Ara
Menü

El-Hâc Şeyh Abalı Hâfız Efendi

Şeyh İsmiiil -i Nüvviib 283 Sahibü'l-hayriit Seyyid kamil el-Hile Mustafa Hiinkiih- ı Nakşıbend'i vakf idüp kiin-ı sehii \>._..., ı) l)' y J --41 Ji) (.$" o LA.il> = 1 206/( 1 792) Azizlerinden mukaddem intikal eyledikleri müsteban oluyor. el-HAC ŞEYH ABALI HAFIZ EFENDİ (Muhammed Haydar Efendi) Muhammed Haydar Efendi, "Abalı Hafız" diye meşhurdur. Bergamalı…

Yol
Nakşibendiyye
Mekân
1 bağlantı
Unvan
Tasavvuf şahsiyeti

Hayatı ve irşad çevresi

Şeyh İsmiiil -i Nüvviib 283 Sahibü'l-hayriit Seyyid kamil el-Hile Mustafa Hiinkiih- ı Nakşıbend'i vakf idüp kiin-ı sehii \>._..., ı) l)' y J --41 Ji) (.$" o LA.il> = 1 206/( 1 792) Azizlerinden mukaddem intikal eyledikleri müsteban oluyor. el-HAC ŞEYH ABALI HAFIZ EFENDİ (Muhammed Haydar Efendi) Muhammed Haydar Efendi, "Abalı Hafız" diye meşhurdur. Bergamalı veya Kır kağaçlıdır. Şeyh Sadık Efendi halifesi Kırkağaçlı Muhammed Emin Efendi'den müs tahlefdir.222 Aksaray'da, Şekerci Sokağı'nda, ahiren muhterik olan ve elyevm yerine Uşşak! tekkesi yapılan Nakşıbendl Dergahı şeyhi idi. Nefes-i nefisi ikslr-i a'zam gibi müessir bir insan-ı kamil idi. Uzun boylu, beyaz sakallı, buğday renkli, cazibeli bir zat idi. Arakıyye üzerine, abani sarık sarardı. Ale'l ekser aba giyer idi. Bundan kinayeten "Abalı Hafız" diye meşhUrdur. Dergahı erbab-ı aşka cilve-gah olmuş idi. Hz. Müştak-ı Kadirl'nin mahdumu Ed hem Baba, dfüma burada vecd ü halat ile sema' ederdi.

Muharrir-i fakir çocuk idim, ale'l-ekser tekkesine gider, elini öper ve duasını alırdım. Mevlid-i şerif cem'iyyetle rinde zikr alemlerini hatırladıkça kalbim cezbe-dar olur. 1 304/( 1 887) veya 1 307/( 1 890 ) senesinde 24 Cemaziye'l-ahirde gül-şen-i lahfita pervaz eylemiş, na'ş-ı şerifi Üsküdar'a nakl ile Hz. Sadık'ın kurbunda defo edilmiştir. (Kaddesa'llahu sırrahu) Pek mübarek, aşık, arif /148/ bir şeyh-i kamil idi. lrtihallerine birkaç gün kala, bir Perşembe günü, ber-mu'tad zikr-i şerlfde bulunup, o gün kendinde fevka'l-ade hal zu hur etmiş idi. İki defa şiddetli bir sacla ile, "Allah" diye sayha etmiş idi. Her birimiz titredik, duçar-ı haşyet olduk. Üç dört gün sonra yatsı namazını ba'de'l-eda, yatağa ya tarak tesllm-i can eylemiş. Sabahleyin evlad ü ıyali irtihaline vakıf olmuştur. (Rahme tü'Uah-i aleyhi rahmeten viisia ve kaddese'Uahu esriirahu ve nefeana'llahu bi-şefiiati/U. ) ERZURUMLU İBRAHiM HAKKI Onikinci as ır (XVlll. asır) ricalindendir. "Hadim-i aşk" (J-!.>- r .)L>- ) , "Hakk'a rı za" (W, J <Ü>-) ve "NGr-ı mahzl" ( J j ) terkiblerinin delaleti vechiyle 1 1 1 5/ 222.

Emin Efendi'nin irtihali 1 243/( l827 )'tedir. Bir eserde, şeyhi el-Hac İbrahim Ahmed-i Hayalı, onun şeyhi Sadık-ı Erzincan! gösteriliyor. 284 Seflne-i Evliya ( 1 703 )'de22 3 Erzurum civarında Hasankale'de, Şeyh Osman Efendi sulbünden dünya ya fer verdi. lbtidfü: tahsilden sonra, Erzurum'da müfti-i belde Hazık Muhammed Efendi 2 Z4 hazretlerinden ders okumuşlardır. İbrahim Hakkı Efendi, pek mühim bir zattır. Bir müddet seyahat etmiş; hin-i se yahatında Siirt kazasının Tillo karyesinde kibar-ı meşayıh-ı Kadiriyye vü Nakşiy ye'den lsmail Fakirullah-ı Tillovl hazretlerine mülaki olarak intisab eylemiştir. He nüz otuz yaşında iken ikmal-i süluk ile müstahlef oldular. 1 145/( 1 732) tarihinde şeyhleri alem-i bekaya güzer eyledi. Hakk-ı alilerinde şu tarihi söylediler: }:l l t;JY ı J ).t 225 1...1.) 1 Ilı ...? y> İ brahim Hakkı Efendi'nin kemalatı gün-be-gün güşayiş bularak kümmelin sırası na geçmiştir. 1 184/( 1 770) senesinde yetmişdokuz yaşında iken intikal eyledi.

Erzu rum'da ziyaret-gah'dır. 226 Hulefası: Onbir halifesi vardır. En meşhurları: Sa'dullah Efendi. Amentü Şerhi'ni yazan. Halil Efendi. Mustafa Efendi. lbrahim Efendi. Kitabu'n-Nokta ve Sadr-ı Vücud nam eserlerin sahibi. Münzevi Sadık Efendi. Asan: l . Ma'rifet-name. Hz. Şeyh'in ekmel-i asarıdır. Pek güzel ve fenni ve o nisbet te aşkı bir eserdir. Meşahir-i felekiyyundan Fransız Mösyö Camille Flamma rion, felek! kısmını tercüme etmiştir. 223. 2. ve 3. ibarelerin hesaplanmasından 1 1 14 çıkmaktadır. (H) 224. Bu zatın Tefsir-i Kadi üzerine ta'likatı ve sair mu'teber te'lifatı ve bir de güzel bir Divan'ı vardır. 1 l 77/( l 763 )'de irtihal-i dar-ı beka eyledi. Hakki dinildi fevıine tô.ıilı. Hakk'a yöneldi Hiizık Efendi (15.til ..;ı.,.. 15..ı.l;y. ...,._ ) (vefatı için söylenen) tarihtir. Divan'ını merhum Abdürrezzak ilmi Efendi bastırmıştır: ( Bkz. Is mail Fakirullah'dan sonraki kısım.) 225. "Nı1ri!

Tarih cismi ayırdı, fakat o, zatıyla ebedi olarak diridir." (H) 226. Erzurumlu İbrahim, Siirt'e bağlı Tillo'da (şimdiki adı Aydınlar) vefat etmiştir ve türbesi burada dır. Bkz. Mesih İbrahim Hakkıoğlu, Erzurumlu İbrahim Hakkı, İstanbul 1 973, s. 1 82 vd. (H) Şeyh lsmiiil -i Nüvvab 285 /149/ 2. Divan-ı İlahiyyat, 3. Tezkiretü '1-Ahbab, 4. Hısnü'l-Arifin, 5 . Kelimat-ı Fakiru'llah, 6. İrfaniyye, 7. İnsaniyye, 8. Lübbü'l-İrfan, 9. Mürşidü'l-Müteehhilin, 1 0. Tecvid, 1 ı . Müntehabat-ı Manzume, 1 2. Kuvvet-i Can, 13. Cilaü'l-Kulub, 1 4. İnsan-ı Kamil, 1 5 . Sefinetü'n-Nuh, 16. Mecmua-i Mekatib, 1 7. Nuş-ı Can, 18. Raz-name, 1 9. Kitab-ı Alem, 20. Kenzü'l-Fütuh, 2 1 . Urvetü'l-İslam, 22. Tertibü'l-Ulum, 23. Vuslat-name, 24. Şükür-name, 25. İkbal-name, 26. İlahi-name, 27. Manzume-i Avamil, 28. A'mal-i Felekiyye, 29. İstihrac-ı A'mal-i Felekiyye, 30. Lügatçe, 3 1 . Kavaid-i Fürsiyye, 32. Risale-i Mir'ati'l-Kevneyn, 33.

Ed'ıyye-i Me'sfire, 3 4. Süluk-i Nakşıbendi, 35. Tuhfetü'l-Kiram, 36. Nuhbetü'l-Kiram, 37. Ülfetü'l-Enam, 38. Hey'at-ı İslamiyye, 39. Mecmfiatü'l-Vahdaniyye. İbrahim Hakkı hazretleri, hakikaten ecille-i meşayıh-ı kiramdandır. Kudret-i il miyyesi pek yüksek, derece-i irfanı o mertebede ali, hazine-i ma'rifeti Arabi, Farisi, Türk! eş'arıyla, asarıyla malidir. Ma'rifet-name'si bir derya-yı bi-payandır. Tarz-ı be yanı gayet hoştur. Nazın u nesrine birer misal ile tezyin-i sahife-i i'tibar eylemeyi mu vafık buldum: "Evliya-yı kiram, selattn-i keltm-puş ve hüşyaran-ı bade-nuşdurlar. Evliya, mahmuran-ı hamr- ı bi-hudi ve manzuran-ı nazar-ı ehadidir. Evliya, dtnar u dirhemsiz; ağniya; tabi u alemsiz ümeradırlar. Evliya, kıbab-ı izzetle mesrur ve bisat-ı kurb üzerinde mesrur durlar. Onların gönülleri arşt ve bedenleri vahşidir. Arz, onlara bisat ve sema sakftır ki, güneş disar ve kamer sirac-ı vakfdır.

Onların ervahı, ebdanı ulvidir; akvali nebevi, ef'ali melekidir; ahlakı ilahidir. Onların maişetleri tefviz ü tevekküldür; /1 50/ san'at ları sabr u tahammüldür. Onların temessükleri teslim ü rıza ve telezzüzleri fakr u fena dır. Onlar haim ü daim ve Hak'la müste'nes ü kaimdirler. ( İ J.) t+l ı.sı_,k )227 "Müşahede, nettce-i mücahededir. Müşahede, ahval-i guyuba ıttıla'-ı kulubdur. Mü şahede kendi fenasıyla Hakk-ı görmektir. Müşahede, mevsufu sıfatında bulmaktır. Müşahede, ma-sivadan teberrt kılıp her halde Hak ile olmaktır. Müşahede, her mev cud ile maksudu görmektir. Müşahede, bir halet-i latifedir ki, ervah u kutubu cemal i mahbfıb ile mesrur u ma'mfır eder. Müşahede, mütalaa-i Cebbar'ın envar-ı süruruy la mükiişefat-ı guyubdur. Hz. Ömer (radıya'IUihu anh) buyurmuştur ki: "Benim kal bim Rabb'i görmüştür." Hz. Ali (radıya'lliihu anh) buyurmuştur ki: "Müşahede, rü'yet-i basar değildir.

Lakin nfır-ı irfan ile ru'yet-i cinandır ki, (o) J \ )228 kelamı, bu kelamına burhandır. Müşahede, gönül dostunu görmektir. Hakk'ı sırrın da müşahede eden il.şıkın kalbinden cihan sakıt olup gözünden muhtecib olur. Onun gönlünde, gözünde ancak aşk-ı Mevla kalır." * * * "Tarikın şartı bir ma'nadır ki, dil ü canda muhabbet-i Mevla'dır. Bir gönül ki, onda derd-i taleb ü arzu zuhur etmiştir, onu büyük ni'met bilmek gerektir. Leyi ü nehar iz diyadına sa'y ü himmet etmek lazımdır. Ol hubb-ı ezelidir ki, mir'at-ı dilde mün'akis ü celtdir. Onun için ol gönül iradet ü muhabbet ü şevk ile mümtelidir. Mürid-i Mev la bulunan kimse, murad olunmuş velidir. Bu derd-i taleble dem-be-dem ağlayanlar, zahirde halk ile ihtilat edip hizmette olur lar, batında ancak Hz. Hakk- ı bilirler ve bulurlar. Kendilerini kesret içinde gizlerler. 227. "Onlara v e onları sevenlere müjdeler olsun." (H) 228. "Görmediğim Rabb'e i badet etmem." (H) Şeyh lsmatl-i Nüvvab 287 Gönüllerinde vahdet yolunu izlerler.

Bedenlerini halka, gönüllerini Hakk'a teslim ederler. Bu resm ü rah ile mahfke Hakk'a doğru giderler. Taşradan bigane, içeriden hemhane olurlar. Beden ağyar ile, gönül yar ile; kulak sacla ile, gönül Huda ile; göz rakibde, gönül Habib'de; lisan güftar ile, gönül dil-dar ile; el san'atta, gönül Haz ret'te; ayak gitmede, gönül zikretmede; beden post ile kaim, gönül dost ile daim; be den rahatla mekanda, gönül seyahatle cevelanda; beden esbab ile kavgada, / 1 5 1/ gö nül mutlak üns-i Mevla'da bulunur." İşte Hz. Şeyh'in kemalat-ı beyaniyyesi. Müşarünileyh, hakikaten eazım-ı rical-i tarikattandır.

Eş'arından: Hô.ce biz mest-i b&le-i ezeliz Aşık-ı hüsıı-i aşk-ı Lem-yezel'iz Bulmuşuz aşk-ı Hayy u Kayyum'u Aşk ile biz de hayy-ı bl-eceliz Zevk-ı dil bulduk ekl ü şürbe bedel Şarib-i hamr-ı aşk-ı bl-bedeliz Biz bu aşk-ı cemili vasf ideriz Sandı Hakkı ki münşid-i gazeliz * * * Biz sufi-i suffe-i safayız Der zlr-i kıbab-ı Kibriyd'yız Biz arz u semaya sınayız kim Biz cevher-i alem-i amiiyız Çün ciim-ı elest mestiyiz hoş Biz tiilib-i şalıid-i bakiiy ız Biz Hazret-i Hakk'a pek yakınız Andan bizi sanına kim cüdayız Ten perdesi ref o lunca Hakkı Seyr eyle ki biz ne meh-likô.yız * * * Çü kalbe nlizil olur pertev-i cemiil-i Habib Görüne elin gözÜne bedr-i ba.-kemiil-i Habib Ne iltifiitı kal.ur kliiniit lezzetine Anın ki clinda olur lezzet-i visal-i Habib Bu dam u daneye meyi itmedi o bülbül-i elin Ki oldu dilde grriftlir-ı zÜ/f ü hiil- i Habib İki cihanda bulunmaz Habib'e misi ü bedel Eğerçi her dü-cihandır bize zıliil-i Habib Tulu' idince gönül meşrıkmdan ey Hakki Nücftmu malıv ider ol şems-i bi-zeval-i Habib o..U ıJ' l'1 Ş ..il i .!,\fi)' oŞ ıJ' o J .

i J ıy \r ı c: J ı) '.>Ü • ş .> i c.J"u.;\r ı c: J ı) l' _, J ıY rr-l ı Jl..!.s- ıY J ' ı.>J.:ı i'.>Ü ..s. _, JS"'İ .s .ı,,.,. .!.I ş..u 229 t; b Ll..!. i) .:ı i ..:.4>.- _,_, * * * 229. "Zikri ancak müşilhede makamına erenler bırakır; fakat zikretmeyenler de O'nu müşilhede maka mına eremez.

Her halükarda O'nu görüyorum; her nefes alışverişimde de O'nu zikrediyorum. Aşkımdan dolayı bugün duayı bile unuttum. Yediğimin öğle yemeği mi, akşam yemeği mi olduğu nu da bilmiyorum. Efendim ! Senin zikrin yemem ve içmem oldu. Yüzün ise, onu gördüğümde benim derdimin der manıdır." ( H ) Şeyh lsmail -i N üvvab 289 .:...; Jj l y jl ;, ...:..- ..::.4 .J LI-. I ..:,... JI ..::.j ..::. J j>:oS- .Jİ r r ..:,... JJ J1:. ;...l.i l ci> \; J ;J ..lı J I; ;,y j>:oS- J J I ; :> r"' _:? I; y. .:;.:> ..l..!. ;,J" ...l.i ; J-15"" .Jl.p.- JJ jl .J\j)\; ...l.i .;. IS" ,y_;>- ;4 ..l..!. .J I j ıısıı r li :r:- JS'Y r. no r b J ..:,... .f... 4-A ..:-- ı; J ; :> * * * D"ule-i cam açup aleme bak ey Hakkı Ki cihan ayine-i aşk-ı Huda olmuşdur Latife: İbrahim Hakkı hazretleri iki zevceye sahih imiş. Hocası Hazık Efendi, latifeten şu beyiti yazmış yollamış: Bir şahsa eylese felek pire-zen-i dü-zen Eyler giran niki.ıhma pa-beste-i du-zen İbrahim Hakkı (buna) şu cevabı vermiş: Emv&-i kesret içre yemm-i vahdeti sezen Derya-dil erdir ol kim ne keder alsa se-zen 230. "Ey Müs l üman!

Senden eze lden beri istenen teslimiyet göstermendir. Mest o l muşçasına tes lim o l man gerek ir. Ne mut l u ona ki, iki cihanda dostun gö lgesinde uumuştur; acz ve hayret onun azığıdır. Aczin baş langıcında kendini gördü; mürşid acizlerin dinini seçti. A rifler her iki cihandaki l erden daha durgundurlar; çünkü on lar, harmanın yükünü hiç bir şeysiz götürürler. Tasal ı sevinç l i an larda, tevekkü l ve tamamen teslimiyetten başka her şeyh i le ve tuzaktır." (H)

COĞRAFÎ HAFIZANakşıbendl DergahıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi1 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Senden eze lden beri istenen teslimiyet göstermendir. Mest o l muşçasına tes lim o l ­ man gerek ir. Ne mut l u ona ki, iki cihanda dostun gö lgesinde uumuştur; acz ve hayret onun azığıdır.

Metni gösterMetni daralt

Senden eze lden beri istenen teslimiyet göstermendir. Mest o l muşçasına tes lim o l ­ man gerek ir. Ne mut l u ona ki, iki cihanda dostun gö lgesinde uumuştur; acz ve hayret onun azığıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

Ömer (radıya'IUihu anh) buyurmuştur ki: "Benim kal­ bim Rabb'i görmüştür." Hz. Ali (radıya'lliihu anh) buyurmuştur ki: "Müşahede, rü'yet-i basar değildir. Lakin nfır-ı irfan ile ru'yet-i cinandır ki, (o) J \ )228 kelamı, bu kelamına burhandır.

Metni gösterMetni daralt

Ömer (radıya'IUihu anh) buyurmuştur ki: "Benim kal­ bim Rabb'i görmüştür." Hz. Ali (radıya'lliihu anh) buyurmuştur ki: "Müşahede, rü'yet-i basar değildir. Lakin nfır-ı irfan ile ru'yet-i cinandır ki, (o) J \ )228 kelamı, bu kelamına burhandır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeNakşıbendl DergahıNakşıbendl Dergahı , Sefîne-i Evliyâ kişi kayıtlarında 1 ayrı bağlamda anılır. Şeyh Sadık Efendi halifesi Kırkağaçlı Muhammed Emin Efendi'den müs tahlefdir.222 Aksaray'da, Şekerci Sokağı'nda, ahiren muhterik olan ve elyevm yerine Uşşak! tekkesi yapılan Nakşıbendl Dergahı şeyhi idi. Bağlantılı şahsiyetler: El-Hâc Şeyh Abalı Hâfız Efendi.