ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
48 sonuç · “bâr”
01Bârzân Hattı
Kuzey Irak'taki Bârzân Tekkesi'nin Nehrî çevresiyle tarihî irtibatı; doğrudan hilafet bağı kesin kabul edilmez.
Cûybâriyye
Muhammed İslâm Cûybârî ve Kâsânî'nin evlat-halife çevresinde Buhara-Dehbîd hattında gelişen kol; kurucu nispeti tek şahsa indirgenmez.
Akşehirli Abdurrahman Gubârî
Akşehirli Abdurrahman Gubârî (ö. 974/1566-67), Şeyh Hamdullah ekolünden hattat, Şeyh Abdüllatif’in müridi, Irakeyn seferi kâtibi, şehzade hocası ve Mekke’de mahmil kadısı olan Nakşibendî şairdir.
Ali el-Aclûnî
Ali el-Aclûnî (ö. 972 veya 973/1564-66), Aclûn’dan Osmanlı ülkesine gelerek Bursa’ya yerleşen; 1546’dan itibaren Ulu Cami imamlığı yapan, on kıraat bilgisi, uzlet hayatı ve Ebüssuûd Efendi’yle ilmî yazışmalarıyla tanınan Hanefî ve Kâdirî meşrep âlim-sûfîdir.
Azîzzâde Şeyh Mehmed en-Nakşibendî
Azîzzâde Şeyh Mehmed Efendi (ö. 1649), Emîr Sultan Dergâhı şeyhi Ali Efendi’den inâbe alan; 1611’den itibaren önce dönüşümlü, 1618’den sonra müstakil olarak dergâh postunu sürdüren Bursa Nakşibendî şeyhidir.
Bahâeddin Nakşibend
Bahâeddin Nakşibend (718/1318 – 791/1389), Buhara yakınlarındaki Kasrıârifân'da doğup ölen ve “tarîk-i hâcegân”ın adının kendisiyle Nakşibendiyye 'ye dönüştüğü şeyh; semâ, halvet ve tekkeye itibar etmemiş, hafî zikri esas almıştır.
Çıracızâde Hasan Efendi
Çıracızâde Hasan Efendi (1647–1723), Anbar Gazi Medresesi’nden Sahn-ı Semân ve Süleymaniye Dârülhadisi’ne yükselen; ardından Halep ve Bursa kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Ebû Sa‘d el-Muharrimî (el-Mahzûmî)
Ebû Sa‘d Mübârek b. Ali el-Muharrimî, kaynaklarda el-Mahzûmî nisbesiyle de anılan Bağdatlı Hanbelî fakihi ve sûfîdir. Abdülkādir-i Geylânî’ye fıkıh öğreten ve Bâbülerec’teki medresesini ona bırakan şeyh olarak Kādirî aktarımında merkezi yer tutar.
Esrâr Dede
Esrâr Dede (1749-1797), Şeyh Gâlib'in müridi ve yakın dostu; Dîvânı, Tezkire-i Şuarâ-yı Mevleviyye, Mübâreknâme ve Fütüvvetnâme'siyle Galata Mevlevîhânesi'nin edebî hafızasını taşıyan şair ve tezkirecidir.
Hamid Hamideddin Ateş
Hamid Hamidettin Ateş (d. 18 Ağustos 1960, Darende), Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi'nin oğlu; 1987'den itibaren Darende Şeyh Hamîd-i Velî Camii'nde imam-hatiplik yaptı, Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı'nın mütevelli başkanıdır.
Hâmid-i Kırımî
Hâmid-i Kırımî (ö. 1800), Etvâr-ı Seb‘a üzerine 1764 tarihli risalesi bulunan ve Tekirdağ Halvetî çevresiyle ilişkilendirilen mutasavvıftır.
I. Abdüsselâm Bârzânî
I. Abdüsselâm Bârzânî (ö. 1872), Nehrî çevresinde yetişen ve Kuzey Irak’taki Bârzân Tekkesi’nde faaliyet gösteren Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
Ma‘den Dede
Ma‘den Dede (ö. 1131/1719), Karagümrük yakınındaki Ali Paşa-yı Cedîd Medresesi'nde yaşayan; suskunluğu, zihnî hesap kabiliyeti ve halk arasındaki itibarıyla kayda geçen İstanbul meczubudur.
MEVLİDÎ SÜLEYMÂN ÇELEBİ HAZRETLERİ
MEVLİDÎ SÜLEYMÂN ÇELEBİ HAZRETLERİ Süleymân Çelebi, peygamberlerin övünç kaynağı olan Hz. Muhammed (salla’llâhu aleyhi ve sellem)’i medh eden kişidir. Bursa’da, zînet-sâz-ı âlem-i şuhûd olmuştur. Yıldırım Bâyezîd Hân devri ricâlindendir. Bu mübârek zât, mazhar-ı feyz-i Muhammedî olup, yüzlerce seneden beri, eyâdî-i ihtirâm-ı ümmette bulunan manzûme-i…
Bargah
4) veya Bargeh İzinle girilen yüce makam, otağ-ı hümayun, Sultan sarayı. 2. tas. Hakk'ın yüce huzuru. Yogiken ol bârigâh varidi ol padisah Ah bu aşk elinden âh derd oldu derman bana Yünus Bargâh-ı elest Lâhüti makam, Hakk'ın yüce huzurunu ifade etmek için, bargâh-ı izzet, bargâh-ı Hak, bargâh-ı ilâhî, bargâh-ı saltanat-penah, bargâh-ı ezeli, bargâh-ı kudret gibi deyimler de kullanılır (sm). 4 Bâr-ı emanet (& Ul, 4) 1. Emanet yükü. 2. tas. Kâlu bela'da ve elest bezminde Allah’a verilen ahit ve bunun getirdiği sorumluluk, Allah'ın önerdiği ve insanın kabullendigi yükümlülük (sr: KRE 177). Bkz. Emanet. Emanet yükü. 2. tas. Kâlu bela'da ve elest bezminde Allah’a verilen ahit ve bunun getirdiği sorumluluk, Allah'ın önerdiği ve insanın kabullendigi yükümlülük (sr: KRE 177). Bkz. Emanet.
İ‘tibâr
İbret ve ders alma. Tasavvufta dünyanın ve içindekilerin geçiciliğini dikkate alarak görünen olaylardan mânevî sonuç çıkarmak, eşyayı yalnız dış yüzüyle değil işaret ettiği hakikat bakımından okumaktır.
Miyân-ı bârik
İnce bel. عم Taliple matlup arasındaki bütün perdeler kalktıktan sonra geriye talibin varlık perdesi kalır, bu perdeye ince bel ve ince ara anlamında miyân-i bârik denir (us).
Orta Pazar Camii hazîresi
Bursa · Türkiye · Dedesi Nakkaş Ali'nin yaptırdığı cami; 938'de (1532) vefat edince buraya defnedildi. Mezar taşındaki “el-merhûm Şeyh Lâmiî b. Osman” ibaresi, öldüğünde bir tekkede şeyh olduğunu gösterir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
İnegöl
Bursa · Türkiye · Cerrâhî silsilenâmesine göre 941/1534'te vefat ettiği kasaba. İlişkili kişi dosyası Mehmed Kâsım Lârendevî : Mehmed Kâsım Lârendevî (ö. 941/1535), Antakya ve Bursa çevrelerinde bulunan, İzzeddin Ali el-Karamânî’nin halifesi olarak İnegöl’de irşad hizmeti yürüten Cevâhirü’l-ahbâr müellifidir.
Kaygusuz Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Sultanahmet'te bulunan ve Kādiriyye'nin Rûmiyye (İsmâil Rûmî) koluna bağlı tekkedir. Mimari bakımdan dönemin iddiasız meskenlerini andıran mütevazi bir ev-tekkedir. XIX. yüzyıl sonunda pazar akşamları burada devran yapıldığı, zâkirbaşı Şeyh Hulûsi Efendi'nin haftalık çizelgesinden anlaşılmaktadır.
Bursa
Bursa · Türkiye · 1473'te doğduğu, ömrü boyunca yaşadığı ve otuza yakın eserini yazdığı şehir; İstanbul'a hiç gitmemiştir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
Sütlüce
İstanbul · Türkiye · 1749'da doğduğu semt; babası Mevlevî dervişlerinden Ahmed Bîzeban'dır. İlişkili kişi dosyası Esrâr Dede : Esrâr Dede, Şeyh Gâlib’in Galata çevresinde yetişen; Dîvânı, Mevlevî şairler tezkiresi, Fütüvvetnâme ve Mübâreknâme’siyle tanınan XVIII. yüzyıl şairidir.
Karaman (Lârende)
Karaman · Türkiye · Nisbesini aldığı şehir; Lârende Karaman'ın eski adıdır. Silsilede kendisinden önceki halka İzzeddin Ali Karamânî de aynı şehirdendir. İlişkili kişi dosyası Mehmed Kâsım Lârendevî : Mehmed Kâsım Lârendevî (ö. 941/1535), Antakya ve Bursa çevrelerinde bulunan, İzzeddin Ali el-Karamânî’nin halifesi olarak İnegöl’de irşad hizmeti yürüten Cevâhirü’l-ahbâr müellifidir.
Karacaahmet Mezarlığı Kaygusuz İbrâhim Baba bölümü
İstanbul · Türkiye · Karacaahmet Mezarlığı'nın Tıbbiye caddesiyle Saraçlarçeşmesi caddesi arasındaki adanın üst kısmında yer alan ve onun adını taşıyan bölümdür; kendisi ve müridleri burada gömülüdür. İlişkili kişi dosyası KAYGUSUZ ŞEYH İBRÂHÎM EFENDİ : Kaygusuz İbrâhim Baba (ö. 12 Zilkade 1289/11 Ocak 1873), Bolu’dan İstanbul’a gelerek ilim ve ticaretle meşgul olan, Mustafa Fedâî’den Kādirî hilâfeti alan ve Sultanahmet’te dergâh kuran şeyhtir.
Murâdiye Medresesi
Bursa · Türkiye · Gençliğinde Molla Ahaveyn ile Hasanzâde Molla Mehmed'den ders aldığı medrese. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
Galata
İstanbul · Türkiye · Kaynaklara göre oturduğu ve yetiştiği çevre; Rumca ve İtalyanca öğrenmesinin zemini de bu çok dilli semt olmalıdır. İlişkili kişi dosyası Esrâr Dede : Esrâr Dede, Şeyh Gâlib’in Galata çevresinde yetişen; Dîvânı, Mevlevî şairler tezkiresi, Fütüvvetnâme ve Mübâreknâme’siyle tanınan XVIII. yüzyıl şairidir.
Manisa (Yiğitbaşı Türbesi)
Manisa · Türkiye · Silsilede iki halka öncesindeki Ahmediyye pîri Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin'in (ö. 910/1504) medfeni. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mehmed Kâsım Lârendevî : Mehmed Kâsım Lârendevî (ö. 941/1535), Antakya ve Bursa çevrelerinde bulunan, İzzeddin Ali el-Karamânî’nin halifesi olarak İnegöl’de irşad hizmeti yürüten Cevâhirü’l-ahbâr müellifidir.
Konya Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi
Konya · Türkiye · Divanının müellif hattı nüshası (nr. 2461) ve tezkiresinin bir nüshası buradadır. İlişkili kişi dosyası Esrâr Dede : Esrâr Dede, Şeyh Gâlib’in Galata çevresinde yetişen; Dîvânı, Mevlevî şairler tezkiresi, Fütüvvetnâme ve Mübâreknâme’siyle tanınan XVIII. yüzyıl şairidir.
Yeşiltürbe
Bursa · Türkiye · Dedesi Nakkaş Ali b. İlyâs Ali'nin nakışlarını yaptığı yapı; ailenin sanatla bağının simgesi. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
Tasavvuf Tarihinin Üç Dönemi
Tasavvuf tarihini zühd, tasavvuf ve tarikat dönemleri üzerinden okuyan; dönemlerin birbirinden kesin duvarlarla ayrılmadığını hatırlatan giriş metni.
Nehrî'den Yayılan Kollar
Gayda, Norşin, Sûrsûre, Küfrevî, Arvâs ve Bârzân bağlantıları. Mehmet Saki Çakır'ın doktora tezinden hazırlanmış özgün editoryal dosya.
Kübreviyye Silsile Varyantları
Ammâr-ı Yâsir, İsmâil el-Kasrî ve Ehl-i beyt hatlarını birbirine karıştırmadan okumak. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Nakşibendiyye: Hâcegân'dan Hâlidiyye'ye Tarihsel Örgü
Nakşibendiyye'yi yalnız Hâlidiyye'ye indirgemeden Hâcegân, Ahrâriyye, Kâsâniyye, Müceddidiyye, Mazhariyye ve Hâlidiyye safhalarıyla anlatan ana rehber.
Kâsâniyye ve Doğu Türkistan: İshâkıyye ile Âfâkıyye
Ahmed Kâsânî'nin usulünü, İshâkıyye–Âfâkıyye ayrımını ve Doğu Türkistan'da mânevî otoritenin siyasî güce dönüşmesini kaynak katmanlarıyla ele alan dosya.
Alamut 1256'da Tamamen Sona Erdi mi?
Yerleşik anlatı Cüveynî'nin Moğol zaferini merkeze alan anlatısı, 1256'yı Nizârî İsmâilî varlığının kesin sonu gibi gösterdi. Sonraki Fars tarihçilerinin çoğu bu çerçeveyi tekrarladı. Kaynakları karşılaştırınca Reşîdüddin'in kaydı, Gîlân-Daylem yerel tarihleri, kitabeler, Horasan'daki düşmanca bir nasihatnâme ve Hint alt kıtasındaki dâvet
Sarı Nâib Naîm: Divan, Hamse ve Tevhid Dili
Naîm İsmail Efendi'nin medrese ve nâiblik hayatını, divan ve hamse kaydını, kaynakta korunan şiirlerini ve tasavvufî söz varlığını birlikte sunar.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA
Sayfalar 10–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YÂ RAHMANÜ ism-i celilini, her farz namazdan sonra 100 kerre okuyan kimseler, gaflet ve unutkanlıktan ve gönül darlığından emin olurlar.) Er Rahiymü Celle Celâluhu Pek ziyade merh
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inkarını libas ile örteceklerini zannederler. Aslında, bu gibi ler insan değil, belki muzır bir hayvandan daha aşağı derekededirler. Böyle olan kişiler; terzinin, berberin, elbisen
Sayfalar 29–34
Muzaffer Ozak Külliyatı · Dikkat edilirse; evlât, ana ve babasına itaât edecek, hem de Hz. Ismail gibi boynunu verircesine, canını ortaya koyarak, itaât edecek. Fakat şart; Allah yolunda, Allah'ın emirlerin
Sayfalar 44–51
Muzaffer Ozak Külliyatı · at eden kimse, Allahu azim-üş-şânın ve Resûl-ü zişânın sevdiklerini sevmekle mükelleftir. Allah ve Resûlünü seven, kıyamet gününe inanan kişi âhir zaman peygamberinin bütün yakınla
Sayfalar 41–48
Muzaffer Ozak Külliyatı · ETVAR-I-SEB'ADA OLAN ESMÂ-I-İLÂHİYYENİN RENKLERI Tevhidin nuru hava'i mavi Ism-i-celâlin nuru kırmızı İsm-i-Hû'nun nuru yeşil İsm-i-Hak'kın nuru beyaz Ism-i-Hay'yın nuru sarı İsm-i
Sayfalar 43–49
Muzaffer Ozak Külliyatı · larım için bina ettirdigim beytime nasıl girebiliyorsun?) O ânda, Hak celle ve alâ hazretleri kalbime rahmet nazarı ile nazar buyurarak, Arafat'ta zat-ı hakka ârif olduğum gibi Saf