Ara
Menü

TASAVVUF SÖZLÜĞÜ

ذ

Veladet

ولاد

Köken ve kullanım

i. ar.

ولاد

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında öyle bir kaynaşma (teellif) hasıl olur ki neticede mürit şeyhin parçası olur, tıpkı tabii veladette oğulun babanın parçası olması gibi. “İnsan iki kere doğmadan meleküt âlemine yükselemez.” Ik doğumla madde âlemiyle irtibat kuran insan, ikinci doğumla meleküt âlemiyle irtibat kurar, Müridin babası, onun bedeninin, şeyhi ise ruhunun varoluş sebebi olduğundan, şeyh baba, mürit onun

oğludur. Mürit babasının bel, şeyhinin yol evladıdır (nefes evladı). Şeyh, bir anne bebeğini nasıl sütüyle beslerse, öylece onu irfanı ve feyziyle besler; buna redâ

denir, Seyr ve sülükunu tamamlayan ve ruhen olgunlaşarak

Velayet-i hassa
baliğ ve reşit olan müride şeyh icazetname (hilafetname) verir. Buna Jitâm (sütten
kesme) denir. Bu yüzden müritler, şeyhlerine baba (eb, valid, peder), şeyhler ise
müritlerine evlatları nazarıyla bakarlar (sav (Ihya kenarı) 11:18; İM 282; HB 3.30;
KRE 317).

Velayet/Vilayet i. ar. (493) Velilik, ermişlik, Hakk'ın kulunu, kulun Mevlâ'sını dost edinmesi, Allah ile kulu arasındaki karşılıklı sevgi ve dostluk; Allah'ın kulun (ibadet, tâat gibi) işleri kendi üzerine alması; Allah'ın kulun, kulun da Allah'ın velisi (vekili) olması. “Allah müminlerin velisi dostudur” (ALi Imran Suresi, 68; Bakara Suresi, 227) “Takva sahipleri Allah'ın velileri, dostlarıdır” (Enfal Suresi, 34). Nefsinden fani olan kulun, Hak'la olması (x1), Velayet dört çeşittir: Velayet-i uzmâ, lâhüti velayet; son peygamberin velayeti. Velayet-i kübra, ceberüti velayet, öbür peygamberlerin velayeti. Velayet-i vustâ, meleküti velayet. Evliyanın velayeti. Velayet-i suğrâ, nâsüti velayet; tam müminlerin velayeti..

Velayet-i amme Umumi velayet; bu anlamda bütün müminler Allah'ın velileri,
dostlarıdır.

Velayet-i enbiya Peygamberlerin velayeti. Her peygamber aynı zamanda Allah'ın velisi, dostudur. Hakim Tirmizi ve İbn Arabi gibi mutasavviflara göre nebilerin velayeti, onların nübüvvetinden üstündür; çünkü velayet peygamberin Hakk'a dönük yüzü, nübüvvet ise halka dönük yüzüdür. Ayrıca veli Allah'ın ismi, velayet ise onun sıfatıdır. Oysaki peygamberlik insanın sıfatıdır. Bazıları buradan yola çıkarak mutlak surette velinin nebiden üstün olduğunu savunmuş ise de bu görüş fazla taraftar bulmamıştır. İmam Rabbani'ye göre Üç tür-

٠ lü velayet vardır: Velayet-i suğrâ. Velayet-i evliya da denir; ermişlerin veliliği demektir. Bu velayette ilahi fiillerin tecellilerinde, isim ve sıfatların gölgelerinde seyr bahis konusudur. Velayet-i kübrâ. Velayet-i enbiya da denir. İlâhî isimler, sıfatlar ve Zati şuün dairesindeki seyirdir. Evliya velayet-i sekr, enbiya velayet-i sahv makamında bulunduğundan şathiyat sahibi veliler hep velayet-i sugra’da bulunur. Enbiya velayeti, sahv ve intibah makamıdır; burada şathiyat olmaz. Velayet-i ulyâ. Meleklerin taayyün ilkeleri, Velayet-i kübrada zahir isminde, velayet-i ulyâda bâtın isminde seyr vaki olur. Veli tebaiyet yoluyla, bu velayetlerden de nasip alır (Gc 229-240).

Velayet-i hassa Özel velayet; bu anlamda yalnızca Allah'ın seçkin kulları (mustafamüctebâ kulları) Allah'ın velileri dostlarıdır. Bunların en açık ve belirleyici nitelikleri, ilhama mazhar olmaları ve keramet sahibi olmalarıdır.

O ğÇ—<&———>>5X5ŞXŞ£ŞŞ

Veraset

Sözlüğe dön