ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1378 sonuç · toplam 1378 · “Zan” · 1/58
01Zan
Sanma ve düşünme. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Zanların çoğundan kaçının, zîrâ bâzı zanlar günâhtır. ( Müslümanların ayıb ve kusurlarını ) araştırmayın; bir kısmınız bir kısmınızı ( arkasından hoşlanmayacağı sözle ) çe…
Zannî Delil
Mânâsı açık anlaşılmayan âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfler ile bir sahâbî tarafından bildirilen mânâsı açık hadîs-i şerîf. Zannî deliller, vâcibler ile tahrîmen (harama yakın) mekrûhları bildirir. Meselâ, kurban kesmek, vitir namazı kılmak…
Zann-I Gâlib
Çok kuvvetli zan. Abdest aldım mı, almadım mı diye şüpheye düşüp, zann-ı gâlibi abdestsiz olduğu yönde olursa, abdesti bozulur. (Muhammed bin Kutbüddîn İznikî)
hüsn-i zann
Bi kimse hakkında iyi kanaa taşımak
Sû'-İ Zan
Kötü zan. Sû'-i zan etmeyiniz. Sû'-i zan, yanlış karar vermeğe sebeb olur. İnsanların gizli şeylerini araştırmayınız, kusurlarını görmeyiniz, münâkaşa etmeyiniz, haset etmeyiniz, birbirinize düşmanlık etmeyiniz, birbirinizi çekiştirmeyiniz,…
Delîl-İ Zanni
Mânâsı açıkça anlaşılmayan, tek bir mânâya, delâlet etmeyen âyet-i kerîme ve tek bir Sahâbî tarafından bildirilen, mânâsı açık hadîs-i şerîf. Delîl-i zannî vâcib ile tahrîmen mekruhu (harama yakın mekruhu) bildirir. Tek Sahâbînin bildirdiği…
Hüsn-İ Zan
1. Kulların Allahü teâlâdan rahmetini ummaları. Kendisinden başka ilâh olmayan Allahü teâlâya yemîn ederim ki, Allahü teâlâ kendisine hüsn-i zan ederek yapılan duâyı elbette kabûl eder. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Kıyâmet günü, Allahü teâlâ bir…
Çâh-I Zanah
Farsça, çene çukuru anlamında bir tamlama. Temaşa hâlinde görülen sınırlardaki müşkiller.
Bârzân Hattı
Kuzey Irak'taki Bârzân Tekkesi'nin Nehrî çevresiyle tarihî irtibatı; doğrudan hilafet bağı kesin kabul edilmez.
Kesnezâniyye
Irak'ta gelişen Abdülkerîm Şah Kesnezânî nispetli Kādirî kol.
Ramazâniyye
Ramazâniyye, Halvetiyye içinde tarihî silsile ve kurucu nispetiyle belirginleşen koldur.
Abdülkerîm Şah el-Kesnezânî
Abdülkerîm Şah el-Kesnezânî (yaklaşık 1820-1899), Süleymaniye’nin Karadağ çevresinde Kādirî terbiyeyi aile ve bölge ağıyla birleştiren; adına Kesnezâniyye nispet edilen Berzencî şeyhidir.
Behiştî Ramazan b. Abdülmuhsin el-Vizevî
Vize’de yetişen, Merkez Efendi’nin yanında seyrüsülûkünü tamamlayan Behiştî Ramazan Efendi; Çorlu’da zâviye ve talebe hücreleri kurmuş, ders ve vaaz vermiş, ilmî hâşiyelerle divan ve mesnevi kaleme almıştır.
Bozanzâde Mahmud b. Ahmed
Bozanzâde Mahmud b. Ahmed (ö. Şevval 983/Ocak-Şubat 1576), İskilip’te doğan; Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alıp onun fetva kâtipliğini yapan, Rodos ve Manisa müftülüklerinde bulunan, Ebüssuûd fetvalarını güvenilir bir mecmuada toplayan ve k…
Gazanfer Dede
Gazanfer Dede (ö. 973-974/1566), debbağlıktan Vizeli Alâeddin’in halifeliğine yükselen; Vize’de irşad eden ve Dîvân-ı Hümâyun’daki soruşturması Ebüssuûd Efendi’nin delil merkezli hukukî değerlendirmesine konu olan Bayramî-Melâmî şeyhidir.
Hazânî Mustafa Efendi
Hazânî Mustafa Efendi (ö. 979/1571), Sofyalı müderris ve şair; İpek, Gelibolu, Hezargrad ve Yenice-i Vardar medreselerinde görev yaptı.
I. Abdüsselâm Bârzânî
I. Abdüsselâm Bârzânî (ö. 1872), Nehrî çevresinde yetişen ve Kuzey Irak’taki Bârzân Tekkesi’nde faaliyet gösteren Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
Kızanlıklı Şeyh İsmail Efendi
Kızanlıklı İsmail Efendi (ö. yaklaşık 1052/1642-43), Aziz Mahmud Hüdâyî’nin halifesi; Filibe’deki aile zâviyesi, hac yolculuğu ve İstanbul’un büyük camilerindeki vaaz hizmetleriyle tanınan Celvetî şeyhidir.
Nâzırzâde Ramazan Efendi
Nâzırzâde Ramazan Efendi (ö. 12 Şaban 984/4 Kasım 1576), Sofya doğumlu; Şam, Kahire, Bursa, Edirne ve İstanbul'da yüksek ilmiye görevleri yürütmüş bir Osmanlı âlimidir.
Nişancı Ramazanzâde Mehmed
Ramazanzâde Mehmed (ö. 979/1571), Merzifonlu divan kâtibi; Halep defterdarlığından nişancılığa yükselmiş ve özlü bir Osmanlı tarihi kaleme almıştır.
Ramazâneddin Mahfî
Afyonkarahisar’da doğan Ramazâneddin Mahfî, Muhyiddin-i Karahisârî’nin yanında yetişti; İstanbul Kocamustafapaşa’daki irşadıyla Halvetiyye’nin Ahmediyye gövdesi içinde Ramazâniyye kolunun teşekkülünü sağladı.
Şeyh Karabaş Ramazân Efendi
Karabaş Şeyh Ramazan Efendi (ö. 952/1545), Kasım Çelebi’nin iki halifesinden biri ve şeyhinin ardından zâviyedeki irşad hizmetini sürdüren Halvetî şeyhidir.
XVIII. yüzyılın muharremiyye yazan şairleri arasında
Birrî Mehmed Dede · Kerbelâ mersiyesi (muharremiyye) yazan XVIII. yüzyıl şairleri sayılırken ilk sırada onun adı geçer.
Fıkıhtan tasavvufa uzanan telifleri ve nüshaları
Vahdetî Osman Efendi · Mültekâ şerhi, Divançe'si, kendi hattıyla yazdığı Hadîs-i Erbaîn Şerhi, Kifâye tercümesi ve Külliyât adlı yazması, bulundukları kütüphanelerle birlikte kaydedilmiştir.