Ara
Menü
ذ

Ayyar

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-117
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
57
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Olar. Kurnaz, açıkgöz, avare, durmadan dolaşan. Devletlerin zayıfladığı ve devlet gücünün tesirini yitirdiği dönemlerde ortaya çıkan, bazen kendilerine göre bir düzen kuran çapulcular, şehir eşkiyası, başı bozuklar, zorbalar, efeler, kabadayılar; belalı ve soyguncu kişiler, haydutlar. 2. tas. Fütüvvet ehlinden olan comert, cesur ve fedakar bazı süfilere de ayyar denilmiştir. Şatır ve</p><p>şuttar da bu türlü kişilerdir. Fudayl b. İyaz (ölm. 1987/802) başlangıçta eşkiyaydı,</p><p>yol keser, vurgun vururdu. Attâr onu tarikat ayyarlarından sayıp över. Hucviri, Zunnün Mısri'yi (ölm. 245/859) överken ona tarikat ayyan der.</p><p>Kuseyri cok namuslu ve iffetli bir kisi olan Nuh isimli birinden ayyar diye söz eder. Cami de Arif Ayyar isimli bir süfiden söz eder. Kuşeyri, Ahmed b. Haydaraveyh'in ayyarları toplayıp şanlarına layık bir ziyafet verdiğini, Risdle’nin fütüvvet bahsinde anlatır. IIL, IV.AX., x. yüzyıllarda kullanılan ayyar tabiri tasavvufta fütüvvet ehli ve civanmert, tarikat ayyarı deyimi de yol eri ve tasavvuf yolunun Yiğit, fedakâr ve gözü pek yolcusu manasına Seliyordu. Ayyarlık niteliğini kazanma ve ayyar olma pek çok süfinin hedefi olmuştur. Safevi şahının fedai muhafizlanna da ayyar denirdi.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-5597
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
57
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Olar. Kurnaz, açıkgöz, avare, durmadan dolaşan. Devletlerin zayıfladığı ve devlet gücünün tesirini yitirdiği dönemlerde ortaya çıkan, bazen kendilerine göre bir düzen kuran çapulcular, şehir eşkiyası, başı bozuklar, zorbalar, efeler, kabadayılar; belalı ve soyguncu kişiler, haydutlar. 2. tas. Fütüvvet ehlinden olan comert, cesur ve fedakar bazı süfilere de ayyar denilmiştir. Şatır ve</p><p>şuttar da bu türlü kişilerdir. Fudayl b. İyaz (ölm. 1987/802) başlangıçta eşkiyaydı,</p><p>yol keser, vurgun vururdu. Attâr onu tarikat ayyarlarından sayıp över. Hucviri, Zunnün Mısri'yi (ölm. 245/859) överken ona tarikat ayyan der.</p><p>Kuseyri cok namuslu ve iffetli bir kisi olan Nuh isimli birinden ayyar diye söz eder. Cami de Arif Ayyar isimli bir süfiden söz eder. Kuşeyri, Ahmed b. Haydaraveyh'in ayyarları toplayıp şanlarına layık bir ziyafet verdiğini, Risdle’nin fütüvvet bahsinde anlatır. IIL, IV.AX., x. yüzyıllarda kullanılan ayyar tabiri tasavvufta fütüvvet ehli ve civanmert, tarikat ayyarı deyimi de yol eri ve tasavvuf yolunun Yiğit, fedakâr ve gözü pek yolcusu manasına Seliyordu. Ayyarlık niteliğini kazanma ve ayyar olma pek çok süfinin hedefi olmuştur. Safevi şahının fedai muhafizlanna da ayyar denirdi.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-10789
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Arapça, sözlük anlamı, atılgan gözü pek yılmayan, fedakar demektir. Abbasiler’de fedai bölüğüne denilirdi. Ayrıca fütüvvet teşkilatının seyfî, kılıçlı kısmıdır.</p>

Köken ve kullanım

s. ar.

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

Olar. Kurnaz, açıkgöz, avare, durmadan dolaşan. Devletlerin zayıfladığı ve devlet gücünün tesirini yitirdiği dönemlerde ortaya çıkan, bazen kendilerine göre bir düzen kuran çapulcular, şehir eşkiyası, başı bozuklar, zorbalar, efeler, kabadayılar; belalı ve soyguncu kişiler, haydutlar. 2. tas. Fütüvvet ehlinden olan comert, cesur ve fedakar bazı süfilere de ayyar denilmiştir. Şatır ve

şuttar da bu türlü kişilerdir. Fudayl b. İyaz (ölm. 1987/802) başlangıçta eşkiyaydı,

yol keser, vurgun vururdu. Attâr onu tarikat ayyarlarından sayıp över. Hucviri, Zunnün Mısri'yi (ölm. 245/859) överken ona tarikat ayyan der.

Kuseyri cok namuslu ve iffetli bir kisi olan Nuh isimli birinden ayyar diye söz eder. Cami de Arif Ayyar isimli bir süfiden söz eder. Kuşeyri, Ahmed b. Haydaraveyh'in ayyarları toplayıp şanlarına layık bir ziyafet verdiğini, Risdle’nin fütüvvet bahsinde anlatır. IIL, IV.AX., x. yüzyıllarda kullanılan ayyar tabiri tasavvufta fütüvvet ehli ve civanmert, tarikat ayyarı deyimi de yol eri ve tasavvuf yolunun Yiğit, fedakâr ve gözü pek yolcusu manasına Seliyordu. Ayyarlık niteliğini kazanma ve ayyar olma pek çok süfinin hedefi olmuştur. Safevi şahının fedai muhafizlanna da ayyar denirdi.

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, sözlük anlamı, atılgan gözü pek yılmayan, fedakar demektir. Abbasiler’de fedai bölüğüne denilirdi. Ayrıca fütüvvet teşkilatının seyfî, kılıçlı kısmıdır.

Sözlüğe dön ←