HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Merzifon'dan Divan-ı Hümâyun'a
Merzifon'da doğdu. İlim ve kitabet tahsilinden sonra Divan-ı Hümâyun kalemlerine girdi; Halep maliye defterdarlığına kadar yükseldi.
Nişancılık
965/1557-58'de başdefterdar olan Mehmed Bey'in yerine nişancı tayin edildi. Tuğra çekme görevinin yanında Osmanlı kanununun yorumlanmasında başvurulan bir divan görevlisi olarak tanındı. 970/1562-63'te elli bin akçe zeametle emekliye ayrıldı.
Tevârîh-i Âl-i Osman
Dünyanın başlangıcından II. Selim devrinin başlarına kadar uzanan, özellikle Osmanlı hanedan tarihini özetleyen bir eser yazdı. 979 Cemâziyelevvelinde/1571 vefat etti.
Divan kâtipliğinden nişancılığa
Merzifon'da doğdu. Öğrenimini tamamladıktan sonra uzun süre Dîvân-ı Hümâyun kâtipliklerinde bulundu; bürokrasiye kalem yoluyla girdi.
960'ta (1553) defter eminliğine, ertesi yıl reîsülküttâblığa yükseldi. Mora'nın tahririnde gösterdiği başarı üzerine 965'te (1558) nişancılık göreviyle taltif edildi. Ancak bir süre sonra, muhtemelen rakiplerinin oyunuyla önce defter eminliğine, ardından merkezi Halep'te bulunan Arap ve Acem defterdarlığına gönderildi; çok geçmeden buradan da Mısır'daki sancaklardan birine sancak beyi olarak nakledildi. Böylece merkezden taşraya doğru bir düşüş yaşadı.
Nişancılık görevinin boşalması bu gidişi tersine çevirdi. Sadrazam Rüstem Paşa'nın muhalefetine rağmen kendisini takdir eden Kanûnî Sultan Süleyman tarafından İstanbul'a çağırılarak 969'da (1562) ikinci defa nişancılığa getirildi. Ertesi yıl 50.000 akçelik zeâmetle emekliye ayrıldı.
Son yıllarını Fatih semtindeki evinde geçirdi; 979 Cemâziyelevvelinde (Ekim 1571) burada vefat etti.