ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
33 sonuç · “Kelam”
01Abdülkerîm el-Kuşeyrî
Abdülkerîm el-Kuşeyrî (986-1072), Nîşâbur’da fıkıh, hadis, Eş‘arî kelâmı, tefsir ve tasavvufu birleştiren; er-Risâle ve Letâifü’l-işârât ile Sünnî tasavvuf dilinin başlıca kaynaklarını kuran âlim ve mürşiddir.
Çerkeşşeyhizâde Mehmed Tevfik Efendi
Çerkeşî Mustafa Efendi’nin torunu Mehmed Tevfik Efendi (1826-1901), kadılık ve müderrislikten Meclis-i Meşâyih reisliğine uzanan kariyeri; kelâm, mantık, tasavvuf ve şiir alanlarındaki eserleriyle geç Osmanlı ilim ve kurum tarihinin çok yönlü şahsiyetlerindendir.
Ebû Muhammed İzzüddîn Abdülazîz ed-Dîrînî
Abdülazîz ed-Dîrînî (612 veya 613/1215-1216–694/1295), İzzeddin b. Abdüsselâm’dan ilim tahsil eden, Rifâî hırkasını Ebü’l-Feth el-Baltacî’den giyen; fıkıh, kelâm, tefsir ve tasavvufu birleştirerek Azîziyye-Dîrîniyye kolunu meydana getiren Mısırlı âlim ve sûfîdir.
Hanbelîzâde Mehmed el-Halebî
Hanbelîzâde Mehmed el-Halebî (ö. 972/1564-65), Halep'te tefsir, hadis, fıkıh, kelâm, edebiyat, matematik ve geometri okutan; yaklaşık altmış eser ve risale kaleme alan âlimdir.
Hüseyin Azmî Dede
Hüseyin Azmî Dede (1815 – 1892); XIX. yüzyıl Mevlevî şeyhi ve müellif. Dokuz yaşında başladığı meşihat vazifesini ömrünün sonuna kadar sürdürmüş ; kelâm, fıkıh, tasavvuf ve dinler tarihi sahalarında eser vermiştir. Sâz u Terâneye Dâir risâlesinde mûsikinin cevazını savunur.
İbrâhim el-Lekānî
İbrâhim el-Lekānî (ö. 1040/1631), Ezher’de uzun yıllar ders vermiş; kelâm, hadis, tefsir ve fıkıh alanlarındaki çalışmalarıyla Mısır’ın önde gelen Mâlikî âlimlerinden biridir.
İbrâhim Hâs Efendi
İbrâhim Hâs Efendi, Hasan Ünsî’nin önde gelen halifesi; şeyhinin söz ve menkıbelerini derleyen, bin bir ilâhilik divanı ve tasavvufî mektuplar bırakan Halvetî-Şâbânî müelliftir.
Kara Mahmud Efendi
Kara Mahmud Efendi (ö. 979/1571), Ankara'da yerleşen Acem kökenli bir ilmiye ailesinden; fıkıh, usul ve kelâm alanlarında tanınmış müderris ve müftüdür.
Molla Ahmed-i Kazvînî
Molla Ahmed-i Kazvînî (892/1487–966/1558-59), Kazvin'den İstanbul'a gelen; mantık, ferâiz ve kelâm alanlarında eser veren âlimdir.
Muhammed Esad Erbîlî
Muhammed Esad Erbîlî (1847–1931), Erbil Hâlidî çevresinden İstanbul’a gelerek Kelâmî ve Selimiye dergâhlarında irşad faaliyetini sürdüren; Cem‘iyyet-i Sûfiyye ile Meclis-i Meşâyih’te görev alan Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, şair ve müelliftir.
Nev‘î Yahyâ Efendi
Nev‘î Yahyâ Efendi (940-1007/1533-1599), Malkara'da doğmuş; medrese hocalığı ve III. Murad'ın şehzadelerine muallimlik yapmış, kelâm, tefsir, mantık, tasavvuf ve edebiyat alanlarında çok sayıda eser vermiş Osmanlı âlim ve şairidir.
Nûrüddîn Ali b. Muhammed İbn Gānim el-Makdisî
Nûrüddîn Ali b. Muhammed İbn Gānim el-Makdisî (1514–1596), Kahire’de yetişen büyük Hanefî fakihlerinden; kıraat, tecvid, hadis, tefsir, kelâm ve Arap dili alanlarında eser veren müderristir. Son yıllarında Kerîmüddin el-Halvetî vasıtasıyla Halvetiyye’ye intisap etmiştir.
Kelam
(» (كلا Söz. trade ve kudretin, gâib olan bir şeyi etkileyip açığa çıkarması, gaybte olanın vücuda getirilmesi; öm. kün (ol) kelimesi bir kelamdır, bu Söz gâib olan şeylere temas edince onları açığa çıkarmıştır. Bkz. Kelime,
Kelâmî Dergâhı (Odabaşı)
Şehremini, İstanbul · Türkiye · 1883'te şeyhliğine tayin edildiği ve Kādirî-Hâlidî âdâb üzere irşad ettiği dergâh; 1908 dönüşünde genişletilerek yeniden inşa edilmiştir. Cem'iyyet-i Sûfiyye'nin kuruluş çalışmaları da burada yürütülmüştür. Konum yaklaşıktır.
Kelâmî
İstanbul · Türkiye · Kelâmî Mustafa Efendi Odabaşı Çarşısı'ndaki dergâh Şeyh Fethullah Efendi'nin halifesi ve na‘t şairi Kelâmî Mustafa Efendi'nin adıyla anılır. Mustafa Efendi 1738'de vefat ederek Merkez Efendi Kabristanı'na defnedildi. Kādirî ve Nakşî icrası Sefîne-i Evliyâ dergâhın sonraki dönemde Kādirî olduğunu açıkça belirtir. Esad Erbilî meşihata geldiğinde önce oturarak Kādirî evrâdını okutur, ardından Nakşî hatm-i hâcegânını icra ederdi. Rifâî liste kaydı Risâle-i Rifâiyye'nin 56 merkezlik listesinde görünmesine rağmen açık kurum tarihi Kādirî-Nakşî katmanını doğrular. Bu nedenle ana aidiyet Kādiriyye'ye düzeltildi; Rifâî liste kaydı araştırma notu olarak tutuldu.
Kelami Dergahı
Kaynakta geçen mekân Kelami Dergahı , Sefîne-i Evliyâ içinde 3 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Muhammed Esad Erbîlî, Seyyid Velâyet Hazretleri, Şeyh Ahmed Hüsâmeddin-i Dağıstânî.
Muhammed Raşid Efendi el-Kadiri Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH MUHAMMED RAŞİD EFENDİ EL-KADİRİ” adıyla, KADİRİYYE çevresinde, FATİH/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi KELAMİ TEKKESİ SK. NO:14, KELAMİ TEKKE APT. ÖNÜNDE BULUNAN TEK KABİR. KELAMİ TEKKESİ ESKİDEN BURADA BULUNUYORMUŞ. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 1289 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.
Mustafa Kelami Efendi el-Halveti Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH MUSTAFA KELAMİ EFENDİ EL-HALVETİ” adıyla, HALVETİYYE çevresinde, ZEYTİNBURNU/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi MERKEZEFENDİ KABRİSTANI'NDA BULUNDUĞU RİVAYET EDİLİYOR. FAKAT TAM YERİ BİLİNMİYOR. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 1151 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.
Hacı Ali Kelami Efendi el-Cerrahi Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH HACI ALİ KELAMİ EFENDİ EL-CERRAHİ” adıyla, CERRAHİYYE çevresinde, FATİH/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi NİZAMİ TEKKESİ HAZİRESİ'NDE MEDFUN İMİŞ. HATİCE SULTAN SK. NO:16 İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 1322 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.
İstanbul Tekkelerinde Tarikat Değişimi
Bir tekke binasının yüzyıllar boyunca farklı meşihat, zikir ve irşad hatlarına hizmet edebilmesini dört İstanbul örneği üzerinden açıklayan kurum tarihi dosyası.
Kuşeyrî: Kelâm, Tasavvuf ve er-Risâle
Birden çok ilmî kimlik Kuşeyrî'yi yalnız menkıbe derleyicisi veya yalnız kelâmcı diye okumak eksiktir. Şâfiî fıkhı, hadis, Eş'arî kelâmı, tefsir ve tasavvuf onun ilmî hayatında birbirini denetleyen alanlardır. Risâle'nin kuruluşu er-Risâle önce sûfî büyüklerin kısa biyografilerini, ardından hâl, makam ve âdâb kavramlarını verir. Böylece kavramın yalnız tanım
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFÎ OLMADIKLARI HALDE SÛFÎLERE NİSBET EDİLENLER
Avârifü’l-Maârif · 9. bölüm · Kendilerini bazen “Kalenderi” bazen de “Melâmetî” diye isimlendiren bir grup, sûfiler arasında zikredilmektedir. Az önceki bölümde melâmetînin hâlini zikrettik. Onların hâlinin şer
SÛFİLERÎN SEFER VE İKÂMET ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 16. bölüm · Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edi
SEMAÎ REDDEDENLER
Avârifü’l-Maârif · 23. bölüm · Önceki bölümde, semâ’ın sahih olan şeklini ve sıdk ehli için lâyık olan kısmını açıkladık. Artık (zaman ve niyetler değişti ve) semâ yoluyla fitneler çoğaldı. Ondaki sâfiyet (ve ra
HALVETTE ZUHÛR EDEN MA’NEVÎ FETİHLER
Avârifü’l-Maârif · 27. bölüm · Bir grup insan, halvet ve çilehâneye girmenin usulünde hatâ ettiler. Kelime ve mânaları değiştirip bozdular; içlerine şeytan girdi ve kendilerine gurur kapısı açıldı. Çünkü onlar,
HALVETE GİRİŞ ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 28. bölüm · Rivâyete göre; Hz. Dâvud (a.s) hüküm vermede bir hataya düştüğü zaman kırk gün kırk gece, secde hâlinde istiğfar etti; nihâyet Yüce Rabbi kendisini affetti . (Buradaki hatâ; bazı İ
GECE İBÂDETİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 45. bölüm · Bir âyet-i kerimede Allahu Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Hani o zaman Allah, kendi tarafından gelen bir emniyet işâreti olarak, sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Sizi maddi ve mânevi
MÜRŞİDİN RİÂYET EDECEĞİ ÂDÂB
Avârifü’l-Maârif · 52. bölüm · Bir mürşid-i kâmilin müridlerine karşı dikkat ve riâyet edeceği pek çok edebler vardır. Biz burada en önemlilerini zikredeceğiz: 391- Bkz: Beğâvi, Meâlimü’t-Tenzil, VIII, 60;Taberî
Sayfalar 69–76
Muzaffer Ozak Külliyatı · rın ve bulunduranların da şefaatlerine nail olacağı herkesçe malümdur. MAKAMAT-I-SADIYYE namındaki kitapta beyan olunmuştur ki, Enbiyâ ve rüsül-ü kiram ile, şehitlerin, salihlerin
Sayfalar 77–84
Muzaffer Ozak Külliyatı · Yunus Isa Uzeyir incil Lokman Zülkarneyn » Muhammed Mustafa aleyhissalâtü ves-selâm (Kur'an-1kerimde ismi geçmemekle beraber Şit aleyhisselâma da 50 suhuf nâzil olmuştur.) Lâm Bunl
Sayfalar 85–92
Muzaffer Ozak Külliyatı · inkâr ederse, kâfir olur. Zira, farzlar kesin delillerle sabit olmuştur. Vâcipler ise zanni delillerle sübut bulmuştur. Bundan dolayı vâcibi inkâr eden kâfir olmaz, fakat işlemeyen