ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
53 sonuç · toplam 53 · “hatm” · 1/3
01hatm
Çü.) [Ar.] İnsanın anlayı ve duyuş yeteneğinin köreltili işlemez duruma getirilmesi an lammda kelâm terimi. hattâr a. [< Ar.hatr] “Hainli etmek.” anlammdaki “hatr” sö zünün ism-i tafdili, yani müba lağalı ismi olan bu söz, “İnsanla ra hainl…
hatmü’l-evliyâ
“Evliyaların sonuncusu.” anlamındaki bu terim, tasavvuf dünyasında üç ulu kişi için kullanılmştır. Birincisi Hz. İsa, İkincisi Muhammed Mehdî, üçüncüsü ise Şeyh Muhiddin-i Arabi’dir.
hatmü’l-enbiyâ
“Peygamberlerin sonuncusu.” anlamında Hz. Peygamber için kullanılan terim.
Hatm-İ Tehlîl
Yetmiş bin adet kelime-i tevhîd yâni "Lâ ilâhe illallah" okumak. Kelime-i tevhîde, kelime-i tayyibe de denir. Bir kimse, kendisi veya başkası için yetmiş bin adet kelime-i tevhîd (kelime-i tayyibe) okursa, günâhları affolur. (Hadîs-i şerîf-…
Dokuz tefsir, otuz üç Tarîkat-ı Muhammediyye hatmi
Muâmeleci Şeyhi Mustafa Efendi · Kur'an tefsirini dokuz, Birgivî'nin eserini otuz üç defa baştan sona okuttu.
devir hatmi
devir hatmi a. Ölen bir Müslüman’ın Allah’ın rahmet ve mağfiretine kavuşması için okunan “hatim” (bk. bu madde) ve bu sırada yapılan merasim.
Lemehât min nefehâti’l-kuds
Muhammed Âlim Sıddîkī (Âlim Şeyh) · 1624’te tamamlanan Farsça eser, Ahmed Yesevî’den XVII. yüzyıl başına kadar Yesevî şeyhleri için temel tabakat ve menâkıb kaynaklarından biridir.
Müştâk Baba: Bitlis, Seyahat, Musiki ve Müştâkıyye
Bitlis ve tahsil Müştâk Baba’nın doğum tarihi kaynaklarda 1758, 1763 ve 1772 olarak farklılaşır; şiirindeki yaş kaydı ile 1831 vefat rivayeti 1750’lerin ortasını destekler. Bitlis’in Zeydan mahallesinde yetişti; ilk tasavvuf derslerini Şems…
Edirneli Câhidî Ahmed Efendi
Edirneli Câhidî Ahmed Efendi (ö. 1070/1659-60), Gelibolulu Ömer Karîbî’nin halifesi olarak Kilitbahir’de irşad merkezi kuran, Câhidiyye’ye adını veren ve şiir ile nasihat metinlerinde Uşşâkî terbiyesini işleyen mutasavvıf şairdir.
Eğrikapılı Hoca Mehmed Râsim Efendi
Eğrikapılı Hoca Mehmed Râsim Efendi (1099/1687-88–1169/1756), Yedikuleli Seyyid Abdullah’tan aklâm-ı sitte icâzeti alan; Galata ve Topkapı saraylarında hat muallimliği yapan, Kırımlı Tatar Ahmed ile Yekdest Ahmed çevresinde Nakşibendî irtib…
Muhammed Âlim Sıddîkī (Âlim Şeyh)
Muhammed Âlim Sıddîkī (1564-65–1634), Pîrim Şeyh’in halifesi, Aliâbâd merkezli Yesevî mürşidi ve Ahmed Yesevî’den kendi devrine uzanan tarikat hafızasını Lemehât min nefehâti’l-kuds’ta koruyan tabakat müellifidir.
Neccâr-zâde Mustafa Rıza Efendi
Neccâr-zâde Mustafa Rıza Efendi (1679-1746), Celvetiyye'de Mustafa Fenâyî'nin; Nakşibendiyye-Müceddidiyye'de Arap-zâde Muhammed İlmî'nin terbiyesinden geçti. Beşiktaş Mevlevîhânesi şeyhi Mehmed Memiş Efendi'den Mesnevî icazeti aldı; tekkesi…
Şeyh Yahyâ Gālibzâde Sa‘dî
Şeyh Gâlib Efendi-zâde’dir. Pederlerinin irtihâlinde, sinnen küçük imiş. Muhammed Râşid isminde bir birâderi varmış. Meşîhat, müştereken her ikisine tefvîz olunmuştur. Yahyâ Efendi’nin şeyhi, el-yevm İzmir’de Emîr Sultân Dergâhı’nda medfûn…
Heşt Bihişt, Mir'âtü'l-ahlâk, İrşâdü'l-avâm
Şemseddin Ahmed Sivâsî · Nasihat mesnevileri.
el-Behcetü's-seniyye
Muhammed b. Abdullah el-Hânî · Hâlidiyye'nin âdâbı, hatm-i hâcegân ve râbıta anlayışını sistemleştiren 1837 tarihli eser.
Âyin-i cem
İ) Cem veya Cemşid ayini. Efsaneye göre şarabın mucidi olan eski Iran hükümdarlarından Cem veya Cemşid adına yapılan tören. tas. Bektaşiler'in ve Alevi zümrelerin çeşitli vesilelerle düzenledikleri müzikli ve içki- Ayin-i serif li toplantı.…
fetvâ
huk. Sözlük anlamı, “Bir olayın hükmünü açıklayan veya hükmü koyan ya da karmaşık konuları çözen. ” olan bu söz, İslâm hukukunda şeyhülislâm veya müftü tarafından dinî-hukukî konularda verilen şeriate uygunluk veya aykırılık hükmü ya da kar…
Esma-Müsemma
İsim-İsimlendirilen. 2. İsimden isimlendirilene gitmek, Allah'ın isimlerini zikrederek Allah’a ermek. Esma çekmek Esma zikri. Bkz. Zikir, Esma-i hüsna Allah'ın güzel adları. Süfiler bu isimleri zikir olarak okurlar. Bu isimleri açıklamak iç…
hizmet
a Farsça kökenli bu terim, “Sahip, t efendi, iyi eğitim görmüş kimse. ” a anlamında kullanılırken sonrau dan kadılar, imamlar, ticaretle ir uğraşanlar da bu ad ile anılıyork du. Türkçede ise lakap olarak ş kullanılması Eski Türkiye Türku çe…
Hatem
Çı. Mühür, yüzük, son. tas. Sâlikin bütün makamları katetmesi ve nihayete ermesi (sr). Hâtemü'lenbiya Son peygamber. Hatm-ı nübüvvet zamanla sınırlı olup Hz. Peygamber'le sona erdiği halde, hatm-ı velayet zamanüstüdür; ezelden ebede kadar s…
Hâtif
le) Gaibten gelen ses, sâlikin kalbinde tecelli eden ve onu Hakk’a davet eden ses. Hatm-ı hace (« | > (ختم Nakşi tarikatinde toplu olarak icra edilen bir zikir ve dua biçimi. Genellikle Pazartesi ve cuma geceleri okunur. Aptes alınıp kıbley…
Melih
(مليحه) Güzel, hoş, şirin. Arifler sema yaparken üç şeye muhtaç olurlar: Riha-i tayyibe, suret-sabih, savt-ı melih (CN 2 299). Ol perives kim melâhat mülkünün sultanıdır Hükm onun hükmüdür, ferman onun Jermanıdır Fuzüli
Raks
Dans. tas. Sema, deveran. Topluca zikir yapılır ve ilahiler okunurken bir halka oluşturan dervişlerin oturarak veya ayakta yaptıkları ritmik hareketler. “Ashab-ı kiram sürür vaktinde raks ederdi. Fukaranın raksı dahi bu kabildendir.” Az olu…
Uzûbet
(عزوبة) Bekarhk. tas. İlk zahit ve süfilerin bazılarında görülen evlenmeme âdeti. “Bu ümmetin rahibi” unvanıyla tanınan Âmir b. Abdullah, Bişr Hafi gibi zahit ve süfiler bekâr yaşamayı tercih etmişlerdi. Ibrahim Edhem, Davud Tai ve Râbiatu'…