güzergâhı, Mâverâünnehir ile Osmanlı dünyası arasındaki kuzey yolunu göstermesi bakımından önemlidir. 963/1555-56'da Hârizm'de vefat etti.

Nakşibendiyye bedâheli tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASINakşibendiyye bedâheli tâc-ı şerifi

Dört terkli, müjganlı ve stilize geometrik bedâhe işlemeli Nakşibendî tâcı. Kubbe merkezinde gül mühür bulunmaz.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Şemâhî Derbendi yolundaki bekleyiş

Kaynak, Abdüllatif'in yolculuk sırasında birkaç gün bekleme kararına uymayan kafilenin baskına uğradığını anlatır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Deşt-i Kıpçak üzerinden dönüş sırasında Abdüllatif el-Câmî, Şemâhî Derbendi yakınlarında kafilenin birkaç gün dinlenmesini istedi. Kafiledeki vezir ve beraberindekiler acele ederek yola devam etti; anlatıya göre Çerkes akıncılarının saldırısında öldürüldüler. Şeyhin beklediği grubun ise sağ salim menzile ulaştığı nakledilir.

Bu kayıt, Atâyî'nin metninde keramet diliyle aktarılan gelenek içi bir anlatıdır; güzergâh bilgisi tarihî, olayın önceden mânevî yolla bilinmesi ise menkıbevî katmanda değerlendirilir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 398-404.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

TALEBESİ / HALİFESİLugat Sahibi NimetullahNimetullah, Emîr Buhârî Zâviyesi postnişini Abdüllatif Efendi'nin hizmetinde bulundu; ardından zâviyenin kütüphane görevlisi oldu.TALEBESİ / HALİFESİMehmed b. Yûsuf es-SemerkandîMehmed-i Semerkandî, Abdüllatif el-Câmî'nin sohbetinde bulunup ondan da icazet aldı.TALEBESİ / HALİFESİGubârî Abdurrahman EfendiGubârî, Nakşibendî şeyhi Abdüllatif Efendi'nin âstânesine intisap etti.