HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Kimliği ve ailesi
Bozanzâde Mahmud Efendi, XVI. yüzyıl Osmanlı ilmiye teşkilâtında müderrislik ve müftülük yapan, bilhassa Şeyhülislâm Ebüssuûd Efendi’nin fetvalarını derlemesiyle tanınan bir âlimdir. Kaynaklarda Mahmud b. Ahmed, Mahmud b. Kadı Bozan ve Bozanzâde Mahmud Efendi biçimlerinde anılır.
Babası Şemseddin Ahmed Efendi kadılık yapmış, Yavuz Sultan Selim devrinin ilim ve sohbet çevrelerinde bulunmuştu. Mahmud Efendi, babasının İskilip kadılığı sırasında dünyaya geldi. Doğum yılı bilinmemekle birlikte “İskilipli” nisbesi ve aile kaydı onun ilk çevresini açık biçimde gösterir.
Ebüssuûd Efendi’nin talebesi ve fetva kâtibi
İlk tahsilinden sonra Ebüssuûd Efendi’nin ders halkasına girdi ve ondan mülâzemet aldı. Bu bağ yalnız hoca-talebe ilişkisiyle sınırlı kalmadı. Bozanzâde, Ebüssuûd’un fetva kâtipliğini ve müsveddelerini hazırlama vazifesini de üstlendi; böylece şeyhülislâmın hukuk dilini, cevap verme usulünü ve fetvaların teşekkül sürecini yakından öğrendi.
Fetva kâtipliği, gelen soruları kaydetmekten ibaret mekanik bir iş değildi. Sorunun fıkhî biçime sokulması, cevabın doğru aktarılması, müsvedde ile temize çekilmiş metin arasındaki tutarlılığın korunması ve farklı nüshaların ayırt edilmesi ciddi bir ilmî birikim gerektiriyordu. Bozanzâde’nin sonraki mecmuasının güven kazanmasında bu yakın çalışma tecrübesi belirleyici oldu.
Medrese hizmetleri
İlmiye mesleğine girdikten sonra Edirne, Hezargrad, Bursa, İnegöl ve İstanbul’daki çeşitli medreselerde görev yaptı. Kariyerinin ilerleyen safhalarında Sahn-ı Semân çevresiyle Sultan Selim ve Eyüp medreselerinde ders verdi. Kaynaklarda görevlerinin bütün tarihleri aynı açıklıkta korunmadığından, bu durakları kesin bir yıl cetveline zorlamak yerine meslek güzergâhı olarak okumak daha isabetlidir.
Bu hareketlilik, XVI. yüzyıl Osmanlı müderrisinin yalnız başkentte değil Rumeli ve Anadolu’daki eğitim merkezlerinde de görev alarak yetiştiğini gösterir. Bozanzâde’nin fetva sahasındaki yetkinliği, medrese tedrisiyle uygulamalı hukuk tecrübesinin birleşmesinden doğdu.
Rodos ve Manisa müftülükleri
Bozanzâde Mahmud Efendi, medrese vazifelerinin ardından Rodos ve Manisa müftülüklerinde bulundu. Manisa, şehzade sancağı olması ve güçlü ilmiye çevresi sebebiyle sıradan bir taşra durağı değildi. Buradaki müftülük görevi, onun ilmî kariyerinin en görünür safhalarından biridir.
Müftülükte verdiği hizmetin ayrıntılı sicili günümüze tam olarak ulaşmamıştır. Bununla birlikte fetva kâtipliğinden müftülüğe uzanan çizgi, derlediği mecmuanın yalnız nakle değil uygulama tecrübesine de dayandığını gösterir.
Fetâvâ-yı Ebüssuûd derlemesi
Bozanzâde’nin kalıcı ilmî mirası, Ebüssuûd Efendi’nin fetvalarını fıkıh kitaplarının konu düzenine göre bir araya getirdiği mecmuadır. Derlemenin ayırt edici tarafı, başka şeyhülislâmların hükümlerini karıştırmadan Ebüssuûd’a ait fetvaları muhafaza etmesidir. Bu sebeple eser, kendi devrinde dolaşımda bulunan ve başvurulan güvenilir mecmualardan biri hâline geldi.
Atâyî, mecmuanın yaygınlığını ve hukuk çevrelerindeki itibarını özellikle belirtir. Bozanzâde metni tamamıyla temize çekip bir mukaddime yazamadan vefat etti; eldeki nüshalardan biri daha sonra Ali adlı bir müstensih tarafından 996/1588’de tamamlandı. Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki yazmalar ve sonraki hukuk araştırmalarında mecmuaya yapılan atıflar, eserin Osmanlı fetva geleneğindeki devamlılığını gösterir.
Kitap vakfı ve Fâtih Camii’ndeki dolap
Çocuğu bulunmayan Mahmud Efendi, sahip olduğu kitapları ilim talebelerinin kullanımına bıraktı. Fâtih Camii’nde kitapların muhafazası için bir dolap yaptırdı; koleksiyonun düzeni ve okuyucuya ulaştırılması için bir hâfız-ı kütüb görevlendirdi.
Bu vakıf, şahsî bir kitaplığın ölümden sonra da yaşayan bir eğitim kaynağına dönüştürülmesidir. Bozanzâde’nin ilmî mirası bu yönüyle yalnız fetva mecmuasında değil, kitapların ortak kullanıma açılmasında da görülür.
Emekliliği, vefatı ve kabri
982/1574-75 yılında vazifeden ayrıldı. 983 yılı Şevval ayında, milâdî takvimle Ocak-Şubat 1576’da vefat etti. Bazı modern kayıtlarda yalnız hicrî yılın başlangıç karşılığı esas alınarak 1575 yazılması, Şevval ayının milâdî karşılığını gözden kaçırır; ölüm yılı bu sebeple 1576 olarak gösterilmiştir.
İstanbul’da Edirnekapı dışında defnedildi. Kabrinin bugünkü kesin noktası doğrulanamadığından coğrafî hafızada Edirnekapı tarihî çevresi işaretlenmiş, belirli bir mezar parseli iddia edilmemiştir.
Tasavvuf tarihi bakımından yeri
Bozanzâde Mahmud Efendi için kaynaklarda belirli bir tarikata intisap veya irşad silsilesi kaydı bulunmaz. Bu sebeple onu bir tarikat şeyhi gibi sunmak doğru değildir. Sitedeki yeri; Osmanlı’da medrese, fetva, kitap vakfı ve dinî bilgi dolaşımının tekke çevreleriyle aynı şehir ve toplum dokusu içinde nasıl yan yana bulunduğunu göstermesidir.
Onun biyografisi, tasavvuf tarihinin yalnız şeyh ve dervişlerden ibaret olmadığını; fetva kâtipleri, müftüler, müderrisler, kitap vakıfları ve cami kütüphanelerinin de dönemin dinî hafızasını taşıdığını hatırlatır.