Ma‘sûmiyye'nin Sirhind'den Kâbil, Buhara, Mekke, Şam ve İstanbul'a uzanan yayılışını kişi, eser, hac ve tekke ağlarıyla anlatan rehber.
Ma‘sûmiyye'nin merkezi
Muhammed Ma‘sûm, İmâm-ı Rabbânî'nin düşünce ve irşad mirasını üç ciltlik mektuplar ve geniş halife ağıyla sürdürdü. Ma‘sûmiyye yeni bir ana yol değil, Müceddidiyye'nin ikinci büyük yayılma safhasıdır.
Hac ve metin aktarımı
1657-59 Haremeyn yolculuğu yalnız şahsî hac değildi. Sohbetlerin Yevâkītü'l-Haremeyn ve Hasenâtü'l-Haremeyn biçiminde yazıya geçirilmesi, Hicaz tecrübesini Hindistan ve Osmanlı okuruna taşıdı.
Dört yönlü halife ağı
Muhammed Hanîf Kâbil'e, Habîbullah Buhârî Orta Asya'ya, Yekdest-i Cüryânî Mekke'ye, Murad Buhârî Şam ve İstanbul'a yöneldi. Aynı merkezden çıkan bu isimler tek biçimli kurumlar kurmadı; yerel ilmî, siyasî ve tekke ortamlarıyla farklılaştı.
Murâdiyye
Murad Buhârî'nin Berrâniyye ve Eyüp çevresindeki irşadı Müceddidiyye'yi XVII. yüzyıl sonunda Osmanlı merkezlerinde görünür kıldı. Şeyh Murad Tekkesi, Nakşibendîliğin yanında Orta Asyalı yolcuların ve kimi Hamzavî-Melâmî nispetlerin kesiştiği bir mekân oldu.
Hicaz bir kavşaktır
Hicaz hattı tek başına bir “Hicaziyye” kolu sayılmaz. Hac, hadis ve fıkıh tahsili, sohbet, çoklu icazet ve memlekete dönüş yoluyla işleyen uluslararası bir aktarım kavşağıdır.