HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Saruhan’dan ilmiye yoluna
Kaynakta Saruhânî Ahmed Çelebi adıyla tanıtılır. İlk tahsilinin yeri ve ailesi hakkında ayrıntı verilmez. İlmî yeterliğe ulaştıktan sonra Kemalpaşazâde’nin talebe halkasına katıldı ve ondan mülâzemet aldı.
Kadılık görevi
Tahsilinin ardından kazâ mesleğine yöneldi ve çeşitli kadılık görevlerinde bulundu. Nev‘îzâde Atâyî bu kısa biyografide görev yerlerini sıralamaz; buna karşılık Lâlî Ahmed Çelebi’nin kadılar arasında rüşd, doğruluk ve sağlam hüküm verme vasıflarıyla tanındığını özellikle belirtir.
Fıkıh ve ferâiz çalışması
Fıkıh ilmine güçlü bir bağlılığı bulunduğu, İslâm miras hukukunu konu alan ferâiz sahasında müdevven bir kitap kaleme aldığı kaydedilir. Kaynak eser adını, başlangıç cümlesini veya nüsha yerini vermediğinden bibliyografik karşılığı tahminle doldurulmamıştır.
Vefatı ve kayıt sınırı
971/1563-64 yılında vefat etti. Doğum tarihi, defin yeri ve açık bir tasavvuf intisabı kaydedilmez. “Tarîk-i kazâ” ifadesi burada kadılık mesleği demektir; tarikat mensubiyeti olarak okunmamıştır.
Fetva derleyiciliği ve sarf şerhi
Kaynaklarda iki telif faaliyetiyle anılmaktadır. Bunların ilki, Kemalpaşazâde'nin Türkçe fetvalarının derlenmesidir: künyesi "Lâlî Ahmed Efendi b. Mustafa es-Saruhânî" diye verilen müellif, İskilipli Veli Yegân ve İbnü'l-Edhemî diye bilinen Manisalı Sa'dî b. Hüsâmeddin ile birlikte, devrin ünlü şeyhülislâmlarının fetvalarından seçmelerin yer aldığı mecmuaları hazırlayanlar arasında sayılır. Derlemesi Mecmau'l-mesâili'ş-şer'iyye fi'l-ulûmi'd-dîniyye adıyla kaydedilmiş olup bir nüshası İsmail Erünsal koleksiyonundadır. Kemalpaşazâde'nin mezhep, tasavvuf, devran, esrar ve örf-şeriat ilişkisine dair Türkçe fetvalarının metinleri için doğrudan bu nüshanın varakları gösterilmektedir.
İkincisi, Osmanlı medreselerinde sarf öğretiminin ilk kitabı olan el-Emsile'ye yazdığı Arapça şerhtir. Eserin belli başlı Arapça şerhleri sıralanırken Muslihuddin Mustafa Sürûrî'nin şerhinden sonra "Saruhanlı Lâlî Ahmed Çelebi, Şerhu'l-Emsile" kaydedilmekte, kitabın 1305'te İstanbul'da basıldığı belirtilmektedir. Şerhinin başında, müellifi bilinmeyen el-Emsile'nin musannifinin Hz. Ali olduğu ifade edilmiştir.