HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Konya’dan Mısır’a
Konya’da doğdu; babası Şeyh Ömer-i Konevî’dir. İlk tahsilini Konya’daki ilim ve Mevlevî çevrelerinde tamamladı. 1687’de İstanbul’a geldi; Siyavuş Paşa çevresindeki şiddetli siyasî olaylardan sonra Müneccimbaşı Ahmed Dede ile Kahire’ye geçti.
Siyâhî Mustafa Dede ve Mesnevî
Kahire Mevlevîhânesi şeyhi Kıbrıslı Siyâhî Mustafa Dede’nin meclisine girerek ondan sikke giydi. Kahire’de Mesnevî dersleri verdi; ardından Mekke’de Müneccimbaşı Ahmed Dede’den riyâziye ve heyet ilimleri okudu.
Ankara ve Şam postları
Konya’ya döndüğünde II. Bostan Çelebi önce onu kârî-i Mesnevî, sonra 1692’de Ankara Mevlevîhânesi şeyhi tayin etti. Ertesi yıl hac yolunda Şam’a geldiklerinde Şam Mevlevîhânesi postuna geçirildi. Kaynaklarda Mısır postunda da bulunduğu nakledilse de kendi Dîvânında bu görev doğrulanamaz.
Yenikapı
Muhammed Sadreddin Çelebi döneminde Konya Dergâhında sertarîk hizmetinde bulundu; 1711’de Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhliğine getirildi. Yaklaşık üç yıl sonra 1714’te vefat ederek Yenikapı haziresine defnedildi.
Hattatlığı ve eserleri
Ta‘lik hattındaki ustalığı çağdaş kaynaklarda Cevrî ile karşılaştırılır. Beş nüshası karşılaştırılan Dîvânının yanında, Hz. Ali’ye nispet edilen Nesrü’l-leâlî sözlerini şerh ve tercüme ettiği Rişte-i Cevâhir adlı mensur eseri vardır.
