Ara
Menü

Hâmid-i Kırımî

Hâmid-i Kırımî (ö. 1800), Etvâr-ı Seb‘a üzerine 1764 tarihli risalesi bulunan ve Tekirdağ Halvetî çevresiyle ilişkilendirilen mutasavvıftır.

Vefat
1800
Unvan
Etvâr-ı Seb‘a risalesiyle tanınan Halvetî şeyhi

Kimliğinin tespiti

Kaynaklarda Hâmid-i Kırımî adıyla iki ayrı şahıs anıldığı için biyografisinin kimliği ihtiyatla kurulmalıdır. Hüseyin Vassâf, “Şeyh Hâmid-i bî-nevâ-yı Kırımî” imzasını taşıyan risalenin, silsiledeki birinci Hâmid-i Kırımî'ye ait olduğu kanaatindedir; ancak bunu kesin bir hüküm değil, kaynak karşılaştırmasına dayalı bir tespit olarak sunar.

Etvâr-ı Seb‘a risalesi

1178/1764 tarihli eser, Halvetiyye usulünde nefsin yedi tavrı ve seyrüsülûk mertebeleri üzerinedir. Müellif metinde tarikat nisbesini açıkça yazmasa da konunun ve terminolojinin Halvetî geleneğiyle örtüşmesi, Hâmid-i Kırımî'nin bu çevrede değerlendirilmesinin başlıca dayanağıdır.

Tekirdağ çevresi ve vefatı

Silsilede birlikte anıldığı şeyhlerle beraber Tekirdağ'da medfun olduğu tahmin edilir. Kaynak vefatını 1215/1800 olarak verir. Üsküdar Selim Ağa Kütüphanesi'ndeki tomarda birinci Hâmid ile “Hâmid-i Sânî” ayrı ayrı kaydedilmiştir; bu ayrım korunmalıdır.

Kaynağın şahitliği

Vassâf'ın Tekirdağ ziyareti sırasında kaleme aldığı uzun tarikat eleştirisi, Hâmid-i Kırımî'nin doğrudan biyografisi değildir. Bu yüzden kişinin hayatına eklenmemiş; yalnız kabrin ve yerel Halvetî hafızanın zamanla kaybolduğuna dair gözlemi korunmuştur.

Etvâr-ı Seb'a risâlesi ve tarîkat nispeti

Hüseyin Vassâf, Hâmid-i Kırımî'ye nispet ettiği Etvâr-ı Seb'a risâlesini dikkatle okuduğunu ve eserin 1178/1764 tarihini taşıdığını kaydeder. Ona göre bu tarih, müellifin bahsettiği zât olduğu kanaatini vermektedir. Eserin konusu Halvetî usulü üzere etvâr-ı seb'a, yani nefsin yedi mertebesi ve bunların seyrüsülûkteki karşılıklarıdır.

Vassâf'ın dikkat çektiği ikinci nokta, müellifin eserinde mensup olduğu tarîkattan hiç söz etmemesidir. Bunu bir eksiklik değil bilinçli bir örtme sayar ve tarîkatını gizleyerek yazdığı kanaatine varır. Metnin kendisi Halvetî usulüne dayandığı için, gizlenen nispetin ne olduğu eserin muhtevasından anlaşılmaktadır.

Kimlik meselesi ve Tekirdağ'daki iz

Üsküdar'daki Selim Ağa Kütüphanesi'nde bulunan silsile tomarında iki ayrı Hâmid-i Kırımî zikredilmektedir; Vassâf bunlardan birincisinin Muhammed-i Fahrî'den önce geldiğini belirtir ve kendi bahsettiği zâtın bu Hâmidler'in birincisi olması gerektiğini ihtiyatlı bir ifadeyle söyler. Aynı ismi ve nisbeyi taşıyan iki kişinin bulunması, kendisine nispet edilen eser ve kabir bilgilerinin kesinleştirilmesini güçleştirmektedir.

Defin yeri konusunda Sefîne, silsilede adı geçen zâtlarla birlikte Tekirdağ'da medfun oldukları tahminini aktarır. Vassâf'ın şehirdeki gözlemi ise bu tahmini doğrulayacak hiçbir maddî iz bulunmadığı yönündedir: bir zamanlar o beldede yatan velîlerin kabirlerinden, taşlarından ve türbelerinden geriye bir şey kalmamıştır.

COĞRAFÎ HAFIZATekirdağMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi1 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

1178/1764 tarihli Etvâr-ı Seb'a risâlesi

Vassâf, Hâmid-i Kırımî'ye nispet ettiği Etvâr-ı Seb'a risâlesinin 1178/1764'te yazıldığını ve konusunun Halvetî usulü üzere yedi tavır olduğunu kaydeder.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne'nin kaydına göre risâlenin 1178/1764 tarihinde yazılmış olması, müellifinin Hâmid-i Kırımî olduğu kanaatini vermiştir. Vassâf eserin konusunu da açıkça belirtir: usûl-i Halvetiyye üzere etvâr-ı seb'a, yani nefsin yedi mertebesinin Halvetî terbiyesindeki karşılıkları. Böylece hem eserin tarihi hem de bağlı olduğu usul çerçevesi metinde birlikte verilmiş olur.

Çerçeve. Buradaki müellif tayini bir belge kaydı değil, Vassâf'ın eserin tarihine ve muhtevasına bakarak vardığı bir kanaattir; metin bunu “kanaat verdi” diyerek açıkça söyler. Etvâr-ı seb'a risâleleri Halvetî geleneğinde yaygın bir tür olduğu için, tarih benzerliğine dayanan bu tayin ihtiyatla karşılanmalıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Etvar-ı Seb'a'ya dii.ir risalelerini kemal-i dik­ katle okuduğumda, mensub olduğu tarikattan bahs etmediğine, tarikatını tesettüren yazmadığına kani' olmuş idi(m). Eserin 1 1 78/( 1 764) tarihinde yazılmış olması, müellifinin müşarünileyh olduğu kanaatini vermiştir. Eserin mevzuu zaten usul-i Halvetiyye üzerine etvar-ı seb'aya dii.irdir.

Metni gösterMetni daralt

Etvar-ı Seb'a'ya dii.ir risalelerini kemal-i dik­ katle okuduğumda, mensub olduğu tarikattan bahs etmediğine, tarikatını tesettüren yazmadığına kani' olmuş idi(m). Eserin 1 1 78/( 1 764) tarihinde yazılmış olması, müellifinin müşarünileyh olduğu kanaatini vermiştir. Eserin mevzuu zaten usul-i Halvetiyye üzerine etvar-ı seb'aya dii.irdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 1

Etvar-ı Seb'a'ya dii.ir risalelerini kemal-i dik­ katle okuduğumda, mensub olduğu tarikattan bahs etmediğine, tarikatını tesettüren yazmadığına kani' olmuş idi(m). Eserin 1 1 78/( 1 764) tarihinde yazılmış olması, müellifinin müşarünileyh olduğu kanaatini vermiştir. Eserin mevzuu zaten usul-i Halvetiyye üzerine etvar-ı seb'aya dii.irdir.

Metni gösterMetni daralt

Etvar-ı Seb'a'ya dii.ir risalelerini kemal-i dik­ katle okuduğumda, mensub olduğu tarikattan bahs etmediğine, tarikatını tesettüren yazmadığına kani' olmuş idi(m). Eserin 1 1 78/( 1 764) tarihinde yazılmış olması, müellifinin müşarünileyh olduğu kanaatini vermiştir. Eserin mevzuu zaten usul-i Halvetiyye üzerine etvar-ı seb'aya dii.irdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 2

Eserin 1 1 78/( 1 764) tarihinde yazılmış olması, müellifinin müşarünileyh olduğu kanaatini vermiştir. Eserin mevzuu zaten usul-i Halvetiyye üzerine etvar-ı seb'aya dii.irdir. Bu silsilede ismi mezkur zevat-ı kiram ile birlikte Tekirdağ'da medfı1n oldukları kuvvet­ le tahmin olunur.

Metni gösterMetni daralt

Eserin 1 1 78/( 1 764) tarihinde yazılmış olması, müellifinin müşarünileyh olduğu kanaatini vermiştir. Eserin mevzuu zaten usul-i Halvetiyye üzerine etvar-ı seb'aya dii.irdir. Bu silsilede ismi mezkur zevat-ı kiram ile birlikte Tekirdağ'da medfı1n oldukları kuvvet­ le tahmin olunur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Tarîkatını gizleyen müellif

Vassâf, risâleyi dikkatle okuduğunda müellifin mensup olduğu tarîkattan hiç söz etmediğini görmüş ve bunu bilinçli bir gizleme sayarak “tarîkatını tesettüren yazmadığına” kanaat getirmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne'de Vassâf, Etvâr-ı Seb'a risâlesini kemâl-i dikkatle okuduğunu, müellifin mensup olduğu tarîkatı hiç anmadığını ve bunu bir eksiklik değil bir örtme tercihi saydığını yazar. Kanaatine göre müellif tarîkatını bilerek gizlemiştir. Eserin muhtevası ise zaten Halvetî usulüne dayandığı için, gizlenenin ne olduğu metnin kendisinden anlaşılmaktadır.

Çerçeve. Tarîkat nispetini eserde açıkça yazmamak, tasavvuf metinlerinde nadir değildir; kimi zaman ihtiyat, kimi zaman da eseri belli bir zümreye hasretmeme kaygısı bunun sebebidir. Ancak bu gözlem bir belge tespiti değil Vassâf'ın okuma sonucu vardığı yorumdur ve o da bunu kendi kanaati olarak sunar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Aynı adı taşıyan iki Hâmid-i Kırımî meselesi

Üsküdar Selim Ağa Kütüphanesi'ndeki silsile tomarında iki ayrı Hâmid-i Kırımî geçtiği için Vassâf, hangisinin kastedildiğini tayin etmekte tereddüt eder.

Metni gösterMetni daralt

Vassâf, Üsküdar'daki Selim Ağa Kütüphanesi'nde bulunan tomarda iki Hâmid-i Kırımî'nin zikredildiğini belirtir; bunlardan birincisinin Muhammed-i Fahrî'den önce geldiğini kaydeder. Kendisi de bahsettiği zâtın, bu silsilede adı geçen Hâmidler'in birincisi olması gerektiğini “olsa gerektir” kaydıyla söyler. Yani kimlik tayini metinde kesin bir hüküm olarak değil, kuvvetli bir tahmin olarak durur.

Çerçeve. Aynı nisbeyi taşıyan iki şahsın karışması, silsile tomarlarına dayanan biyografi çalışmalarının bilinen zorluğudur; nisbe (Kırımî) ve isim (Hâmid) tek başına ayırt edici değildir. Bu sebeple Hâmid-i Kırımî'ye nispet edilen eser ve kabir bilgileri, hangi Hâmid'e ait olduğu meselesi çözülmeden kesinleştirilemez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Tekirdağ'da kaybolmuş kabirler

Vassâf, silsilede adı geçen zâtlarla birlikte Tekirdağ'da medfun olduklarının kuvvetle tahmin edildiğini söyler; ancak şehirde ne kabir, ne taş, ne türbe kalmadığını görüp derin bir üzüntü duyduğunu yazar.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, bu silsilede adı geçen zâtların Tekirdağ'da medfun oldukları kanaatini “kuvvetle tahmin olunur” kaydıyla verir. Vassâf'ın şehirdeki gözlemi ise bu tahmini doğrulayacak hiçbir iz bulunmadığı yönündedir: bir zamanlar o beldeye vücutlarıyla zînet veren velîlerin ne kabirleri, ne taşları, ne türbeleri kalmıştır. Bunu gördüğünde dilhûn olduğunu yazar ve durumu, tarîkat âdâbının bilgisizce sürdürülmesiyle ilişkilendirdiği daha genel bir yakınmaya bağlar.

Çerçeve. Kabir yeri burada bir belge kaydına değil, silsile ortaklığından çıkarılmış bir tahmine dayanır; üstelik yerinde doğrulanamamıştır. Vassâf'ın bunu takip eden değerlendirmeleri bir mezar tespitinden çok, kendi devrinde tarîkat hayatının gerilemesine dair genel bir teşhistir ve doğrudan Hâmid-i Kırımî'ye ait bir bilgi sayılmamalıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Silsile ve aktarım bağı 1

ŞEYH HAMiD-İ KIRIMI 1 74. sahifede bahsettiğim Şeyh Hamid-i Kırım! hazretleri, bu silsilede ismi mez­ kur Hamidlerden birincisi olsa gerektir. Etvar-ı Seb'a'ya dii.ir risalelerini kemal-i dik­ katle okuduğumda, mensub olduğu tarikattan bahs etmediğine, tarikatını tesettüren yazmadığına kani' olmuş idi(m).

Metni gösterMetni daralt

ŞEYH HAMiD-İ KIRIMI 1 74. sahifede bahsettiğim Şeyh Hamid-i Kırım! hazretleri, bu silsilede ismi mez­ kur Hamidlerden birincisi olsa gerektir. Etvar-ı Seb'a'ya dii.ir risalelerini kemal-i dik­ katle okuduğumda, mensub olduğu tarikattan bahs etmediğine, tarikatını tesettüren yazmadığına kani' olmuş idi(m).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.
TARİHÎ KAYIT

Silsile ve aktarım bağı 2

Eserin mevzuu zaten usul-i Halvetiyye üzerine etvar-ı seb'aya dii.irdir. Bu silsilede ismi mezkur zevat-ı kiram ile birlikte Tekirdağ'da medfı1n oldukları kuvvet­ le tahmin olunur. Üsküdar'da Selim Ağa Kütüphanesi'ndeki tomarda iki Hamid-i Kırım! mezkur­ dur: Birincisi, 23 1 . sahifede mezkur Kırım!, Muhammed-i Fakri'den evveldir.

Metni gösterMetni daralt

Eserin mevzuu zaten usul-i Halvetiyye üzerine etvar-ı seb'aya dii.irdir. Bu silsilede ismi mezkur zevat-ı kiram ile birlikte Tekirdağ'da medfı1n oldukları kuvvet­ le tahmin olunur. Üsküdar'da Selim Ağa Kütüphanesi'ndeki tomarda iki Hamid-i Kırım! mezkur­ dur: Birincisi, 23 1 . sahifede mezkur Kırım!, Muhammed-i Fakri'den evveldir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.
TARİHÎ KAYIT

Türbe, kabir ve ziyaret kaydı 3

Onların bu hali, halkın cehaletini yek-digerine inzi­ mam edince Tekidağ'da tarikata ve eii.zım-ı meşayıha hürmetin mahv olmuş olması­ nı pek tabii buldum. Bir zamanlar vücudlarıyla o beldeye zinet-bahş olan evli­ yau'llah'ın ne kabirleri, ne taşları, ne türbeleri, hiç bir şey kalmamış; dil-hun oldum. Tarikatlar insanlar için en mükemmel bir zabıta-i mania-i ahlakıyye, ehl-i iman için muhafaza-i adab-ı şeriat noktasından en metin bir kal'a-i ahenin idi.

Metni gösterMetni daralt

Onların bu hali, halkın cehaletini yek-digerine inzi­ mam edince Tekidağ'da tarikata ve eii.zım-ı meşayıha hürmetin mahv olmuş olması­ nı pek tabii buldum. Bir zamanlar vücudlarıyla o beldeye zinet-bahş olan evli­ yau'llah'ın ne kabirleri, ne taşları, ne türbeleri, hiç bir şey kalmamış; dil-hun oldum. Tarikatlar insanlar için en mükemmel bir zabıta-i mania-i ahlakıyye, ehl-i iman için muhafaza-i adab-ı şeriat noktasından en metin bir kal'a-i ahenin idi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  2. [2]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3
  3. [3]Kişi kaynak denetimi — Hâmid-i Kırımî
Ortak kaynak kataloğunu aç →