Ara
Menü
ذ

Bâtın

Köken ve kullanım

i. ar.

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

  1. İç, gizli, derun, iç nihan, gizli âlem.
  2. tas. a Allah'ın dort isminden biri: Evvel, Ahir, Zahir, Bâtın (Hadid Suresi, 2). Bunlara ‘ana adlar denir. Bu halde zahir-bâtın, aşikâr-pinhan, açık-gizli, iyannihan O'dur (Git ros, EK 1 305, KTA 87). Ben bilmez idim gizli iyân hep sen imişsin Tenlerde vu canlarda nihân hep sen imişsin

7 CE _ 6

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

huk. İslâm hukukunda vakıf, vasiyet ile miras konularında çok kullanılan bu terim, soyun nesep bakımmdan derecelerini ifade eder. İlk batm, çocuklar, ikinci batm torunlar, üçüncü batm da torunlarm çocuklarıdır. Eski hukukta aile vakıflarmda sıkça rastlanan “batnen ba'de batnın” sözü vakfın gelirlerinden yararlanmada önceliği kimin alacağmı ifade eder. Buna göre öncelik ilk batmdadır.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). His (duyu) organları ile hissedilemiyen, hayâl gücü ile hayâl edilemiyen, akıl ile anlaşılamayan.

Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:

Allahü teâlâ Bâtındır. (Hadîd sûresi: 3)

2. Kalb ve rûh, iç âlem, gönül.

Bütün âzâları (organları) İslâmiyet'in emirlerini yapmakla süsledikten sonra, bâtına teveccüh etmeli (yönelmeli), böylece yapılan ameli, ibâdeti gafletten, Allahü teâlâyı unutarak yapmaktan uzak tutmalıdır. (İmâm-ı Rabbânî)

Bu dünyâda, amel, ibâdet lâzımdır. Bu amellerin, bâtına çok yardımı vardır. Bâtının ilerlemesi, zâhirin (görünüşün, bedenin) İslâmiyet'e uymasına bağlıdır. O hâlde bu dünyâda her zaman, zâhir de bâtın da İslâmiyet'e muhtaçtır. Bedenin işi İslâmiyet'e uymak, bâtının işi de, İslâmiyet'in (ona uymanın) meyvelerini toplamaktır.

(İmâm-ı Rabbânî)

Öyle yaşayınız ki, etrâfınızda bulunanların bâtınları toparlansın. (İmâm-ı Rabbânî)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça. İç, öz, gizli gibi anlamları vardır. Dış anlamına gelen zahir kelimesinin zıddıdır. el-Bâtın, Allah’ın güzel isimlerinden biridir. Alemin tümü Hak’tır. Zuhuru da âlemden ibarettir.Allah, bu âleme göre zâtı itibariyle el-Bâtın’dır. Kur’an-ın, zahirî ve batınî manasının olduğu hususunda ittifak vardır. Sadece batınını kabul edip, zahirini te’vîl edenlere batınî denir. Aynı şekilde islam’ın namaz, oruç gibi emirlerinin vaz’ında da bir takım hikmetler bulunduğunu kabul eden tasavvuf ehli, şeriatın içyüzünü bilme yolunda oldukları için kendilerini “bâtın ehli” sayarlar. Ancak, şeriatın içyüzü dediğimiz bu hususların, kitap okumakla değil, öz doğruluğu ve Allah’a teslim olma sonucu bilinebilir. Bu bakımdan bu bilgi, gizli bir bilgidir, ve bu bilgiyi bilenler de gizlidir. Bir de Bâtıniyye Mezhebi vardır ki, bunlara göre, Kur’ân hükümlerinin hepsi de, âlemin nizamını sağlamak içindir, olgun kişiler bu düzeni sağladığı içindir ki, bizler cennet ehliyiz, cennetteyiz, ibadet kaydından, bağından kurtulmuşuz, derler. Ancak sünnî tasavvuf okullarının tamamı, bu görüşleri şiddetle reddederler, hatta müslüman saymazlar. Onlara göre, bunlar bâtın ile bâtılı birbirine karıştıran sümüklü tasavvuf erbabıdır ve reddedilmiştir.BÂTIN KILICI,

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Bâtını temiz olan anlamında Arapça bir tamlama. Allah’ın vesvese ve şeytanî fikirlerden koruduğu kişiye denir.TÂHİRÜ’S–

İlgili maddeler

Sözlüğe dön