ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
59 sonuç · “Saba”
01Şâbâniyye
Şâbâniyye, Halvetiyye'nin Cemâliyye kolundan Şeyh Şâbân-ı Velî'ye nispet edilen; halvet, zikr-i dâimî, aşk, irfan, hizmet ve zâhir-bâtın dengesi etrafında gelişen tasavvuf yoludur.
Bekriyye
Mustafa Kemâleddin el-Bekrî'nin eser ve halifeleriyle Suriye, Mısır, Hicaz ve Kuzey Afrika'da büyüyen Şâbânî-Karabaşî hattı.
Halîliyye
Geredeli Hacı Halil Efendi üzerinden Orta ve Batı Anadolu'da devam eden; mensuplarının kendilerini çoğunlukla doğrudan Halvetî-Şâbânî diye tanımladığı aktarım hattı.
Karabaşiyye
Karabaş-ı Velî'nin İstanbul merkezli yayılma ve kurumsallaşma dönemini anlatan nispet. Kaynak, bunu ayrı bir tarikattan çok Şâbâniyye'nin güçlü devamı olarak yorumlar.
Kuşadaviyye
Kuşadalı İbrâhim Efendi'nin tekke merkezli biçimleri azaltıp sohbet, ilim, tefekkür ve iç eğitime ağırlık verdiği Şâbânî-Çerkeşî hattı.
Nasûhiyye
Üsküdarlı Mehmed Nasûhî ve Doğancılar Dergâhı çevresinde gelişen, İstanbul'dan Anadolu ve Balkanlara uzanan Şâbânî kolu.
Şâbân-ı Velî
Şâbân-ı Velî (ö. 18 Zilkade 976 / 4 Mayıs 1569), Halvetiyye'nin Cemâliyye kolundan doğan Şâbâniyye tarikatının pîri; halvet ve riyâzete verdiği ağırlıkla tanınan, Anadolu'nun dört kutbundan biri sayılan Kastamonulu mürşid.
Şa‘bân-ı Şifâî (Ahmed Şa‘bân Efendi)
Şa‘bân-ı Şifâî (ö. 1705), Ayaş'tan İstanbul'a giderek saray hekimliğine ve ilmiye mesleğine giren; doğum, yenidoğan ve çocuk sağlığına dair Tedbîrü'l-mevlûd başta olmak üzere Türkçe tıp eserleri yazan müderris, kadı ve şairdir.
Abdullah-ı Berzişâbâdî
Abdullah-ı Berzişâbâdî (789/1387–872/1467-68), Muhammed Pârsâ ve Ya‘kūb-i Çerhî’den Hâcegân-Nakşibendî terbiyesi, İshak Huttalânî’den Kübrevî hilâfeti alan; Horasan’daki irşad hattı daha sonra Zehebiyye silsilelerince geriye dönük olarak sahiplenilen sûfîdir.
Abdurrahman Câmî
Abdurrahman-ı Câmî / Molla Câmî (23 Şâban 817 / 7 Kasım 1414, Harcird – 18 Muharrem 898 / 9 Kasım 1492, Herat); Fars şiirinin son büyük üstadı sayılan Nakşibendî şair ve âlim. Nefehâtü'l-üns müellifi; İbnü'l-Arabî'nin vahdet-i vücûdunu Nakşibendiyye ile kaynaştırmıştır .
Abdürrezzâk Şâban Efendi
Abdürrezzâk Şâban Efendi (ö. 1098/1686-87), İnebolu çevresinden İstanbul'a gelerek Kasımpaşa Kızanlık Çeşme Mescidi imamlığı yapan; 1668'den vefatına kadar Eyüp Sultan Camii kürsüsünde hadis, tefsir ve vaaz hizmeti yürüten âlimdir.
Ahmed Amiş Efendi
Ahmed Amiş Efendi (1807-1920), Tırnova’daki muallimlikten Fatih sertürbedarlığına uzanan hayatında Kuşadavî irşadı sohbet, melâmet ve teveccüh merkezli bir yöntemle İstanbul’un ilim ve kültür çevrelerine taşıdı.
Aksarâyî Şeyh Ali Efendi
Ali b. Şaban el-Aksarâyî (ö. 1111/1699-1700), Aksaray’da yaklaşık otuz yıl ders ve vaaz, yirmi yıl fetva hizmeti veren; Kayseri Şifâiyye Medresesi’ne tayin edilen Osmanlı âlimidir.
Ayasofya Hatibi Şeyhülkurrâ Şâban Efendi
Ayasofya Hatibi Şeyhülkurrâ Şâban Efendi (1607/08–1686), Evliyâ Mehmed Efendi’den kıraat tahsil eden; Kadırga, Fâtih, Haseki, Üsküdar Valide Sultan, Süleymaniye ve Ayasofya camilerinde imamlık ve hatiplik yapan XVII. yüzyıl Osmanlı kıraat otoritesidir.
Bahşî Efendizâde Şeyh İsmail Hakkı Efendi
Bahşî Efendizâde Şeyh İsmail Hakkı Efendi (d. 1862-63), Kütahya Balıklı Mahallesi’ndeki Bahşî Efendi / Muslihiddin Velî Dergâhı’nın Halvetî-Şâbânî postnişini ve Meclis-i Umûmî üyesidir.
Baldırzâde Abdurrahman Efendi
Baldırzâde Abdurrahman Efendi (ö. Şaban 970/1563), Zenbilli Ali Cemâlî’nin muîdi ve mülâzımı olarak yetişen; İstanbul, Edirne ve Tire medreselerinden sonra Medine ve Halep kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Bekir Sıdkî Efendi (Şeyh Sâlih Efendizâde)
Bekir Sıdkî Efendi (d. 1869-70), Şeyh Sâlih Efendizâde ailesinden gelen; Kütahya Balıklı Mahallesi’ndeki Mes‘ûdiye Dergâhı’nda Halvetî-Şâbânî erkânını sürdüren şeyhtir.
Beypazarlı Hacı Ali Efendi
Beypazarlı Hacı Ali Efendi (ö. 1819), Çerkeşli Mustafa Efendi’den hilâfet alan; Beşikçizâde Tekkesi’ni Halvetî-Şâbânî irşad merkezine dönüştüren ve Kuşadalı İbrâhim ile Ahmed Nâzikî’yi yetiştiren Çerkeşî şeyhidir.
Erbaîn (Şâbâniyye)
Sâlikin mürşid gözetiminde kırk gün süreyle ibadet, az yemek, az uyumak, zikir ve iç gözleme yoğunlaştığı halvet uygulaması.
Şâbânî tâcı
Tarikatın tarihî kıyafet kültüründe mürşid ve dervişlerin derecesiyle ilişkilendirilen başlık. Biçim, dilim ve renklerin sembolik açıklamaları vardır; bunlar yolun amacı değil dönemsel adabıdır.
Halvet (Şâbâniyye)
Belirli süre tenhada ibadet ve zikirle meşgul olmanın yanında, Şâbânî yorumda toplum içinde de kalbi Hak ile tutma ve çokluk içinde birlik bilinciyle yaşama ilkesi.
İnâbet (Şâbâniyye)
Tâlibin tevbe, bağlılık ve mânevî eğitim talebiyle mürşide başvurması; ardından kelime-i tevhid ve esmâ eğitiminin başlaması.
Bâd-i saba
Zidd-1 bâd-i semum, bad-i debür. Meltem, seher vakti doğudan esen ve güllerin açmasını sağlayan hafif rüzgâr. tas. Ruhaniyet doğusundan gelen rahmani kokular. “Ben Rahmanın nefesinin Yemen'den geldiğini hissediyorum,” hadisiyle buna işaret edilmiştir. .. Bahr-ı bilâ-şâti
Ebû Zekeriyyâ ez-Zevâvî Camii
Bicâye · Cezayir · Hac dönüşü Bicâye'ye yerleşen Ebû Medyen'in ders vermeye başladığı camidir; sabah namazlarından sonra burada yaptığı tasavvufî sohbetler büyük ilgi görmüş, uzak beldelerden ziyaretçi çekmiştir. İlişkili kişi dosyası Ebû Medyen Şuayb el-Ensârî : Ebû Medyen Şuayb el-Ensârî (yaklaşık 1121–1198), Endülüs'ten Mağrib'e uzanan ilim ve irşad hayatıyla Medyeniyye'ye adını veren, Kuzey Afrika tasavvufunun etkili sûfîsidir.
Sütlüce Şâbânî Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Beykoz’da, Anadolu Kavağı’nda Macar Kalesi bitişiğindeki Sütlüce mevkiinde kurulmuş, Şâbâniyye’ye bağlı tekke; kurucusu ve ilk postnişini kendisidir. Beykoz’da kurulan son Halvetî-Şâbânî tekkesi olup çoğunlukla gemicilerin devam ettiği bir dergâh olmuştur. Vefatında tekkenin haziresine defnedilmiştir. Yapı günümüze ulaşmamış, yeri belli olup temelleri mevcuttur; bulunduğu alan askerî bölgedir.
Râmîten (Râmeyten)
Buhara · Özbekistan · Doğduğu ve nisbesini aldığı kasaba; Emîr Külâl'in güreşirken Muhammed Baba Semmâsî'nin dikkatini çektiği köy de burasıdır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hâce Ali Râmîtenî : Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahmûd Encîrfağnevî’nin halifesi; dokumacılık, helâl kazanç, cehrî-hafî zikir dengesi ve kabiliyete göre terbiye anlayışıyla Hâcegân yolunu Râmîten’den Hârizm’e taşıyan şeyhtir.
Miyatlı köyü (Çerkay)
Çerkay, Dağıstan · Rusya · Kuzey Kafkasya'da Koysu nehri kıyısındaki Çerkay kasabasına bağlı köy. Ömer Ziyâeddin burada, sekiz çocuklu bir ailenin yedincisi olarak dünyaya geldi; babası Avar Türkleri'nden Abdullah Dağıstânî'dir. Babasından Arapça ve çeşitli Kafkas dillerini öğrendi, ayrıca medreseye devam ederek dinî ilimleri tahsil etti. Sitedeki mevcut biyografide köyün adı “Mırtay” biçiminde kayıtlıdır; kaynak “Miyatlı” yazmaktadır.
Vulçıtrın
Vushtrri · Kosova · Babasının kadılığı sırasında, 900 (1494-95) yılı civarında doğduğu kasaba. İlişkili kişi dosyası Celâlzâde Sâlih Çelebi : Celâlzâde Sâlih Çelebi (yaklaşık 1494/95-1565), Kanûnî devrinde medrese, kadılık, tarih yazıcılığı, tercüme, şiir ve hat sahalarını birleştiren; Halep, Şam ve Mısır kadılıklarında adalet anlayışıyla tanınan Osmanlı âlimidir.
Molla Çelebi Camii
İstanbul · Türkiye · Tekaüdünden sonra oturduğu Fındıklı kasabasında, bu caminin sahasına defnedildi. İlişkili kişi dosyası İshakzâde Şeyh Mehmed Efendi : İshakzâde Şeyh Mehmed Efendi (ö. 1729), âlim Kürd İshak Efendi'nin oğlu olup İstanbul medreselerinde görev yapan Osmanlı ilmiye mensubudur.
İmam Rızâ Türbesi
Meşhed · İran · Tûs'un Nûkan kasabasında vefat edip Hârûnürreşîd'in yanına defnedildiği yer; hâtırasını yaşatmak için yöreye Meşhed adı verildi. Kabri üzerine içi değerli madenlerle tezyin edilmiş bir türbe yapılmıştır.
Vardar Yenicesi (Giannitsa)
Giannitsa · Yunanistan · Evrenoszâde Ahmed Bey'in yaptırdığı hankaha yerleşip ölümüne kadar ayrılmadığı, Selânik'e yaklaşık 40 km. uzaklıktaki kasaba. Evliya Çelebi buradaki türbesinden uzun uzun bahseder; ancak Semavi Eyice ve Ekrem Hakkı Ayverdi türbeye dair herhangi bir ize rastlayamamışlardır — bu yüzden verilen konum kasaba ölçeğinde ve yaklaşıktır.
İnegöl
Bursa · Türkiye · Cerrâhî silsilenâmesine göre 941/1534'te vefat ettiği kasaba. İlişkili kişi dosyası Mehmed Kâsım Lârendevî : Mehmed Kâsım Lârendevî (ö. 941/1535), Antakya ve Bursa çevrelerinde bulunan, İzzeddin Ali el-Karamânî’nin halifesi olarak İnegöl’de irşad hizmeti yürüten Cevâhirü’l-ahbâr müellifidir.
Sultan Bâhû Türbesi, Garh Maharaja
Şûrkût (Shorkot) · Pakistan · 2 Mart 1691'de vefat edip önce Çinâb nehri kenarındaki Kâhercenân köyüne defnedilmiş, nehrin taşmaları yüzünden mezarı birkaç defa nakledilmiştir. Türbesi bugün Şûrkût'un Garh Maharaja kasabasındadır. Konum yaklaşıktır.
Cîl
Bağdat civarı · Irak · 767'de (1365-66) doğduğu, Bağdat yakınlarındaki kasaba; nisbesi buradan gelir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Abdülkerîm el-Cîlî : Abdülkerîm el-Cîlî (1365/66-1428), Yemen’de Şerefüddin el-Cebertî’nin terbiyesinde yetişen; Kādirî aidiyetini İbnü’l-Arabî’nin metafizik mirasıyla buluşturan ve insan-ı kâmil öğretisini kapsamlı bir sistem halinde açıklayan âlim, şair ve mutasavvıftır.
Balçık
Balçık · Bulgaristan · Kaynak onu "Karadeniz yalısında Balçık kasabası"ndan çıkmış gösterir; ilk tahsilini de burada yapmıştır. İlişkili kişi dosyası Hacıoğlupazarı Şeyhi Mahmud Efendi : Mahmud Efendi (yaklaşık 1591/92–1674/75), Balçık’tan İstanbul’a giderek Tîreli Ahmed Efendi’nin Nakşibendî çevresinde yetişen; Rumeli kadılıklarından sonra bugünkü Dobriç’te zâviye şeyhliği ve Câmi-i Atîk Medresesi müderrisliğini birleştiren Osmanlı âlimidir.
Şâbân-ı Velî: Hayatı ve Kastamonu'daki İrşadı
İhtilaflı doğum kayıtlarından 1569'daki vefatına uzanan kaynaklı biyografi üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Halvetiyye'den Şâbâniyye'ye Silsile
Şirvan, Erzincan, İstanbul, Bolu ve Kastamonu arasında ilerleyen eğitim zinciri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Kastamonu'dan Üç Kıtaya Şâbâniyye
Anadolu, Balkanlar, Hicaz ve Afrika'ya uzanan halife ağları üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbâniyye'nin Kolları ve Yenilenme Hatları
Karabaşiyye, Nasûhiyye, Bekriyye, Çerkeşiyye, Kuşadaviyye ve Halîliyye üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbâniyye Adabı ve Miyâr Geleneği
Değişebilen şekiller ile kalıcı ahlâk amacını ayıran tarikatnâmeler üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbânî Seyr ü Sülûk Haritası
Tevbe ve kelime-i tevhid telkininden İslâm-iman-ihsan mertebelerine üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Halvet, Erbaîn, Zikir ve Devrân
Şâbânî uygulamalarının anlamı, düzeni ve değişen biçimleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbânî Kıyafet ve Sembol Dünyası
Hırka, renk, sarık, tâc, risâle, asâ, post ve seccadenin tarihî dili üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbâniyye'nin Edebiyat ve Musiki Hafızası
Nutuklar, divanlar, ilâhiler, bestekârlar ve hat eserleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbân-ı Velî Külliyesi, Hazireler ve Hafıza Mekânları
Kastamonu merkezinden İstanbul ve Anadolu dergâhlarına uzanan maddî miras üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Minyatür ve Gravürlerde Mevlevîler
16. yüzyıldan 18. yüzyıla görsel tanıklık. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.
Cerrâhîlikte Evrâd, Tâc ve Hırka
Sabah-akşam evrâdı ve aidiyet işaretleri. Envâr ve Tabakāt metninin ilgili bölümlerinden hazırlanmış kaynaklı inceleme.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 10–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YÂ RAHMANÜ ism-i celilini, her farz namazdan sonra 100 kerre okuyan kimseler, gaflet ve unutkanlıktan ve gönül darlığından emin olurlar.) Er Rahiymü Celle Celâluhu Pek ziyade merh
Sayfalar 11–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h
Sayfalar 9–16
Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny
Sayfalar 13–18
Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g
Sayfalar 13–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme
Sayfalar 10–15
Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel
Sayfalar 16–22
Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inkarını libas ile örteceklerini zannederler. Aslında, bu gibi ler insan değil, belki muzır bir hayvandan daha aşağı derekededirler. Böyle olan kişiler; terzinin, berberin, elbisen