Çivili tahta, çark, denge, zikir ve meydana çıkış. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
Semâ öğrenilen bir edepti
Semâ, kendiliğinden dönmek veya yalnız bedensel denge kazanmak değildi. Mevlevîlikte hafî ve devranî zikrin bir biçimi sayılır; her Mevlevî'nin temel semâ bilgisini edinmesi beklenirdi. Sikke giymek ve mukabeleye katılmak için semâ dedesinin gözetiminde meşk yapılırdı. Eğitim beden, musiki, zikir ve meydan edebini birlikte kapsardı.
Çivili meşk tahtası
Meşk, ortasında başı yuvarlatılmış bir çivi veya sabit nokta bulunan tahta üzerinde başlardı. Sol ayağın başparmağı ile yanındaki parmak arasına gelen bu merkez, direk ayağın yerini korumasına yardım ederdi. Tahtaya az miktarda ince tuz serpilmesi ayağın kontrollü biçimde kaymasını kolaylaştırırdı.
Semâzen adayı sağ ayağıyla bedeni sol ayağın çevresinde döndürmeyi, her çarkta başlangıç noktasına dengeli biçimde dönmeyi öğrenirdi. “Sol ayak hiç hareket etmez” anlatımı tam karşılık değildir; sol ayak merkez görevini koruyarak kontrollü biçimde döner. İlk meşklerde öğretici denge ve yön için omuzdan destek verebilirdi.
Ayak ve zikir beraberliği
Çark yalnız sayısal tekrar değildi. Geleneksel tarifte sağ ayağın kaldırılması içten söylenen “Al-”, devrin tamamlanıp ayağın yere değmesi ise “-lah” hecesiyle birlikte düşünülür. Böylece hareket İsm-i Celâl zikriyle düzenlenir. Zikrin gösterişli biçimde dışarı vurulmasından çok nefes, dikkat ve adımla bütünleşmesi amaçlanır.
Kolların açılması
Aday önce kollarını göğüste çapraz tutarak niyaz vaziyetini öğrenir. Ayak düzeni ve denge yerleştikten sonra kolların açılması çalışılır. Sağ avucun yukarı, sol avucun aşağı bakması yaygın yorumda Hakk'tan gelen ihsanı halka ulaştırmaya işaret eder. Bu açıklama güçlü bir Mevlevî sembolüdür; semâzenin kendisini kozmik enerji ileten mekanik bir araç gibi düşünmesi anlamına gelmez.
Baş, bakış ve denge
Başın eğimi, omuzların rahatlığı ve gözlerin sabit bir noktaya kilitlenmeden açık tutulması dönüşün dengesini sağlar. Bakış yere veya ayaklara düşürülmez; çevredeki görüntülerin akmasına izin verilir. Başın konumunu şah damarını kalbe yaklaştırmak veya kalbi merkezkaç kuvvetinden korumakla açıklayan anatomik yorumlar güvenilir erkân bilgisi olarak kullanılmamalıdır.
Meydan edebi
Tek başına uzun süre dönebilmek, mukabeleye çıkmak için yeterli değildir. Semâzen hatt-ı istivâya basmamayı, şeyh postuna karşı niyazı, diğer semâzenlerle mesafeyi, selâm başlarında duruşu ve hırkayla yürüyüşü öğrenir. Musiki usulündeki değişmeleri tanımalı, semâzenbaşı ve şeyhin işaretlerini takip etmelidir.
Mübtedî mukabelesi
Meşkini tamamlayan nevniyazın âyine katılmasına izin verildiğini göstermek için mübtedî mukabelesi yapılabilirdi. Bu mukabeleyi şeyh yerine aşçıbaşı dede yönetir; kısa ney taksimi ve Devr-i Veledî'nin ardından dört selâm peşrevle tamamlanırdı. Bu tören, semâ meşkinin bireysel beceriden toplu meydan sorumluluğuna geçişini gösterir.