ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
47 sonuç · “velâ”
01Rumeli Gazi-Dervişleri Çevresi
Seyyid Ali Sultan, Otman Baba ve Balkan zâviyeleri etrafındaki erken fetih, yerleşme ve velâyet hafızası.
Bezcizâde Mehmed Muhyiddin Efendi
Bezcizâde Mehmed Muhyiddin Efendi (ö. 1020/1611), Konya ve Lârende’de yetişip İstanbul ile Üsküdar’da irşad, vaaz, şiir ve mûsikiyi birleştiren; Halvetî terbiyesiyle Melâmî-Hamzavî sohbet çevresinin kesişiminde duran sûfî, şair ve bestekârdır.
Gazâlîzâde Abdullah Efendi
Gazâlîzâde Abdullah b. Abdülkādir (ö. Zilhicce 977/1570), Osmanlı ilmiye ve kadılık görevlerini Seyyid Velâyet’in Zeynî terbiyesiyle birleştiren; Âşıkpaşa Tekkesi meşihatını sürdüren ve esmâ-i hüsnâ şerhi yazan âlim-şeyhtir.
Hacım Sultan
Hacım Sultan; Bektaşî geleneğine göre Hacı Bektâş-ı Velî'nin önde gelen halifelerinden biri. Kaynak, kronolojik delillerle onun Hacı Bektaş'ın çağdaşı değil, XIV. yüzyılda yaşamış bir Kalenderî-Haydarî şeyhi olduğunu gösterir.
Hasan Demir (Timur) Baba
Hasan Demir veya Timur Baba, XVI. yüzyıl Deliorman’ında Akyazılı Sultan çevresine bağlanan; velâyetnâmesi, pehlivanlık hafızası ve İsperih yakınındaki tekke-türbesiyle Rumeli Bektaşîliğinin başlıca ziyaret odaklarından biri hâline gelen gazi derviştir.
Hz. Ali el-Mürtezâ
Hz. Ali el-Mürtezâ, ilk müslümanlardan, Hz. Peygamber’in amcazadesi ve damadı, Hz. Fâtıma’nın eşi, Hasan ile Hüseyin’in babası ve dördüncü râşid halifedir. İlim, adalet, cesaret, zühd ve Ehl-i beyt mirasıyla İslâm tarihinin; silsile, velâyet ve fütüvvet yorumlarıyla tasavvuf hafızasının merkez isimlerindendir.
Pîrâbî Sultan
Pîrâbî Sultan, Bektaşî velâyet geleneğinde Hacı Bektâş'ın halifeleri arasında anılan; hayatına ilişkin bilgileri menâkıbnâme katmanında korunmuş şahsiyettir.
Sa‘deddin Hammûye
Sa‘deddin Hammûye, uzun seyahatleri, Necmeddîn-i Kübrâ çevresindeki terbiyesi ve velâyet, harfler ve varlık anlayışına dair çok sayıdaki eseriyle tanınır.
Şeyh Hâfız Muhammed Hasîb Efendi
Velâdeti 1272/(1856); irtihâli 16 Recep 1329/(11 Temmuz 1911)’dur. Elliyedi sene muammer olmuşlar, yirmialtı sene neşr-i feyz-i tarîkat eylemişlerdir. Bâb-ı Meşîhatte Evrâk Müdîriyyeti'nde ve Silsile-i merâtib-i ilmiyyede bulundular. Pek edîb, zarîf, halûk bir zât-ı âlî-kadr idi. Yahyâ Sa'deddîn Efendi nâmında birâderleri vardır. Onun velâdeti 1277/(18
Veladet
(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında öyle bir kaynaşma (teellif) hasıl olur ki neticede mürit şeyhin parçası olur, tıpkı tabii veladette oğulun babanın parçası olması gibi. “İnsan iki kere doğmadan meleküt âlemine yükselemez.” Ik doğumla madde âlemiyle irtibat kuran insan, ikinci doğumla meleküt âlemiyle irtibat kurar, Müridin babası, onun bedeninin, şeyhi ise ruhunun varoluş sebebi olduğundan, şeyh baba, mürit onun oğludur. Mürit babasının bel, şeyhinin yol evladıdır (nefes evladı). Şeyh, bir anne bebeğini nasıl sütüyle beslerse, öylece onu irfanı ve feyziyle besler; buna redâ denir, Seyr ve sülükunu tamamlayan ve ruhen olgunlaşarak Velayet-i hassa baliğ ve reşit olan müride şeyh icazetname (hilafetname) verir. Buna Jitâm (sütten kesme) denir. Bu yüzden müritler, şeyhlerine baba (eb, valid, peder), şeyhler ise müritlerine evlatları nazarıyla bakarlar (sav (Ihya kenarı) 11:18; İM 282; HB 3.30; KRE 317). Velayet/Vilayet i. ar. (493) Velilik, ermişlik, Hakk'ın kulunu, kulun Mevlâ'sını dost edinmesi, Allah ile kulu arasındaki karşılıklı sevgi ve dostluk; Allah'ın kulun (ibadet, tâat gibi) işleri kendi üzerine alması; Allah'ın kulun, kulun da Allah'ın velisi (vekili) olması. “Allah müminlerin velisi dostudur” (ALi Imran Suresi, 68; Bakara Suresi, 227) “Takva sahipleri Allah'ın velileri, dostlarıdır” (Enfal Suresi, 34). Nefsinden fani olan kulun, Hak'la olması (x1), Velayet dört çeşittir: Velayet-i uzmâ, lâhüti velayet; son peygamberin velayeti. Velayet-i kübra, ceberüti velayet, öbür peygamberlerin velayeti. Velayet-i vustâ, meleküti velayet. Evliyanın velayeti. Velayet-i suğrâ, nâsüti velayet; tam müminlerin velayeti.. Velayet-i amme Umumi velayet; bu anlamda bütün müminler Allah'ın velileri, dostlarıdır. Velayet-i enbiya Peygamberlerin velayeti. Her peygamber aynı zamanda Allah'ın velisi, dostudur. Hakim Tirmizi ve İbn Arabi gibi mutasavviflara göre nebilerin velayeti, onların nübüvvetinden üstündür; çünkü velayet peygamberin Hakk'a dönük yüzü, nübüvvet ise halka dönük yüzüdür. Ayrıca veli Allah'ın ismi, velayet ise onun sıfatıdır. Oysaki peygamberlik insanın sıfatıdır. Bazıları buradan yola çıkarak mutlak surette velinin nebiden üstün olduğunu savunmuş ise de bu görüş fazla taraftar bulmamıştır. İmam Rabbani'ye göre Üç tür- ٠ lü velayet vardır: Velayet-i suğrâ. Velayet-i evliya da denir; ermişlerin veliliği demektir. Bu velayette ilahi fiillerin tecellilerinde, isim ve sıfatların gölgelerinde seyr bahis konusudur. Velayet-i kübrâ. Velayet-i enbiya da denir. İlâhî isimler, sıfatlar ve Zati şuün dairesindeki seyirdir. Evliya velayet-i sekr, enbiya velayet-i sahv makamında bulunduğundan şathiyat sahibi veliler hep velayet-i sugra’da bulunur. Enbiya velayeti, sahv ve intibah makamıdır; burada şathiyat olmaz. Velayet-i ulyâ. Meleklerin taayyün ilkeleri, Velayet-i kübrada zahir isminde, velayet-i ulyâda bâtın isminde seyr vaki olur. Veli tebaiyet yoluyla, bu velayetlerden de nasip alır (Gc 229-240). Velayet-i hassa Özel velayet; bu anlamda yalnızca Allah'ın seçkin kulları (mustafamüctebâ kulları) Allah'ın velileri dostlarıdır. Bunların en açık ve belirleyici nitelikleri, ilhama mazhar olmaları ve keramet sahibi olmalarıdır. O ğÇ—<&———>>5X5ŞXŞ£ŞŞ Veraset
avelân-i havi
avelân-i havi ç.a. [< Ar. havelân + havi] fik. îslâmi inanca göre, zekâtın şartları arasında yer alan ve zekâtı verilecek bir malm üzerinden bir kamerî yılm geçmesini ifade eden bir fıkıh terimi.
Âşık Paşa Külliyesi Tekkesi (Seyyid Velâyet Tekkesi)
İstanbul · Türkiye · Fatih-Haydar'daki Âşık Paşa Külliyesi bünyesindeki tekke; Seyyid Velâyet'ten sonra postuna geçtiği, Zeynîliğin İstanbul'daki ilk iki merkezinden biri olan zâviye. İlişkili kişi dosyası Gazâlîzâde Abdullah Efendi : Gazâlîzâde Abdullah b. Abdülkādir (ö. Zilhicce 977/1570), Osmanlı ilmiye ve kadılık görevlerini Seyyid Velâyet’in Zeynî terbiyesiyle birleştiren; Âşıkpaşa Tekkesi meşihatını sürdüren ve esmâ-i hüsnâ şerhi yazan âlim-şeyhtir.
Seyyid Velâyet Türbesi çevresi (kabri)
İstanbul, Fatih · Türkiye · Cenaze namazı Fâtih Camii'nde kılındıktan sonra Âşık Paşa Camii'nin hazîresinde, Seyyid Velâyet Türbesi yakınında defnedildi. İlişkili kişi dosyası Taşköprizâde Ahmed Efendi : Taşköprizâde Ahmed Efendi (1495-1561), Osmanlı âlim ve şeyh biyografilerini Şakā’iku’n-Nu‘mâniyye’de bir araya getiren; ilimler tasnifi, kelâm, mantık ve belâgat alanlarında eserler veren âlim ve kadıdır.
Canbaz Mustafa Medresesi
İstanbul · Türkiye · 20 akçe ile müderrislik yaptığı medrese; ilmiye çizgisindeki ilk kayıtlı görev yeri. İlişkili kişi dosyası Gazâlîzâde Abdullah Efendi : Gazâlîzâde Abdullah b. Abdülkādir (ö. Zilhicce 977/1570), Osmanlı ilmiye ve kadılık görevlerini Seyyid Velâyet’in Zeynî terbiyesiyle birleştiren; Âşıkpaşa Tekkesi meşihatını sürdüren ve esmâ-i hüsnâ şerhi yazan âlim-şeyhtir.
Bayrampaşa Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Bayrampaşa Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 3 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî, Seyyid Velâyet Hazretleri.
Kelami Dergahı
Kaynakta geçen mekân Kelami Dergahı , Sefîne-i Evliyâ içinde 3 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Muhammed Esad Erbîlî, Seyyid Velâyet Hazretleri, Şeyh Ahmed Hüsâmeddin-i Dağıstânî.
Seyyid Nizam Dergahı
Kaynakta geçen mekân Seyyid Nizam Dergahı , Sefîne-i Evliyâ içinde 4 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Hacı Kâmil Efendi, Seyyid Velâyet Hazretleri, Seyyid Mahmud Celâleddin Efendi.
Merkez Efendi Kabristanı
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Merkez Efendi Kabristanı , Sefîne-i Evliyâ içinde 8 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki defin, ziyaret ve çevresindeki kişi bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi, İtdin bize de keşf ü beyân Hazret-i Mısrî, Osmân-zâde Hüseyin Vassâf, Sadede rucû' edelim, Seyyid Velâyet Hazretleri, Hacı Ahmed Muhtâr Efendi, Kutub Hüseyin Efendi.
Fâtih Türbesi
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Fâtih Türbesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 2 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki defin, ziyaret ve çevresindeki kişi bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Seyyid Velâyet Hazretleri, Şeyh Osmân Abdülmennân Efendi.
KÂSIMPAŞA MEVLEVÎHÂNESİ Abdî Dede Efendi Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân KÂSIMPAŞA MEVLEVÎHÂNESİ Abdî Dede Efendi Dergâhı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki Mevlevî irşadı, post hizmeti ve kişi bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Seyyid Velâyet Hazretleri.
Rufâî Âsitânesi Perşembe Şeyh Hüsnî Efendi Beşiktaş Ebulhüdâ Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Rufâî Âsitânesi Perşembe Şeyh Hüsnî Efendi Beşiktaş Ebulhüdâ Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Seyyid Velâyet Hazretleri.
Şeyh Seyfeddîn Efendi Aksaray Ebulhayr Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Şeyh Seyfeddîn Efendi Aksaray Ebulhayr Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Seyyid Velâyet Hazretleri.
Şeyh Şâkir Efendi Üsküdar Çarşamba Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Şeyh Şâkir Efendi Üsküdar Çarşamba Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Seyyid Velâyet Hazretleri.
Kübreviyye'nin Başlıca Halifeleri ve Kolları
Hârizm'den Buhara, Horasan, İran ve Keşmir'e yayılan irşad ağı. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Nurlar, Renkler ve Müşâhede Öğretisi
Kübrevî tecrübe dilinde görüntü, hâtır, latife ve ahlâkî dönüşüm. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Neccâr-zâde'nin Eserleri ve Beş Defterlik Dîvânı
Zuhûrât-ı Mekkiyye, Muhtasaru'l-velâye ve ahlâk risalesi. Kaynak makaledeki biyografi, eser ve kavram bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış editoryal dosya.
Zühdden Tarikata: Tasavvufun Tarihî Dönemleri
İlk zâhid çevrelerinden tasavvuf dilinin teşekkülüne ve XII. yüzyıl sonrasında kurumsal yolların yaygınlaşmasına uzanan tarih çizgisi
Bektaşiyye Nasıl Teşekkül Etti?
XIII. yüzyıl Hacı Bektâş çevresinden XVI. yüzyıl tarikat teşkilatına
Balkanlar'da Bektaşî Tekke Ağı
Dimetoka'dan Budin, Deliorman, Kalkandelen ve Arnavutluk'a
İbrâhim ed-Desûkî: Tarih, Öğreti ve Menkıbe Katmanları
Tarihî çekirdek İbrâhim ed-Desûkî XIII. yüzyılda Desûk'ta yaşayan, kırk üç yaşında vefat eden ve irşad çevresi kardeşi Mûsâ tarafından sürdürülen Mısırlı şeyhtir. Öğreti Helâl, hak hukuk, şeriata bağlılık, müride şefkat ve nûr-ı Muhammedî düşüncesi ona nispet edilen metin ve sözlerde öne çıkar. Menk
Sa‘deddin el-Cebâvî: Tarihî Biyografi ve Menkıbe Katmanları
Erken kronoloji En erken Sa‘dî eserleri 460/1068 doğum ve 575/1180 vefat tarihlerini verir. 621/1224 başta olmak üzere farklı tarihler sonraki kaynaklarda bulunur ve ihtilaf notuyla korunur. Cebâ'daki faaliyet Pîr Cebâ'da tekke kurdu, kardeşlerini bölgesel zâviyelere yerleştirdi ve Haçlı saldırıları karşısında asker ve
Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Marmaravî: Hayatı, Eserleri ve Halvetî Terbiyesi
Yiğitbaşı Velî’nin Manisa merkezli irşadını, eser külliyatını ve tasavvuf anlayışını 360 sayfalık monografi üzerinden ele alan dosya.
Vilâyetnâme'yi Tarih ve Menkıbe Arasında Okumak
Vilâyetnâme'deki yolculuk, erenler ve keramet anlatılarını doğrudan kronik saymadan tarihî-kültürel kaynak olarak değerlendiren dosya.
Ali-Fâtıma Evlâdı: Tarih, Nesep ve Tasavvuf Hafızası
Hz. Ali ve Hz. Fâtıma nesebinin erken siyasî-toplumsal tarihini sonraki seyyidlik, silsile ve velâyet anlatılarından ayıran kaynak rehberi.
Menâkıb-ı Emîr Sultan: Nüsha, Tarih ve Menkıbe
Eser ve müellif Bursalı Şevkî, Menâkıb-ı Emîr Sultan ı Şehzade Bayezid çevresinin teşvikiyle 960/1553’te kaleme aldı. Eser, Emîr Sultan’ın vefatından yaklaşık 124 yıl sonra yazıldığı için doğrudan çağdaş günlük değildir; Bursa’daki yazılı ve sözlü hafızayı derler. Sekiz nüsha Araştırmada Şevkî adına kayıtlı sekiz yazma
MUTASAVVIFLAR VE ONLARA BENZEYENLER
Avârifü’l-Maârif · 7. bölüm · Şeyhimiz, Şeyhu’l-İslam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî’nin, Enes b. Mâlik (ra)’den rivayet ettiğine göre; Hz. Peygamber (sav)’e göre bir adam geldi ve: “Kıyâmet ne zaman kopacak?” diye
Sayfalar 2–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,
Sayfalar 11–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · nın belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha az zararl
Sayfalar 48–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · bütün bu alâmetler ölen o kimse için rahmet-i ilâhiyyenin nüzulüne işarettir. Haberde vârid olmuştur ki, Allahu teâlâ bir mü'minin ruhunu kabzetmek murad buyurduğunda, Melek-ül-mev
Sayfalar 49–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i
Sayfalar 43–49
Muzaffer Ozak Külliyatı · larım için bina ettirdigim beytime nasıl girebiliyorsun?) O ânda, Hak celle ve alâ hazretleri kalbime rahmet nazarı ile nazar buyurarak, Arafat'ta zat-ı hakka ârif olduğum gibi Saf
Sayfalar 48–55
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hz. Omer, çocuğa cevaben cinayeti işlediğini söyledin. Sana islâm şeriatında kısas lâzım geldi buyurdular. Delikanlı hükmü şer'iye göre öldürülecegini bildigi halde evvelki sükûnet
Sayfalar 57–62
Muzaffer Ozak Külliyatı · yemeğe başlar, âşıkan da mürşidi takip ederler. Yemek esnasında, pilâva kadar konuşulmaz. Bazı tekkelerde, yemekten sonra su dahi içmezler. Yemekten sonra, şeyh evvelâ ellerini yık
Sayfalar 57–65
Muzaffer Ozak Külliyatı · İRŞAD ONIKINCİ DERS MÜNDERECAT: Ramazana ait mev'ize, âyeti kerime ve hadisi şerifler, meâlleri ile; Oruç ve teravihin faziletiyle verilen ilâhi ecirler ve insanlara ibret verecek
Sayfalar 56–61
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ashab-ı kirâm rıdvanullahi teâlâ aleyhim ecma'lyn, tehalükle: — Aman yâ Resülallah! dediler. Lûtfedip kerem buyur, bu çok kazançlı yol nedir? Efendimiz saadetle buyurdular: — Zikru
Sayfalar 63–68
Muzaffer Ozak Külliyatı · bından, celâlinden korkmadan, O'nu hakkıyle tanımadan Zât-1 ülühiyyetinden şefkat ve merhamet umarsın? O'nu hakkıyle tanı ki, şefkat ve merhamet olunasın. Allahu teâlâ da, kullar d