HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
Ahmed Bahaeddin Efendi
Efendi 1 289/( 1 87 2 ) tarihinde İstanbul'da Şehremini'nde doğmuştur. İbtidai ve Rüşdi tahsilden sonra dfüre-i Maliye'ye devama başlayıp, hıde mat-ı muhtellfede bulunarak nihayet muhassasat-! zatiyyeden tekaüdüne karar veri lip, inzivasına sebeb olmuştur. Bir zamanlar gerek Pazar Tekkesi'nde, gerek Cuma Tekkesi denilen Hankah-ı Sinani'de herkesle hem-bezm-i sohbet olurken, kırk yaşından sonra mübtela-yı işret olup, şaribü'l-leyl ve'n-nehar bir ha.le gelmiştir. Artık yatakta, minderde yatmak, oturmak kendisine haram olup, avluda, bahçede evkat-güzar olurdu. Şiirde isti'dad sahibi idi.
Farisi eş'arını Hafız'a nazire ve tahmislerini görünce, ali bir tahsili olmadı ğı halde yüksek mertebede hikemiyyata, garamiyyata müteallık söylediği sözlere kar şı insan lal u mebhUt olur. Cami', mektep, sebil, tekke ve sair mebani-i hayriyye inşa ve ta'mir olundukça mumaileyh güzel tarihler söylerdi. Bu yolda pek çok asar-ı nazmiyyesi vardır. Rical-i devletten haylisine medhiyyeleri olduğu gibi, na't, gazel, tahmis, tanzir gibi şeyleri bir divan teşkil eder. Bunları cem' ve telfika muvaffak olamadan irtihal eylemişti. İrtihali Rebilahir 1 342 ve Teşrin-i san-i 1 339/( 1 923) tarihine müsadiftir.
Şiddet-i işretten kanı zehirlenip kangren olmakla sol kolunu kesmişlerdi. Fakat bir fayda hasıl etmediğinden bir müddet sonra ikinci bir ameliyyat lazım gelerek etıb ba bi'l-müzakere bundan ferağat etmişler. Kendisini ölümünün zuhur-ı tabiisine bırakmışlardır. Fi'l-hakika bir müddet sonra vefat eyledi.
\ Kadir-şinasan-ı ümmetten Mevlevi şeyhi Abdülbaki Dede Efendi ve sfür ba'zı zevat cenazesini ihtifalat-ı lazime ile kaldırıp, Topkapı'da Ahmed Paşa Camii'nde na mazı ba'de'l-eda Yenikapı ile Silivrikapı arasında Üçkozlar denilen mahalde Ümmi Sinan halifesi Abdulaziz-i Azizi Efendi merhumun kabrinin ayak ucundan i'tibaren kırk arşın uzağında bir mahalle defn olunmuştur. Hankah-ı Sinani'de defni için hal-i ihzarında kendisinden istimzac ettiklerinde, "Benim gibi hayôıını terzil etmiş bir bed-mestin öyle ulu bir lısitiinede yatması küstiihlıktır.
270 Setıne-i Evliya Beni Abdulaziz-i Azizi Efendi'nin ayak ucundan kırk arşın uzağa defıı ediniz. " diye vasi yet eylemişti. Vasiyeti mucibince hareket olunmuştur. (Rahmetu'lliihi aleyhi rahmeten vdsia) Orta boylu, şişmanca, kumral sakallı, melihu'l-vech, meclis-ara olup, Davudi ses li idi. Güzel ilahi ve besteler okurdu. İrtihalinden on sene evveline kadar pek iyi bir halde idi. Şecere-i Sinaniyyeyi tertib ve yadigar ettiği gibi Ve' -d-Duhil'dan aşağı su ver-i Kur'aniyye üzerine tefsirlerden cem'an ve telhisan yazmaya başladığı bir eseri ve gayet mühim mebahisi cami' defter-i hatıratı vardır.
Eş'arını görmek üzere Hankah-ı Sinani'ye gitdiğimde Enver Efendi torba ile bir yığın evrak getirdi. Kısm-ı a'zamı za yi olmuş, "Bir kısmı bunlar." diyerek fakiri mütehayyir kıldı. Evrak-ı perişan ile meş gul olmaktan sarf-ı nazar ile elime geçen iki defterden na't, gazel gibi şeyler intihab ettim. Bunların cümlesinin bir deftere nakl edilmesini ve zıya'dan vikayesini Enver Efendi'ye tavsiye ve ibraz-ı gayret etmesini rica ettim.
Na't-ı şerif: Habibisin Huda-yı za'l-Celal'in Yil Rasılla ' lliih Cihana virdi fer nur-ı cemiil n Yil Rasılla ' lliih VücUdun oldu biiis aleme hem nesl-i insiina Şeref-bahş eyledi ekriitıa illin Yil Rasılla ' lliih Çıkar hubb-ı sivil gönlün bulur bir zevk-i rlllıanl Gelince hatıra yiid u haylllin Yil Rasılla ' lliih Derunun yakdı nilr-ı firkatin hem aldı destimden İnan-ı sabrımı şevk-ı visalin Yil Rasılla ' lliih Sen ol hUrş'id-i liihutisin eflôk-ı risiiletde Dü-iilem içre yok aslii zevalin Yil Rasılla' lliih Huda medh eylemişken ziit-ı zl-şiln u azimin ben Nasıl vasf eyleyem fart-ı kemalin Yil Rasılla ' lliih KabUl eyle Bahai-zilrını lutfen senin olsun Gubiir-ı iiciz-i saff-ı nlll.in Yil Rasula'lliih Tarikat-ı Aliyye-i Siiyye-i Halvetiyye 271 Gazeliyatından: Çıkar afaka feryad-ı dil-i v1rfüıe-i aşık Yine insaf idüp gftş eylemez caııane-i aşık Şarab--ı vuslat-ı dil-dar ile olmaz ise serşılr Dolar han-ab-ı eşk-i gam ile peymane-i aşık Virir murg-ı dil-i uşşaka ruhsat bağ-ı vuslatda Per ü bal-i semenderden olursa lfıne-i aşık Açar giryfüı olunca dilg-ı dil manende-i lfıle Döner gül-zara gllhi sine-i vırane-i aşık Nasıl sermest-i cam-ı bade-i allım u gam olmaz Dil-i gam-pertıer-i hicran iken meyhane-i aşık Tarik-ı can-güdaz-ı aşk içinde ey Bahai bil Sirişk-i çeşm ü han-ı dildir (ol) ab-ı revane-i aşık * * * Perçem-i jülide-i yarın nice meftunu var Aşık-ı şuridesi 8.şuftesi mecnunu var Bir nigah-ı ıwz ile teshir ider mülk-i dili Çeşm-i sehharııı ne keskin nazra-i efsunu var Vuslat-ı dil-dara ınatrftr olma firkauleıı sakın Çerh-i keç-reftarın ey dil meşreb-i daraııu var Dil harab-ı çeşm-i mest oldukça her subli u mesa Şllhid-i ziba-yı aşkın hüsn-i ruz-efsunu var Bir dem-i subhun seması rengine benzer yüzÜ Zülfünün ruhsarının elvdn-ı gftn-a-gftnu var Navek-i müjgamm at canıma dilden sakın Çünki trr-eııdazın anda kamet-i mevzanu var 272 Set'ine-i Evliyıt Öyle bir dil-dara meftun oldu kim avare dil Hub-ruyan içre bir ırW.-fevkı yok ırW.-dunu var Hangi bir mecbUrunun göster bana ey ıneh-1.ikd Dilde dô.ğ-ı nar-ı hasret gözde eşk-i hUnu var Dürre tü't-tdc itse liiyıkd.ır Bahiii nazını Öyle şeh-i hUban ki böyle lü'lü-i ıneknunu var * * * Mülk-i niizı eyleyen teshir şahım sen misin Kişver-i ciim iden tenvir ırW.hım sen misin Sinemi niir-ı firak ile heınışe suz-nak Halimi arz eyleyen ey dUd-ı ahım sen misin Deşt-i Leylii'yı dem-ii-dem devr iden Mecnunları Pii-yı der-zencir iden z.ülf-i siyahım sen misin T"ır-i niizı kasd-ı ciin-ı alem eylerken gönül Navek-i müjgiinına iiırW.c-gahım sen misin Garet eyler bir yeri gah1 Bahd'mn kalbini Söyle ciimm sevdiğim devlet-peniihım sen misin * * * ._:.,) 1} J J .J>." U:ı:- l.i\.:- ..l!.
\; .) ..:.ı;1 ) .r." y-ı \ o.) ...:..> J j l ) J y\; 1; .:> 4>.- ..:...ı. JJ ..:...J1, i:_J) ._:., ;L:.:. J o l.. { ;f 1 \::ı .:ı 1..f"- ..:.,.j J ..::.A l; .r" ) .) d.:i ._:., }j .ı.::..ı. .) ..;.J.. ) t>) J.