Ara
Menü

Şeyh İbrâhim Hâs Efendi

Şuabıit-ı Şa'baniyye 43 Anun cezbesile bende olup üryiin ki hl-haber Rahm idüp bir şerif kisve bana virdi zü'l-kevser Bu mevzı' zarf-ı şenf ola hem daim nuıkar* Bi-hakk-ı sure-i Taha ki olmaya ona me'mer /25/ Gelüp du-ferd didi tarih buna hoş düşdü makber Mübarek bu libas ile kabir Ünsl'ye münevver* <Jr ı .r.i ı U"w y. .!.l )) (Bu şiir), türbesinin kapısı…

Yol
Halvetiyye
Unvan
Tasavvuf şahsiyeti

Hayatı ve irşad çevresi

Şuabıit-ı Şa'baniyye 43 Anun cezbesile bende olup üryiin ki hl-haber Rahm idüp bir şerif kisve bana virdi zü'l-kevser Bu mevzı' zarf-ı şenf ola hem daim nuıkar* Bi-hakk-ı sure-i Taha ki olmaya ona me'mer /25/ Gelüp du-ferd didi tarih buna hoş düşdü makber Mübarek bu libas ile kabir Ünsl'ye münevver* <Jr ı .r.i ı U"w y. .!.l )) (Bu şiir), türbesinin kapısı halasında muharrerdir. Hulefası: Hacı Şeyh İbrahim Efendi, Şeyh lbrahim Has Efendi, Şeyh Giritli Ahmed Efen di, Şeyh Tatar Selim Efendi, Şeyh Recep Efendi, Şeyh Erzincanlı Ali Efendi, Şeyh Kumlalı Mustafa Efendi, Şeyh Hafız Muhammed Garib Efendi, Şeyh Çekmeceli Mah mud Çelebi, Şeyh Kastamonulu Mustafa Efendi, Şeyh Abdullah Kefevi Efendi, Şeyh Ahmed Saati Efendi, Şeyh İstanbullu Hafız Muhammed Efendi, Şeyh Es'ad Efendi, Şeyh Mustafa Halife, Şeyh Hasan Azaki Efendi, Şeyh Üsküdarlı Ahmed Efendi. Türbe-i şerifeleri halen ma'murdur. Buraya bi'l-ahare şeyh olup, uluvv-i himme tini ızhar eden ve Kadiriler bahsinde tercüme-i hali yazılmış olan lzzi Efendi türbenin tezyininde ve dergahın ta'mir ve ihyasında çok çalışmıştır.

Caddenin tevsii halinde dergahın bir kısmı yola gidecek ise de türbe-i şerife kalıyor. Buradan geçtikçe Hz. Şeyh'in ruhaniyyeti kalb-i fakiranemi okşar, Fatiha okumadan geçtiğimi bilemem. lzzi Efendi merhGm dahi meşihata ta'yini gününden i'tibaren irtihaline kadar dergah-ı müniften dışarı çıkmayarak yirmi yedi sene Hz. Ünsi'ye pey-rev olmuş idi. (Kaddesa'llahu esriirahüm) Divan-ı şerifleri zaman-ı alilerinde yazılmış ve tashih-i alllerinden geçmiştir ki, bu nüsha-i münife lbnü'l-Emin Mahmud Kemal Beyefendi nezdinde mahfGzdur. Zi yaret olunmuştur. Tashihat tamamen surh mürekkeple yazılmıştır. ŞEYH İBRAHİM HAS EFENDİ Müşarünileyhin ecell-i hulefasından arif, kamil, mükemmil bir zat-ı ali-kadrdir. Şeyhinin dar-ı cemale intikalinde bu dergahta inziva ederek kendini kimseye tanıt tırmamıştır. Rütbe-i irfanına delalet eden mektubatı elime geçmiş idi. Kemalinin hayranı oldum. Hele şeyhine olan irtibatını takdirlerle karşıladım.

Bu dergahta çok 44 Seflne-i Evliya zaman ihtifa buyurup, murğ-ı ruhu hadfük-ı cinana pervaz edince, kitab-ı irfan-ı vü cudu civar-ı Hasan Ünsl'de kaldı. İzzi Efendi'nin meşihatı zamanında bunun kabr-i enverini aramaya dergaha gitmiş idi. Ararken İzzi Efendi yanıma geldi. "Evllldım ne arıyorsun?" dedi. lbrahim Has'ın kabrini arıyorum dedim. "Onu ne bilirsin?" dedi. Mektubatı elime geçti, okudum. Müfrit bir aşk ile sevdim. Kabrini bulup, yazmakta olduğum Seflne-i Evliya 'ya işaret edeceğim dedim. Takdir ederek ah çekti. "Oğlum onun kabrinin oldugu yer burasıdır." diye Hasan Ünsi hazretlerinin türbesinin sağ tara fındaki pencere önünü gösterdi. Bu hazreti rü'yada gördüm. Nı1r-ı mücessemdir. Kabr-i şeriflerinin yanından su geçiyormuş. Daha ba'zı mahzurlar varmış. Rahatsız oluyorum, /26/ bir çaresine bak diye emr etti. Derhal bidar oldum. Hemen kabirleri ni taharriye koyuldum. Vaktiyle burada şeyh olan Hayali Fehmi Efendi ve pederi za manında dergahın üst katındaki helasından lağıma ittisal eden yolun ve fi'l-hakika çirk-abın burada bir kabir yanından geçtiğine muttali' oldum.

Kabri açtım. Kefeni solmamış bir vücud-ı nı1rani asude-nişin-i rahmet-i Rahman'dır. İbrahim Has hazret lerinin olduğuna şübhem kalmadı. Çünkü o da şeyhi gibi inziva etmiş, kabrine taş bi le konulmamış. Etrafındaki çirk-abı ve muzahrafatı arabalarla taşıttım. Dergahtaki helayı oradan kaldırttım. Kabirlerinin etrafı temizlendi. İşte bu parmaklığı yaptırdım ki, üzerinden kimse geçmesin diye. Garibtir, alem-i ma'nada tekrar gördüğümde, be yan-ı hoşnudi buyurdular. "Fakiriniz de öyle bir hıdmet-i şer'ifeleriııde bulunmak için maz har-ı irşad olduftuma müteşekkireıı mukabele eyledim." dediler ve ağladılar. Fakiri de ağ lattılar. Dua buyurdular. Ayrıca bir mezar taşı yaptırıp, havludaki taşların yanına ila ve etmişlerdir ki, kitabesi: "Kutbu'l-arifln bila-hafa Gavsu'l-Vasılln es-Seyyid şeyhu'ş-şuyfılı Ünsi Hasan Efendi hazretlerinin muhterem halifesi es-Seyyid eş-Şeyh İbrahim el-Has Efendi hazretlerinin kabr i enverleridir. " Şeyh Hasan-ı Kefevi'nin bir halifesi vardır.

Binbir ilahiyi dl.mi' Divan'ı, menakıb-ı evliyayı havi Tezkiretü'l-Hass'ı ve Ün si hazretlerinin kelimat-ı aşıkanelerini havi Kelam-ı Aziz'i ve sfür asarı vardır. Tarih i rıhletini, müddet-i ömrünü bilmek mümkün olamadı. Çekmece-i kebir ( Büyükçekmece)'de Nesimi-zade Şeyh Mustafa Efendi nam pir daşına yazdığı mektubun suretidir: "Saildetlü keraınetlü ah-ı esrarım! Şeyh Mustafa Efendi hazretlerinin huzur-ı şerlf-i bl-hemtalarına ta'zlmat-ı celile ve tek rlmat-ı cezlle iblağıyla hatır-ı feyz-mefuirleri tefahhus olunur. Heımşe mesned-i izz ü irfaıı- Şuabi\t-ı Şa'baniyye 45 da müeyyed olup, tullab-ı Huda ve salikii1H rah-ı Kibriyli'ya lfliza-i feyzdeıı lıi1tı olmaya lar. Taraf-ı dil-rlş-i Has İbrahım dervişten sual buyurulursa, bu dertten bağrı pare pare pür hUn , firlikındaıı perlşan-hlil-i diger-gCmdur. Nice zamandır tarafınızdan bir mektub gelme di. Lislin ile de bir haber alamadık . frıde-duz-ı intizar üzereyiz.

Bu rütbe ferlimuş buyurduğunuza bir ma'nli veremedik. Zrrli birbirimizi ferlimUş eyle mek ebeden mümkün degildi. Bilirsiniz ki, kırk seneden mütecavizdir, sizin ile bir dergaha bende olduk. Bu dergah ne dergahtır ki, beyanı akl-ı külden taşradır. Kendimizi kendimiz ol dergahta bildik , bulduk. Kendi yüzamüzü onda gördük. Varlıgı onda bitirdik, yokluğu on da lişiklir eyledik. Hususan sizinle hem-dert idik. Gıll u gıştan onda pak olduk ve onda tli ze-clin bulduk . /2 7/ Her müşkil onda feth oldu. Ol ki , ayn-ı mürşidden carı feyz-i hakikat tir. Nasıl unutalım. Cümleden kat' -ı nazar bir pınarsız nlstlyiz. Ol pınardan sızıp zuhur et mişiz. Ondan birer katreyiz. Mahv u fenlimız yine ol pınarda ferıô. bulur. 'HG hu' denildi gi ayandır. Ol ki kurb-ı hakliyık.tır. Nasıl unutalım. Ale'l-husus hubb-ı sivli, hubb-ı Hu dli'ya bu kurbiyyette mübeddel oldu. Bu muhabbet ne muhabbettir "'1 .ıı ı ki, beylin$ve ,,, lrniis ı kabil ... c . ,,,. _ ... degildir.

Bu sırr-ı muhabbete melliike dahi lirif olarnaz. ( .JJ l:>- ...l.!. \ \_,.:.-\ .J:!.l.11..ı ) 1 5 buyurulan bu letliif-i cetiledir ki , tahllfierinde hubb-ı kadim ile vfu:ad-pezlrlerdir. HUbb-ı ezeliye ta alluk/arı cihetiyle ahsen-i takvimde var olmuşlardır ki, esmlilarımn mazhariyyetleri ef alidir. Onun için (J...>.- otil) 16 buyurulmuştur. Bu tliifenin varlıkları zlitmda kadimlerdir, zuhurla rında hadislerdir. Ya'nl ilmu'llahta kadimlerdir. Onlarda murlid yoktur. Muhabbetleri mu rlid cihetiyle degildir. ( .JJ İ) buyurulan budur. Şal muhabbet ki , onda murlid buluna, o muhabbet linzdır. O yine murlid cihetiyledir. Bir muhabbet ki arız ola, elbette onda murlid bulunur. Bu bl-ma'nli bir emeldir. Çünkü her murlid ki , vardır , ol fanidir. İrfan dahi fanidir. Her vuslat ki, Hakk'ın gayrıdır, o fenli ile dir. Şükür ol Allah telilliya ki , bl-murlid halk etmiştir. Ya'nl mürıd oldur ki , irlidetinin taal luku kendüden kendü iledir.

Müteallık.ı dahi kendü iledir. Çün ü çerlidan bendir. Merlim-ı berliyli dahi , merlim-ı kadimesi vesllesiyledir. İnsanda olan irlide-i cüz'iyye , kendi iradesi ta alluku cihetiyle hasıl olmuştur. Ne ayrı ne de gayrıdır. Zevki bir ma'nlidır. Zevk-ı ma'nevl kendi tecelll-i z/itlsiyle zlit-ı kadimesine merbCttiyyetle insandan berk urur. Bu tecellisi vası tasıyla insanda zahirdir. İnsanın gayrıda ma'dCttndur . Eimme-i esmlinın insanda zuhuru, zevk-ı ma'nevlnin lem'ası şu'lesinden zahirdir. Sırr-ı nübüvvet bunda ma'lum olur. Hakl kat-ı Muhammediyye (sala'llahu aleyhi ve sellem) , bu dem ile mübeyyendir. Sır , uludur. Mürşidden gayrı sırrı kimse temlik etmeye kadir degildir. Zira ukul ve fehıııden hlirictir. Eğer hudad-ı Huda olmayaydı bu sırdan dahi neler söylerdim neler! Ui kin hududu tecavüz etmek olmaz . Bu sözleri dahi içeriden söyleyeyim desem olmaz. Bu ka- 1 5. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir . . . " 2.

Bakara suresi, 165. ( H ) 16. "O gerçekten güzeldir." ( H l 46 Seflne-i Evliya dar dahi söylemeyeyim desem yine olmaz. Bi'z-zarnre biraz söyleniyor. Gah olur ki , söyle yen ben sanırım ve gah olur ki, söyleyen ben degilim. Gah olur ki, iki cihana sığmam. Gah olur ki, ben bende mahv olurum. Şöyle ki, eserimden bir nişan bulunmaz. Gah bir karar gah-ı hl-kararım. Ben ben degilem diyeyim sen bensin Sen sen değilsin ki dine ben sensin Kadir değilim ki, 'sen bensin yahut ben sensin' demeye. Eğer der isem ki, 'ben sen sin', kafir olurum. Eğer dersem ki, 'sen bensin', müşrik olurum. Bu sırra iişina bir kimse ye /28/ mül.ilkl olamadım ki, onun önünde bu ma'nayı ortaya getireyim. Nice yıllardır cüst u cU üzerindeyim ziit-ı vahdetten agah, tahakkuk-ı tevhld ile hucb-ı tecelllyyiit-ı esma vü sı fattan geçmiş ve kesret-i taayyüniittan kurtulmuş bir müsahib-i cfüıiina tesadüf edemedim ki, bu razı onun huzurunda gtlya olayım.

Zôlike w.kdıru'l-Azlzu'l-Allm!" İbrahim Has Müşarünileyhin üç-dört mektubu daha elime geçti. Onları Müntehabat-ı Ezhar-ı İrfan nam eser-i fakiraneme dere eyledim. Kemalat-! arifanesi yüksektir. İbrahim Has hazretleri, azizi Şeyh Hasan Ünsi hazretlerinin menakıbını cem' ve tahrir eylemiştir. İstanbul'da Fatih'te Millet Kütüphanesi'nde Reşid Efendi kitapları meyanında 4 79 numarada mukayyed bir nüshası vardır. Bir de lbnü'l-Emin Mahmud Kemal Beyefendi kütübhane-i hususisinde bir nüsha-i asliyyesini gördüm. Ser-a-pa Hasan Ünsi hazretlerinin tashihatı surh ile işaratı vardır. Aslı İbrahim Has'ın yazısı olmak muhtemeldir. Dörtyüz sahifeye yakındır. Bunun bir nüsha-i digerisini de Pa zar Tekkesi kütüphane-i hususisinde merhum Şeyh Hüsameddin Efendi yedinde gör müştüm. Aydınoğlu Dergahı Hakkındaki Tedkikatım: Aydınoğlu Tekke ve Mescidi namıyla şöhret bulan bu dergah-ı münifin banisi Saçlı Emir Muhyiddin Muhammed b.

Abdullah Efendi'dir. Tebrizlidir. Sultan Baye zid zamanında İstanbul kadısı olmuştur. "Kasım Çavuş Mescidi" de denilmesine ba kılırsa, mescidin banisi bu zattır. M inberini vaz'eden Aydınoğlu Şeyh Muhammed Efendi'dir. Bu zat, rical-i Kadiriyye'den imiş. Tophane'de Kadiri-hane'de medrun imiş. Tekkenin kapısında şöyle muharrerdir: Erenler Şeyh Şa'banı tarik-ı müstakiminden Açıldı Aydınoğlu Dergehi kim au:l.eler rUşen

Halvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASIHalvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi

Yeşil kubbeli, dört terkli ve yirmi dallı tâc. Kubbe merkezinde beyaz düğme, lengerinde siyah destar ve üstten sarkıtılmış taylasan bulunur.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Mektupları

Tarih­ i rıhletini, müddet-i ömrünü bilmek mümkün olamadı. Çekmece-i kebir ( Büyükçekmece)'de Nesimi-zade Şeyh Mustafa Efendi nam pir­ daşına yazdığı mektubun suretidir: "Saildetlü keraınetlü ah-ı esrarım! Şeyh Mustafa Efendi hazretlerinin huzur-ı şerlf-i bl-hemtalarına ta'zlmat-ı celile ve tek­ rlmat-ı cezlle iblağıyla hatır-ı feyz-mefuirleri tefahhus olunur.

Metni gösterMetni daralt

Tarih­ i rıhletini, müddet-i ömrünü bilmek mümkün olamadı. Çekmece-i kebir ( Büyükçekmece)'de Nesimi-zade Şeyh Mustafa Efendi nam pir­ daşına yazdığı mektubun suretidir: "Saildetlü keraınetlü ah-ı esrarım! Şeyh Mustafa Efendi hazretlerinin huzur-ı şerlf-i bl-hemtalarına ta'zlmat-ı celile ve tek­ rlmat-ı cezlle iblağıyla hatır-ı feyz-mefuirleri tefahhus olunur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Çekmece-i kebir ( Büyükçekmece)'de Nesimi-zade Şeyh Mustafa Efendi nam pir­ daşına yazdığı mektubun suretidir: "Saildetlü keraınetlü ah-ı esrarım! Şeyh Mustafa Efendi hazretlerinin huzur-ı şerlf-i bl-hemtalarına ta'zlmat-ı celile ve tek­ rlmat-ı cezlle iblağıyla hatır-ı feyz-mefuirleri tefahhus olunur. Heımşe mesned-i izz ü irfaıı- Şuabi\t-ı Şa'baniyye 45 da müeyyed olup, tullab-ı Huda ve salikii1H rah-ı Kibriyli'ya lfliza-i feyzdeıı lıi1tı olmaya­ lar.

Metni gösterMetni daralt

Çekmece-i kebir ( Büyükçekmece)'de Nesimi-zade Şeyh Mustafa Efendi nam pir­ daşına yazdığı mektubun suretidir: "Saildetlü keraınetlü ah-ı esrarım! Şeyh Mustafa Efendi hazretlerinin huzur-ı şerlf-i bl-hemtalarına ta'zlmat-ı celile ve tek­ rlmat-ı cezlle iblağıyla hatır-ı feyz-mefuirleri tefahhus olunur. Heımşe mesned-i izz ü irfaıı- Şuabi\t-ı Şa'baniyye 45 da müeyyed olup, tullab-ı Huda ve salikii1H rah-ı Kibriyli'ya lfliza-i feyzdeıı lıi1tı olmaya­ lar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.