HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Ezher’de ilim hayatı
Mısır’da yetişti ve uzun yıllar Ezher Camii’nde umuma açık ders verdi. Kaynak onu özellikle usûlü’d-dîn ve usûl-i şer‘te dönemin önde gelen âlimi sayar.
Coğrafi itibarı
Mısır, Hicaz ve Yemen ilim çevrelerinde tanındığı; ilim, takvâ ve vera‘ı birleştirdiği aktarılır.
Eserleri
Tefsir ve hadis telifleri, usûl ve fürûa dair ta‘lîkleri ve çeşitli risaleleri vardı. En meşhur eseri kelâma dair manzum akaid metni Cevheretü’t-tevhîd ve kendi şerhidir.
Vefatı
1040/1631’de hac dönüşü vefat etti. Dönüş güzergâhı ve defin yeri kaynakta açık olmadığı için harita noktası üretilmemiştir.
Menşei ve doğum tarihi meselesi
Aşağı Mısır'da Demenhûr yakınlarındaki Lekāne'de dünyaya geldi; nisbesi bu yerleşim merkezinden gelir. Kaynaklarda doğum tarihine dair bir kayda rastlanmaz. Muhibbî'ye dayanan biyografi, oğlu Abdüsselâm'ın 971 (1563) yılında doğduğunun bilinmesinden hareketle gençlik yıllarına dair bir tahminde bulunulabileceğini söyler; bu, doğum yılı için ancak dolaylı bir alt sınır verir.
Sûfîmeşrep bir ulemâ ailesine mensup olduğu anlaşılmaktadır. Tahsil hayatına dair ayrıntılı bilgi bulunmamakla birlikte Mısır Mâlikî ulemâsı arasındaki mevkii, Ezher'deki müderrisliği ve telif ettiği eserler iyi bir öğrenim gördüğünü gösterir.
Hocaları ve talebeleri
Muhibbî, Lekānî'nin birçok âlimden ders aldığını belirtir ve bunlar arasında dönemin Şâfiî ulemâsından İbn Kāsım el-Abbâdî ile Şemseddin er-Remlî'yi, Mâlikî âlimlerinden Bedreddin el-Karâfî ile Sâlim b. Muhammed es-Senhûrî'yi ve tarikattaki mürşidlerini sayar. Senhûrî ile ilişkisi çift yönlüdür: hocasının Muḫtaṣaru Ḫalîl üzerine yazdığı şerhe daha sonra kendisi hâşiye yazmıştır.
Yetiştirdiği öğrenciler arasında oğlu Abdüsselâm el-Lekānî yanında Haraşî, Şebrâmellisî, Yûsuf el-Gayşî, Hüseyin el-Hafâcî ve Ahmed b. Ahmed el-Acemî gibi isimler anılır.
Tasavvufî yönü
Kaynak Lekānî'yi sûfîliğe temayülüyle de tanıtır ve mensup olduğu ailenin sûfîmeşrep bir ulemâ ailesi olduğunu belirtir. Şeyhi Ebü'l-Abbas Şehâbeddin Ahmed b. Osman eş-Şernûbî'dir; 144 beyitten oluşan Cevheretü't-tevḥîd'i şeyhinin işaretiyle bir gecede yazdığı rivayet edilir. Tasavvufî bir kaside olan Keşfü'l-kürûb li-mülâḳāti'l-ḥabîb ve't-tevessül bi'l-maḥbûb da bu yönünün ürünüdür.
Maddede belirli bir tarikat adı geçmez; yalnız "tarikattaki mürşidleri" ifadesiyle bir mensubiyete işaret edilir. Bu sebeple burada tek bir yola bağlama yapılmamıştır.
Başlıca telifleri
Kelâmda Cevheretü't-tevḥîd (ilk baskı Bulak 1241) ve kendi şerhi başta gelir. Fıkıh usulü ve fetva usulünde Menârü ehli'l-fetvâ ve ḳavâʿidü'l-iftâ bi'l-aḳvâ; Mâlikî fürûunda Halîl b. İshak'ın el-Muḫtaṣar'ına Senhûrî'nin yazdığı şerhin hâşiyesi bulunur.
Hadis sahasında İbn Hacer el-Askalânî'nin Nüzhetü'n-naẓar'ına yazdığı Ḳażâʾü'l-vaṭar hâşiyesi ile Tirmizî'nin eş-Şemâʾilü'n-nebeviyye'sinin şerhi olan Behcetü'l-meḥâfil anılır. Kendi hocalarını ve dönemin ilim ehlini tanıttığı meşyeha türündeki Nes̱rü'l-meʾâs̱ir fî men edrektühüm min ʿulemâʾi'l-ḳarni'l-ʿâşir ise otobiyografik değeri yüksek bir metindir. Ayrıca tütün içmenin men'ine dair Naṣîḥatü'l-iḫvân bi'ctinâbi şürbi'd-duḫân, nahiv, sarf, mantık ve belâgat sahalarında Teftâzânî, Zencânî ve Sübkî metinleri üzerine yazılmış hâşiyeleri vardır.
Hac dönüşü ve medfeni
Muhibbî'ye dayanan kayda göre Lekānî hac farîzasını 1041 (1632) yılında yerine getirmiş, dönüş yolu üzerindeki Akabe (Eyle) yakınlarında vefat etmiş ve öldüğü yerde defnedilmiştir. Böylece dönüş güzergâhı ve defin yeri belirginleşmektedir.
Vefat yılında kaynaklar arasında bir yıllık fark vardır: bu sayfada 1040/1631 kayıtlıyken TDV maddesi haccı ve vefatı 1041 (1632) yılına koyar. İki kayıt da olduğu gibi bırakılmıştır.