Köken ve kullanım
i. ar.
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Nefsinin, menfaatinin veya kötü alışkanlıklarının tutsağı olan kimse.
- Tasavvuf şiirinde ilâhî aşkın hükmü altına giren âşık.
Benim tek hiç kim zâr u perişan olmasın yâ Rab
Esîr-i derd-i aşk u dâğ-ı hicrân olmasın yâ Rab
Fuzûlî
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
G^l) [Ar] (ç. b. userâ ve esrâ) Sözlük anlamı “Savaş tutsağı” olan bu söz, “Savaşta ele geçirilen ve asıl savaşçı unsur olarak yetişkin erkekler.
” anlamında bir terim olarak kullanılmış, sonradan bu tanım genişleyerek kadın ve çocukları da içine almıştır. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de bir ayette teklik (İnşân suresi, 76 / 8), üç ayette de çokluk biçimiyle (Bakara suresi, 2 / 85; Enfâl suresi, 8 / 67 ve 70) kullanılmıştır. İslâmiyet ile beraber esir elde etme hadisesi kaynaklarda sıkça söz konusu edilmektedir.
En kapsamlı esir elde etme, Bedir Savaşmda gerçekleşmiş ve yetmiş civarmda esir ahnmıştır. Bunların akıbeti konusunda kaynaklarda şu bilgi verilmektedir. Hz.
Peygamber, sahabeden Hz. Ömer ile Sa’d b. Muaz’m bu esirlerin öldürülmesi yönünde görüş bildirmelerine karşılık Hz.
Ebubekir’in, “Bunlar Müslümanların akrabasıdır, bunların fidye karşılığında serbest bırakılmalarının uygun olacağı. ” görüşünü yerinde bulmuş ve belirli fidyeler karşılığında bu esirlerin serbest bırakılmalarını buyurmuştur. Bundan sonraki savaşlarda da pek çok esirin savaş ganimeti olarak almdığı ve bunlarm çoğunun serbest bırakıldığı kaynaklarda zikredümektedir.
Hz. Peygamber değişik olaylar içinde esirlere iyi muamele edilmesini, onlara işkence ve eziyet edilmemesini salık vermiştir. O’nun bu tür tavsiyeleri İslâm hukukçuları arasında örnek almmış ve kölelere eziyet edilmemesi yolunda şer’î hükümler koyulmuştur.
Hatta Kur’ân-ı Kerîm’de insanların köleleştirilmesi konusunda tek bir ayet bile bulunmaması, kölelerin serbest bırakılması veya azat edümeleri fikrini ön plana çıkarmıştır. Eski Ahit bk ahd-i atik