سماع
Kaynaklardaki ortak açıklama
- Dinleme, işitme, kulak verme. 2. tas. a İlahileri dinleme, dini musikiyi dinleme. b Makam ve nagmeyle okunan dini metinleri dinleme. c Raksetme, devran etme, dinlenen dini musikinin tesiriyle coşup dönme. Dinleyene, söyleyene, maksada ve gufteye göre semain birçok çeşidinden bahsedilmiştir. Genel olarak süfilere göre semâ Hak'tan gelen ve insanları Hakk’a çağıran bir mesajdır. Onu iyi niyetle dinleyen, maksada erer. Semâ müminin imanını, kâfirin küfrünü artırır. Musiki heyeti (mutribler) eşliğinde belli bir düzen dahilinde icra edilen Mevlevi ayinine semâ; bu ayine katılan dervişlere semâ-zen, ayinin icra edildiği yere semâhane denir (uis). Bkz. Ayin-i ehlullah. Ask ile gelin eyleyelim sit u sadâyı Dert ile goke çıkaralım hay ile hâyı Çalalım kudüm depredelim def ile nay: Sema safâ, cana vefâ raha gidadir Astkin nesi var ise ma'şüka fedâdır mmm, iğ RRS e CR | Semiyyullah (4 ١ (سمى 1. Allah'ın adasi. 2. tas. İnsan. Allah'ın bazı isimleri, hem Allah, hem insan için kullanılır; örn. Mümin hem Allah'ın, hem insanın ismi olduğundan bu isim itibariyle insan Allah'ın adaşıdır. Biri Hâlik mümin, diğeri mahluk mümindir ve “Müminler birbirini kenetleyen binanın taşları gibidir” (sm).
- Allah'ın adasi. 2. tas. İnsan. Allah'ın bazı isimleri, hem Allah, hem insan için kullanılır; örn. Mümin hem Allah'ın, hem insanın ismi olduğundan bu isim itibariyle insan Allah'ın adaşıdır. Biri Hâlik mümin, diğeri mahluk mümindir ve “Müminler birbirini kenetleyen binanın taşları gibidir” (sm).
Dinî Terimler Sözlüğü
Bir veya birkaç kişinin çalgısız, âletsiz okudukları, dîni, îmânı kuvvetlendiren ve ahlâkı güzelleştiren ilâhî, mevlid, kasîde ve şiirleri dinlemek. (Bkz. Simâ')
Hoş âhenk ve güzel nağmelerden doğan semâ' ve aynı şekilde okunan şiir ve gazelleri dinlemek; nefsine hâkim olan, onun isteklerine gâlib gelen ve her türlü gayr-i meşrû yâni dîne uygun olmayan işlerden sakınıp uzak duran kişiler için mübâhtır. (Mazhar-ı Cânı Cânân)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, dinleme, işitme, anlamına bir kelime. Dinlenen ilahinin veya bir müziğin etkisiyle coşup dönme. Semâ’ın pek çok çeşidi vardır. Genel anlamıyla semâ, Hak’tan gelen ve insanları Hakk’a çağıran bir mesajdır. Onu iyi niyetle dinleyen, hedefine ulaşır. Sesin etkisini dile getiren bazı hadisler, semâ konusunda serdedilir: “Kur’ân-ı Kerim’i seslerinizle güzelleşiriniz, zira güzel ses, Kur’an-ı Kerim’i güzelleştirir”, “her şeyin bir süsü vardır, Kur’ân-ı Kerim’in süsü, güzel sestir”. (Buharî, Tevhîd. 52). Dakkâk, semâ’nın nefislerini terbiye etmemiş olmaları münasebetiyle avam tabakasına haram; mücâhede ile uğraşan zâhidler için mubah; (sufî) arkadaşlarının manevî hayatı elde etmeleri sebebiyle onlara müstehab olduğunu savunur. Cüneyd de semâ’ı, kalbi Allah’a çeken bir vârid, olarak değerlendirir. Semâ, zaman, mekân ve hallere bağlı olarak vuku bulur, denilmiştir. Şiblî, “semâ’ın dışı fitne, içi ibrettir. işaretten anlayan kişiye, ibretin istimâ’ı helâl olur” demiştir, ilk zamanlar, dinlenen gazelin etkisiyle, bir kurala bağlı olmaksızın kalkıp dönülmesi söz konusu iken, sonradan bu, şeklî bazı kaidelerle düzen altına alınmıştır. Mevlevîlerdeki gibi.