HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Akşehir'den ilim ve şiire
Akşehir'de doğdu; ilim ve irfan tahsilinin ardından Gubârî mahlasını kullandı. İnce yazıdaki mahareti ile şiir zevki aynı lakap çevresinde birleşti.
Abdüllatif Efendi ve Nakşibendiyye
Nakşibendî şeyhi Abdüllatif Efendi'ye intisap ederek tasavvuf terbiyesi gördü. Ardından hac yaptı ve Haremeyn'de ikamet etti.
Şehzade Orhan'ın hocası
960/1553 dolaylarında Osmanlı ülkesine döndü ve Şehzade Bayezid'in oğlu Orhan'ın hocası ve musahibi oldu. Bayezid ile Selim arasındaki mücadele sırasında bağlı bulunduğu çevre yenilince kaçtı, yakalandı ve hapsedildi.
Kanûnî'nin himayesi ve hac kadılığı
Bazı eserlerinin Kanûnî Sultan Süleyman'a sunulması üzerine bağışlandı; hac kafilesi kadılığı ile görevlendirildi ve Mısır hazinesinden kırk akçelik tahsis aldı. Bu görev, ilmî-edebî kimliği ile devlet hizmetinin kesiştiği bir safhadır.
Mekke yılları ve vefatı
Mekke'de birkaç yıl mücavir kaldı ve 974/1566-67'de burada vefat etti. Şeyh Vefâ Camii hücrelerinden birinde yaşadığı İstanbul dönemi, farklı sûfî çevrelerle temasını gösterir.
Şiiri
Atâyî, mahlasını işleyen beyitleri ile Sürûrî Çelebi'yle mektuplaşmasını kaydeder. Kaynaktaki şiir örnekleri mısra sınırları korunarak ayrı içerik kartına alınmıştır.
