Ara
Menü

Sayfalar 84–89

1.720 kelime · kısa başlangıç

Envârü’l-Kulûb I · kaynak sayfaları 84–89 zamanlar, o da bizim gibi yiyor, içiyor, gezip dolaşıyor, aglıyor, gülüyor, üzülüyor ve seviniyordu. Bir tahta kurusu veya sivrisinek çıksa, tedirgin oluyor, yün veya pamuk döşekleri, ipekli yorganları beğenmiyordu. Belki de, en pahalı cinsinden değerli kumaşlardan elbise diktirerek giyiniyor, nice fakirin bir tabagına hasret oldugu nefis yemekleri elinin tersiyle itiyor, olur olmaz herkesle ahbaplık edip, konuşmaya tenezzül etmiyor, hasta veya kabir ziyaretine gitmiyordu. Belki de, bu kuru kafa ölümü dört gözle bekleyen bir fakire aitti. Ömrü, yokluk, darlık, sıkıntı ve hastalıklarla geçmiş ve ancak burada dinlenmişti. Öyle veya böyle, âhir ve âkibetimiz bu olduğuna göre; neden Allahu teâlâ'ya kulluk, Habib-i Hüda'ya ümmetlik etmiyor, ibadet ve ta atte tenbellik ediyor, isyan ve kötülüğü terkedemiyoruz? Ne gaflet yâ Rabbi! Evet, hepimizin âkibeti bu... Bunu da, gözlerimizle görüyor ve biliyoruz. Bu hal, önünde sonunda hepimizin de başımıza gelecek ve bir gün ecel bizi de böyle yere serecek...…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol