Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

45 sonuç · “Kitap

01
Şahsiyet

Abdüllatîf en-Nakşibendî

Abdüllatîf en-Nakşibendî (ö. 1563-64), Emîr Buhârî’nin halifesi Hâce Mahmud Efendi’nin müridi, damadı ve Fâtih’teki hânkāhın halefidir; İstanbul’daki erken Ahrârî-Nakşibendî mirasını tekke, sohbet ve kitap hizmetiyle sürdürmüştür.

02
Şahsiyet

Bozanzâde Mahmud b. Ahmed

Bozanzâde Mahmud b. Ahmed (ö. Şevval 983/Ocak-Şubat 1576), İskilip’te doğan; Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alıp onun fetva kâtipliğini yapan, Rodos ve Manisa müftülüklerinde bulunan, Ebüssuûd fetvalarını güvenilir bir mecmuada toplayan ve kitaplarını Fâtih Camii’nde vakfeden Osmanlı âlimidir.

03
Şahsiyet

Hasan Beg Efendi

Hasan Beg Efendi (ö. 19 Muharrem 984/18 Nisan 1576), çocuk yaşta Anadolu'ya getirilip Ankara'da yetişmiş; Şam, Mekke, Kahire ve İstanbul kadılıkları ile Anadolu kazaskerliğinde bulunmuş bir Osmanlı âlimidir.

04
Şahsiyet

Lâlî Ahmed Çelebi Saruhânî

Lâlî Ahmed Çelebi (ö. 971/1563-64), Kemalpaşazâde’nin öğrencisi olarak yetişen; kadılıklarında doğrulukla tanınan ve ferâiz alanında kitap kaleme alan Osmanlı hukukçusudur.

05
Şahsiyet

Leysîzâde Pîr Ahmed Çelebi

Leysîzâde Pîr Ahmed Çelebi (ö. 979/1571), Atâullah Efendi'nin himayesinde yetişmiş; Osmanlı medrese hiyerarşisinde Sahn-ı Semân'a ulaşmış âlim ve seçkin kitap koleksiyoneridir.

06
Şahsiyet

Molla Tevfîk bin Mehmed

Molla Tevfîk bin Mehmed (ö. 1010/1601-02), Gîlân’dan Diyarbakır ve İstanbul’a uzanan ilmî yolculuğunda umuma açık dersler vermiş; Türkçe ve Farsça edebiyatla, kitap istinsahıyla ve muallimlikle tanınmış âlimdir.

07
Şahsiyet

Muhammed b. Nâsır ed-Der‘î

Muhammed b. Nâsır ed-Der‘î (1603-1674), Fas’ın Der‘a vadisindeki Tamgrût’u eğitim, irşad, kitap ve hac yolculuğu merkezi haline getiren Nâsıriyye pîridir.

08
Şahsiyet

Şah Ali Efendi

Şah Ali Efendi (ö. yaklaşık 960/1553), Şeyh Vefâ, Emir Buhârî, Cemâl Efendi ve Sünbül Sinan çevreleriyle temas kurmuş; Nakşibendî yolu tercih ederek Ayasofya'da ders veren ve kitaplarını talebeye vakfeden Osmanlı âlimidir.

09
Sözlük

Kitap

Cem ve zam (toplama ve ekleme) mertebesi. Harfler bir araya getirilerek ve birbirine eklenerek metnin anlamı anlaşılır hale gelir. 2. Kaza ve kader. 3. Süfilere göre kitap da mâsivâdır, diğer maddi şeyler gibi onunla olan ilgiyi de kesmek lazımdır. Esasen onlara göre ilim “suturda değil, sudurda olmalı,” yani kitapta değil, gönülde bulunmalıdır (tr 314). Ahmed b. Ebi'l-Havari kitaplarını ırmağa atarken “Ne güzel delil idiniz, ama ben medlulu buldum, delile ihtiyacım kalmadı,” demişti. Şibli ise kendi elyazısıyla istinsah ettiği pek çok eseri Dicle'ye atmıştı. Bazıları da sahip oldukları eserleri toprağa gömerek imha ederlerdi. Ebu Said Ebu'l-Hayr ve Hz. Mevlânâ gibi büyük süfilerin menkıbelerinde de bu tür hususlardan bahsedilir. Kitâb-ı kâinât esrâr hikmetle lebâlebdir Şikayet cehlden feryâd bi-idrâkliktendir Nâbi Koku 2. Rayiha, nefha. 2. tas. Süfilere göre veliler misk gibi hoş bir koku saçarlar. Bu koku, kullandıkları eşyaya da siner. Velilerin naaşları ve gömülü oldukları topraklar da buram buram kokar. Bu koku Hz. Yakub'un Hz. Yusuf'un kokusunu Kul ee Ka Mısır'dan almasına, Hz. Peygamber'in Veysel Karani'nin kokusunu Yemen'den almasına imkân veren manevi bir kokudur. Ayrıca güzel tütsün ve güzel koku yaysın diye tekkelerde buhurdanlık da kullanılır. Ölüm âsüde bahar ülkesidir bir rinde Gönül her yerde buhurdân gibi yıllarca tüter Y. Kemâl Yine dost kokusu geldi câne Yine can mest olup oldu revâne Eşrefzâde Kaza ve kader. 3. Süfilere göre kitap da mâsivâdır, diğer maddi şeyler gibi onunla olan ilgiyi de kesmek lazımdır. Esasen onlara göre ilim “suturda değil, sudurda olmalı,” yani kitapta değil, gönülde bulunmalıdır (tr 314). Ahmed b. Ebi'l-Havari kitaplarını ırmağa atarken “Ne güzel delil idiniz, ama ben medlulu buldum, delile ihtiyacım kalmadı,” demişti. Şibli ise kendi elyazısıyla istinsah ettiği pek çok eseri Dicle'ye atmıştı. Bazıları da sahip oldukları eserleri toprağa gömerek imha ederlerdi. Ebu Said Ebu'l-Hayr ve Hz. Mevlânâ gibi büyük süfilerin menkıbelerinde de bu tür hususlardan bahsedilir. Kitâb-ı kâinât esrâr hikmetle lebâlebdir Şikayet cehlden feryâd bi-idrâkliktendir Nâbi Koku 2. Rayiha, nefha. 2. tas. Süfilere göre veliler misk gibi hoş bir koku saçarlar. Bu koku, kullandıkları eşyaya da siner. Velilerin naaşları ve gömülü oldukları topraklar da buram buram kokar. Bu koku Hz. Yakub'un Hz. Yusuf'un kokusunu Kul ee Ka Mısır'dan almasına, Hz. Peygamber'in Veysel Karani'nin kokusunu Yemen'den almasına imkân veren manevi bir kokudur. Ayrıca güzel tütsün ve güzel koku yaysın diye tekkelerde buhurdanlık da kullanılır. Ölüm âsüde bahar ülkesidir bir rinde Gönül her yerde buhurdân gibi yıllarca tüter Y. Kemâl Yine dost kokusu geldi câne Yine can mest olup oldu revâne Eşrefzâde Süfilere göre kitap da mâsivâdır, diğer maddi şeyler gibi onunla olan ilgiyi de kesmek lazımdır. Esasen onlara göre ilim “suturda değil, sudurda olmalı,” yani kitapta değil, gönülde bulunmalıdır (tr 314). Ahmed b. Ebi'l-Havari kitaplarını ırmağa atarken “Ne güzel delil idiniz, ama ben medlulu buldum, delile ihtiyacım kalmadı,” demişti. Şibli ise kendi elyazısıyla istinsah ettiği pek çok eseri Dicle'ye atmıştı. Bazıları da sahip oldukları eserleri toprağa gömerek imha ederlerdi. Ebu Said Ebu'l-Hayr ve Hz. Mevlânâ gibi büyük süfilerin menkıbelerinde de bu tür hususlardan bahsedilir. Kitâb-ı kâinât esrâr hikmetle lebâlebdir Şikayet cehlden feryâd bi-idrâkliktendir Nâbi Koku 2. Rayiha, nefha. 2. tas. Süfilere göre veliler misk gibi hoş bir koku saçarlar. Bu koku, kullandıkları eşyaya da siner. Velilerin naaşları ve gömülü oldukları topraklar da buram buram kokar. Bu koku Hz. Yakub'un Hz. Yusuf'un kokusunu Kul ee Ka Mısır'dan almasına, Hz. Peygamber'in Veysel Karani'nin kokusunu Yemen'den almasına imkân veren manevi bir kokudur. Ayrıca güzel tütsün ve güzel koku yaysın diye tekkelerde buhurdanlık da kullanılır. Ölüm âsüde bahar ülkesidir bir rinde Gönül her yerde buhurdân gibi yıllarca tüter Y. Kemâl Yine dost kokusu geldi câne Yine can mest olup oldu revâne Eşrefzâde Rayiha, nefha. 2. tas. Süfilere göre veliler misk gibi hoş bir koku saçarlar. Bu koku, kullandıkları eşyaya da siner. Velilerin naaşları ve gömülü oldukları topraklar da buram buram kokar. Bu koku Hz. Yakub'un Hz. Yusuf'un kokusunu Kul ee Ka Mısır'dan almasına, Hz. Peygamber'in Veysel Karani'nin kokusunu Yemen'den almasına imkân veren manevi bir kokudur. Ayrıca güzel tütsün ve güzel koku yaysın diye tekkelerde buhurdanlık da kullanılır. Ölüm âsüde bahar ülkesidir bir rinde Gönül her yerde buhurdân gibi yıllarca tüter Y. Kemâl Yine dost kokusu geldi câne Yine can mest olup oldu revâne Eşrefzâde

10
Mekân

Tekirdağ

Tekirdağ · Türkiye · Sefîne, silsilede adı geçen zâtlarla birlikte Tekirdağ'da medfun olduklarının kuvvetle tahmin edildiğini yazar; ancak Vassâf şehirde kabir, taş veya türbe izine rastlamadığını belirtir. Kesin bir defin yeri tespiti yoktur.

11
Mekân

Mihrimah Sultan Medresesi

İstanbul · Türkiye · 976 Şevvâlinde Bahâeddinzâde Abdullah Efendi'nin yerine müderris olduğu medrese. İlişkili kişi dosyası Leysîzâde Pîr Ahmed Çelebi : Leysîzâde Pîr Ahmed Çelebi (ö. 979/1571), Atâullah Efendi'nin himayesinde yetişmiş; Osmanlı medrese hiyerarşisinde Sahn-ı Semân'a ulaşmış âlim ve seçkin kitap koleksiyoneridir.

12
Mekân

Bolu

Bolu · Türkiye · Kaynak onu "Anadolu vilâyetinde Bolı kazasından zuhûr" etmiş olarak tanıtır; "Bolevî" nisbesi buradan gelir. İstanbul'a buradan gitmiştir. İlişkili kişi dosyası Bolevî Abdullah Efendi : Bolevî Abdullah Efendi (ö. 1729), Bolu’dan İstanbul’a gelerek beş medrese ve dersiyyede görev yapan; fenn-i sakk uzmanlığıyla Mahmud Paşa Mahkemesi’nin yazı işlerini yöneten Osmanlı âlimidir.

13
Mekân

Yenikapı Mevlevîhânesi

İstanbul · Türkiye · İstanbul’un bir sanat ve edebiyat muhiti olan bu mevlevîhâneden feyiz alarak yetişmiş; çilesini burada çıkarmış ve postnişini Şeyh Celâleddin Efendi hakkında bir kitap kaleme almıştır. 21 Haziran 1951’de vefat ettiğinde cenazesi vasiyeti üzerine buraya, annesi Emine Emsal Hanım’ın yanına defnedilmiştir.

14
Mekân

Medine

Medine · Suudi Arabistan · Kariyerinin son görevi. 1141 Muharreminin yirmi sekizinci günü, ertesi yılın Muharremi başlangıç sayılmak üzere Hocazâde Seyyid Ömer Efendi'nin yerine Medine kadılığı verildi; 1142 Rebîülâhirinde bu görevdeyken vefat etti.

15
Mekân

Tavâşî Hasan Ağa Camii

İstanbul · Türkiye · Üsküdar İnadiye’de, mahalleye adını veren cami. İstanbul’a geldikten sonra ilk olarak burada Rifâî âyini icra etmiş, etrafında kalabalık bir mürid topluluğu burada oluşmuştur; bu sebeple Rifâîliğin İstanbul’daki ilk merkezi sayılır.

16
Mekân

Üsküp

Üsküp · Kuzey Makedonya · Babasının hicret edip mescid yaptırdığı şehir; ilk tahsilini buranın ulemâsından ve yine Üsküplü İshak Efendi'nin dârülifâdesinde aldı. İlişkili kişi dosyası Dülgerzâde Mehmed Efendi : Dülgerzâde Mehmed Efendi (ö. 977/1569), Üsküp'te yetişip Anadolu ve Rumeli medreselerinde ders veren, Bağdat kadılığı yapan; Türkçe-Arapça şiirleri, hattı ve kitap istinsahıyla tanınan Osmanlı âlimidir.

17
Mekân

Bolu

Bolu · Türkiye · Kaynak onu “Bolu kazasından zuhûr” etmiş diye tanıtır; “Bolevî” nisbesi buradan gelir. Tahsil için buradan İstanbul’a gitti. İlişkili kişi dosyası Bolevî Ali Efendi : Bolevî Ali Efendi (ö. 1725-26), Bolu’dan İstanbul’a gelerek Trabzonî Mehmed Efendi’den mülâzemet alan; Galata Sarayı’ndan Hüsrev Kethüdâ Medresesi ve Sahn derecesine ilerleyen Osmanlı müderrisidir.

18
Mekân

Mısrî Âsitânesi (Bursa)

Bursa · Türkiye · Sefîne'ye göre hankâh-ı şerifte seccâde-i irşada oturmuş ve 1146/1733-34'te vefat edince Bursa'daki Mısrî Âsitânesi'nde defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed-i Sahfî : Muhammed Sahfî (ö. 1733-34), Bursa’da kitap ticareti ve ilimle uğraşırken Niyâzî-i Mısrî’den hilâfet alan; Mısrî Âsitânesi postunda hizmet eden şair ve şârihtir.

19
Mekân

Şehâbeddin Mahallesi (Bursa)

Bursa · Türkiye · Uzun süre zâhirî ilimleri tahsil ettiği ve kitap alım satımıyla meşgul olduğu mahalle; “Sahfî” mahlası bu meşgalesinden gelir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed-i Sahfî : Muhammed Sahfî (ö. 1733-34), Bursa’da kitap ticareti ve ilimle uğraşırken Niyâzî-i Mısrî’den hilâfet alan; Mısrî Âsitânesi postunda hizmet eden şair ve şârihtir.

20
Mekân

Abdürrahim Karahisârî'nin mescidi ve kitap vakfı

Afyonkarahisar · Türkiye · 888 (1483) yılında Karahisar'da tanzim ettirdiği vakfiyeyle servetini ve kitaplarını Afyon'da yaptırdığı mescide vakfetti. Kaynak mescidin adını ve mevkiini vermez; koordinat şehir düzeyindedir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Abdurrahim Karahisârî : Abdürrahim Karahisârî, Akşemseddin'in yakınında yetişen Bayramî-Hamzavî çevre öncesi halifelerden; Vahdetnâme ve diğer telifleriyle XV. yüzyıl tasavvuf dilinin önemli müelliflerindendir.

21
Mekân

Fâtih Camii

İstanbul · Türkiye · 17 Eylül 1923’te kabul ettiği mesnevîhanlık görevini yürüttüğü camidir; Eylül 1925’te bu görevi resmen üzerine almıştır. 1923’te burada verdiği Mesnevî dersleri, sonradan kitaplaşan Mesnevî şerhinin temelini oluşturur.

22
Makale

Nakşibendiyye'yi Okumak: Kaynaklar ve Yöntem

Risâle-i Kudsiyye, Faslü'l-hitâb ve modern Nakşibendiyye araştırmalarının aynı soruya farklı kanıt türleriyle nasıl cevap verdiğini açıklayan yöntem yazısı.

23
Makale

Tarikatlar Bir Hafıza Zinciri Olarak Nasıl Okunur?

Silsile, tekke, sohbet, âyin, eser ve menkıbenin nesiller arası dinî hafızayı nasıl taşıdığını; modernleşmeyle birlikte bu taşıyıcıların nasıl biçim değiştirdiğini açıklayan yöntem yazısı.

24
Makale

Ecvibe'de Rüya, Himmet ve Dua

Mânevî işaretin sınırı ve müridin sorumluluğu. Ecvibe ve karşılaştırmalı makaleden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.

25
Makale

XIX. Yüzyıl Anadolu Tasavvuf Haritası

On dokuzuncu yüzyıl Anadolu tasavvufunu yalnız tekke sayılarıyla değil; tarikat kolları, şehir ağları, göçler, cami ve hâne tekkeleri, Meclis-i Meşâyih, ulema, mûsiki ve gündelik hizmet kurumları üzerinden okuyan kapsamlı dönem dosyası.

26
Makale

Kübreviyye'nin Anadolu'ya Taşınması

Moğol istilası, Necmeddîn-i Dâye ve XIII. yüzyıl Anadolu irfan çevresi. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.

27
Makale

Necmeddîn-i Kübrâ'nın Eserleri ve Dinleme Kayıtları

Sahih nispetler, tartışmalı eserler ve el-Uṣûlü'l-aşere sesli kaydı. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.

28
Makale

Rifâiyye'nin Usulü, Coğrafyası ve Tekke Kültürü

Tevazu merkezli terbiye, zikir düzeni ve Anadolu'dan Balkanlar'a yayılan tarihî ağ TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri mevcut monografilerle karşılaştırılarak özgün biçimde hazırlanmıştır.

29
Makale

Rifâiyye'de İntisap, Zikir ve Seyrüsülûk

Biat merasimi, mürid adabı ve ferdî zikir basamaklarının tarihî tertibi

30
Makale

Tomâr-ı Turuk Nasıl Okunmalı?

Sâdık Vicdânî'nin büyük silsile projesini, Lütfiye Tezer'in karşılaştırmalı tenkidi eşliğinde; güvenilir omurga, tarihî tasnif ve ihtilaflı kol adı katmanlarına ayırır.

31
Makale

Nefehât'tan Fütûhu'l-Mücâhidîn'e: Bir Tabakat Hafızasının Dönüşümü

Câmî'nin Farsça tabakatı Lâmiî'nin elinde nasıl Osmanlı-Anadolu tasavvuf hafızasına dönüştü?

32
Makale

Fecru'l-Esmâ ve Subhu'l-Müsemmâ

Harîrîzâde'nin Halvetî-Bekrî esmâ terbiyesini açıkladığı 1289/1872 tarihli risalenin yapısı, nüshaları ve kavram dünyası

33
Makale

Tasavvuf Tarihinin Kaynakları Nasıl Okunur?

Tabakat, menâkıb, âdâb, manzum eser ve tasavvufî tefsirlerin neyi anlattığını ve hangi sınırlar içinde kullanılması gerektiğini ayıran kaynak rehberi

34
Eser

SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI

Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e

35
Eser

SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI

Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş

36
Eser

TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne

37
Eser

Sayfalar 2–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,

38
Eser

Sayfalar 1–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA

39
Eser

Sayfalar 1–10

Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha

40
Eser

Sayfalar 10–15

Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel

41
Eser

Sayfalar 13–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme

42
Eser

Sayfalar 21–28

Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu

43
Eser

Sayfalar 16–22

Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,

44
Eser

Sayfalar 17–24

Muzaffer Ozak Külliyatı · Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır. Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kul

45
Eser

Sayfalar 19–24

Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için