Ara
Menü

Sayfalar 106–111

1.655 kelime · kısa başlangıç

Zînetü’l-Kulûb · kaynak sayfaları 106–111 öyle bir âlem açılır ki, bu âlemi seyr-ü temaşa ederken ölüm acısını duymazlar. Zira, âşıklara ölüm bâbında vuslât-ı cemal, hayatlarında ise makam-ı kemal vardır. Bunun için, mü'min-i sâlih için ölüm, tereyağından kıl çeker gibi hafif ve kolay olur. Bu ise, kulluğa devam ederek çalışmakla mümkün olur. Öyle ise, kulluğa devam et ve çok çalış. Zira, eşref-i mahlûkat olan insanın sebeb-i hılkatinden murad-ı ilâhi; MA'RIFETUL-i LAH ve MUHABBETULLAH'1 bilmesi bulması ve alması içindir. Mâ'rifetullah ve Muhabbetullah'ı bulanlar için fâni dünyadan, bâki ve ebedî âlem olan âhirete intikalde be'is yoktur. Çünkü, fâni dünyada malik olduğu bütün ni'met ve devletler, âhirette kendisine bahşolunacak ni'met, devlet ve derecatın yanında bir hiç mesâbesinde kalacaktır. Bundan dolayı, mâ'rifetullah ve muhabbetullah'ı 'tahsil eden zevata ölüm elbette ve elbette bir devlet-i uzmadır, bir saadettir, bir yüce devlettir. Şu halde, âşıklara ve ârif-i-billah olanlara ölüm kat'iyyen bir musibet olamaz. Ölümün, kendileri için musibet olduğu…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol
Sayfalar 106–111 · Zînetü’l-Kulûb — tarikat.org