Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-2152- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 305
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Çü.) [Ar.] İnsanın anlayı ve duyuş yeteneğinin köreltili işlemez duruma getirilmesi an lammda kelâm terimi. hattâr a. [&lt; Ar.hatr] “Hainli etmek.” anlammdaki “hatr” sö zünün ism-i tafdili, yani müba lağalı ismi olan bu söz, “İnsanla ra hainlik eden, gaddarlıkta ço ileri giden.” anlamında bir terim olup Kur’ân-ı Kerîm’de bi ayette (Lokman suresi, 31 / 32 geçmektedir. Bu vasfm kâfirler özgü olduğu da vurgulanmakta dır. hâtûn a. [&lt; F. &lt; T. katun “Saygın kadın hanım; emire, kraliçe, prenses anlamında olan bu söz, başk kelime ve terkiplerle birleşere yeni terimler oluşturur. 305 havâs ü</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-1010- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 305
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Çü.) [Ar.] İnsanın anlayı ve duyuş yeteneğinin köreltili işlemez duruma getirilmesi an lammda kelâm terimi. hattâr a. [&lt; Ar.hatr] “Hainli etmek.” anlammdaki “hatr” sö zünün ism-i tafdili, yani müba lağalı ismi olan bu söz, “İnsanla ra hainlik eden, gaddarlıkta ço ileri giden.” anlamında bir terim olup Kur’ân-ı Kerîm’de bi ayette (Lokman suresi, 31 / 32 geçmektedir. Bu vasfm kâfirler özgü olduğu da vurgulanmakta dır. hâtûn a. [&lt; F. &lt; T. katun “Saygın kadın hanım; emire, kraliçe, prenses anlamında olan bu söz, başk kelime ve terkiplerle birleşere yeni terimler oluşturur. 305 havâs ü</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-10123- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Kur'ân-ı kerîmi başından (Fâtiha sûresinden başlıyarak) sonuna (Nâs sûresine) kadar okumak.</p><p>İnsanların en iyisi hatmi bitirince, yeniden başlayandır. (Hadîs-i şerîf-Şir'at-ül-İslâm)</p><p>Kur'ân-ı kerîmi hatm edenin duâsı kabûl olunur. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Hibbân)</p><p>Kur'ân-ı kerîmi hatmeden kimseye altmış bin melek hayr duâ eder. (Hadîs-i şerîf-Hazînet-ül-Esrâr)</p><p>Hatm duâsı yapılan yerde bulunan, ganîmet dağıtılırken bulunan kimse gibidir. Hatme başlanan yerde bulunan, cihâd eden (Allah yolunda harbeden) kimse gibidir. İkisinde de bulunan her iki sevâba da kavuşur ve şeytanı rezîl eder. (Hadîs-i şerîf-Hazînet-ül-Esrâr)</p><p>Ramazân ayında hatm okumak mühim sünnettir. (Ahmed Fârûkî)</p><p>Hatm sonunda yapılan duâ kabûl olunur. (Seyyid Alizâde)</p><p>Resûlullah efendimiz Mekke'de bulunduğu sırada rivâyete göre bir müddet vahy gelmemişti. Bu sebeple müşrikler; "Rabbi, Muhammed'i terk etti, O'na darıldı" diyerek, Peygamber efendimizi üzmeye, müslümanlar arasında fitne çıkarmaya çalışıyorlardı. O zaman Duhâ sûresi nâzil oldu. Bu sûre nâzil olunca, Resûlullah efendimiz sevincinden; "Allahü ekber" buyurdu. Bu sebeple Mekke halkı, Kur'ân-ı kerîmi hatmederken, Duhâ sûresinden îtibâren Nâs sûresine kadar her sûrenin sonunda "Allahü ekber" demeyi âdet edinmişlerdir. (İbn-i Abbâs, Kurtubî, Süyûtî, Hâzin, Celâleyn).</p>
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Çü.) [Ar.] İnsanın anlayı ve duyuş yeteneğinin köreltili işlemez duruma getirilmesi an lammda kelâm terimi. hattâr a. [< Ar.hatr] “Hainli etmek.” anlammdaki “hatr” sö zünün ism-i tafdili, yani müba lağalı ismi olan bu söz, “İnsanla ra hainlik eden, gaddarlıkta ço ileri giden.” anlamında bir terim olup Kur’ân-ı Kerîm’de bi ayette (Lokman suresi, 31 / 32 geçmektedir. Bu vasfm kâfirler özgü olduğu da vurgulanmakta dır. hâtûn a. [< F. < T. katun “Saygın kadın hanım; emire, kraliçe, prenses anlamında olan bu söz, başk kelime ve terkiplerle birleşere yeni terimler oluşturur. 305 havâs ü
Dinî Terimler Sözlüğü
Kur'ân-ı kerîmi başından (Fâtiha sûresinden başlıyarak) sonuna (Nâs sûresine) kadar okumak.
İnsanların en iyisi hatmi bitirince, yeniden başlayandır. (Hadîs-i şerîf-Şir'at-ül-İslâm)
Kur'ân-ı kerîmi hatm edenin duâsı kabûl olunur. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Hibbân)
Kur'ân-ı kerîmi hatmeden kimseye altmış bin melek hayr duâ eder. (Hadîs-i şerîf-Hazînet-ül-Esrâr)
Hatm duâsı yapılan yerde bulunan, ganîmet dağıtılırken bulunan kimse gibidir. Hatme başlanan yerde bulunan, cihâd eden (Allah yolunda harbeden) kimse gibidir. İkisinde de bulunan her iki sevâba da kavuşur ve şeytanı rezîl eder. (Hadîs-i şerîf-Hazînet-ül-Esrâr)
Ramazân ayında hatm okumak mühim sünnettir. (Ahmed Fârûkî)
Hatm sonunda yapılan duâ kabûl olunur. (Seyyid Alizâde)
Resûlullah efendimiz Mekke'de bulunduğu sırada rivâyete göre bir müddet vahy gelmemişti. Bu sebeple müşrikler; "Rabbi, Muhammed'i terk etti, O'na darıldı" diyerek, Peygamber efendimizi üzmeye, müslümanlar arasında fitne çıkarmaya çalışıyorlardı. O zaman Duhâ sûresi nâzil oldu. Bu sûre nâzil olunca, Resûlullah efendimiz sevincinden; "Allahü ekber" buyurdu. Bu sebeple Mekke halkı, Kur'ân-ı kerîmi hatmederken, Duhâ sûresinden îtibâren Nâs sûresine kadar her sûrenin sonunda "Allahü ekber" demeyi âdet edinmişlerdir. (İbn-i Abbâs, Kurtubî, Süyûtî, Hâzin, Celâleyn).