Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

43 sonuç · “Derd

01
İlişkili kol

Hânî Hattı

Muhammed el-Hânî'nin Şam, İstanbul, Bursa ve Anadolu'ya gönderdiği halifelerle gelişen Hâlidî irşad ağı.

02
Şahsiyet

Enderunlu Şeyh İbrâhim Ağa

Enderunlu (Edirneli) İbrâhim Ağa (ö. 1145/1732), Üsküdarlı Mehmed Nasûhî’nin yakın halifesi; şeyhinin 1711-1718 arasında gönderdiği sülûk mektuplarını Mürâselât adıyla tertip eden ve Nasûhî güftelerini besteleyen musikişinas derviştir.

03
Şahsiyet

Muhammed b. Abdullah el-Hânî

Hâlid el-Bağdâdî'nin çevresinde yetişen Muhammed el-Hânî, el-Behcetü's-seniyye adlı âdâb kitabı ve Şam, İstanbul, Anadolu ile Irak'a gönderdiği halifelerle etkili oldu.

04
Şahsiyet

Seyyid Mustafa Muhyiddin er-Rifâî

Karasarıklı silsilesinden Seyyid Mustafa Muhyiddin, Yeşil Tulumba Dergâhı'nı İzzeddînî merkeze dönüştürdü ve Mûsâ Muslihiddin'i Balkanlar'a gönderdi.

05
Şahsiyet

Şeyh Ali el-Gürcî Efendi

Ali el-Gürcî (ö. 1776), Hasan Sezâî’nin İstanbul’a irşad için gönderdiği; Molla Aşkî Dergâhı’nı kurarak yarım yüzyıla yaklaşan hizmetiyle Gülşenîliği taşıyan şeyhtir.

06
Sözlük

Aba

Dervişlerin ve müritlerin giydikleri kalın ve kaba kumaştan yapılan uzun ve bol elbise. Yoksul ve züğürtlerin giydiği basit bir elbise olduğu için süfiler ve dervişler bu elbiseyi fakr alameti ve züht nişanesi olarak giymeyi tercih etmişlerdir. Aba, dervişliğin ve süfiliğin simgesidir. Halk, aba giyen süfilere evliya ve ermiş nazarıyla bakıp saygı gösterdiğinden, bazı kurnaz kişiler fakir ve sûfî olmadıkları halde sırf çıkar sağlamak için aba giymiş ve halkın bu kıyafete olan güvenini kötüye kullanmışlardır. Bu yüzden “Aba giyen nice zındık, kabâ giyen nice sıddık (dürüst) vardır,” denilmiştir. Ebü Hafs el-Haddâd, aba yerine kabâ giyen Şâh Sucâ'yı görünce, “Abada aradığımı kabâda buldum,” demişti. Ca'fer Sadık da inanç sömürüsü yapan kişilere benzememek için aba giyer, ama bunun üzerine de kabâ giyinirdi. Bkz. Âl-i Aba. Boş değildir zâhidâ köhne abâsı dervişin Defineler bilmez misin kasrın harâbından çıkar Derdli İbrahim

07
Sözlük

Agyar

(5 (اغيا veya Agyar. t. Gayr Yabancılar, bigâneler, zıtlar, muhallifler, eller, başkaları, yar olmayanlar. tas. a Sûfî olmayan, tasavvufi hayata yabancı, Ah | zıt. Tasavvufi hayata aşina olanlara ehl-i dil veya gönül ehli denir. b Aynı tarikatten ve meşrepten olmayan. Aynı tarikatten ve meşrepten olanlara ihvan ve hemmeşreb denir. c Mâsivâ, Allah'tan gayri olan her şey. Bkz. Yabancı, Zıt. Halka benzemeye işin, süre gönülden teşvişin Yüzbini birdir dervişin arada ağyâr gerekmez Yünus Sür çıkar ağyârı dilden ta tecelli ede Hak Padişah girmez saraya, hâne mâmur olmadan Lâedri Ağza tükürme Âb-ı dehen, ermişlerin kemalinden nasip almak, nefeslerinden faydalanmak ve onların haliyle hallenmek için şeyhlerin müritlerinin ağzına tükürmeleri. Ahmed Yesevinin şeyhi Baba Arslan'ın ağzına Hz. Peygamber bir hurma tanesi atmış ve tükrüğünden de ona ihsan etmişti. Baba Arslan da aynı şeyi Ahmed Yesevi'ye yapmıştı. Ağza tükürme geleneğinin kaynağı, ihnâk veya tahnikle, yani yeni doğan çocuğun dimağını oğma, hurma ve benzeri bir şeyi çiğneyip onun ağzına atma uygulamasıdır. Hastahktan kurtulmak ve şifa bulmak amacıyla da ermişlere veya üfürükçü hocalara gidilerek ağza tükürtülür. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için TEİM 22 kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Ağzı dualı Mücabu'd-da've, müstecabu'd-da've. Allah katında duası makbul kişi. Ah (eh) Asikin iç âlemindeki ateşin ve elemin ifadesi olan bir nida. “Ah minel aşk ve ahvâlihi ahreke kalbi bi-harâretihi.” Allah kelimesinin ilk ve son harfi bir araya getirilirse ‘ah’ meydana çıkar. Âh, Allah'ın kısa şekli olduğundan, bazen Abdullah abd-âh şeklinde yazılır. O halde âh, Allah demektir. Âşıkın âh demesi, O'na sıgınması anlamına gelir. Âh Allah, Emân Muhammed demektir. Güneşin ışıkları elif'e (yani oka), kütlesi h harfine benzediğinden her gün ‘ah’ (Allah) diyerek doğar. Minare elif, caminin kubbesi h olduğu için her cami ‘ah’ (Allah) der. ‘Iman'ın başındaki elif atılırsa geriye yaman kalır ve elif'i (yani Allah'ı) olmayanın hali yamandır, demek olur. Bkz. Emân. Aşk ile gel imdi Allah diyelim Derd ile göz yaşıyla âh idelim Gitmeye bağrı başı dinmeye gözü yaşı Her dem dervişin işi âh ile zâr gerek Yünus

08
Sözlük

Bargah

4) veya Bargeh İzinle girilen yüce makam, otağ-ı hümayun, Sultan sarayı. 2. tas. Hakk'ın yüce huzuru. Yogiken ol bârigâh varidi ol padisah Ah bu aşk elinden âh derd oldu derman bana Yünus Bargâh-ı elest Lâhüti makam, Hakk'ın yüce huzurunu ifade etmek için, bargâh-ı izzet, bargâh-ı Hak, bargâh-ı ilâhî, bargâh-ı saltanat-penah, bargâh-ı ezeli, bargâh-ı kudret gibi deyimler de kullanılır (sm). 4 Bâr-ı emanet (& Ul, 4) 1. Emanet yükü. 2. tas. Kâlu bela'da ve elest bezminde Allah’a verilen ahit ve bunun getirdiği sorumluluk, Allah'ın önerdiği ve insanın kabullendigi yükümlülük (sr: KRE 177). Bkz. Emanet. Emanet yükü. 2. tas. Kâlu bela'da ve elest bezminde Allah’a verilen ahit ve bunun getirdiği sorumluluk, Allah'ın önerdiği ve insanın kabullendigi yükümlülük (sr: KRE 177). Bkz. Emanet.

09
Sözlük

Bekçi

Koruyan, gözeten ve muhafaza eden kimse. Tasavvufî halk inanışında bazı şehir ve beldelerin mânevî koruyucusu kabul edilen velîler için mecazen kullanılır. Okuma notu Bir beldenin “mânevî bekçisi” olduğu düşüncesi gelenek içi velâyet tasavvurudur; tarihî veya idarî bir görev adı değildir.

10
Sözlük

Bimâri

رى) ne) I. Hastalık, 2. tas. İçteki rahatsızlık, can sıkıntısı, kalp huzursuzluğu, aşk. Kamu bimârına cânân devâ-yi derd eder ihsân | Niçin kılmaz bana derman beni bimâr sanmaz mi Fuzüli

11
Sözlük

Der-bahten

با ختن) 55) + Oyun oynamak; kumarbazlık; kumarda kaybetmek, zarara uğramak. 2..كما Önceden işlenen amellerin mahvolması ve gözden kaybolması (115). Hak âşıklarının aşkları uğruna en değerli sermayeleri olan amel ve ibadetleri bile gözden çıkarmaları. Derd-mend Dertli, ehli dert, âşık. Bkz. Dertli. Derekât i ar. (3) t Dereke. 1. Çukur; alt kat, aşağı basamak. 2. tas, Cehennemin katları. Cehennem, Lezâ, Hutame, Sair, Sakar, Cahim, Hâviye cehennemin katlarını oluşturur.

12
Sözlük

Dert

(2 (در >. Gam, ıstırap, elem. 2, tas. a Sevgiliden sevene gecen ve katlanilmasina Süç yetmeyen hal (1s). Hak'tan uzak ve ırak düşme tarzındaki dert tam

13
Sözlük

Ehli dil

Hudavend-i dil, Gönül ehli, arif, 2. Serden geçen sırra eren sâlik. Ehl-i dil, her istediğini rahat ve serbestce söyler, sözlerinden dolayı kınanmaz; fakat kendi derdini gizler. Bkz. Ashab-ı dil Edvar-ı vücut e — Zâhidâ mihrab-ı mescid ârife ebra-yi yar Cilvegerdir perte-i ntir-1 Huda her küşeden Nevi Serden geçen sırra eren sâlik. Ehl-i dil, her istediğini rahat ve serbestce söyler, sözlerinden dolayı kınanmaz; fakat kendi derdini gizler. Bkz. Ashab-ı dil Edvar-ı vücut e — Zâhidâ mihrab-ı mescid ârife ebra-yi yar Cilvegerdir perte-i ntir-1 Huda her küşeden Nevi

14
Sözlük

Ehl-i dil

Hudavend-i dil, Gönül ehli, arif. 2. Serden geçen sırra eren sâlik. Ehl-i dil, her istediğini rahat ve serbestce söyler, sözlerinden dolayı kınanmaz; fakat kendi derdini gizler. Bkz. Ashab-ı dil. Ehli Safvet E. A تب Ehl-i dildir diyemem Sesi sdf olmayana Ehl-i dil birbirini bilmemek insâf değil Söylemem derdimi hemdemim olan aha bil; Belki Sinemdeki şu nâle-i cân-gâha bile Serden geçen sırra eren sâlik. Ehl-i dil, her istediğini rahat ve serbestce söyler, sözlerinden dolayı kınanmaz; fakat kendi derdini gizler. Bkz. Ashab-ı dil. Ehli Safvet E. A تب Ehl-i dildir diyemem Sesi sdf olmayana Ehl-i dil birbirini bilmemek insâf değil Söylemem derdimi hemdemim olan aha bil; Belki Sinemdeki şu nâle-i cân-gâha bile

15
Sözlük

Kendi bi-şübhe

رن إزط râz-ı derunun yo} a Ehl-i dil söyleyemez derdini Allah’a bi e Hızır Ağazade Said Ehl-i Hak y. Marifet sahipleri arifler, Allah adamı, hak er 2 Wi'nin | Tann nin Börünüşü olduğuna inanan bi'şer mezher Ehl-i hakâik Bkz Mutehakkik | Ehl-i ibare- Ehli isare Ulema, yani maksatlarını و zle anlar iter, yani maksatlarını işaretle anlatanlar | Ehl-i ihtilat Ehli halvet Toplumla düşüp kalkan içli dış er vi, yani | Yalnızlığı terch eden | Ehl-i kâl- Ehli hali lema-Süfiler | Ehl-i keşf Hak hakkında keşf Yoluyla bilgi sahibi olanlar. | lp gözü çılar

16
Sözlük

Esir

Nefsinin, menfaatinin veya kötü alışkanlıklarının tutsağı olan kimse. Tasavvuf şiirinde ilâhî aşkın hükmü altına giren âşık. Benim tek hiç kim zâr u perişan olmasın yâ Rab Esîr-i derd-i aşk u dâğ-ı hicrân olmasın yâ Rab Fuzûlî

17
Sözlük

Hikmet

a Felsefe. b Düşünme melekesinin itidal halinde olması. c Uygulamayla birlikte olan bilgi, tecrübeyle kazanılan doğru bilgi. 4 Hakka uygun düşen söz. e Söz ve davranıştaki isabet. Her şeyin en mükemmeli. g Olanı olduğu gibi bilmek. Hikmet Allah'ın bir ordusudur. O bununla evliyanın kalplerini güçlendirir. Tasavvufi şiirlere de hikmet denir. Ahmed Yesevi'nin Divân-ı hikmet'i Turfa dükkân-ı hikemdir bu kohen Tâk-ı Felek Ne ararsan bulunur derde devâdan gayri Ragıb Paşa Alem ki tamam-ı nüsha-i hikmettir Meânisini fehmeyleyene cennettir Nabi Hikmet-i camia Hakk'ı bilme ve ona uygun davranma; bâtılı bilme ve ondan sakinma; hikmet-i hassa da denir. Hikmet-i halide Ebedi hikmet, perennial philosophy. Bazı süfilerin savundukları ezeli-ebedi hikmet görüşü. Hikmet-i mantuka biha Söylenen hikmet, şer'i hükümler; şeriat ve tarikat hakkındaki bilgiler. Hikmet-i meçhule Gizli ve örtülü hakikatler. İnsanın kavrayamadığı hususlar. Hikmet-i meskute anha Söylenmeyen hikmet. Hakikatin sırları. Hikmet-i müteal Aşkın hikmet. Hilafetname Şeyhin halife tayin ettiği müridine verdiği belge; ehliyetname, şehadetname.

18
Mekân

Hân-ı Şeyhûn (Han köyü)

Hân-ı Şeyhûn · Suriye · Kaynak: “1213'te (1798) Hama-Halep yolu üzerinde bulunan Han (Hân-ı Şeyhûn) köyünde doğdu.” Hânî nisbesi bu yerleşim adından gelir. Koordinat yerleşim merkezi düzeyindedir. İlişkili kişi dosyası Muhammed b. Abdullah el-Hânî : Hâlid el-Bağdâdî'nin çevresinde yetişen Muhammed el-Hânî, el-Behcetü's-seniyye adlı âdâb kitabı ve Şam, İstanbul, Anadolu ile Irak'a gönderdiği halifelerle etkili oldu.

19
Mekân

Gimri

Gimri · Dağıstan (Rusya) · Doğduğu köy. 1832'de burada yapılan savaşta Molla Muhammed şehid düştü, Şâmil ağır yaralı kurtuldu; köy sonradan General Lanskoy tarafından tahrip edildi. İlişkili kişi dosyası Şeyh Şâmil : Şeyh Şâmil (1797–1871), Nakşibendî-Hâlidî terbiyesi almış Dağıstanlı âlim ve imam; Rus işgaline karşı Kuzey Kafkasya direnişini yaklaşık yirmi beş yıl yöneten liderdir.

20
Mekân

Bozdoğan medresesi ve tekkesi

Sefîne'ye göre Bozdoğan'a ilim ve irfan için gelenler zâhirî ilim için medreseye, bâtınî ilim için tekkeye devam ederdi; dervişlerle zikr-i şerîf ve âyin burada icra olunurdu. Metin Bozdoğan'ın hangi vilâyete bağlı olduğunu belirtmediğinden şehir ve koordinat boş bırakılmıştır.

21
Mekân

Küfrevî Türbesi

Bitlis · Türkiye · 1316/1898'de vefat edip defnedildiği yer; 1899'da II. Abdülhamid'in gönderdiği İtalyan mimar tarafından yaptırılmıştır. İçinde aile fertlerine ait dokuz sanduka daha vardır; 1925'te kapatılmış, 1951'de yeniden ziyarete açılmıştır. Konum yaklaşıktır.

22
Mekân

Merzifon

Merzifon (Amasya) · Türkiye · Seyrüsülûkünü kısa zamanda tamamlaması üzerine amcası Şemseddin Sivâsî’nin halkı irşad için onu gönderdiği ilk yer. İlişkili kişi dosyası Abdülmecid Sivâsî : Abdülmecid Sivâsî (1563-1639), Şemseddin Sivâsî’nin yeğeni ve halifesi; Şemsiyye’yi Sivas’tan İstanbul’a taşıyan, Ayasofya ve Sultan Ahmed kürsülerinde tefsir ve vaaz veren, Sivâsiyye irşad ağını kuran âlim-sûfîdir.

23
Mekân

Gelibolu

Gelibolu · Türkiye · Mürşidi tarafından irşad için halife tayin edildiği şehir; anlatıya göre 1137/1724 tarihi doluncaya kadar buradan ayrılmaması şart koşulmuştur. İlişkili kişi dosyası Şeyh Süleyman Zâtî-i Keşânî : Gelibolulu Süleyman Zâtî (ö. 1738), İsmâil Hakkı Bursevî'nin halifesi olarak Gelibolu ve Keşan çevresinde hizmet veren; divanı, şerhleri ve tasavvufî eserleri bulunan Celvetî şairidir.

24
Mekân

Nehrî

Şemdinli, Hakkâri · Türkiye · Seyyid Tâhâ-i Hakkârî'nin Molla Murâd Hurûsî ile gönderdiği “Kendi yuvana dön!” haberi üzerine onun hizmetine koştu ve asıl terbiyesini burada gördü. Mürşidinin vefatından sonra yerine geçen Seyyid Sâlih'in sohbetlerine devam etti. Kaynak yer adını Nehrî olarak açıkça vermez, Seyyid Tâhâ'nın yanına gidildiğini söyler; bu sebeple koordinat verilmemiş, konum yalnızca Seyyid Tâhâ'nın bilinen merkezi üzerinden adlandırılmıştır.

25
Mekân

Ahulgoh

Ahulgoh · Dağıstan (Rusya) · 1839'da seksen gün savunulan kale; 4000 kişiyle direnildi, Ruslar binlerce kayıp verdi. Kafkasya direnişinin dönüm noktası. İlişkili kişi dosyası Şeyh Şâmil : Şeyh Şâmil (1797–1871), Nakşibendî-Hâlidî terbiyesi almış Dağıstanlı âlim ve imam; Rus işgaline karşı Kuzey Kafkasya direnişini yaklaşık yirmi beş yıl yöneten liderdir.

26
Mekân

Canfedâ Hatun Camii halvethânesi

Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Müezzin İsmâil Efendi'nin yaptırdığı ve şeyhi Köstendilli'nin kendisiyle Mehmed Hüsâmeddin'i Nûreddin Cerrâhî'nin terbiyesine vererek gönderdiği yer; âsitâne aynı yıl bunun yanına kurulmuştur. Konum yaklaşıktır.

27
Mekân

Mekteb-i Sultânî (Galatasaray)

İstanbul, Beyoğlu · Türkiye · Mehmed Zihni Efendi 1879'da Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi ulûm-i Arabiyye ve dîniyye muallimliğine getirildi. Babanzâde Ahmed Naim, Ali Nazîmâ, Kenan Rifâî, Hanbelîzâde Muhammed Şâkir ve Abdülhak Şinasi Hisar gibi isimler buradaki ve Mekteb-i Mülkiyye'deki hocalığı sırasında yetişen talebeleri arasında sayılır. Eylül 1889'da Stockholm'de toplanan Müsteşrikler Kongresi'ne gönderdiği matbu eserleri sebebiyle kendisine verilen altın madalya bugün Galatasaray Lisesi Müzesi'nde muhafaza edilmektedir.

28
Mekân

Delhi

Delhi · Hindistan · 1655'te Tâc Mahmûd'un cezasının infazı için gittiği ve 1665-66 civarında oğlu Seyfeddin'i Evrengzîb'in mânevî eğitimi için gönderdiği başşehir. İlişkili kişi dosyası Muhammed Ma‘sûm : Muhammed Ma‘sûm Sirhindî, İmâm-ı Rabbânî'nin oğlu ve halifesi; Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye'si, geniş halife ağı ve Murad Buhârî üzerinden Osmanlı coğrafyasına ulaşan tesiriyle Müceddidiyye'nin ikinci kuşağını şekillendiren isimdir.

29
Mekân

Koçina Cerrâhî Dergâhı

Üsküp çevresi · Kuzey Makedonya · 1905'te oğlunu vekâlet vermek üzere gönderdiği, 1200 mensuplu Rumeli dergâhı. Konum Üsküp'e göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Mehmed Rızâeddin Yaşar Efendi : Seyyid Mehmed Rızâeddin Yaşar Efendi (1845–1913), Abdülaziz Zihnî’nin oğlu; hat, klasik ilimler ve Farsça tahsilinin ardından Kapıağası Tekkesi ile Cerrâhiyye Âsitânesi’nde hizmet eden ve on altı halife yetiştiren şeyhtir.

30
Makale

Matbah-ı Şerif ve Binbir Günlük Mevlevî Çilesi

Saka postundan hücre sahibi dedeliğe hizmet yolculuğu. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.

31
Makale

Mevlevîlikte Semâ Meşki

Çivili tahta, çark, denge, zikir ve meydana çıkış. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.

32
Eser

SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI

Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e

33
Eser

SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI

Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş

34
Eser

Sayfalar 1–8

Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH

35
Eser

Sayfalar 3–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista

36
Eser

Sayfalar 4–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1

37
Eser

Sayfalar 1–10

Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha

38
Eser

Sayfalar 13–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme

39
Eser

Sayfalar 10–15

Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel

40
Eser

Sayfalar 9–16

Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny

41
Eser

Sayfalar 13–18

Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g

42
Eser

Sayfalar 14–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi

43
Eser

Sayfalar 17–24

Muzaffer Ozak Külliyatı · Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır. Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kul