Sadâret Kethüdâsı Yusuf Efendi'nin devlet hizmetini, zikir hayatını ve Kasımpaşa Hüsâmeddin Uşşâkî Âsitânesini yeniden inşa ettirmesini çağdaş kronik ve mimarlık kaynaklarıyla birlikte inceler.
Bir devlet adamının iki dünyası değil, tek hayatı
İzzî Tarihi'ndeki Yusuf Efendi kaydı, Osmanlı bürokrasisi ile tasavvuf hayatını birbirinden kopuk alanlar gibi sunmaz. Maden Kalemi, başdefterdarlık, Tersane eminliği ve sadâret kethüdâlığı; evrâd, teheccüd, Uşşâkî intisabı ve tekke imarı aynı biyografinin parçalarıdır.
Kalem, maliye ve tersane tecrübesi
Yusuf Efendi yazı ve maliye işlerinden yetişti. Üç başdefterdarlık ve Tersane-i Âmire eminliği, onun idarî tecrübesini oluşturdu. Aralık 1747'de sadâret kethüdâlığına getirildi.
Kasımpaşa Uşşâkî Âsitânesi
Hasan Hüsâmeddin Uşşâkî'nin pîr evi olan merkez, XVI. yüzyılın son çeyreğinden itibaren Uşşâkiyye'nin İstanbul âsitânesiydi. Yusuf Efendi eski yapıyı yeniden inşa ettirdi ve su getirtti. Bu müdahale yalnız tamir değil, tevhidhâne, türbe ve hizmet birimlerini yaşatan kurumsal bir ihyaydı.
Kaynakların kesiştiği nokta">nokta
İzzî, çağdaş ölüm kaydında yeniden inşa ve su yolunu açıkça zikreder. TDV mimarlık maddesi ve tekke monografileri, XVIII. yüzyılın ilk yarısındaki yapı evresini Tersane Emini Yusuf Efendi'ye bağlar. Böylece kişi, görev ve mekân üç ayrı kaynak katmanında birleşir.
İntisabın sınırı
Kaynaklar Yusuf Efendi'nin Uşşâkî çevreye bağlılığını ve düzenli zikir hayatını doğrular; fakat onu âsitâne postnişini veya müstakil bir silsile halkası olarak göstermez. Bu nedenle kişi dosyasında “muhib ve bâni” konumu korunmuş, şeyhlik isnadı yapılmamıştır.
Son hizmet günleri
Mide rahatsızlığı ağırlaşmasına rağmen görevini bırakmadı. Ölüm belirtileri ortaya çıkınca evine götürüldü ve 4 Şubat 1749 gecesi vefat etti. İzzî'nin portresi, devlet hizmetinde sebat ile zikir ve hayır eseri hafızasını aynı kapanışta birleştirir.