Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

44 sonuç · “Fıkıh

01
İlişkili kol

Zerrûkıyye

Ahmed Zerrûk’un fıkıh, ahlâk ve tasavvuf dengesini öne çıkaran Mağribî kolu.

02
Şahsiyet

A‘rec Şeyhî Çelebi

A‘rec Şeyhî Çelebi (ö. 971/1563-64), Celâlzâde Sâlih Efendi’nin yanında yetişen; Nişancı Mehmed Paşa hanesiyle akrabalık kuran ve Bursa Mollâ Yegân Medresesi’nde ders veren Tosyalı Osmanlı âlimidir.

03
Şahsiyet

Abdülkādir-i Geylânî

Abdülkādir-i Geylânî (1077-1166), Gîlân’dan Bağdat’a gelerek hadis, fıkıh ve tasavvufta yetişen; medrese, ribat ve vaaz çevresi vefatından sonra Kādiriyye adıyla İslâm dünyasının en geniş irşad ağlarından birine dönüşen âlim-sûfîdir.

04
Şahsiyet

Abdülkerîm el-Kuşeyrî

Abdülkerîm el-Kuşeyrî (986-1072), Nîşâbur’da fıkıh, hadis, Eş‘arî kelâmı, tefsir ve tasavvufu birleştiren; er-Risâle ve Letâifü’l-işârât ile Sünnî tasavvuf dilinin başlıca kaynaklarını kuran âlim ve mürşiddir.

05
Şahsiyet

Ahterî Mustafa Efendi

Muslihuddin Mustafa b. Şemseddin el-Karahisârî, Ahterî-i Kebîr adlı yaklaşık 40.000 maddelik Arapça-Türkçe sözlüğü; fıkıh, siyer, hadis ve âdâb eserleriyle tanınan XVI. yüzyıl Kütahya müderrisidir.

06
Şahsiyet

Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn

Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn (38/659–94/712), Hz. Hüseyin’in oğlu; Kerbelâ’dan sağ çıkan, Medine’de hadis, fıkıh, ibadet ve gizli hizmet hayatıyla tanınan büyük tâbiî ve Ehl-i beyt büyüğüdür.

07
Şahsiyet

Babakuşî Abdurrahman Efendi

Babakuşî Abdurrahman Efendi (ö. Zilkade 983/Şubat-Mart 1576), Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan; Edirne ve İstanbul medreselerinin ardından Sahn pâyesiyle Kefe müftülüğüne getirilen Osmanlı fıkıh âlimidir.

08
Şahsiyet

Câbîzâde Halil Fâiz Efendi

Câbîzâde Halil Fâiz Efendi (1085/1674-75–1134/1722), İstanbul’da yetişen; tefsir, fıkıh usulü, hesap, cebir ve astronomi alanlarında eser veren, Türkçe ve Farsça şiirleriyle de tanınan Osmanlı âlimidir.

09
Şahsiyet

Cüneyd-i Bağdâdî

Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

10
Şahsiyet

Çerçinzâde Hasan b. Ali Efendi

Çerçinzâde Hasan b. Ali (ö. 976/1568-69), Ahmed Samsunî ve Çivizâde çevresinde yetişmiş; Tuzla, Tire ve Tokat medreselerinden sonra Âmid Mesûdiyye’de müderrislik ve müftülük yapmış, fıkıh ve ferâiz bilgisiyle tanınmış Osmanlı âlimidir.

11
Şahsiyet

Dâvûd et-Tâî

Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.

12
Şahsiyet

Ebû Muhammed İzzüddîn Abdülazîz ed-Dîrînî

Abdülazîz ed-Dîrînî (612 veya 613/1215-1216–694/1295), İzzeddin b. Abdüsselâm’dan ilim tahsil eden, Rifâî hırkasını Ebü’l-Feth el-Baltacî’den giyen; fıkıh, kelâm, tefsir ve tasavvufu birleştirerek Azîziyye-Dîrîniyye kolunu meydana getiren Mısırlı âlim ve sûfîdir.

13
Şahsiyet

Ebû Sa‘d el-Muharrimî (el-Mahzûmî)

Ebû Sa‘d Mübârek b. Ali el-Muharrimî, kaynaklarda el-Mahzûmî nisbesiyle de anılan Bağdatlı Hanbelî fakihi ve sûfîdir. Abdülkādir-i Geylânî’ye fıkıh öğreten ve Bâbülerec’teki medresesini ona bırakan şeyh olarak Kādirî aktarımında merkezi yer tutar.

14
Sözlük

Fıkıh

Derinlemesine anlamak ve kavramak. Tasavvuf metinlerinde dinî hükümlerin bilgisinin yanında, dünyaya aşırı bağlılıktan uzaklaşmayı, âhirete yönelmeyi ve davranışlarda dinî hassasiyet göstermeyi de ifade eder. Ayırım Fıkh-ı amelî ibadet ve muamele hükümlerini; tasavvufî kullanım ise bu hükümlerin kalp ve ahlâktaki karşılığını öne çıkarır.

15
Mekân

Kûfe

Kûfe · Irak · Ebû Hanîfe'nin yanında uzun yıllar hadis ve fıkıh okuduğu, sonra evine kapanıp zühde çekildiği ve harap evinde Kur'an okurken vefat ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Dâvûd et-Tâî : Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.

16
Mekân

Kubbetü'l-İslâm Medresesi

Mültan · Pakistan · Vali Nâsırüddin Kabâce'nin Mültan'da yaptırdığı medrese; burada fıkıh okumuştur. Kendi maddesinde ise Mültan'daki öğrenimini “Mevlânâ Minhâcüddîn-i Tirmizî Medresesi”nde tamamladığı kayıtlıdır; iki adlandırmanın aynı kurumu mu yoksa iki ayrı medreseyi mi gösterdiği kaynaklarda açık değildir. Kutbüddin Bahtiyâr ile ilk defa Mültan'da tanışmış ve onun vasıtasıyla Çiştiyye'ye girmiştir.

17
Mekân

Cedîde-i Vâlide Sultan Camii

İstanbul · Türkiye · Vefatının ertesi günü naaşı buraya getirilip cenaze namazı kılındı; ardından yine Üsküdar'da babasının yanına defnedildi. İlişkili kişi dosyası Kevâkibîzâde Mustafa Efendi : Kevâkibîzâde Mustafa Efendi (1649-1725), Kudüs, Bursa, Halep, Mekke ve İstanbul görevlerinde bulunan; fıkıh ve zikir hayatıyla tanınan Osmanlı âlimidir.

18
Mekân

Şûnîziyye Mezarlığı

Bağdat · Irak · 297'de (909) vefat edip dayısı ve şeyhi Serî es-Sakatî'nin yanına defnedildiği mezarlık. Cenaze namazında 60.000 kişinin bulunduğu rivayet edilir. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

19
Mekân

Medine

Medine · Suudi Arabistan · Doğduğu, ilim halkasını kurduğu ve hayatının büyük kısmını geçirdiği şehir; Nesâî'ye göre Medine'nin ilk fıkıh âlimlerinden biridir. İlişkili kişi dosyası Muhammed el-Bâkır : Ali Zeynelâbidîn'in oğlu; dinî ilimlerdeki derinliği sebebiyle Bâkır lakabıyla tanınan Medineli âlim ve Câfer es-Sâdık'ın babası.

20
Mekân

Karaviyyîn Camii

Fas · Fas · Fas'ta hocaların ders halkalarına devam ettiği başlıca yer; İnâniyye Medresesi ile birlikte tahsil çevresini oluşturdu. Fıkıh ve hadis ilimlerine ilgisi buradaki derslerde başladı; Karaviyyîn'in ileri gelen hocalarından Ebû Abdullah Muhammed b. Kasım el-Kavrî ile samimi ilişkiler kurdu.

21
Mekân

Abdullah ed-Dihlevî'nin zâviyesi

Delhi · Hindistan · Müridlerini yetiştirdiği ve günün belli saatlerinde hadis, fıkıh, tefsir ve tasavvuf dersleri okuttuğu zâviye. Anadolu, Suriye, Irak, Hicaz, Horasan ve Mâverâünnehir'den gelen ziyaretçilerin uğrağıydı; Kasım 1824'te burada vefat etmiştir.

22
Mekân

Hâce Yûsuf Ziyaretgâhı

Merv · Türkmenistan · Bâmeîn'de defnedildikten sonra İbnü'n-Neccâr adlı bir müridi tarafından Merv'e nakledilen kabrinin bulunduğu yer. Bugün Türkmenistan sınırları içinde, Merv yakınlarındaki Bayramali denilen mevkide Hâce Yûsuf adıyla bir ziyaretgâhtır.

23
Mekân

Bâbülerec Medresesi

Bağdat · Irak · Bağdat'ta Bâbülerec'deki medresesi. Kaynakta "hocası Ebû Saîd'in kendisine tahsis ettiği Bâbülerec'deki medrese" diye anılır: fıkıh talebesi Abdülkādir-i Geylânî burada hadis, tefsir, kıraat, fıkıh ve nahiv okutmuş ve vaaz vermeye başlamıştır.

24
Mekân

Serez (idam ve ilk kabir)

Serres · Yunanistan · Padişahın huzuruna getirildiği, kurulan ilim heyetinin kararıyla 1420'de idam edilip defnedildiği şehir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Bedreddin-i Simâvnâvî : Şeyh Bedreddin (ö. 1420), Simavna kadısının oğlu; Kahire’de fıkıh tahsil eden, Hüseyin Ahlâtî’ye intisap eden, Musa Çelebi’nin kazaskerliğini yapan ve eserleri etrafında yoğun tartışmalar doğuran Osmanlı âlimidir.

25
Mekân

İbrâhim Tennûrî Türbesi (Şeyh Camii)

Kayseri · Türkiye · 887 (1482) sonbaharında vefat edip defnedildiği yer; türbesi, kendisinin yaptırdığı söylenen Şeyh Camii'nin batı tarafındadır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Tennûrî : Akşemseddin’in halifesi İbrâhim Tennûrî (ö. 1482), Kayseri’de irşad eden; fıkıh ile tasavvuf dilini Gülzâr-ı Ma‘nevî’de birleştiren Bayramî-Şemsî şeyhidir.

26
Mekân

Fâtih Camii

İstanbul · Türkiye · 3 Safer 1135'te (13 Kasım 1722) vefat ettiğinde cenaze namazının kılındığı camidir. İlişkili kişi dosyası Şeyhülislâm Mirza Mustafa Efendi : Mirza Mustafa Efendi (yaklaşık 1630-1722), Batum'dan İstanbul sarayına, kadılıklara ve üç Rumeli kazaskerliği üzerinden şeyhülislâmlığa yükselen; tefsir, kelâm, fıkıh ve hadis birikimiyle tanınan Osmanlı âlimidir.

27
Makale

Sühreverdiyye’nin teşekkülü: ribattan kurumsal irşad ağına

Ebü’n-Necîb’in mürid âdâbı ile Şihâbeddin Ömer’in Bağdat merkezli kurumsallaştırmasının birbirini nasıl tamamladığı.

28
Makale

Şihâbeddin Ömer es-Sühreverdî’nin hayatı, eserleri ve kamu görevi

Sühreverdî’yi yalnız tekke şeyhi değil, âlim, vaiz, müellif ve diplomatik görevler üstlenen tarihî bir şahsiyet olarak ele alan dosya.

29
Makale

XIX. Yüzyıl Anadolu Tasavvuf Haritası

On dokuzuncu yüzyıl Anadolu tasavvufunu yalnız tekke sayılarıyla değil; tarikat kolları, şehir ağları, göçler, cami ve hâne tekkeleri, Meclis-i Meşâyih, ulema, mûsiki ve gündelik hizmet kurumları üzerinden okuyan kapsamlı dönem dosyası.

30
Makale

Müceddidiyye'nin Hicaz, Şam ve İstanbul'a Taşınması

Ma‘sûmiyye'nin Sirhind'den Kâbil, Buhara, Mekke, Şam ve İstanbul'a uzanan yayılışını kişi, eser, hac ve tekke ağlarıyla anlatan rehber.

31
Makale

Kādiriyye'nin Sınır Kayıtları

Ayrıntılı kaynakları sınırlı dört Kādirî adlandırmayı güven düzeyleri ve ad karışıklıklarıyla açıklayan editoryal dosya.

32
Makale

Ebû Medyen'in Öğretisi: Tevhid, Tevekkül ve Şöhretten Sakınma

Metinlerle kurulan tasavvuf Ebû Medyen Kuşeyrî'nin Risâle 'sini yanında taşır, Gazzâlî'nin İhyâ 'sını üstün tutar ve Muhâsibî'nin Riâye 'sini okurdu. Öğretisi fıkıh, ahlâk ve tasavvufu ayırmaz. Tevhid ve tevekkül Tevekkül sebepleri bırakmak değil, kalbin sebeplere bağımlılığını çözmektir. Helâl kazanç ve yoksula hizmet

33
Makale

Senûsî Zâviyesi Nasıl Çalışıyordu?

Medrese Her zâviye çevredeki çocuklara Kur'an ve dinî ilimler öğretmekle yükümlüydü; büyük merkezlerde fıkıh ve hadis okutan âlimler bulunurdu. Üretim ve ticaret Tarım, hayvancılık, kervan ticareti ve el emeği zâviyenin ekonomik temeliydi. Çalışmak ve öğretmek bazı nâfilelerden daha öncelikli görülürdü. Hakemlik ve güv

34
Makale

İsmâil Hakkı Bursevî: Hayatı, Eserleri ve Şerh Dünyası

Celvetî irşad hattı İsmâil Hakkı Bursevî, tahsilini Edirne ve İstanbul çevresinde sürdürdü; Atpazarî Osman Fazlı’ya intisap ederek Üsküp ve Köprülü’de görev yaptı, ardından Bursa’ya halife tayin edildi. Şeyhini sürgünde bulunduğu Kıbrıs’ta ziyaret etmesi, irşad ilişkisinin siyasî baskı dönemlerinde de sürdüğünü gösteri

35
Eser

SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI

Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e

36
Eser

SEFERİN (YOLCULUĞUN) FARZLARI VE FAZİLETLERİ

Avârifü’l-Maârif · 17. bölüm · Önce şunu belirtelim ki; seferin fıkhî durumu ve hükümleri fıkıh kitaplarında genişçe açıklanmıştır ve kitabımız aslen bu konular için yazılmamıştır. Fakat biz, teberrüken bu konud

37
Eser

Sayfalar 73–79

Muzaffer Ozak Külliyatı · lâdına dehşetli bir düşmandır. Şeyh şeklinde görünür ve seni namazından, niyazından alıkoyar. Şeytan, mü'mine şu şekilde vesvese verir: — Namaz da ne imiş? der. — Yatıp, kalkmaktan

38
Eser

Sayfalar 212–217

Muzaffer Ozak Külliyatı · rına vesile olursun. Onların işleyecekleri sevaba karşılık, alacakları sevabın aynı sana da bahş ve ihsan buyuruur. Namaz ve oruç, islâmın rükünlerindendir. Kıldığın namazların da,

39
Eser

Sayfalar 343–349

Muzaffer Ozak Külliyatı · edebilecek miydin? Senin yerine ben cevap vereyim: HAYIRI.. Aziz bir dine mensup bulunuyorsun, ne yazık ki dinin hakkında en iptidaî malümatın dahi yok.. Anandan babandan duyduklar

40
Eser

Sayfalar 381–387

Muzaffer Ozak Külliyatı · ara vermeden birbirine ekli olarak kefaret orucu tutması ve bir gün de bozduğu orucu kaza etmesi gerektiği cevabını aldı. Padişah daha kolay bir yol olup olmadığını sordu ve: - Can

41
Eser

Sayfalar 474–480

Muzaffer Ozak Külliyatı · - Efendim, çok merak ediyorum: Acaba, sizin saç ve sakalınızdaki kıllar mı, yoksa şu karşıdaki çayırda otlayan hayvanların kılları mı daha efdal, daha yararlıdır? Hazret-i şeyh ken

42
Eser

Sayfalar 508–514

Muzaffer Ozak Külliyatı · Rahman efendimiz hazretlerine taraf-ı ilâhiden nübüvvetlerini açıklamaları emr-i sübhanisi geldi ve âlemlerin Rabbinden velâyet sıfatı ile telâkki eyledikleri emirleri ve hükümleri

43
Eser

Sayfalar 668–674

Muzaffer Ozak Külliyatı · hazretleri cennet ve cehennemi seyredip, cennetin ni'metlerini ve cehennemin nekbetlerini müşahede buyurdukları zaman (ALLAHÜMME İNNİY E'ÛZÜ BİKE Bİ-MU'AFATİKE MİN UKUBETIKE) yani

44
Eser

Sayfalar 776–782

Muzaffer Ozak Külliyatı · ki, bu iddiaları ile bizzat kendilerinin ne duruma düştüklerini fark edememektedirler. Kaldı ki, mezhep imamlarının ictihatlarını ve o muhterem zevata tâbi olan âlimlerin fetvaları