Ara
Menü

Sultan Ahmed b. Mahmûd Hazînî

Sultan Ahmed b. Mahmûd Hazînî (ö. 1593’ten sonra), Seyyid Mansûr Kaşıktırâş’ın terbiyesinde yetişen; Mâverâünnehir’den İstanbul’a taşıdığı Yesevî hafızasını Cevâhirü’l-ebrâr, Menba‘u’l-ebhâr ve Câmi‘u’l-mürşidîn gibi eserlerde kaydeden mutasavvıf ve şairdir.

Dönem
XVI. yüzyıl · 1593’ten sonra hayatta
Yol
Yeseviyye
Unvan
Yesevî şeyhi, şair ve XVI. yüzyıl Yesevî hafızasının başlıca müellifi
Temalar
Mâverâünnehir, Hisar, Seyyid Mansûr Kaşıktırâş, Yeseviyye, İstanbul, III. Murad, Cevâhirü’l-ebrâr, Menba‘u’l-ebhâr, Câmi‘u’l-mürşidîn, Türkçe ve Farsça

Adı, nisbetleri ve tarih sınırı

Hazînî, Cevâhirü’l-ebrârın mukaddimesinde kendi künyesini Sultân Ahmed b. Mevlânâ Mahmûd b. Sultân Hacı Şâh el-Kureşî, sümme’l-İskenderî el-Mâverâünnehrî, eş-şehîr bi-Hazînî şeklinde verir. Modern araştırmalarda Ahmed b. Mahmûd Hazînî, Sultan Ahmed Hazînî ve Hazînî-i Hisârî adlarıyla anılır. Mâverâünnehir’de, bazı çalışmalara göre Hisar çevresinde XVI. yüzyılın ilk yarısında doğduğu anlaşılmakla birlikte kesin doğum tarihi bilinmez. Cevâhirü’l-ebrârın eldeki nüshası Rebîülevvel 1002’de, Aralık 1593’te istinsah edildiğinden vefatı ancak 1593’ten sonra diye sınırlandırılabilir; kesin bir ölüm yılı vermek doğru değildir.

Çocukluk, cezbe ve Seyyid Mansûr Kaşıktırâş

Hayatının erken safhasına dair en yakın bilgiler kendi eserlerindeki otobiyografik parçalardan gelir. Hazînî, on iki yaşları civarında güçlü bir cezbe yaşadığını, evliya menkıbelerine ve sûfîlerin sözlerine ilgi duyduğunu anlatır. Yesevî şeyhi Seyyid Mansûr Kaşıktırâşa intisap etmiş, on dokuz yaşında sülûkünü tamamlayarak icâzet almıştır. Şeyhinin izniyle menâkıb ve tarikat âdâbı yazması, onun yalnız rivayet toplayan bir edebiyatçı değil, aktardığı geleneğin eğitiminden geçmiş bir mensup olduğunu gösterir.

Yesevî silsilesindeki yeri

Hazînî, Ahmed Yesevî’nin çağdaşı veya doğrudan müridi değildir. Aralarında yaklaşık dört asır vardır. Onun bağlı bulunduğu geç dönem Yesevî hattı, eserlerinde ve ilgili araştırmalarda Hâdim Şeyh, Cemâleddin Kâşgarî, Süleyman Gaznevî ve Seyyid Mansûr Kaşıktırâş gibi halkalar üzerinden aktarılır. Cevâhirü’l-ebrârın sonunda şeyhinin hayatına geniş yer vermesi ve Zengî Ata çevresine uzanan nisbetleri kaydetmesi, XVI. yüzyılda Yesevî hafızasının nasıl kurulduğunu göstermesi bakımından önemlidir. Bu sebeple sitede Ahmed Yesevî’den Hazînî’ye doğrudan bir hoca-talebe bağı değil, tarihî aktarım zinciri gösterilir.

Mâverâünnehir’den İstanbul’a

Hazînî, Mâverâünnehir’den ayrılarak II. Selim devrinde İstanbul’a geldi. Bu yolculuk yalnız bir yer değiştirme değildi: Orta Asya’daki Yesevî sözlü ve yazılı hafızasının Osmanlı payitahtına taşınmasını sağladı. III. Murad devrinde tasavvuf erbabına gösterilen ilgiyi görerek başlıca eserini padişaha sunulmak üzere düzenledi. İstanbul’da farklı irşad çevreleriyle temas ettiği, Abdüllatîf el-Câmî’den Kübrevî telkin aldığı kaydedilir. Bu ikinci bağ, Hazînî’nin esas Yesevî kimliğinin yerine geçirilmemeli; dönemin sûfîlerinin birden fazla ilim ve irşad çevresiyle kurduğu temaslardan biri olarak okunmalıdır.

Cevâhirü’l-ebrâr min emvâci’l-bihâr

Hazînî’nin en tanınmış eseri, Ahmed Yesevî’nin hayatı ve menkıbeleriyle Yeseviyye’nin tarihi, silsilesi, âdâbı ve erkânı için temel kaynaklardan biridir. III. Murad’a takdim edilmek üzere kaleme alınmıştır. Bilinen tek yazma nüsha İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi TY 3893 numaradadır. Mahmûd b. Hasan b. Şeyhî en-Nakşibendî’nin 1593’te istinsah ettiği 342 sayfalık nüshanın 222. sayfaya kadarki kısmı Türkçe, devamı Farsçadır. Nüshanın daha sonra yeniden çerçevelenmesi sırasında bazı varakların sırası karışmıştır; metin kullanılırken bu yazma tarihi göz önünde tutulmalıdır.

Eser; halvet ve çile, cehrî zikir, zikir âdâbı, şeyh-mürid ilişkisi, halifede bulunması gereken nitelikler, semâ, mânevî makamlar, nurlar, dervişlik ve şeyhlik âdâbı gibi geniş bir konu alanı taşır. Ahmed Yesevî’ye ve sonraki şeyhlere dair menkıbeler tarihî kayıtlarla aynı anlatı örgüsü içindedir. Bu nedenle Hazînî vazgeçilmez bir tanık olmakla birlikte, menkıbevî rivayetleri doğrulanmış kronoloji gibi okumamak gerekir.

Menba‘u’l-ebhâr fî riyâzi’l-ebrâr

Hazînî’nin Yesevî öğretisini açıklayan ikinci büyük metinlerinden Menba‘u’l-ebhâr, Mâverâünnehir’de ilim ve irşad erbabını bir araya getiren geleneği konu edinir. Eserin Süleymaniye Kütüphanesi Şehid Ali Paşa 1425 numaralı yazması bilinmektedir. Yesevîliğin yalnız geçmiş şeyhler listesinden ibaret olmadığını; zikir, sohbet, terbiye, mânevî makam ve topluluk düzeniyle yaşayan bir yol olarak XVI. yüzyıldaki görünümünü aktarması bakımından değerlidir.

Câmi‘u’l-mürşidîn ve dört yolun mukayesesi

Berlin Devlet Kütüphanesi Ms. orient. oct. 2847 numarada korunan Câmi‘u’l-mürşidîn, Hazînî’nin irşad dünyasının genişliğini gösterir. Eser Cehriyye-Yeseviyye, Hâcegân-Nakşibendiyye, Kübreviyye ve Aşkiyye-Sıddîkıyye olmak üzere dört tasavvuf yolunu ayrı bölümlerde ele alır. En geniş bölüm Yeseviyye’ye ayrılmıştır. Mensur açıklamalarla manzum parçaları bir araya getiren eser, Hazînî’nin başka gelenekleri tanısa da kendi merkezini Yesevîlikte koruduğunu ortaya koyar.

Tesellâ’u’l-kulûb, Hüccetü’l-ebrâr ve diğer metinler

Tesellâ’u’l-kulûb, Mevlânâ’nın hayatı, Mesnevî’nin ilk beyitlerinin yorumu ve Şems-i Tebrîzî ile ilgili anlatılar etrafında kurulmuştur. Paris Bibliothèque Nationale’deki Farsça yazma içinde bu metinle birlikte Hüccetü’l-ebrâr ve iki mersiye bulunmaktadır. Hazînî’nin Türkçe ve Farsça şiirleri bir divan hacmine ulaşır. Böylece yazılı mirası Yesevî menâkıbnâmesiyle sınırlı kalmaz; şiir, yol mukayesesi, Mevlevî hafızası, irşad öğretisi ve tasavvuf âdâbını kapsayan çok dilli bir külliyat oluşturur.

Kur’an, hadis ve irşad dili

Hazînî öğretisini âyet ve hadislerle temellendirir; özellikle nefsin terbiyesi, zikrin devamı, halvetin amacı ve mürşid rehberliği üzerinde durur. Bununla beraber eserlerinde hadis diye aktarılan her söz aynı sıhhat derecesinde değildir. Metinleri, XVI. yüzyıl Yesevî çevresinin Kur’an’ı nasıl yorumladığını ve rivayetleri nasıl irşad diline dönüştürdüğünü gösteren kaynaklar olarak okunmalıdır. Tarih, âdâb, menkıbe ve müellif yorumu birbirinden ayrıldığında Hazînî’nin şahitliği daha doğru değerlendirilir.

Tasavvuf tarihindeki yeri

Hazînî’nin en büyük önemi, Ahmed Yesevî’den dört asır sonra yaşayan bir Yesevî dervişinin kendi eğitimini, şeyhini, yolunun silsile hafızasını ve uygulamalarını yazıya geçirmesidir. Fuad Köprülü’nün Yesevîlik araştırmalarında Cevâhirü’l-ebrârı temel kaynak olarak kullanması, eserin modern araştırma tarihindeki yerini belirlemiştir. Hazînî bugün yalnız bir menâkıb yazarı değil; Mâverâünnehir, İstanbul ve farklı tasavvuf çevreleri arasında bilgi taşıyan, Yesevîliğin geç dönem tarihini görünür kılan başlıca müelliflerden biri olarak değerlendirilir.

Cevâhirü'l-ebrâr'ın tek nüshası ve keşfi

Eserin bilinen tek yazma nüshası İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'ndedir (TY, nr. 3893) ve Mahmûd b. Hasan b. Şeyhî en-Nakşibendî tarafından Rebîülevvel 1002 (Aralık 1593) tarihinde istinsah edilmiştir. Muhtemelen oldukça yıpranmış olduğundan varakların çerçeve kısmı sonradan kesilerek metin kısmı çıkarılmış, hazırlanan başka bir çerçeveye yerleştirilerek yeniden ciltlenmiştir; bu işlem sırasında varakların sırası yer yer karışmıştır. Eseri ilim âlemine tanıtan Fuat Köprülü varaklara sayfa numarası vermiştir. 342 sayfadan meydana gelen nüshanın 222. sayfaya kadar olan kısmı Türkçe, devamı Farsçadır.

Köprülü nüshayı İlk Mutasavvıflar'ın ilk basımı sırasında (İstanbul 1919) Hâlis Efendi Kütüphanesi'nde görmüş, kitap daha sonra bu kütüphaneyle birlikte İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'ne intikal etmiştir. Köprülü'nün vefatından sonra eserin üçüncü basımına (Ankara 1976) yapılan dipnot ilâvelerinde Cevâhirü'l-ebrâr'ın yanlış olarak Süleymaniye Kütüphanesi'nde bulunduğunun belirtilmesi esere ulaşılmasını uzun süre imkânsız kılmış, bunun sonucu olarak Ahmed Yesevî ve Yeseviyye hakkında çalışan araştırmacılar Köprülü'nün verdiği bilgilerle yetinmek zorunda kalmışlardır.

COĞRAFÎ HAFIZAİstanbul
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi1 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Hüccetü'l-ebrâr ve divanı

Bilinen eserleri arasında Hüccetü'l-ebrâr adlı bir kitabı ile bir divanı da sayılır.

Metni gösterMetni daralt

Yesevîlik tarihini veren kaynaklarda eserleri sıralanırken Cevâhirü'l-ebrâr min emvâci'l-bihâr, Menba'u'l-ebhâr fî riyâzi'l-ebrâr, Teselliyyü'l-kulûb ve Câmi'u'l-mürşidîn'in yanı sıra Hüccetü'l-ebrâr adlı bir eseri ile bir divanının bulunduğu belirtilir. Divanının varlığı, onun yalnız menâkıb ve âdâb müellifi değil aynı zamanda şair olduğunu gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
ESER / METİN

Cevâhirü’l-ebrâr

Ahmed Yesevî’nin hayatı, menkıbeleri, halifeleri ve Yeseviyye âdâbını Türkçe ve Farsça olarak kaydeden temel eserdir.

Metni gösterMetni daralt

Ahmed Yesevî’nin hayatı, menkıbeleri, halifeleri ve Yeseviyye âdâbını Türkçe ve Farsça olarak kaydeden temel eserdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
ESER / METİN

Menba‘u’l-ebhâr

XVI. yüzyıl Yesevî öğretisini, irşad çevresini ve yaşayan uygulamaları kaydeden başlıca metinlerden biridir.

Metni gösterMetni daralt

XVI. yüzyıl Yesevî öğretisini, irşad çevresini ve yaşayan uygulamaları kaydeden başlıca metinlerden biridir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
ESER / METİN

Câmi‘u’l-mürşidîn

Yeseviyye, Hâcegân-Nakşibendiyye, Kübreviyye ve Aşkiyye-Sıddîkıyye’yi dört bölümde mukayese eder.

Metni gösterMetni daralt

Yeseviyye, Hâcegân-Nakşibendiyye, Kübreviyye ve Aşkiyye-Sıddîkıyye’yi dört bölümde mukayese eder.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
ESER / METİN

Tesellâ’u’l-kulûb

Mevlânâ, Şems-i Tebrîzî ve Mesnevî’nin ilk beyitleri çevresindeki anlatıları bir araya getiren Farsça eserdir.

Metni gösterMetni daralt

Mevlânâ, Şems-i Tebrîzî ve Mesnevî’nin ilk beyitleri çevresindeki anlatıları bir araya getiren Farsça eserdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserinin mukaddimesinde kaydettiği tam künye

Hayatına dair bilinenlerin tamamı kendi eserinden çıkarılmıştır; künyesini eserin mukaddimesinde Sultân Ahmed b. Mevlânâ Mahmûd b. Sultân Hacı Şâh el-Kureşî sümme'l-İskenderî el-Mâverâünnehrî eş-şehîr bi-Hâzinî şeklinde kaydeder.

Metni gösterMetni daralt

Kaynaklarda eseri ve müellifi hakkında müstakil bilgi bulunmadığı için hayatına dair bilinenler doğrudan kendi kaleminden çıkan mukaddimeye dayanır. Orada künyesini "Sultân Ahmed b. Mevlânâ Mahmûd b. Sultân Hacı Şâh el-Kureşî sümme'l-İskenderî el-Mâverâünnehrî eş-şehîr bi-Hâzinî" şeklinde kaydeder. Bu künye üç bilgiyi bir arada verir: babasının "Mevlânâ" unvanı taşıyan bir ilim adamı, dedesinin "Sultân Hacı Şâh" diye anılan bir zat olduğu; ailenin Kureyş nesebine nisbet edildiği; kendisinin ise İskenderiye ve Mâverâünnehir nisbeleriyle anıldığı. "Hâzinî" şöhreti de bizzat kendisi tarafından zikredilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

XVI. yüzyıl menâkıbnâmeleri arasındaki yeri

Cevâhirü'l-ebrâr, hem menâkıbnâme türünün hem de XVI. yüzyıl Türk mensur edebiyatının başlıca eserleri arasında sayılır.

Metni gösterMetni daralt

Menâkıbnâme türünün tarihi anlatılırken Cevâhirü'l-ebrâr, Vâhidî'nin Hâce-i Cihân'ı ve Hoca İbrâhim'in Menâkıb-ı Pîrî Baba'sı ile birlikte XVI. yüzyılda yazılan diğer önemli menâkıbnâmeler arasında zikredilir. Aynı eser, XVI. yüzyıl Türk mensur edebiyatının menâkıbnâmeleri sıralanırken de Muhyî-i Gülşenî'nin Menâkıb-ı İbrâhim Gülşenî'si ve Enîsî'nin Menâkıb-ı Akşemseddin'i gibi eserlerle yan yana anılır. Böylece Hâzinî'nin kitabı, Orta Asya kaynaklı muhtevasına rağmen Osmanlı sahasında yazılmış bir tür örneği olarak edebiyat tarihine geçmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
KAVRAM

Halvet, zikir ve yol âdâbı

Hazînî, halveti yalnız inziva değil; zikir, beden terbiyesi, hizmet, şeyh-mürid hukuku ve ahlâk bütünü içinde açıklar.

Metni gösterMetni daralt

Hazînî, halveti yalnız inziva değil; zikir, beden terbiyesi, hizmet, şeyh-mürid hukuku ve ahlâk bütünü içinde açıklar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
KAVRAM

Tarih ile menkıbenin birlikte aktarımı

Eserlerinde yakın gözlem, silsile kaydı, tarikat öğretisi ve menkıbe yan yana bulunur; her katman kendi delil değeriyle okunmalıdır.

Metni gösterMetni daralt

Eserlerinde yakın gözlem, silsile kaydı, tarikat öğretisi ve menkıbe yan yana bulunur; her katman kendi delil değeriyle okunmalıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hazînî’nin hayatı ve eserleri üzerine akademik çalışmalar
Ortak kaynak kataloğunu aç →