Ara
Menü

Ebû Muhammed İzzüddîn Abdülazîz ed-Dîrînî

Abdülazîz ed-Dîrînî (612 veya 613/1215-1216–694/1295), İzzeddin b. Abdüsselâm’dan ilim tahsil eden, Rifâî hırkasını Ebü’l-Feth el-Baltacî’den giyen; fıkıh, kelâm, tefsir ve tasavvufu birleştirerek Azîziyye-Dîrîniyye kolunu meydana getiren Mısırlı âlim ve sûfîdir.

Doğum
1215
Vefat
1295
Unvan
Rifâiyye’nin Azîziyye-Dîrîniyye kolunun kurucusu; Şâfiî fakihi, müfessir, kelâmcı ve sûfî şair
Temalar
Rifâiyye, Azîziyye, Dîrîniyye, Şâfiî fıkhı, Eş‘arî kelâmı, tefsir, zühd

Kimliği ve Dîrîn nisbesi

Tam adı Ebû Muhammed İzzüddîn Abdülazîz b. Ahmed b. Saîd ed-Dîrînîdir. 612/1215 veya 613/1216 yılında Mısır’ın Garbiye bölgesinde, Neberûh’un doğusundaki Dîrîn köyünde doğdu. Kaynaklarda nisbesi “ed-Dîrînî” biçimindedir; “ed-Demîrî”, “ed-Derînî” ve benzeri biçimler çoğunlukla yazma, dizgi veya OCR karışıklığından doğar.

Şâfiî fakihi, Eş‘arî kelâmcısı, müfessir, sûfî ve şair olarak tanındı. Onu yalnız menkıbe kahramanı veya yalnız tarikat şeyhi diye sunmak ilmî kişiliğinin önemli bölümünü eksiltir.

Doğduğu çevre ve öğrenimi

Dîrînî küçük yaşta öğrenime başladı. Başta devrin büyük Şâfiî âlimi ve sûfîsi İzzeddin b. Abdüsselâm olmak üzere çeşitli hocalardan dinî ilimler okudu. Tahsilini genç yaşta tamamladı; fıkıh, kelâm ve tefsir alanlarında eser vermesi, medrese ilimleri içindeki birikiminin genişliğini gösterir.

Şâfiî fıkhına mensuptu. Eş‘arî kelâmını iyi bildiği, güç meseleleri açık ve anlaşılır biçimde anlattığı ve sohbetlerine katılan âlimlerin kendisinden faydalandığı tabakat kaynaklarında özellikle belirtilir.

Tasavvufa yönelişi ve Rifâî hırkası

Olgunluk döneminde tasavvufa yönelerek Ebü’l-Feth b. Ebü’l-Ganâim’e intisap etti. Tarikat hırkasını, Ahmed er-Rifâî’nin halifelerinden Ebü’l-Feth el-Vâsıtî’nin müridi Şeyh Ebü’l-Feth el-Baltacîden giydi. Bu aktarım, Dîrînî’nin yol aidiyetini Bedeviyye’ye değil Rifâiyye’ye bağlayan temel kayıttır.

Silsile bağı doğrudan Ahmed er-Rifâî ile yüz yüze görüşme anlamına gelmez. Ahmed er-Rifâî 1182’de vefat etmiş, Dîrînî ise yaklaşık 1215’te doğmuştur. Rifâî aktarımı Vâsıtî ve Baltacî halkaları üzerinden yürür.

Azîziyye yahut Dîrîniyye kolu

Tasavvuf tarihi kaynakları onu Rifâiyye’nin Azîziyye, diğer adıyla Dîrîniyye kolunun kurucusu kabul eder. “Azîziyye” adı Abdülazîz isminden, “Dîrîniyye” ise doğduğu ve defnedildiği Dîrîn’den gelir. Bu iki ad ayrı yolları değil aynı nispet çevresini gösterir.

Kolun tarihî hususiyeti, Dîrînî’nin zâhirî ilimlerle tasavvuf terbiyesini birlikte yürütmesiyle ilişkilidir. Fıkıh, kelâm ve tefsir öğretimi; zühd, ahlâk, dua ve sohbet hayatından ayrılmamıştır.

İrşad çevresi ve halifeleri

Dîrînî’nin ilmî ve tasavvufî itibarı halkla ulemâyı aynı sohbet çevresinde buluşturdu. İnsanların kendisini ziyaret ettiği, dua istediği ve uzakta bulunanların meselelerini mektupla sorduğu nakledilir. Bu kayıtlar, faaliyetinin yalnız Dîrîn köyünün sınırlarında kalmadığını gösterir.

Birçok kişiye hilâfet verdi. Bunların en tanınmışlarından biri Sübkî ailesinden Sadreddin Yahyâ es-Sübkîdir. Halifelik kayıtları Dîrîniyye’nin bir isimlendirmeden ibaret olmadığını, öğretim ve irşad yoluyla çevre oluşturduğunu gösterir.

Zühdü, tevazuu ve keramet anlayışı

Kaynaklar Dîrînî’yi zühd, vera‘, güzel ahlâk ve insanları incitmekten sakınmasıyla tasvir eder. Halk ondan keramet beklediği hâlde onun olağanüstülük iddiasını öne çıkarmadığı görülür. Kendisine keramet sorulduğunda, “Yerin dibine batmamız gerekirken yeryüzünde dolaşmamızdan daha büyük keramet olamaz” anlamındaki sözü söylediği aktarılır.

Bu söz, Dîrînî’nin keramet anlayışını gösteren en güvenilir şahsiyet kayıtlarından biridir: insanın kendi kusurunu görmesi, şöhret ve manevî paye arzusundan daha üstün tutulur.

Şeriat ve tarikatı birlikte okuması

Dîrînî’nin eserlerinde şeriat ile tarikat karşıt alanlar değildir. Fıkhî yükümlülükler, itikad, ahlâk ve kalp terbiyesi aynı dinî hayatın birbirini tamamlayan yönleridir. er-Ravzatü’l-enîka bu ilişkiyi doğrudan konu edinir; Tahâretü’l-kulûb ise kalbin kötü huylardan temizlenmesini işler.

Bu bütünlük, onun hem medrese çevresinde hem tasavvuf halkalarında kabul görmesini açıklar. Zâhir-bâtın birlikteliği, sonradan sayfaya eklenmiş genel bir tasavvuf cümlesi değil, biyografisini aktaran kaynakların özellikle vurguladığı özelliktir.

Tefsir ve Kur’an ilimleri

et-Teysîr fî ilmi’t-tefsîr, tefsir usulünü 3200’den fazla beyitle anlatan manzum bir eserdir. Dîrînî’nin öğretimde şiiri bir ezber ve aktarım vasıtası olarak kullandığını gösterir. Kaynaklarda el-Misbâhu’l-münîr fî ilmi’t-tefsîr ve tefsirle ilgili başka çalışmaları da anılır.

Önceki sayfadaki dağılmış Arapça harfler ve eksik âyet blokları biyografi değildi; bozuk OCR çıktısıydı. Kur’an anlayışı artık bu eserler ve ilmî çerçeve üzerinden, okunabilir Türkçe ile sunulmaktadır.

Fıkıh ve kelâm eserleri

Dîrînî, Gazzâlî’nin Şâfiî fıkhına dair el-Vecîzini manzum hâle getirdi. İrşâdü’l-hayârâ fi’r-red ale’n-nasârâ adlı eserinde tevhid delillerini ele aldı ve Hristiyan inançlarına karşı kelâmî cevaplar geliştirdi. Bu eserler onun vaaz dili yanında sistemli fıkıh ve kelâm telifi yaptığını ortaya koyar.

Eser listeleri yazma kataloglarında daha geniştir; ancak benzer ad taşıyan metinlerin tamamını denetlemeden kesin telif listesine katmak doğru değildir.

Tasavvuf ve ahlâk eserleri

Tahâretü’l-kulûb ve’l-hudû‘ li-allâmi’l-guyûb kalbin temizlenmesini, kötü huyların giderilmesini ve kulluğun iç boyutunu işler. er-Ravzatü’l-enîka fî beyâni’ş-şerîa ve’t-tarîka şeriat-tarikat ilişkisini özetler. el-Maksadü’l-esnâ fî şerhi’l-esmâi’l-hüsnâ ilâhî isimleri açıklayan eseridir.

Ahmed er-Rifâî’nin nesebi ve menâkıbı çevresinde kaleme aldığı Gāyetü’t-tahrîr fî nesebi kutbi’l-asr seyyidinâ Ahmed er-Rifâî el-kebîr, Dîrînî’nin Rifâî hafızasının yazılı aktarımındaki yerini gösterir.

Ahmed el-Bedevî ile karşılaşma anlatısı

Bedevî menâkıbnâmelerinde Dîrînî’nin Ahmed el-Bedevî’yi ilmî bakımdan sınamak üzere Tanta’ya gittiği anlatılır. Rivayete göre sorularını hocası İzzeddin b. Abdüsselâm’ın Şeceretü’l-maârif adlı eseri çevresinde yöneltmiş, Bedevî’nin cevapları karşısında onun ilmî ve manevî derecesini kabul etmiştir.

Bu anlatı, Dîrînî’yi Bedeviyye mensubu yapmaz. Bedevî geleneğinin iki büyük şahsiyeti karşılaştıran menkıbe hafızasıdır ve tarihî Rifâî silsilesinden ayrı gösterilmelidir.

Vefat tarihi ve kabri

Kaynaklar vefatı için 689-699/1290-1300 arasında farklı tarihler verir. En kuvvetli kabul 694/1295 yılıdır. Kahire’de değil, doğduğu Dîrîn köyünde vefat edip oraya defnedildiği yönündeki kayıt daha güçlüdür.

Adına nispet edilen cami ve çevresindeki yapılar zaman içinde harap olmuş, daha sonra çeşitli dönemlerde onarılmıştır. Yerel anma ve zikir geleneği onun Dîrîn’le bağını sürdürmüştür.

Tarihî yeri

Abdülazîz ed-Dîrînî, XIII. yüzyıl Mısır’ında medrese ilimleriyle tarikat hayatını birleştiren belirgin örneklerden biridir. Şâfiî fıkhı ve Eş‘arî kelâmındaki yetkinliği, manzum tefsir öğretimi, ahlâk ve tasavvuf eserleri ile Rifâî irşad hattı aynı şahsiyette birleşir.

Bu sebeple dosyası yalnız “Bedevî’den feyiz alan bir şeyh” özetiyle okunamaz. Doğru omurga; İzzeddin b. Abdüsselâm’ın öğrencisi, Rifâî hırkasının taşıyıcısı, Azîziyye-Dîrîniyye’nin kurucusu ve çok eserli bir âlim-sûfî oluşudur.

Tahsili, intisabı ve halifeleri

612 (1215) veya 613’te (1216) Mısır’da Garbiye vilâyetine bağlı Neberuh’un doğusundaki Dîrîn köyünde doğdu. Küçük yaşta öğrenime başladı; fıkıh âlimi ve sûfî İzzeddin İbn Abdüsselâm başta olmak üzere birçok âlimden dinî ilimleri öğrendi. Tahsilini genç yaşta tamamladıktan sonra fıkıh, kelâm ve tefsir ilimlerine dair çeşitli eserler yazdı ve bu sayede ilim adamları arasında tanındı. Şâfiî mezhebine mensuptu; Eş‘arî kelâmını son derece iyi bildiği ve güzel anlattığı kaydedilir.

Olgunluk döneminde tasavvufa yönelerek Ebü’l-Feth b. Ebü’l-Ganâim’e intisap etti. Tarikat hırkasını, Ahmed er-Rifâî’nin halifelerinden Ebü’l-Feth el-Vâsıtî’nin müridi olan Şeyh Ebü’l-Feth el-Baltacî’den giydi. Başta meşhur Sübkî ailesinden Sadreddin Yahyâ es-Sübkî olmak üzere birçok kişiye hilâfet verdi.

Ölüm tarihi için kaynaklarda 689-699 (1290-1300) yılları arasında muhtelif tarihler verilmekle birlikte kuvvetli ihtimalle 694’te (1295) vefat etmiş ve doğduğu köye defnedilmiştir.

COĞRAFÎ HAFIZADîrînî CamiiMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi1 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç3 doğrudan bağlantıAğda gör →
ÇOKLU İRŞAD GÜZERGÂHI2 ayrı bağlamda görünüyorHer bağlantı ayrı açılır; ortak gövde, kol aidiyeti anlamına gelmez.

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Ahmed el-Bedevî’yi imtihan anlatısı

Bedevî menâkıbnâmeleri, Dîrînî’nin Tanta’da Ahmed el-Bedevî ile ilmî bir karşılaşmasını aktarır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç
Gelenek içi anlatı

Bu rivayet Bedevî menâkıbnâmelerinden gelir; Dîrînî’nin Rifâî aidiyetini değiştirmez.

Rivayete göre Dîrînî, Ahmed el-Bedevî hakkındaki haberleri sınamak üzere Tanta’ya gitti. Hocası İzzeddin b. Abdüsselâm’ın Şeceretü’l-maârif ve’l-ahvâl adlı eserinden sorular yöneltmek istedi. Ahmed el-Bedevî’nin, sorular daha tamamlanmadan eserin meselelerine vâkıf cevaplar vermesi üzerine onun ilmî ve manevî derecesini kabul etti.

Anlatının maksadı iki ayrı yolun aidiyetlerini birbirine geçirmek değil, dönemin âlim-sûfî tipini Ahmed el-Bedevî’nin velâyetini tanıyan bir şahit olarak göstermektir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, ‘Dîrînî’; Sübkî; İsnevî; İbnü’l-Mülakkın.

Eserleri ve metinleri

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

et-Teysîr fî ilmi’t-tefsîr

Tefsir usulünü 3200’den fazla beyitle anlatan manzum öğretim eseridir.

Metni gösterMetni daralt

Dîrînî, tefsir usulünü uzun bir manzume hâlinde düzenleyerek ilmî bilgiyi ezberlenebilir ve öğretilebilir bir forma taşıdı. Eser Kahire’de basılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, ‘Dîrînî’; Sübkî; İsnevî; İbnü’l-Mülakkın.
TARİHÎ KAYIT

Tahâretü’l-kulûb

Kalbin arındırılması, kulluk, ahlâk ve tasavvuf terbiyesini ele alan başlıca eseridir.

Metni gösterMetni daralt

Tahâretü’l-kulûb ve’l-hudû‘ li-allâmi’l-guyûb, kötü huylardan arınma ile kulluğun iç disiplinini birlikte işler; müellifin zâhir-bâtın bütünlüğünü açıkça gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, ‘Dîrînî’; Sübkî; İsnevî; İbnü’l-Mülakkın.
TARİHÎ KAYIT

er-Ravzatü’l-enîka

Şeriat ile tarikat arasındaki ilişkiyi açıklayan muhtasar eseridir.

Metni gösterMetni daralt

Eser, fıkhî yükümlülüklerle tasavvuf terbiyesini birbirine rakip değil tamamlayıcı alanlar olarak ele alır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, ‘Dîrînî’; Sübkî; İsnevî; İbnü’l-Mülakkın.
TARİHÎ KAYIT

Diğer eserleri

Akaid, şeriat-tarikat ilişkisi ve esmâ-i hüsnâ üzerine yazdığı basılmış eserleri.

Metni gösterMetni daralt
  • İrşâdü’l-hayârâ ile’r-red ale’n-nasârâ: Allah’ın birliğine dair delilleri açıklayan ve hıristiyan düşüncesini reddeden bir eserdir (Kahire 1284, 1322).
  • er-Ravzatü’l-enîka fî beyâni’ş-şerîa ve’t-tarîka: Şeriatla tarikat arasındaki ilişkileri değerlendiren muhtasar bir eserdir (Kahire 1320).
  • el-Maksadü’l-esnâ fî şerhi’l-esmâi’l-hüsnâ (Kahire 1330).
Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Gāyetü’t-tahrîr ve Rifâî hafızası

Ahmed er-Rifâî’nin nesebi ve menâkıbı hakkında kaleme aldığı eserdir.

Metni gösterMetni daralt

Gāyetü’t-tahrîr fî nesebi kutbi’l-asr seyyidinâ Ahmed er-Rifâî el-kebîr, Dîrînî’nin Rifâî aidiyetini ve geleneğin yazılı hafızasındaki yerini gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, ‘Dîrînî’; Sübkî; İsnevî; İbnü’l-Mülakkın.

Kavram dünyası

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Azîziyye (Dîrîniyye) kolunun kurucusu

Rifâiyye tarikatının kendi adına nisbet edilen kolunun kurucusu sayılması ve Kuzey Afrika’da döneminin en önemli şeyhlerinden biri olması.

Metni gösterMetni daralt

Tasavvuf tarihiyle ilgili kaynaklarda Rifâiyye tarikatının Azîziyye – diğer adıyla Dîrîniyye – kolunun kurucusu olarak kabul edilir. Kuzey Afrika’da döneminin en önemli şeyhlerindendir.

Kolun silsilesi şöyle verilir: Ahmed er-Rifâî’nin İskenderiye’ye gönderdiği halifelerinden Ebü’l-Feth el-Vâsıtî, onun müridi Ebü’l-Feth el-Baltacî ve Baltacî’nin halifesi olan Mısırlı Abdülazîz b. Ahmed ed-Dîrînî. Tarikat kolları listelerinde de “Dîrîniyye / Azîziyye” adıyla Rifâiyye’nin bir kolu olarak kaydedilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Zâhir ilimleriyle tasavvufu şahsında birleştirmesi

Fıkıh, kelâm ve tefsirdeki yetkinliğiyle tasavvufu bir arada taşıması, onu hem halkın hem ulemânın nezdinde itibarlı kılmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Küçük yaşta öğrenime başlamış, tahsilini genç yaşta tamamladıktan sonra fıkıh, kelâm ve tefsir ilimlerine dair çeşitli eserler yazarak ilim adamları arasında tanınmış ve onların saygısını kazanmıştır. Kaynaklar Şâfiî mezhebine mensup olduğunu, Eş‘arî kelâmını son derece iyi bildiğini ve güzel anlattığını, sohbetlerine katılan ilim adamlarının kendisinden çok istifade ettiklerini özellikle belirtir.

Zâhir ilimleriyle bâtın ilmi olan tasavvufu şahsında birleştirmesi halk ve ulemâ nezdindeki itibarını arttırmış; her kesimden insan onu ziyaret edip kendisinden feyz ve dua almayı büyük bir şeref vesilesi saymıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Doğum ve vefat tarihlerindeki belirsizlik

Doğumu için 612 (1215) veya 613 (1216), vefatı için 689-699 (1290-1300) arasında muhtelif tarihler verilir.

Metni gösterMetni daralt

612 (1215) veya 613’te (1216) Mısır’da Garbiye vilâyetine bağlı Neberuh’un doğusundaki Dîrîn köyünde doğmuştur.

Ölüm tarihi olarak kaynaklarda 689-699 (1290-1300) yılları arasında muhtelif tarihler verilmektedir. Ancak kuvvetli bir ihtimale göre 694’te (1295) vefat etmiş ve Dîrîn köyünde defnedilmiştir; tarikat kolları listelerinde de vefatı 694/1295 olarak kaydedilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, ‘Dîrînî’; Sübkî; İsnevî; İbnü’l-Mülakkın
  2. [2]Kişi dosyasının kaynakları — Ebû Muhammed İzzüddîn Abdülazîz ed-Dîrînî
Ortak kaynak kataloğunu aç →