ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
31 sonuç · “Siyah”
01Siyâhî Hasan Efendi
Siyâhî Hasan Efendi (ö. 1724), Edirne medreselerinde Sahn ve Süleymaniye derecelerine kadar ilerleyen Osmanlı âlimidir.
Siyâhî Mehmed Efendi
Siyâhî Mehmed Efendi (ö. 1730), Bursa medreselerinde ilerleyerek Bosna kadılığına tayin edilen Osmanlı âlimidir.
Siyâhî Mustafa Dede
Kıbrıslı Siyâhî Mustafa Dede (ö. 1122/1710-11), Dânişî Ali Dede'nin terbiyesinde yetişen; Lefkoşa, Gelibolu ve Kahire Mevlevîhânelerinde postnişinlik yapan, neyzenliği ve mürettep Dîvânı ile tanınan Mevlevî şeyhidir.
Beşiktaşlı Yahyâ Efendi
Beşiktaşlı Yahyâ Efendi (1495–1571), Kanûnî Sultan Süleyman’ın sütkardeşi; Zenbilli Ali Efendi’nin talebesi, Sahn-ı Semân müderrisi, Müderris mahlaslı şair ve Beşiktaş’taki geniş hayır çevresinin kurucusudur.
Çeşm-i Siyah Mustafa Efendi
Pravadi’den İstanbul’a gelerek saray hizmetinden ilmiye mesleğine geçen Çeşm-i Siyah Mustafa Efendi (ö. 1730), Sahn ve Süleymaniye derecelerindeki medreselerin ardından Medine, Şam ve Edirne kadılıklarında bulunmuş âlimdir.
El-Hâc Şeyh Abalı Hâfız Muhammed Haydar Efendi
Abalı Hâfız Muhammed Haydar Efendi, Kırkağaçlı Mehmed Emin’den hilâfet alan; Aksaray Şekerci Sokağı’ndaki Nakşibendî dergâhında irşad eden ve Zenbûrî mirası Yahyâ Âgâh İstanbulî’ye aktaran XIX. yüzyıl şeyhidir.
Halil Hamdi Dağıstânî
Halil Hamdi Dağıstânî, babası Yahyâ Dağıstânî ve Abdullah Mekkî’den terbiye alan; Mekke’de irşad eden, İrşâdü’r-râgıbîn başta olmak üzere eserleriyle Nakşibendî usulünü açıklayan şeyhtir.
Mevlevî Şeyhi Hasîb Seyyid Mehmed Efendi
Hasîb Seyyid Mehmed Efendi (ö. 1709-10), İstanbul'dan Kahire'ye giderek Siyâhî Mustafa Efendi'den Mevlevî terbiyesi alan; İznik'te zâviye şeyhliği yapan ve Hasîb mahlasıyla divan tertip eden Mevlevî şairidir.
Seyyid İbrâhim Bitlisî
Seyyid İbrâhim Bitlisî, Yahyâ Âgâh İstanbulî'nin Ankara Millî Kütüphane 3200 numaralı istinsahında kaydettiği Zenbûriyye-Kādiriyye silsilesinde yer alan şahsiyettir. Aynı adlı kişilerle karıştırılmaması için bu kayıt yalnız kaynak zincirindeki komşuluklarıyla tanımlanır.
Seyyid Yûsuf Nesîb Dede
Konyalı Seyyid Yûsuf Nesîb Dede, Kahire’de Siyâhî Mustafa Dede’den sikke giydi; Ankara ve Şam Mevlevîhânelerinde, ardından Yenikapı’da şeyhlik yaptı. Dîvânı ile Rişte-i Cevâhir adlı mensur eserin müellifidir.
Şeyh Yûnus-ı Bahrî Efendi
Şeyh Yûnus-ı Bahrî Efendi Zamânımızda İstanbul’da bulunan bu zât-ı şerîf herkesin nazar-ı dikkatini celb eder. Uzun boylu, beyaz sakallı, nûr yüzlü, siyah cübbeli, siyah amâmeyi hâvî Halvetî taclı bir pîr-i nûrânîdir. 1260/(1844) senesinde Köstendil’de Kalem Abdullâh Efendi sulbünden dünyâya gelmiştir. Ümmî-i âlimdir. Köstendil’de kibâr-ı meşâyıh-ı Ramazâniyye-i Halvetiyye’den ve veliyy-i kâmil Müderris Baba sülâlesinden Şeyh Ali…
Zengi Ata
Zengi Ata (ö. 656/1258 [?], Taşkent); Orta Asyalı Yesevî şeyhi. Asıl adının Ay Hoca olduğu, siyah derili oluşundan dolayı Zengi Ata diye ün kazandığı nakledilir; dört halifesiyle Yeseviyye'yi Deştikıpçak'a taşımıştır.
Siyahi
Zat-ı Hak. Karanlıkta hiçbir şey birbirinden ayırt edilmediği gibi Hakk'ın Zatında da hiçbir şey diğer şeylerden ayırt edilemez, seçilmez.
Şeyh Hâmil / Siyâhî Efendi Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Bozuk addan temiz kayda Risâle aktarımında “Seyyah / Siyah Şeyh” biçiminde görülen ad, Sefîne-i Evliyâ'nın 1924-25 cetvelinde Şeyh Hâmil Tekkesi ve postnişin Şeyh Siyâhî Efendi olarak okunur. Âyin günü Sefîne cetveli tekkenin yevm-i mahsûsunu Cumartesi olarak verir. Böylece yapı adı, şeyh adı ve âyin günü birbirine karışmış OCR satırından ayrılmıştır. Konum Risâle listesi Kabasakal çevresini gösterir. Kesin sokak ve parsel teyit edilmediği için koordinat eklenmemiştir.
Siyahi Mehmed Efendi el-Cerrahi Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH MEHMED HİDAYET EFENDİ EL-CERRAHİ” adıyla, CERRAHİYYE çevresinde, EYÜPSULTAN/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi EDİRNEKAPI'DA MEDFUN İMİŞ, TAM KONUM BİLİNMİYOR. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 1350 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.
1925 Öncesi İstanbul Rifâî Dergâhları
Risâlede semtleriyle kaydedilen 56 tekke ve zâviye. Risâleden hazırlanmış özgün ve ihtiyatlı editoryal inceleme.
Mevlevî Âyin-i Şerifinin Mûsiki Mimarisi
Mevlevî mukabelesinin tam akışı; icracıları, mekân düzeni, makam ve usûl örgüsü, dört selâmı, terennümleri, sembolik yorumları ve sahne icrasından farklarıyla birlikte.
Nurlar, Renkler ve Müşâhede Öğretisi
Kübrevî tecrübe dilinde görüntü, hâtır, latife ve ahlâkî dönüşüm. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Rifâiyye'nin Kıyafet, Sembol ve Cihaz Dünyası
Hırka, tâc, destâr, ridâ, kemer, gül mührü, alem ve merasim eşyaları
SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ
Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş
BEY’AT-HIRKA VE İRŞÂD
Avârifü’l-Maârif · 12. bölüm · Hırka giymek; mürşid ile mürid arasında bir bağlantı ve müridin nefsi ile kendi arasında mürşidinin hakemliğini kabul etmesidir. Şeriatta dünyevî bir maslahat ve iş için bir başkas
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 13–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme
Sayfalar 33–39
Muzaffer Ozak Külliyatı · bir tahta parçası üzerinde sağ ve sâlim kaldı. anası boğuldu. Işte, o öksüz yavrunun annesinin ruhunu acıyarak aldım. Allahu zül-celâl tekrar buyurdu: — Yâ Azrail.. Ruhunu sevinere
Sayfalar 41–48
Muzaffer Ozak Külliyatı · ETVAR-I-SEB'ADA OLAN ESMÂ-I-İLÂHİYYENİN RENKLERI Tevhidin nuru hava'i mavi Ism-i-celâlin nuru kırmızı İsm-i-Hû'nun nuru yeşil İsm-i-Hak'kın nuru beyaz Ism-i-Hay'yın nuru sarı İsm-i
Sayfalar 41–47
Muzaffer Ozak Külliyatı · Esteizü billâh: « Ve yetûfu aleyhim vildanün muhalledüne iza reeytehüm hasibtehüm lü'lüen men süra» sadakallahulaziym. Insan sûresi: 19-20 Meâli şerifi: «Cennet ehlinin etrafında h
Sayfalar 96–102
Muzaffer Ozak Külliyatı · peygamberler o güneşten nur alan ay ve yıldızlar gibidirler. Nebiyyi ins-ü can aleyhi ve âlihi salâvatullah-ir-Rahman, ruh mesâbesinde ve bütün diger peygamberler vücuttaki diger u
Sayfalar 114–119
Muzaffer Ozak Külliyatı · lim, çünkü, hiçbir şey yoktur ki, dünyâda, âhiretin bir nümuncsi olmasın. Yâni, âhirette ne varsa onun bir ifadesi, bir nümunesi, bir örneği ve bir işareti mutlaka ve mutlaka dünya
Sayfalar 111–116
Muzaffer Ozak Külliyatı · yi, bir çarmıha gerdirdi. Mâşite hatunun iki kızı vardı; biri kundakta, diğeri beş yaşında idi. Firavun, o iki meleği de getirtti, kızlardan büyük olanını, Mâşite'nin karşısında tu
Sayfalar 126–134
Muzaffer Ozak Külliyatı · kapıda görününce kadınların hepsi bıçakları ile meyvaların jerine parmaklarını kesmeğe başladılar ve bunun farkına dahi varmadılar. Bunu gören Züleyha, Yusuf Aleyhisselâmı dışarıya
Sayfalar 147–152
Muzaffer Ozak Külliyatı · 6 — Kadın, erkeğin akrabasına, kocamın allesi dtye bürmet etmeli, kocasına ait olan her şeyi, kocasını sevdiğl Için sev. melidir. Erkek de, kezâ allesine alt olan her şeyi, allesi