Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

44 sonuç · “Defter

01
Şahsiyet

Defterdârzâde Feyzî Mehmed Efendi

Defterdârzâde Feyzî Mehmed Efendi (ö. 3 Rebîülâhir 1142/1729), İstanbul medreselerinde Süleymaniye derecesine yükselen, İzmir kadılığı yapan ve Feyzî mahlasıyla şiir söyleyen Osmanlı âlimidir.

02
Şahsiyet

Ali Nutkî Dede

Ali Nutkî Dede (1762-1804), Yenikapı Mevlevîhânesi’nde otuz yıl postnişinlik yapan; Şeyh Gâlib ve İsmail Dede’yi yetiştiren, Defter-i Dervîşân’ı başlatan Mevlevî şeyhi, şair, hattat ve bestekârdır.

03
Şahsiyet

Baba Nakkaşlı Şeyh Mustafa

Şeyh Mustafa (ö. 980/1572), Baba Nakkaş Muhammed b. Şeyh Bayezid’in torunu, Mahmud Defterî’nin oğlu; Hekim Çelebi’nin yanında yetişen Halvetî şeyh ve nakkaştır.

04
Şahsiyet

Çandarlı Halil Bey (Muhlisî/Defterî)

Çandarlı Halil Bey (1508–1570), Çandarlı Îsâ Paşa’nın oğlu; medrese öğretiminden Maraş defterdarlığına, Afyonkarahisar sancak beyliği ve Şehzade Orhan’ın lalalığından Budin defterdarlığına geçen Osmanlı ilim ve devlet adamıdır. Şiirlerinde Muhlisî ve Defterî mahlaslarını kullanmış, Budin’in on iki sancağına ait Defter-i Halîl’i düzenlemiştir.

05
Şahsiyet

Mahmud Beg (Abdî Çelebi'nin Oğlu)

Mahmud Beg (ö. 978/1570), Defterdar Abdî Çelebi'nin oğlu; medrese ve kadılık yolundan vakıf, maliye ve eyalet yönetimine geçen Osmanlı idarecisidir.

06
Şahsiyet

Niğdeli Karamanlı Mahmud Efendi

Karamanlı Mahmud Efendi (ö. 975/1567-68), Niğde'de yetişip Süleymaniye'de muîdlik yapan; Hekim Çelebi'ye intisap ettikten sonra Eyüp'teki Defterdar Mahmud Çelebi Darülhadisi'nde hadis okutan Nakşibendî şeyhtir.

07
Şahsiyet

Nişancı Mehmed Beg

Nişancı Mehmed Beg (920/1514–Safer 974/Ağustos-Eylül 1566), divan kâtipliğinden reisülküttaplık, defterdarlık ve nişancılığa yükselmiş; İstanbul ve Mudurnu çevresinde medrese, cami, mektep ve vakıflar kurmuştur.

08
Şahsiyet

Nişancı Ramazanzâde Mehmed

Ramazanzâde Mehmed (ö. 979/1571), Merzifonlu divan kâtibi; Halep defterdarlığından nişancılığa yükselmiş ve özlü bir Osmanlı tarihi kaleme almıştır.

09
Şahsiyet

Râşid Efendizâde Seyyid Abdülbâkī Efendi

Râşid Efendizâde Seyyid Abdülbâkī Efendi (ö. 1729), İstanbul kadılığı yapmış Râşid Mehmed Efendi'nin oğlu ve kısa süre Defterdar İbrahim Efendi Medresesi müderrisi olan âlimdir.

10
Şahsiyet

Sadâret Kethüdâsı Yusuf Efendi

Yusuf Efendi (ö. 1749), kalemiyeden yetişerek başdefterdarlık, Tersane eminliği ve sadâret kethüdâlığı yapan; Kasımpaşa Hüsâmeddin Uşşâkî Âsitânesi'ni yeniden inşa ettirip su getiren Osmanlı devlet adamı ve Uşşâkî muhibbidir.

11
Şahsiyet

Seyyid Abdülbâkī Nâsır Dede

Seyyid Abdülbâkī Nâsır Dede (1765–1821), Yenikapı Mevlevîhânesi postnişini; Tedkīk u Tahkīk ve Tahrîriyye’nin müellifi, özgün nota sisteminin kurucusu, neyzen, bestekâr ve Defter-i Dervîşân’ın sürdürücüsüdür.

12
Sözlük

Defter

İnsanın hayatı boyunca yaptığı iyi ve kötü işlerin kaydedildiği amel defteri. Tasavvufî ve edebî kullanımda gönül sayfası ile insan ömrünün bütünü için de defter mecazı kullanılır.

13
Sözlük

amel defteri

amel defteri a. İslâm inancına göre insanların dünyada işlediği fiillerin ve amellerin ahirette sorgulanmak amacıyla kaydedildiği defter, “kitâbü’l-a'mâl, sahîfe-tü’l-a'mâl, suhuf. ” (bk. bu maddeler). Kur’ân-ı Kerîm’e göre, “kirâmen kâtibin” (öfc bu madde) adı verilen melekler tarafından tutulan bu defterde kayıtlı işler ve ameller, insanm eline sunulacak ve okuması istenecektir. İnsanm sağ tarafmda olan deftere “ashâbü’l-yemîn” denilir ve salih amelleri içerir. Bu ameller cenneti müjdeler. Sol tarafında olan deftere “ashâbü’şşimâl” denilir ve salih olmayan amelleri içerir. Bu ameller ise cehennem yolunu açmaktadır. Ayrıca yine Kur’ân-ı Kerîmde milletlerin de amel defterlerinin olacağı, her milletin ahirette, hesap gününde bu defterini okumaya davet edileceği, yaptıklarının karşılığını hayır veya şer olarak görecekleri zikredilmektedir.

14
Mekân

Çâlâk (Çaylak) Tekkesi

Cağaloğlu, İstanbul · Türkiye · Halifeleri için inşa edilen tekke; Çâlâk Ahmed Efendi, Mehmed Efendi ve Çâlâkzâde Mustafa Efendi ile önce Ramazâniyye'ye, sonra Cerrâhiyye'ye bağlanmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mehmed Muhyiddin Karahisârî : Mehmed Muhyiddin Karahisârî, İbn-i Noktacı adıyla da anılan; Kāsım Çelebi’nin halifesi ve Ramazan Mahfî’nin seyrüsülûkünü tamamladığı Halvetî şeyhidir. 1889 Meşihat kaydı 1889 tarihli defter kaydında Çâlâk (Çaylak) Tekkesi için idarî bir kayıt yer alır. Bu belge, kurumun tarihî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1899 Meşihat kaydı 1899 tarihli defter kaydında Çâlâk (Çaylak) Tekkesi için idarî bir kayıt yer alır. Bu belge, kurumun tarihî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1910 Meşihat kaydı 1910 tarihli defter kaydında Çâlâk (Çaylak) Tekkesi için idarî bir kayıt yer alır. Bu belge, kurumun tarihî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1916: meşihat görevinde yeni tayin 1916 tarihli kayıtta, Nuruosmaniye’deki Çâlâk Dergâhı meşihatı için Leskovik Halvetî Dergâhı şeyhi Muhyiddin Efendi’nin imtihan ve idarî işlem sonrasında uygun görüldüğü belirtilir. Bu, kurum görevinin tevcih sürecine ait kayıttır.

15
Mekân

Sinân-ı Erdebîlî Zâviyesi

İstanbul · Türkiye · Sefîne'ye göre Sinân-ı Erdebîlî'nin sülûkünü tamamladıktan sonra kendi kazancından artan varidatı biriktirerek Ayasofya civarında bina ettiği ve irşadla meşgul olduğu zâviye; kaynak dergâhın Ayasofya Câmi-i şerîfinin karşısında bulunduğunu belirtir. Vakfını da kendisi tayin etmiştir. Vassâf'ın devrinde yeniden inşa edilmiş ve meşîhatine Şeyh Sırrı Efendi tayin edilmiştir. Koordinat Ayasofya karşısı tarifine göre yaklaşık değerdir. 1910 Meşihat kayıtları Ayasofya-i Kebîr çevresindeki Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı için 1910’da vekâlet, tahsisat ve meşihat cihetine dair ayrı Meclis-i Meşâyih kararları vardır. Bu olaylar, pîrin biyografisi değil dergâhın sonraki kurumsal işleyişi olarak okunur. 1890 Meşihat kaydı Büyük Ayasofya’daki Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı Vakfının Çorlu’daki hâsılatından, dergâhın şeyhi Mustafa Safvet Efendi’nin hissesinin usule uygun bir şekilde verilmesi. Bu belge, kurumun 1890 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1892 Meşihat kaydı Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı’na meşruta olan Çorlu’da Kemahlı karyesi öşür hâsılatının; meşihat hissedarları olan dergâhın şeyhi Mustafa Safvet Efendi ile biraderi Rıza ve amcazâdesi Rifat efendilere pay edilmesinin Çorlu niyâbetine tebliği. Bu belge, kurumun 1892 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1893: vakıf geliri ve dergâh masrafları 1893 tarihli kayıtta, Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı’na bağlı Çorlu Kemahlar köyü âşâr gelirinin bir bölümünün dergâhın taamiye masrafına ayrıldığı; kalan hisselerin ise kayıtta adı geçen görevliler arasında paylaştırıldığı belirtilir. Bu kayıt, kurumun vakıf gelir düzenine dairdir. 1896: vakıf gelir paylaşımının yeniden düzenlenmesi 1896 tarihli kayıtta, Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı’na bağlı Çorlu gelirleriyle ilgili önceki paylaşımın masrafları karşılamadığı belirtilir; dergâh giderleri ve kayıtta geçen hissedarlar için yeni bir dağıtım kararı ele alınır. Bu, vakıf idaresine ilişkin kurum kaydıdır. 1909: vekâlet sırasında tayinatın sürdürülmesi 1909 tarihli kayıtta, Ayasofya’daki Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı meşihatı hakkındaki dava sonuçlanıncaya kadar Sırrî Efendi’nin resmî vekil tayin edildiği ve dergâh açık olduğundan ekmek ile diğer tayinatın sürdürülmesinin istendiği görülür. Bu, geçici vekâlet ve kurum işleyişi kaydıdır.

16
Mekân

Himmet Efendi Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Bayramiyye'nin Himmetiyye kolunun âsitânesi olan XVII. yüzyıla ait tekkedir; Himmetzâde Tekkesi olarak da anılır. Fatih ilçesinde Şehremini'den Yenibahçe'ye inen yamaçta, Ördek Kasap mahallesi Himmetzâde Dergâhı sokağında yer almaktaydı. IV. Mehmed devri defterdarlarından İbrâhim Efendi'nin mescidinin içinde XVII. yüzyıl ortalarında onun tarafından faaliyete geçirilmiş, vakfiyesi torunu ve tekkenin üçüncü postnişini Himmetzâde Şeyh Abdüssamed Efendi tarafından 1135 (1723) yılında düzenlenmiştir. Vefatından sonra meşihat, 1925'e kadar Himmetzâdeler adıyla tanınan ailenin tasarrufunda kalmıştır. Tekke bütünüyle tarihe karışmış, arsası İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi'nin arazisine katılmış, mimari özellikleri tesbit edilememiştir; yalnız çekirdeğini oluşturan mescid-tevhidhânenin kâgir duvarlı ve kırma çatılı olduğu tahmin edilmektedir.

17
Mekân

Keşfî Câfer Efendi Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Adıyla anılan Sünbülî dergâhı. Sünbülî âyinlerinin yapıldığı İstanbul dergâhları arasında sayılır; 1764'te Mehmed Nebî Efendi buranın meşihatına tayin edilmiş ve tekke, İstanbul'un en büyük Sünbülî şeyh ailesinin merkezi olmuştur. 1896 Meşihat kaydı Fındıklı’daki Keşfî Cafer Efendi Dergâhı meşihatine tayini talebiyle Şeyh Mehmed Şâkir Efendi’nin Meclis-i Meşâyihe verdiği arzuhal. Bu belge, kurumun 1896 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1907 Meşihat kaydı Fındıklı’da Keşfî Cafer Efendi Dergâhı meşihatine niyâbeten mutasarrıf olan Hafız Şevki Efendi’nin, meşihate asaleten tayini. Bu belge, kurumun 1907 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1918 Meşihat kaydı Meclis-i Meb‘ûsan Dairesi yapılmak üzere istimlak edilecek olan ve Fındıklı’da Seyyid Keşfî Cafer Efendi Dergâhı’nda mezarları olan zatların, nakledilecekleri mahallerin belirlenmesinde Meclis-i Meşâyihin görüşünün alınması. Bu belge, kurumun 1918 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1913: meşihat cihetinin tevcihi 1913 tarihli kayıtta, Fındıklı’daki Keşfî Câfer Efendi Dergâhı meşihat cihetinin Şeyh Kâmil Efendi’ye tevcihi için hazırlanan mazbatanın işlemde olduğu görülür. Bu, kurum görevinin resmî tevcih sürecine dair kayıttır. 1913: görevden rıza ile çekilme ve devir 1913 tarihli kayıtta, Fındıklı’daki Keşfî Câfer Efendi Dergâhı şeyhi Ahmed Şevki Efendi’nin görevden kendi rızasıyla çekilerek meşihatı dergâhın imam ve hatibi olan eniştesi Şeyh Hâfız Mehmed Kâmil Efendi’ye bırakmak istediği görülür. Bu, kurum görevinin devir sürecine dair kayıttır.

18
Mekân

Ümmî Sinan Camii ve Türbesi

Elmalı, Antalya · Türkiye · Doğduğu, irşad ettiği ve defnedildiği yer. Vakıf defterlerinde “Şeyh Ümmî Sinan Camii”, Evliya Çelebi'de “Ümmî Sinan Efendi Camii” olarak geçer. 1926'da yıkılan yapı 1959'da yeniden inşa edilmiştir. İlişkili kişi dosyası Ümmî Sinân : Ümmî Sinân (ö. 1657), Elmalı merkezli Halvetî şeyhi; Niyâzî-i Mısrî, Muslihuddin Mustafa Uşşâkī, Çavdaroğlu Müftî Derviş ve Eroğlu Nûrî gibi isimlerin yetiştiği irşad çevresinin merkez şahsiyetidir.

19
Mekân

Sokollu Mehmed Paşa Dergâhı

İstanbul · Türkiye · Mısrî’nin İstanbul’a ilk gelişinde ikamet edip erbaîn çıkardığı, Sultanahmed civarındaki dergâh. Hücre kapısındaki levhada onun bu dergâhı erbaîniyle ihyâ ettiğini söyleyen bir kıt‘a yazılıdır. İlişkili kişi dosyası Niyâzî-i Mısrî : Niyâzî-i Mısrî, XVII. yüzyıl Halvetî şiirinin en güçlü temsilcilerinden; sürgünler, vaazlar, irşad halkaları ve Türkçe Dîvân-ı İlâhiyyât'ıyla etkili olmuş sûfîdir.

20
Mekân

Şeyh Murad Türbesi, Nişancılar (Eyüp)

İstanbul · Türkiye · 1 Nisan 1755'te vefat edip defnedildiği yer; mensup olduğu bu Nakşibendî türbesine bazı kira gelirlerini vakfetmiş ve vakıflarıyla ilgili bir defter düzenlemiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası İzzî Süleyman Efendi : İzzî Süleyman Efendi (ö. 1755), 1744-1752 olaylarını yazan Osmanlı vak‘anüvisi; Şeyh Ali Efendi’den Nakşibendî hilâfeti alan ve Şeyh Murad Tekkesi için 1748’de kapsamlı bir vakıf kuran bürokrat, şair ve hattattır.

21
Mekân

Gelibolu

Gelibolu · Türkiye · Kaynak, Sürûrî'nin 897 (1492) yılında Gelibolu'da doğduğunu kaydeder. Babası tüccardan Şâban Efendi'dir; II. Bayezid'in şehzadeliği sırasında Amasya'da defterdarlığını yapmıştır. Oturduğu mahalleye sonradan Sürûrî'nin adı verilmiştir.

22
Mekân

Aksaray

Aksaray · Türkiye · Yûsuf Hakîkî hayatının geri kalan kısmını Aksaray’da şeyhlik yaparak geçirdi. Şehrin Şeyh Hamîd mahallesinde babası adına bir cami ve hankah bulunmaktadır; 906 (1500-1501) ve 992 (1584) tarihli vakıf ve nüfus defterleri ailenin buradaki sürekliliğini belgeler.

23
Mekân

Emîr Buhârî Hazîresi

İstanbul · Türkiye · 979 Cemâziyelevvelinde (Ekim 1571) Fatih semtindeki evinde vefat edince Edirnekapı dışındaki Emîr Buhârî hazîresine defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Nişancı Ramazanzâde Mehmed : Ramazanzâde Mehmed (ö. 979/1571), Merzifonlu divan kâtibi; Halep defterdarlığından nişancılığa yükselmiş ve özlü bir Osmanlı tarihi kaleme almıştır.

24
Mekân

Niyâzî-i Mısrî Türbesi

Limni · Yunanistan · İkinci kez sürgün edildiği adada 20 Receb 1105'te (16 Mart 1694) vefat etti; kabri üzerine yapılan türbe Sultan Abdülmecid zamanında onarılmıştır. İlişkili kişi dosyası Niyâzî-i Mısrî : Niyâzî-i Mısrî, XVII. yüzyıl Halvetî şiirinin en güçlü temsilcilerinden; sürgünler, vaazlar, irşad halkaları ve Türkçe Dîvân-ı İlâhiyyât'ıyla etkili olmuş sûfîdir.

25
Mekân

Paşmakçı Ali Efendi (Küçük Piyâle) Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Beyoğlu, Kaptanpaşa Mahallesi'nde, Kasımpaşa Zincirlikuyu Caddesi üzerindedir. İlk defa XVI. yüzyıl sonlarında Kurd Kaptan tarafından mescid olarak yaptırılmış, XVII. yüzyıl başlarında tekke olarak yeniden inşa ettirilmiştir. Tekkenin ilk şeyhi Bayramî-Melâmîlerden Paşmakçı Ali Dede'dir; ondan sonra oğlu Seyyid İshak Efendi, ardından Seyyid Pîr Muhammed Efendi ve Seyyid Halil Efendi postnişin olmuştur. Muabbir Tekkesi şeyhi ve Kādirîhâne şeyh vekili Ali el-Vâhidî'nin damadı Abdurrahman Efendi ile birlikte tekke Kādiriyye'ye intikal etmiş, son şeyhi Hâfız Muhammed Cemâleddin (Zâkirbaşı Kasımpaşalı Cemal) Efendi 1910'da tayin edilerek 1925'e kadar burada kalmıştır. Süleyman Safî Efendi'nin şeyhliği döneminde son kez inşa edilen yapının resm-i küşâdı 14 Rebîülâhir 1321 (10 Temmuz 1903) tarihinde yapılmıştır. 1925'ten sonra Vakıflar İdaresi tarafından kiraya verilmiş, 1934'te Kasımpaşa Camikebir imamı Ahmed Kalafat buraya taşınmış ve ailesi günümüze kadar burada oturmayı sürdürmüştür. 1910: son dönem postnişin tayini 6 Temmuz 1910 tarihli kayıtta, Kasımpaşa Küçük Piyâle Mahallesi’ndeki Paşmakçı Ali Efendi Dergâhı şeyhi Süleyman Efendi’nin vefatı üzerine meşihatın Hâfız Mehmed Cemâl Efendi’ye tevcihi ele alınır. Kayıt, dergâhın son dönem post zincirine ait idarî süreklilik bilgisidir.

26
Makale

Meclis-i Meşâyıh: Tekke İdaresinin Kurumsallaşması

1866'dan 1925'e merkezileşme, ehliyet ve tevcih. Yeni OCR kaynaklarının sayfa ve başlık denetimiyle hazırlandı.

27
Makale

XIX. Yüzyıl Anadolu Tasavvuf Haritası

On dokuzuncu yüzyıl Anadolu tasavvufunu yalnız tekke sayılarıyla değil; tarikat kolları, şehir ağları, göçler, cami ve hâne tekkeleri, Meclis-i Meşâyih, ulema, mûsiki ve gündelik hizmet kurumları üzerinden okuyan kapsamlı dönem dosyası.

28
Makale

Neccâr-zâde'nin Eserleri ve Beş Defterlik Dîvânı

Zuhûrât-ı Mekkiyye, Muhtasaru'l-velâye ve ahlâk risalesi. Kaynak makaledeki biyografi, eser ve kavram bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış editoryal dosya.

29
Makale

Mevlevî Dîvânları: Metin, Kurum ve Musiki Hafızası

Üç ayrı veri katmanı Mevlevî şairin biyografisi, tarikata dair açık ifadeleri ve Dîvânın bütünü aynı şey değildir. Nâsır Dede’de Yenikapı, ney, semâ ve musiki belirginleşirken İlmî Dede’nin şiirlerinde Mevlevî unsurlar çok sınırlıdır. Bu yüzden kişi aidiyetiyle şiir teması ayrı alanlarda tutulur. Kurum hafızası Receb E

30
Makale

Seyyahların Gözüyle Mevlevî Mukabelesi ve Osmanlı Musikisi

Dış gözlemcinin imkânı ve sınırı Seyyah günlükleri mukabele mekânını, saz topluluğunu, kıyafeti ve hareket düzenini çağdaş bir gözle kaydeder; fakat “raks”, “orkestra” veya çalgı adları çoğu zaman gözlemcinin kendi dilidir. Bu terimler Mevlevî erkânının iç kavramları yerine geçirilmez. XVII. yüzyıl tanıklıkları Pietro

31
Makale

Üftâde’den Hüdâyî’ye: Vâkıât Bir Sohbet Hafızasıdır

Celvetî terbiyenin günlük soru, cevap, rüya, hizmet ve yorum kayıtları

32
Makale

İzzî Tarihi'nde Yusuf Efendi ve Uşşâkî Âsitânesinin İhyası

Sadâret Kethüdâsı Yusuf Efendi'nin devlet hizmetini, zikir hayatını ve Kasımpaşa Hüsâmeddin Uşşâkî Âsitânesini yeniden inşa ettirmesini çağdaş kronik ve mimarlık kaynaklarıyla birlikte inceler.

33
Eser

Sayfalar 2–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,

34
Eser

Sayfalar 4–13

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist

35
Eser

Sayfalar 3–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista

36
Eser

Sayfalar 4–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1

37
Eser

Sayfalar 10–15

Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel

38
Eser

Sayfalar 17–24

Muzaffer Ozak Külliyatı · Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır. Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kul

39
Eser

Sayfalar 34–41

Muzaffer Ozak Külliyatı · Birincisi; gökyüzüdür. Güneşi, ayı, yıldızları ve daha güremediğimiz, bilemediğimiz diğer varlıkları ile enginleşen o muhteşem gökyüzünü bir düşününüz. Düşününüz ki, insanoğlu, en

40
Eser

Sayfalar 59–65

Muzaffer Ozak Külliyatı · lallahu aleyhi ve sellem efendimizle müşerref olur. Efendimiz kendisine sorar: — Sana tevdi olunan emaneti neden yerine getirmedin? — Hangi emaneti yâ Resûlallah? — Bağdat'ta alış-

41
Eser

Sayfalar 57–65

Muzaffer Ozak Külliyatı · İRŞAD ONIKINCİ DERS MÜNDERECAT: Ramazana ait mev'ize, âyeti kerime ve hadisi şerifler, meâlleri ile; Oruç ve teravihin faziletiyle verilen ilâhi ecirler ve insanlara ibret verecek

42
Eser

Sayfalar 73–78

Muzaffer Ozak Külliyatı · — 73 _ Hızır Aleyhisselâm, Cenab-i Allaha münacaat edip: «Yarabbi! Bana bir defter verip, o defterde sevdiklerinin ismini bildirdin. Bu zatın ismi burada yok. Bu kimlerdendir?» ded

43
Eser

Sayfalar 84–89

Muzaffer Ozak Külliyatı · zamanlar, o da bizim gibi yiyor, içiyor, gezip dolaşıyor, aglıyor, gülüyor, üzülüyor ve seviniyordu. Bir tahta kurusu veya sivrisinek çıksa, tedirgin oluyor, yün veya pamuk döşekle

44
Eser

Sayfalar 106–111

Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle bir âlem açılır ki, bu âlemi seyr-ü temaşa ederken ölüm acısını duymazlar. Zira, âşıklara ölüm bâbında vuslât-ı cemal, hayatlarında ise makam-ı kemal vardır. Bunun için, mü'mi