Moğol istilası, Necmeddîn-i Dâye ve XIII. yüzyıl Anadolu irfan çevresi. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
İstila ve hareketlilik
XIII. yüzyıl başındaki Moğol ilerleyişi Hârizm ve Horasan'daki âlim, sûfî ve sanatkâr ağlarını batıya yöneltti. Kübreviyye'nin Anadolu'daki tesiri tek bir tekke zinciriyle değil, göç eden şahıslar, dolaşan kitaplar ve ortak sohbet çevreleriyle taşındı.
Necmeddîn-i Dâye
En açık isim Necmeddîn-i Dâye'dir. Hârizm'de Necmeddîn-i Kübrâ'nın çevresine katıldı; istilanın ardından batıya giderek Anadolu'da Kayseri, Sivas ve çevresinde bulundu. Mirṣâdü'l-ʿibâd'ı Anadolu Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad'a sunması, Kübrevî düşüncenin saray ve ilim çevrelerine ulaşmasını gösterir.
Konya çevresi
Kaynaklarda Dâye'nin Mevlânâ ve Sadreddin Konevî ile karşılaştığı nakledilir. Her ayrıntının derecesi aynı olmasa da XIII. yüzyıl Anadolu sûfîlerinin kapalı kurumlar hâlinde yaşamadığını; metin, kişi ve kavram alışverişinin bulunduğunu gösterir.
Kurumsal kol mu, fikrî tesir mi?
Anadolu'da Kübreviyye adına uzun ömürlü ve tek merkezli bir teşkilat, Mevleviyye veya Halvetiyye ölçüsünde görünür değildir. Buna karşılık Kübrevî insan anlayışı, zikir-mücâhede disiplini ve eserleri farklı çevrelerde okunmuştur. Bu yüzden “Anadolu'da Kübreviyye” başlığı doğrudan tekke sayısından daha geniş bir fikrî ve şahsî aktarımı ifade eder.