HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
Erbili Şeyh Muhammed Es'ad Efendi 35 1 Kendilerine muhabbet-i mahsusa-i acizanem olup, mükerreren şeref-yab olmuş idim. Vadi-i ihlasta takdim eylediğim arizama yazdıkları cevab-name aynen telsik olunmuştur: /1 95/ "İzzetlü Hüseyin Vassaf Bey Efendi biraderimize! Bu zerre-i haklrin badl-i tesrlri ve ıtıde-i iirz:Umun mediir-ı mefharet ü tenviri bulunan bir kıt'a iltifiit-nô.me-i moô.rif-i allameden vô.sıl-ı eyadl-i şükriin olarak duii- yı hl-riyadan ısal-i ba.rgiih-ı Ceniib-ı Kibriyii kılındı .
Hazineyi, hariibede uıharrl ve dane-i saadeti kiııe-i tarikatta tekikki eden urefii-yı zurefadan olduğunuz bedihi bulunduğundan , Hak teaki haz retlerine arz-ı şükran edildi. Ma'lum-ı alileri olduğu gibi , tarfkat-ı aliy yen in esô.s ı , ya'ni mediir-ı iktibası , in' iklis üze rine mübıeııf bulunduğundan , hilkat-ı beşeri teşkil eden leıiiif- i aşereyi , zikru 'lliih ile mübeşşer ve medlne-i cismiiniyyeti muhabbetu'lliih ile mün evver ey le mek ancak bir beııde-i mur&lu'llii hın sohbeti ve bir abd-i fenli fi ' lliihın feyz ü bereketi siiyesiııde müyesser olabilecegi tabiidir Bu .
gibi zeWı ise lıasbe'l-11akı kibnt-i ah gibi ender bulundufundan, (.u.i:.! ...\Go l .:,,.- ) 2 56 hııdis- i şerffine ittib&m hildim-i şeriat ve salik-i rôh-ı tarrkat olan bir mestftru'l-adale, .. - .. .. . ihlas , .. ve muhabbet ve musahabe-i cismdniyye mümkin olamadığı takdirde, ( ı:,niJ I C: ı_,;Ş J)257 11yet-i celilesine imtislllen , gıyaben rabt-ı rUhaniyyet eylemek zanlrf bulu;i'muştur.
Kalbi z.akir idemez rabıtasız ferd-i beşer Dökülür lcetıser-i ez/<iir gönülden gönüle fehvasınca bu gibi bir rabıta ve muhabbete miilik olan zl1t dünyada ib&I-ı slilihin adadına da hil ve ukb&la evliy11-yı kiramın şerefi maiyyetine nail buyurulacafı şübhesizdir. 258(1 .:,,.- C: j}I r-1-- J ...U I r fal Jli) Fakiriniz zllt- ı aliııizi sevdim. Hem de din u gönülden sevdim. İnş&ıllaJı du&Ja kusur etmem . ArzU buyurulur ise, sevdiğim faziletlü Hoca Yekta Efendi hazretleriyle de görüşebi lirsiniz. Kasmıpaşalı Cemal Efendi biraderimize bi'l-hassa selam olunur. Cenılb-ı Hakk'a emllnet .
Bala, es-Selamu aleyküm 1 5 Temmuz 1 32 1 /(30 Temmuz 1 905) ed-Diii Es'ad" 1 324/( 1908) senesindeki inkılab-ı hükumet üzerine müştakan-ı irfanı tarafından edilen da'vete binaen, 1 2 Zilka'de 1 326/23 Teşrinisani 1 3 24/(6 Aralık 1 908) tarihin de Dersaadet'i tekrar teşrif buyurdular. Hz. Şeyh'in Bağdad'a dahi seferleri vardı. Orada me'mfüin-i zabıtadan iişık-ı sa dık Hacı Mes'ud Bey'i istihlaf buyurmuşlardır.
/1 96/ Kelami Dergahı fevkani olarak tecdid edilmiş iken, bi'l-ahare cemaatin zi yadeliği hasebiyle ıııevcfidu istiab edemediğinden, zemin kat üzerine tevsian inşa olunmuş ve son zamanlarda tevsi' edilmiştir. Her Cuma günleri burası mecma' -ı uş şak olmaktadır. Bir müddet sonra Üsküdar'da Selimiye Dergah-ı şerifi meşihatı mün hal olunca, uhde-i arifanelerine alarak mahdumları Ali Efendi'yi burada seccade-i meşihata ik'ad ile, ara sıra kendileri de teşrif buyurmaktadırlar. 2 56. "Kim bir taşın (faydasına) inanırsa, ondan faydalanır." ( Hadis kaynaklarında bulunamamıştır. ) ( H ) 257. "...
sadıklarla birl ikte ol u n. " 9. Tevbe suresi, 1 19. ( H ) 2 58. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Kişi sevdiğiyle birlikte haşrolunur." "Kişi sevdiği ile bera berdir." şekl inde bkz. el-Acliln'i, Keşfü' l -Hafli, c.11, 202. ( H ) Erbili Şeyh Muhammed Es'ad Efendi 353 Kendileri, 1332/( 1914) senesinde Meclis-i Meşayıh Riyaseti'ne ta'yin buyurul muşlardı. Riyasete geçtikleri zaman, tekkelerin ıslahı ve meşihatlara ehil ve erbabı nın ta'yini ve evlad-ı meşayıhın hüsn-i terbiyelerini te'min esbabına tevessül buyur muşlardı. Bi'l-ahare riyasetten inziva eylediler. Pek çok halife yetiştirdiler.
Anadolu ve Rumeli'de, pek çok yerlere i'zam eyle dikleri gibi, İstanbul ve havalisinde de halifelerini mahalle cevami-i şerifelerinde hatm-i hacegana me'mur etmek ve ahali-i beldeyi tarikata ısındırmak, salikin sırası na sokmak için büyük gayret sarf etmekte olduklarından, hal-i hazırda kendilerine ve hulefasına müntesib olan zevatın miktarı azim bir mikdara baliğ olmuştur. Hele rical i ilmiyyenin kendilerine karşı gösterdikleri asar-ı ta'zimi gördükçe kalbim münbasıt olmaktadır.
Uzuna karib boylu, beyaz sakallı, süzme gözlü, esmeru'l-levn, şişmana karib vü cudlu, güler yüzlü, tatlı sözlü, vakar sahibi bir zat-ı ali-kadrdir. Son zamanlarda nec cir, takkesi üzerine beyaz sarık sararlar. Şahıslarında cazibe ve heybet vardır. Meclis i zikrlerinde duçar-ı vecd olanlar çoktur. Sinleri halen seksene karibdir. Hafızaları pek kuvvetli olup, bir kaç sene evvel mülaki oldukları bir zatı derhal tanırlar ve hat ta ne konuştuklarını bile tekrar ederler. Büyük bir zeka-yı fıtriye sahibtirler. Matba' ve mürettep Divan'ından: j':J} ..:...,!. .) },... ol!. (51 j')ij \ ...:..;.
.).J..p lS J j ...:.-..!.> J J..\i ı:.o j lli l ..:.J j _r.; j 6;. j ._; r- .) Jj l J.1ı ft jS"' .,.l;l,. j .).) j ı:. J .:ı JJ .) t .).) ı)L. .)L!. r ı...15' i jl .ı J.) JW J .J!.?- ıJ'j A ..L... r )..li J _;. I ./" .!.ili j _;. ı r ) .) ..!..!. 0 \ j y ..:.J J.) l.ı .!..1 1.ı .ş. J ı.? \..r" J .) ./" ) .) .AA.,. \ J I,.. j \ _;>.- j JJ ) .) 25 9 .!.,\ \.!. \,.. <../' .,,;. l.!. \,..
* * * Benim evc-i sema-yı uzletin hurşld-i rahşanı Benim ikllm-i rene ü mihnetin sultan-ı zl-şiinı Hümii- yı himmetim cevlan-geh-i eflake baş eğmez Tecerrüd aleminde la-mekandır şimdi seyranı Ser-a-pa genc-i aşkım sim ü zer kaydından azadım Cihanı doldurur göz yaşımın yakut u mercanı İder baht-ı siyahıırıdan şeb-i deycur-ı deryuze Boyar mah-ı zer-efşanı ger olsa gökde cevlanı Derün-ı dilde ey can dağ-ı firkat lale-zar açmış Unut Es'ad gibi sen de riyaz-ı bezm-i ihvanı Tahmislerinden: MecrUh olalı gamze-i hunhar-ı nigara Cansız cesedim benzedi bir seng-i mezara Doktora didim var ise rahmin dil-i zara Çek neşterini açma sakın yareme yare Aşk hastasıyım nafile yok derdime çare 259.
"Ey ( levlak) ordusunun hükümdarı! Ey felekler tahtının baştacı! Senin haşmet ve kadrinin dere cesi, idrak ve anlama hayalinin dışındadır. Senin bu azametli gelişle alemi şereflendirmen, toprağa da şeref bahsetmiştir. Bağ içinde sinesi yırtılmış güle aşık olan bülbül gibi senin aşkınla (doluyum). Senden ayrı olunca nasıl mutluluk olsun? Çünkü senden ayrı olmak, beni hüzün ve gamla doldurur. Her ne kadar utanma duygusu yoksa da, yaşlı gözümde bir elem vardır. Senin aşkının devletiyle güçlü olunur. Çünkü onun sayesinde, her iki alemde de, iman hiç bir şe ye ihtiyaç duymaz.
Es'ad'ın ceza günündclc i durumunu hiç sorma.
Çünkü onun durumu hiç de iyi değil." ( H ) Erbili Şeyh Muhammed Es'ad Efendi 355 * * * Var meclis-i rindiina mey iç aşk-ı Huda'dan Vir kuvveti pdzuya dem ur milk-i bekadan Put-haneye benzetme için hubb-ı sıvadan Bir katre içen çeşme-i pür-hun-ı fenadan Başın alamaz bir dahi baran-ı beladan * * * Dünyaya misafir gelenin rahatı yok.dur Endışe-i rô.h u hatar u haşyeti çok.dur Her çend ki Es'ad bu gibi korkusu çok.dur Bu bağ-ı cihan içre heva yolları çokdur Şemsi yürü sen Hakk'a giden rahı unutma * * * Bir peiişô.n hô.le düşdüm kıl inayet sô.kiya Hô.k-i rô.hından diler çeşm-i ümidim tutiya Oldu Es'ad gibi gönlüm kayd-bend-i evliya Kalmadı hatır neva-yı naleden ol Hilmiya Hem-dem olmuşdur bu mihnet-gahda efgane ney Asarı: 1 .
Divan-ı latifleri, 2. Hz. Şeyh-i Ekber efendimizin Risale-i Tevhidiyye tercümesi, 3. Mektiibat 4. Müteaddid manzum ve mensur resfül. /1 98/ Divan'larına yazdıkları mukaddimedir: "Makam-ı velayetleri derece-i sübuta varmış ve faz! u kemallerinin şahidi hadd-i te vatürü geçmiş bulunan eazımın ba'zıları, tab'an latif, meşreben zarif oldukları ve bir hayli manzumelerinde mey ve mahbubdan bahs etmekte bulundukları, cümlenin ma'lumudur.
Bu ise ayat-ı kerimedeki mecazlardan, istiarelerden zevk alamayan ve ha-husus i'tiraz etmeyi i'tiyad etmiş bulunan hod-pesendanın i'tirazını di.lib oldu ğundan, müşarünileyhim hazeratının bu misillü elfazdan maksadlarının ne olduğunu beyan etmek, fa.ideden hali olmasa gerektir. Ma'liim ola ki, nefs ü şeytı3.na mahkum; heva vü hevese mağlub olanlar, tarik-i sUfiyyeye salik bulunanların bilcümle lezil.iz-i insaniyyeden mahrum kaldıklarını i'tikad edinmişler ve bu hayal-i fasid ile hallerini füyiizat-ı ma'neviyyeden nevmid ve istikbal-i uhreviyyelerini bu suretle tehdid eyle mişlerdir.
