Ara
Menü

Muhammed Esad Erbîlî

Muhammed Esad Erbîlî (1847–1931), Erbil Hâlidî çevresinden İstanbul’a gelerek Kelâmî ve Selimiye dergâhlarında irşad faaliyetini sürdüren; Cem‘iyyet-i Sûfiyye ile Meclis-i Meşâyih’te görev alan Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, şair ve müelliftir.

Doğum
1847
Vefat
1931
Unvan
Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, Meclis-i Meşâyih reisi, şair ve müellif
Temalar
Nakşibendiyye-Hâlidiyye, Tâhâ el-Harîrî, Kelâmî Dergâhı, Kādirî icâzeti, Cem‘iyyet-i Sûfiyye, Meclis-i Meşâyih, Mektûbât, Menemen yargılaması

Ailesi, doğumu ve ilk tahsili

Muhammed Esad Efendi, 1264/1847 yılında Musul vilâyetine bağlı Erbil'de doğdu. Ailesi, Nakşibendiyye'nin Hâlidiyye kolunun bölgede yerleşmesinde rol alan bir irşad çevresine mensuptu. Dedesi Hidâyetullah Efendi, Hâlid el-Bağdâdî'nin Erbil'de yaptırdığı tekkeye tayin ettiği halifelerinden; babası Muhammed Said Efendi ise daha sonra aynı tekkenin şeyhiydi. Böylece Esad Efendi'nin çocukluğu medrese tahsiliyle tekke hayatının birbirinden ayrılmadığı bir çevrede geçti. Arapça ve Farsça öğrendi, bölgenin medreselerinde dinî ilimleri tahsil etti. Kaynakların verdiği bu aile silsilesi onun sonraki İstanbul faaliyetini yalnız ferdî bir göç hikâyesi olmaktan çıkarır; Erbil'deki Hâlidî birikimin Osmanlı başkentine taşınması olarak okumaya imkân verir.

Tâhâ el-Harîrî yanında sülûkü

Yirmi üç yaşında Hâlidî şeyhi Tâhâ el-Harîrî'ye intisap etti. Beş yıl süren seyrüsülûkün ardından 1875'te hilâfet aldı. Aynı yıl hac farîzasını yerine getirdi; dönüş yolunda şeyhinin vefatını öğrenince İstanbul'a yöneldi. Bu doğrudan irşad bağı, benzer isimli Tâhâ-yı Hakkârî ile karıştırılmamalıdır: Esad Erbîlî'nin şeyhi, Şam çevresinde faaliyet gösteren Tâhâ el-Harîrî'dir. Hâlidî terbiye içindeki sohbet, zikir, râbıta ve mürşid gözetimi onun mektuplarında ve Risâle-i Es‘adiyye'de açıklayacağı irşad dilinin temelini oluşturdu.

İstanbul'a gelişi ve ilim meclisleri

İstanbul'da önce Cağaloğlu'ndaki Beşir Ağa Dergâhı'nda misafir kaldı; ardından Çarşıkapı'daki Molla Pîrî Camii'nin müezzin odasına, daha sonra Beyazıt Camii imaretinde meydanı gören bir odaya yerleşti. Fâtih Camii'nde Hâfız-ı Şîrâzî'nin divanını okuttu. Bu faaliyet onun yalnız tekke şeyhi olmadığını; Farsça şiir, tasavvufî edebiyat ve şerh geleneğine vâkıf bir hoca olarak da tanındığını gösterir. II. Abdülhamid'in damadı Hâlid Paşa'nın sohbetlerine devam ettiği, Esad Efendi'nin bu yıllarda Meclis-i Meşâyih üyeliğine getirildiği kaydedilir.

Kelâmî Dergâhı ve iki tarikat icazeti

Esad Efendi, Şehremini'nin Odabaşı semtindeki Kelâmî Dergâhı'nın boş bulunan meşihatına talip olduğunda dergâhın Kādirî meşâyihine tahsisli olması sebebiyle ilk başvurusu kabul edilmedi. Bunun üzerine Kādirî şeyhi Abdülhamîd er-Rifkānî'den icâzet aldı ve 1883'te dergâhın şeyhliğine tayin edildi. Burada Hâlidî ve Kādirî âdâbını birlikte yürüttü. Bu çift icâzet, kişi dosyasındaki ana aidiyeti değiştirmez: Esad Erbîlî'nin başlıca irşad kimliği Nakşibendî-Hâlidî'dir; Kādirî icâzeti Kelâmî Dergâhı'nın hukukî ve geleneksel meşihat düzeniyle de bağlantılıdır. Bir müddet Fatih Halıcılar'daki Feyzullah Efendi Dergâhı'na da devam etti.

Erbil sürgünü ve Mektûbât çevresi

II. Abdülhamid devrinde 1900 yılında Erbil'e gönderildi. Sürgünün ayrıntıları hakkında kaynaklarda siyasî yorumlar bulunmakla birlikte, kesin olan husus yaklaşık sekiz yıl memleketinde kaldığıdır. Erbil'de bir müridesinin yaptırdığı tekkede irşadı sürdürdü; İstanbul ve diğer şehirlerdeki mensuplarıyla mektuplaştı. Daha sonra Mektûbât adıyla yayımlanan bu yazışmalar, bir şeyhin uzaktan eğitim, hâl takibi, ahlâk terbiyesi ve gündelik meseleler karşısında müridleriyle kurduğu ilişkinin birinci elden belgeleridir. İlk baskıda 147, ikinci baskıda 154 mektup yer almış; sonraki neşre iki mektup daha eklenmiştir.

II. Meşrutiyet, Cem‘iyyet-i Sûfiyye ve Meclis-i Meşâyih

II. Meşrutiyet'ten sonra İstanbul'a döndü ve Kelâmî Dergâhı'nı genişleterek yeniden inşa ettirdi. Cem‘iyyet-i Sûfiyye'nin kuruluş çalışmaları bu dergâhta yürütüldü; Şeyhülislâm Mûsâ Kâzım Efendi reis, Esad Efendi ikinci reis oldu. Tasavvuf ve Beyânülhak mecmualarında yazılar yayımladı. 1914'te yeniden Meclis-i Meşâyih üyeliğine, Elif Efendi'nin istifasının ardından kısa süre sonra meclis reisliğine getirildi. Sultan Mehmed Reşad devrinde surre emini olarak hacca gönderildi; ertesi yıl görevinden ayrıldı. Bu dönem, onu yalnız bir irşad halkasının değil, son Osmanlı devrinde tekkelerin idarî ve fikrî meselelerini tartışan kurumsal çevrenin de aktörü yapar.

Selimiye Dergâhı ve son tekke yılları

Üsküdar Çiçekçi'deki Selimiye Dergâhı'nın meşihatını da üstlendi ve oğlu Mehmed Ali Efendi'yi vekâleten buraya tayin ettirdi. Kelâmî Dergâhı ile Selimiye arasında irşad faaliyetini 1925'te tekkelerin kapatılmasına kadar sürdürdü. Kapatılmadan kısa süre önce Kelâmî Dergâhı'nda iki hafta kalan Danimarkalı psikolog Carl Vett'in hatıraları, dergâhın gündelik düzeni, zikir ve sohbet meclisleri ile Esad Efendi'nin çevresini dışarıdan gözlemleyen önemli bir tanıklıktır. Tekkelerin kapatılmasından sonra Erenköy Kazasker'deki evine çekildi ve polis gözetiminde yaşadı.

Menemen yargılaması ve vefatı

Aralık 1930'daki Menemen hadisesiyle bağlantısı olduğu ileri sürülerek oğlu Mehmed Ali Efendi ile birlikte tutuklandı ve Menemen'de idam talebiyle yargılandı. Hakkındaki idam hükmü yaşı sebebiyle müebbet hapse çevrildi; oğlu Mehmed Ali Efendi idam edildi. Esad Efendi 3-4 Mart 1931 gecesi Menemen askerî hastahanesinde vefat etti ve cenazesi ailesine teslim edilmeksizin Menemen'de defnedildi. Zehirlendiğine dair gelenek içi bir kanaat bulunmakla beraber bunu doğrulayan kesin bir belge yayımlanmış değildir. Mahkeme zabıtlarının bütünü açıklanmadığı için olayla ilgisinin ve hükmün dayandığı delillerin niteliği kesin bir tarihî yargı halinde sunulmamalıdır. Mezarının bulunduğu yerde 1962-1963 yıllarında bir cami yaptırıldı.

Eserleri ve irşad dili

Kenzü'l-irfân, ibadet ve ahlâka dair 1001 hadisin metin, tercüme ve açıklamalarını bir araya getirir. Risâle-i Es‘adiyye, tasavvufun mahiyetiyle seyrüsülûk âdâbını anlatır ve sonunda müellifin kısa hal tercümesini taşır. Tevhid Risâlesi Tercümesi, Evhadüddîn-i Belyânî'nin sonradan yanlışlıkla İbnü'l-Arabî'ye nisbet edilen risâlesinin tercümesidir. Sekiz sayfalık Fâtiha-i Şerîfe Tercümesi ile Farsça ve Türkçe şiirlerin yanı sıra Arapça ve Kürtçe birer şiir ihtiva eden Divan diğer eserleridir. Divandaki Farsça şiirler alfabetik bir tertiple kurulmuş; oğlunun Türkçe'ye çevirdiği yetmiş beş beyitlik “Mevlid-i Fâtımatü'z-Zehrâ” sonraki neşre eklenmiştir.

Halifeleri, tesiri ve kaynak sınırı

İstanbul, Anadolu ve Balkanlar'da geniş bir mensup çevresi oluşmuş, çok sayıda kişiye hilâfet vermiştir. İrşad hattının en yaygın devamlarından biri Mahmut Sâmi Ramazanoğlu üzerinden sürmüştür; Kaşıkçı Ali Rızâ Efendi de halifeleri arasında anılır. Esad Erbîlî'nin siyasî tutumu, sürgünü ve Menemen yargılaması farklı ideolojik anlatılara konu edildiğinden, kişi dosyasında kendi eserleri, dönemin süreli yayınları, kurum kayıtları ve eleştirel biyografi kaynakları birlikte okunmalıdır. Tarihî biyografi ile şeyh çevresinde teşekkül eden keramet ve şehadet anlatıları birbirine karıştırılmamalıdır.

COĞRAFÎ HAFIZA18 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi18 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç2 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Mahmud Muhtar Paşa ile eşinin ikinci intisabı

Gazi Mahmud Muhtar Paşa ile eşi Nimet Hanım, bağlı oldukları Tırnovalı Ahmed Amîş Efendi'nin vefatı üzerine birlikte Esad Erbîlî'ye intisap etmiş; paşa, Danimarkalı psikolog Carl Vett'i de ona götürmüştür.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Gazi Mahmud Muhtar Paşa ile eşi Nimet Hanım, önce Halvetî şeyhi Tırnovalı Ahmed Amîş Efendi'ye bağlıydılar. Onun vefatı üzerine ikisi birlikte Muhammed Es'ad Erbîlî'ye intisap ettiler.

Bu bağ, tanınmış bir yabancı ziyaretçinin dergâha ulaşmasına da vesile oldu. Görüştüğü şeyhlerden tatmin olmayan ve halvet, zikir, murakabe, teveccüh gibi uygulamaları tekke ortamında bizzat yaşamak isteyen Carl Vett, İstanbul'a geleli bir ayı geçtiği halde aradığını bulamamıştı; Halvetî şeyhi Küçük Hüseyin Efendi'nin kendi dergâhında halvet uygulaması teklifine de bazı mülâhazalarla katılmamıştı. Tam ümidini yitirmek üzereyken karşılaştığı Mahmud Muhtar Paşa onu Esad Erbîlî'ye götürdü.

Bu kayıtta Esad Erbîlî "Kadirî-Nakşibendî ekolüne mensup eski Reisü'l-meşâyih" diye anılır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Hayatından kayıtlar

İlk 6 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Bir meşihat için ikinci icâzet almak

Kādirî icâzetnâmesi meselesi.

Metni gösterMetni daralt

O sırada şeyhlik makamı boş bulunan Şehremini'nin Odabaşı semtindeki Kelâmî Dergâhı'nın şeyhliğine talip oldu. Ancak bu dergâhın şeyhliği Kādirî meşâyihine ait olduğundan ve kendisinin Kādirî icâzetnâmesi bulunmadığından bu isteği uygun görülmedi.

Bunun üzerine Esad Efendi Kādirî şeyhi Abdülhamîd er-Rifkānî'den Kādirî icâzetnâmesi alarak bunu ibraz edince adı geçen dergâhın şeyhliğine tayin edildi (1883).

Çerçeve. Vakfiyeler tekkelerin hangi tarikata tahsis edildiğini yazar; bir Nakşî şeyhinin Kādirî vakfının başına geçmesi bu sebeple mümkün değildir. Esad Efendi engeli aşmak için usule uymuş, eksik belgeyi tamamlamıştır. Sonuç, iki yolun aynı dergâhta yürütülmesi olmuştur: “Bu dergâhta Kādirî ve Hâlidî âdâb ve erkânı üzere irşad faaliyetinde bulundu.”

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11.
BİYOGRAFİK KAYIT

Hac dönüşü öksüz kalmak

Şeyhinin vefatı ve İstanbul kararı.

Metni gösterMetni daralt

Yirmi üç yaşında Hâlidî şeyhi Tâhâ el-Harîrî'ye intisap etti. Beş yıl sonra sülûkünü tamamlayarak hilâfet aldı (1875). Aynı yıl hac farîzasını yerine getirdi. Dönüşünde şeyhinin vefat ettiğini öğrenince İstanbul'a gitmeye karar verdi.

Çerçeve. Kararın sebebi kaynakta açıklanmaz, fakat çerçeve nettir: hilâfetini yeni almış, şeyhini kaybetmiş genç bir halife, ailesinin üç kuşaktır tuttuğu Erbil tekkesinde kalmak yerine payitahta gitmiştir. İstanbul'daki ilk yılları da mütevazıdır — bir caminin müezzin odası, bir imaret odası.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11.
BİYOGRAFİK KAYIT

Saraya yakınlık ve sürgün

Aynı padişahın iki ayrı muamelesi.

Metni gösterMetni daralt

II. Abdülhamid'in damadı Hâlid Paşa kendisini saraya davet ederek sohbetlerinden istifade etti. Bu arada Meclis-i Meşâyih üyeliğine tayin edildi.

Kelâmî Dergâhı şeyhi olduktan sonra daha geniş bir çevreye hitap etme imkânı bulan Esad Efendi, II. Abdülhamid tarafından memleketi Erbil'e sürgüne gönderildi (1900).

Çerçeve. Kaynak sürgünün sebebini “daha geniş bir çevreye hitap etme imkânı bulması”na bağlar. Aynı devirde bir şeyhin hem saray sofrasında hem sürgün listesinde bulunması çelişki değil, devrin siyasî mantığıdır: nüfuz, hem faydalı hem tehlikeli sayılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11.
BİYOGRAFİK KAYIT

Cem'iyyet-i Sûfiyye ve Meşrutiyet konuşması

Devrin havasıyla söylenmiş sözler.

Metni gösterMetni daralt

Meşrutiyet'le birlikte tekke mensuplarının da cemiyet kurma faaliyetlerine giriştikleri sırada Cem'iyyet-i Sûfiyye'nin kuruluş çalışmaları bu dergâhta yürütüldü. Şeyhülislâm Mûsâ Kâzım Efendi cemiyetin reisi, Esad Efendi de ikinci reisi oldu.

Esad Efendi cemiyetin açılış töreninde yaptığı konuşmada (metni için bk. Tasavvuf, sy. 8, s. 3-4) devrin genel havasının tesiriyle Meşrutiyet idaresini ve taraftarlarını öven, Abdülhamid dönemini eleştiren ifadeler kullandı.

Çerçeve. Kaynağın “devrin genel havasının tesiriyle” kaydı, konuşmayı bir siyasî tercih olarak değil dönemsel bir refleks olarak okur. Sekiz yıl sürgünde kalmış bir şeyhin Abdülhamid dönemini eleştirmesi şaşırtıcı da değildir. Tekkelerin cemiyet kurması ise Meşrutiyet'in getirdiği yeni bir teşkilâtlanma biçimidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11.
BİYOGRAFİK KAYIT

Carl Vett'in iki haftası

Bir Danimarkalı psikologun tanıklığı.

Metni gösterMetni daralt

Bu tarihten kısa bir süre önce Kelâmî Dergâhı'nda iki hafta misafir olarak kalan Danimarkalı psikolog Carl Vett'in hâtıraları, Esad Efendi'nin çevresini ve tekke ortamını yansıtması bakımından önemlidir.

Çerçeve. Tanıklık, tekkelerin kapatılmasına (Kasım 1925) çok az kalmışken bir yabancının gözünden kaydedilmiştir; yani İstanbul tekke hayatının son günlerine ait dışarıdan bir kayıttır. Bir tarikat çevresini bir psikologun tasvir etmesi de kaynak türü olarak nâdirdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11.
BİYOGRAFİK KAYIT

Menemen: cevapsız kalan bir dava

İdam, müebbet ve açıklanmayan zabıtlar.

Metni gösterMetni daralt

Menemen olayı ile (Aralık 1930) ilgisi olduğu iddia edilerek oğlu Mehmed Ali Efendi ile birlikte Menemen'e götürülüp idam talebiyle yargılandı. Hakkında verilen idam cezası yaşlılığı sebebiyle müebbet hapse çevrildi. Oğlu Mehmed Ali Efendi ise idam edildi.

Esad Efendi Menemen'de askerî hastahanede tedavi görürken 3-4 Mart 1931 gecesi vefat etti. Onun zehirletilerek öldürüldüğü şeklinde bir kanaat de vardır. Cenazesi ailesine verilmeyerek resmî makamlar tarafından Menemen'de defnedildi. Mezarının bulunduğu arsa üzerinde 1962-1963 yıllarında bir cami yaptırıldı.

Mahkeme zabıtları açıklanmadığından Esad Efendi ile oğlu hakkında verilen idam cezasının hangi delillere dayandırıldığı, olayla ilgilerinin olup olmadığı anlaşılamamıştır.

Çerçeve. Ansiklopedi burada ne suçlar ne aklar; hükmü mümkün kılan belgenin bulunmadığını söyler. Zehirlenme iddiası da “bir kanaat” olarak, sahibi belirtilmeden aktarılır. Cenazenin aileye verilmemesi ise dönemin siyasî tavrına dair kesin bir kayıttır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11.

Eserleri ve metinleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Tasavvuf dergisindeki yazıları

II. Meşrutiyet'ten sonra çıkan haftalık Tasavvuf dergisine telif ve tercümeleriyle katkıda bulundu; dergi aynı zamanda ikinci başkanı olduğu Cem'iyyet-i Sûfiyye'nin sözcülüğünü yapıyordu.

Metni gösterMetni daralt

İlk sayısı 10 Mart 1327 (23 Mart 1911) tarihinde çıkan, haftalık ve sekiz sayfalık Tasavvuf dergisi otuz beş sayı yayımlandı. Başmuharriri ve imtiyaz sahibi Urfa mebusu Şeyh Mustafa Saffet'ti. Esad Erbîlî, Haydarîzâde İbrâhim Efendi, Mehmed Emin Buhârî, Şeyh Remzî-i Rifâî, Abdüssamed Efendi, Muhammed Şâkir, Süleyman Sâmi ve Şeyh Nâci gibi isimlerle birlikte dergiye telif ve tercümeleriyle katkıda bulunan yazarlar arasındaydı.

Derginin adının altında "et-Tasavvuf küllühû âdâbün" (Tasavvufun tamamı edepten ibarettir) cümlesi ile "Urefâ-yı ümmetin makalât-ı ârifânelerine Tasavvuf'un sahifeleri açıktır" notu yer alıyordu. İçerik Istılâhât-ı Sûfiyye, Edebiyyât-ı Sûfiyye, Terâcim-i Ahvâl-i Sûfiyye, Râbıta-i Sûfiyye, Mükâtebât-ı Sûfiyye, Hikem-i Sûfiyye, Ahlâk-ı Sûfiyye ve İşârât-ı Sûfiyye gibi başlıklar altında düzenlenmişti.

Dergi aynı zamanda, Şeyhülislâm Mûsâ Kâzım Efendi'nin başkanlığı ve Esad Erbîlî'nin ikinci başkanlığında kurulan Cem'iyyet-i Sûfiyye'nin sözcülüğünü üstlenmiş; cemiyetin nizamnâmesini neşretmiş, faaliyetlerine yer vermiş ve cemiyette yapılan konuşmaları yayımlamıştı. Cemiyetin gerçekleştirmek istediği işlerden biri de tasavvufa dair bütün eserleri toplayacak bir "Kütübhâne-i Sûfiyye" kurmaktı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
ESER / METİN

Mektûbât

Sürgün mektupları.

Metni gösterMetni daralt

İstanbul 1338, 1343. Erbil'de sürgünde iken dostlarına ve müntesiplerine gönderdiği mektupları ihtiva eden eserin ilk basımında 147, ikinci basımında 154 mektup yer almaktadır. Eserin Hasan Kâmil Yılmaz ve İrfan Gündüz tarafından yapılan baskısına (İstanbul 1983) iki mektup daha ilâve edilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11.
ESER / METİN

Kenzü'l-irfân

1001 hadis.

Metni gösterMetni daralt

İstanbul 1317, 1327. İbadet ve ahlâka dair 1001 hadisin metin, tercüme ve şerhinden ibarettir. Eser daha sonra hadislerin kaynakları da gösterilerek yeniden yayımlanmıştır (İstanbul 1989).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11.
ESER / METİN

Risâle-i Es'adiyye

Otuz sayfalık sülûk risâlesi.

Metni gösterMetni daralt

İstanbul 1343. Tasavvuf ve tarikatın mahiyetini ve seyrüsülûk âdâbını anlatan otuz sayfalık bir risâledir. Müellif müridlerinin arzusu üzerine risâlenin sonuna kendi hal tercümesini de eklemiştir. Eser Latin harfleriyle de basılmıştır (İstanbul 1986).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11.
ESER / METİN

Divan

Farsça, Türkçe, Arapça ve Kürtçe şiirler.

Metni gösterMetni daralt

İstanbul 1327. Aruz veznini oldukça başarılı bir şekilde kullanan Esad Efendi'nin Farsça ve Türkçe şiirlerinin yer aldığı eserde Arapça ve Kürtçe birer şiir de vardır. Farsça şiirler alfabetik olarak sıralanmış ve her harf için bir şiir söylenmiştir. Türkçe şiirler üç gazel dışında genellikle mutasavvıf şairlerin gazellerine yapılan tahmîslerle birkaç rubâî ve tarihten ibarettir.

Eserin Cemal Bayak tarafından yapılan neşrinde (İstanbul 1991) Farsça şiirlerin Ali Nihad Tarlan tarafından yapılan tercümeleri de verilmiş, Türkçe şiirler ise yayımlayan tarafından sadeleştirilmiştir. Bu baskının sonuna Esad Efendi'nin, oğlu Mehmed Ali Efendi tarafından manzum olarak Türkçe'ye çevrilen “Mevlid-i Fâtımatü'z-Zehrâ” başlıklı yetmiş beş beyitlik Farsça şiiri de ilâve edilmiştir.

Çerçeve. Dört dilde şiir yazması, Erbil'de doğup İstanbul'da şeyhlik yapmış bir hayatın izidir. Farsça divanını harf harf düzenlemesi klasik divan tertibine bağlılığını gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11.
ESER / METİN

Tercümeleri

Tevhid Risâlesi ve Fâtiha şerhi.

Metni gösterMetni daralt

Tevhid Risâlesi TercümesiEvhadüddîn-i Belyânî'ye ait risâlenin tercümesidir. Yanlışlıkla Muhyiddin İbnü'l-Arabî'ye nisbet edilen eser Ali Kadri tarafından yayımlanmıştır (İstanbul 1337).

Fâtiha-i Şerîfe Tercümesi (İstanbul 1327) — sekiz sayfadan ibaret olup ayrıca Risâle-i Es'adiyye ile birlikte basılmıştır (İstanbul 1986).

Çerçeve. Risâletü'l-ehadiyye asırlarca İbnü'l-Arabî'nin sayılmış, sonradan Evhadüddîn-i Belyânî'ye ait olduğu tesbit edilmiştir; TDV maddesi bu düzeltmeyi kaydeder.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Meclis-i Meşâyih

Tekkelerin resmî denetim kurulu.

Metni gösterMetni daralt

Meclis-i Meşâyih, 1866'da kurulan ve şeyhülislâmlığa bağlı olarak tekkelerin idaresini, şeyh tayinlerini ve vakıf düzenini denetleyen kuruldur.

Esad Efendi 1914'te yeniden Meclis-i Meşâyih âzalığına getirildi, meclis reisi Elif Efendi'nin istifası üzerine kısa bir süre sonra da reis oldu… Ertesi yıl Meclis-i Meşâyih'teki görevinden istifa etti.

Çerçeve. Kelâmî Dergâhı meşihatını alırken karşılaştığı icâzetnâme şartı da tam olarak bu kurulun uyguladığı usuldür. Yıllar sonra aynı kurulun başına geçmiştir. Reisliği bir yıl bile sürmemiş, istifa etmiştir; sebebi kaynakta belirtilmez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11.
TARİHÎ KAYIT

Surre emini

Haremeyn'e giden hediyelerin sorumlusu.

Metni gösterMetni daralt

Surre, Osmanlı padişahlarının her yıl Mekke ve Medine halkına gönderdiği para ve hediyelerdir; kafileyi götüren görevliye surre emini denir.

Esad Efendi Sultan Mehmed Reşad tarafından surre emini olarak hacca gönderildi.

Çerçeve. Bu, dinî olduğu kadar siyasî bir vazifedir: surre alayı halifeliğin Haremeyn üzerindeki hâmiliğini her yıl yeniden ilân eder. Görevin Meclis-i Meşâyih reisi olduğu yıllarda verilmesi, devletle münasebetinin en yakın olduğu dönemi işaret eder.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11.
TARİHÎ KAYIT

Sürgünden mektupla irşad

Mektûbât'ın doğuşu.

Metni gösterMetni daralt

Burada müntesiplerinden zengin bir hanımın kendisi için inşa ettirdiği tekkede irşad hizmetini sürdürdü ve mensuplarıyla mektuplaşarak onların ilgilerini canlı tutmaya çalıştı.

Çerçeve. Nakşibendiyye'de mektupla terbiye köklü bir usuldür; İmâm-ı Rabbânî'nin Mektûbât'ı bu türün en meşhur örneğidir ve Esad Efendi'nin eseri de aynı adı taşır. Fark şudur: burada mektup, tercih edilen bir usul değil, sürgünün dayattığı tek yoldur. Sekiz yıllık ayrılığın müridleri dağıtmamasını sağlayan da odur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11.
TARİHÎ KAYIT

Silsilenin devamı

Mahmut Sami Ramazanoğlu.

Metni gösterMetni daralt

İstanbul, Anadolu ve Balkanlar'da binlerce mensubu bulunan ve çok sayıda kişiye hilâfet veren Esad Efendi'nin silsilesi en yaygın olarak halifelerinden Mahmut Sami Ramazanoğlu (ö. 1984) tarafından sürdürülmüştür.

Çerçeve. Şeyhin ölümü ve oğlunun idamı yolu bitirmemiştir. Bu, tekkelerin kapatılmasından sonra silsilenin kurum yerine şahıs üzerinden sürdüğünü gösteren örneklerdendir: tekke yoktur, meşihat yoktur, halife vardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeBeşir Ağa DergâhıŞeyhi Tâhâ el-Harîrî'nin vefatını hac dönüşünde öğrenip İstanbul'a gitmeye karar veren Esad Efendi'nin şehre geldiğinde bir süre misafir olarak kaldığı dergâh. İlişkili kişi dosyası Muhammed Esad Erbîlî : Muhammed Esad Erbîlî (1847–1931), Erbil Hâlidî çevresinden İstanbul’a gelerek Kelâmî ve Selimiye dergâhlarında irşad faaliyetini sürdüren; Cem‘iyyet-i Sûfiyye ile Meclis-i Meşâyih’te görev alan Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, şair ve müelliftir.Menemen, İzmir · TürkiyeMuhammed Esad Erbîlî'nin kabri (üzerine cami yapılmıştır)3-4 Mart 1931 gecesi Menemen'de askerî hastahanede vefat etmiş, cenazesi ailesine verilmeyerek resmî makamlar tarafından burada defnedilmiştir. Mezarının bulunduğu arsa üzerinde 1962-1963 yıllarında bir cami yaptırılmıştır. Konum yaklaşıktır.İstanbul · TürkiyeBeyazıt Camii imaretiFâtih Camii'nde Hâfız divanını okuttuğu sırada taşındığı, imaretin meydanı gören bir odası. İlişkili kişi dosyası Muhammed Esad Erbîlî : Muhammed Esad Erbîlî (1847–1931), Erbil Hâlidî çevresinden İstanbul’a gelerek Kelâmî ve Selimiye dergâhlarında irşad faaliyetini sürdüren; Cem‘iyyet-i Sûfiyye ile Meclis-i Meşâyih’te görev alan Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, şair ve müelliftir.Şehremini, İstanbul · TürkiyeKelâmî Dergâhı (Odabaşı)1883'te şeyhliğine tayin edildiği ve Kādirî-Hâlidî âdâb üzere irşad ettiği dergâh; 1908 dönüşünde genişletilerek yeniden inşa edilmiştir. Cem'iyyet-i Sûfiyye'nin kuruluş çalışmaları da burada yürütülmüştür. Konum yaklaşıktır.Erbil · IrakErbil1847'de doğduğu şehir; dedesi Hidâyetullah Efendi ve babası Muhammed Said Efendi, Hâlid el-Bağdâdî'nin burada inşa ettirdiği tekkenin şeyhleridir. 1900'de sürgün olarak da buraya gönderilmiştir. İlişkili kişi dosyası Muhammed Esad Erbîlî : Muhammed Esad Erbîlî (1847–1931), Erbil Hâlidî çevresinden İstanbul’a gelerek Kelâmî ve Selimiye dergâhlarında irşad faaliyetini sürdüren; Cem‘iyyet-i Sûfiyye ile Meclis-i Meşâyih’te görev alan Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, şair ve müelliftir.İstanbul · TürkiyeFeyzullah Efendi DergâhıKelâmî Dergâhı şeyhliğine tayininden sonra bir süre devam ettiği dergâh. İlişkili kişi dosyası Muhammed Esad Erbîlî : Muhammed Esad Erbîlî (1847–1931), Erbil Hâlidî çevresinden İstanbul’a gelerek Kelâmî ve Selimiye dergâhlarında irşad faaliyetini sürdüren; Cem‘iyyet-i Sûfiyye ile Meclis-i Meşâyih’te görev alan Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, şair ve müelliftir.Üsküdar, İstanbul · TürkiyeSelimiye Dergâhı (Çiçekçi)Meşihatını üzerine alıp oğlu Mehmed Ali Efendi'yi vekâleten şeyhliğine tayin ettirdiği dergâh; 1925'e kadar zaman zaman buraya da gitmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Esad Erbîlî : Muhammed Esad Erbîlî (1847–1931), Erbil Hâlidî çevresinden İstanbul’a gelerek Kelâmî ve Selimiye dergâhlarında irşad faaliyetini sürdüren; Cem‘iyyet-i Sûfiyye ile Meclis-i Meşâyih’te görev alan Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, şair ve müelliftir.Kadıköy, İstanbul · TürkiyeErenköy KazaskerTekkeler kapatıldıktan sonra inzivaya çekildiği ev; burada sürekli polis gözetimi altında tutulmuştur (9 Şubat 1931 tarihli polis raporu). Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Esad Erbîlî : Muhammed Esad Erbîlî (1847–1931), Erbil Hâlidî çevresinden İstanbul’a gelerek Kelâmî ve Selimiye dergâhlarında irşad faaliyetini sürdüren; Cem‘iyyet-i Sûfiyye ile Meclis-i Meşâyih’te görev alan Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, şair ve müelliftir.Çarşıkapı, İstanbul · TürkiyeMolla Pîrî Camiiİstanbul'a geldiğinde müezzin odasına yerleştiği cami; ilk yıllarının mütevazı şartlarını gösterir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Esad Erbîlî : Muhammed Esad Erbîlî (1847–1931), Erbil Hâlidî çevresinden İstanbul’a gelerek Kelâmî ve Selimiye dergâhlarında irşad faaliyetini sürdüren; Cem‘iyyet-i Sûfiyye ile Meclis-i Meşâyih’te görev alan Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, şair ve müelliftir.Fatih, İstanbul · TürkiyeFâtih CamiiHâfız divanını okuttuğu cami; Farsça ve şiir bilgisinin İstanbul'daki ilk mecrasıdır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Esad Erbîlî : Muhammed Esad Erbîlî (1847–1931), Erbil Hâlidî çevresinden İstanbul’a gelerek Kelâmî ve Selimiye dergâhlarında irşad faaliyetini sürdüren; Cem‘iyyet-i Sûfiyye ile Meclis-i Meşâyih’te görev alan Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, şair ve müelliftir.Fatih, İstanbul · TürkiyeSüleymaniye Camii hazîresiAynı devirde İstanbul'daki Hâlidî faaliyetinin öteki merkez şahsiyeti Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî'nin (ö. 1894) medfeni; Esad Efendi'nin İstanbul'a gelişiyle Gümüşhânevî'nin son yılları çakışır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Esad Erbîlî : Muhammed Esad Erbîlî (1847–1931), Erbil Hâlidî çevresinden İstanbul’a gelerek Kelâmî ve Selimiye dergâhlarında irşad faaliyetini sürdüren; Cem‘iyyet-i Sûfiyye ile Meclis-i Meşâyih’te görev alan Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, şair ve müelliftir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Esad Efendi, Erbilî”, c. 11
  2. [2]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, cilt II-IV; kişi başlıkları PDF sayfa görüntüsüyle karşılaştırıldı
  3. [3]Kişi kartı kaynak paketi — Muhammed Esad Erbîlî
  4. [4]TDV İslâm Ansiklopedisi — Muhammed Esad Erbîlî
Ortak kaynak kataloğunu aç →