HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Şam post devamı
Muhammed el-Hânî, Hâlid el-Bağdâdî'nin vefatından sonra İsmâil el-Enârânî ve Abdullah-ı Herevî'nin postuna bağlandı; onların vefatıyla Şam'daki devamın merkez isimlerinden oldu.
Seyahat ve irşad
Üç defa hacca gitti, Kudüs'ü ziyaret etti. 1853'te Mûsâ Saffetî Paşa'nın davetiyle İstanbul'a gelerek dört ay kaldı ve Sultan Abdülmecid'le görüştü. İstanbul, Bursa, Erzincan, Kula, Diyarbakır, Bağdat, Şam ve Hama'da faaliyet gösteren halifeler yetiştirdi.
el-Behcetü's-seniyye
1837'de kaleme aldığı eser Hâlidiyye'nin usul ve âdâbını, hatm-i hâcegânı, râbıtayı ve mürid eğitimini açıklar. Hâlidî pratiklerinin tarihî bir kol içindeki sistemli anlatısıdır; bütün Nakşibendiyye dönemlerine geriye doğru uygulanmaz.
Hama yılları ve ilk tarikat çevresi
Kaynağa göre Hânî, Hama-Halep yolu üzerindeki Hân-ı Şeyhûn köyünde doğdu; hayatı hakkındaki bilgiler büyük ölçüde torunu Abdülmecîd b. Muhammed'in el-Hadâiku'l-verdiyye adlı eserine dayanır. Babasını küçük yaşta kaybedince, Rifâî-Keyyâlî şeyhi Muhammed el-Keyyâlî'nin kızı olan annesiyle birlikte Hama'ya gidip öğrenimini orada sürdürdü.
Altı yıl kadar Fâris adlı bir zatın sohbetlerine devam ettikten sonra Kādirî şeyhi Muhammed Geylânî'ye intisap etti. Uzunca bir süre vaaz verip ders okuttu, ardından Şeyh Ulvân el-Hamevî zâviyesinde inzivaya çekildi. Hâlid el-Bağdâdî'ye biati ve Addâs Camii'ndeki halveti bu dönemin sonunda gelir.
Şam'daki görev ve yetkileri
1825'te şeyhinden aldığı emir üzerine ailesiyle birlikte Şam'a yerleşti ve Hâlid el-Bağdâdî'nin Murâdiye Camii'ndeki halifesinin vefatı üzerine onun yerine getirildi. Kaynağa göre Hâlid el-Bağdâdî, yeteneğini görerek ona irşadda bulunma, zikir halkası kurma ve aralarında Emîr Abdülkādir el-Cezâirî'nin de bulunduğu bazı müridlerin terbiyesine nezaret etme yetkisini verdi. Bu yıllarda dervişlere, Hâlid el-Bağdâdî'nin önde gelen halifelerinden Muhammed b. Süleyman'ın el-Hadîkatü'n-nediyye adlı eserini okutmaya başladı.
Torunu Abdülmecîd, onun geçimini en helâl rızık yolu saydığı çiftçilikle sağladığını; İbnü'l-Arabî'nin el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye'sini, İbnü'l-Fârız'ın et-Tâiyyetü'l-kübrâ'sını ve Şa‘rânî'nin eserlerini çok okuduğunu belirtir. Şam Valisi Mehmed Reşid Paşa ve Mûsâ Saffetî Paşa gibi devlet adamlarıyla iyi ilişkiler kurmuştur.
Halifeleri ve yayıldığı coğrafya
Kaynak, Hâlidiyye'nin yayılmasında en etkili halifelerden biri saydığı Hânî'nin yetiştirdiği halifeleri bölge bölge sayar. İstanbul'da Ayasofya başvâizi Yûsuf Efendi, Mehmed Ârif Efendi, Hasan Feyzullah Efendi, Ahmed Hâfız Efendi ve Dağıstanlı Muhammed Mehdî Efendi; Anadolu'da Bursalı Şeyh İsmâil Efendi, Erzincanlı İbrâhim Efendi, Mardinli Şeyh Hâmid, Kulalı Şeyh İsmâil ve Diyarbekirli Şeyh Ahmed; Suriye ile Kuzey Irak'ta Bağdatlı Şeyh Mahmud, Şamlı Şeyh Ahmed, Şeyh Muhammed ve Şeyh Ömer, Hamalı Şeyh Said ile Şeyh Ahmed Ulvân, oğlu Muhammed ve amcası Ahmed el-Hânî faaliyet göstermiştir.
Tarikat kendisi, oğlu Muhammed ve torunu Abdülmecid vasıtasıyla İstanbul'dan Hicaz'a kadar geniş bir coğrafyada yayılma imkânı buldu; soyundan gelenler XX. yüzyılda Suriye ve Irak'ta önemli ilmî ve idarî görevlerde bulundu. Kaynak, Hânîler'in Türkiye'de faaliyet gösteren Hâlidî silsilelerinin çoğunda yer aldığını kaydeder.