ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
139 sonuç · toplam 190 · “Dost” · 3/6
01Nispet
Bag, ilgi. tas. İtiraf, sâlikin bağlı olduğu hal ki, o bu hal ile tanınır. Nispet iki türlüdür: Hak nispeti ve halk nispeti. Halk kaybolunca Hak, Hak kaybolunca halk ortaya çıkar. Halk için yapılan halka, Hak için yapılan Hakk'a nispet edil…
Nokta
1, Hakiki birlik, tüm çokluğun ash, 2. Noktanın hareket ettirilmesinden hat (çizgi) meydana gelir. Hat ikinci taayyüne işaret eder, 3. Zatın tecellisi. Ucunda ateş bulunan bir çubuk, hızlı bir şekilde düz olarak hareket ettirilirse, nokta o…
Pend
Öğüt. Ey birâder dinle pendim varsa malın sakla tek Düşmanına kalsın kalırsa dosta muhtaç olma tek Lâedri Pendname Konusu vaaz ve naihat olan eserler. Attâr'ın bu konuya dair bir eserinin adı.
Rind
Halkın yargısına bağlanmadan yaşayan; gönlü irfanla dolu olduğu hâlde bunu dış görünüş ve iddiayla sergilemeyen bilge kişi. Tasavvuf ve divan şiirinde rind, dinin yalnız biçiminde kalan zâhid tipinin karşısında; tevekkül, hoşgörü ve gönül g…
Ruhsat
Kolaylık, belli mazeretler sebebiyle bazı dini hükümlerin hafifletilmiş olarak uygulanması. tas. Dini hükümlerin hafif ve cevaz esası dahilinde uygulanması. Süfiler dini hükümleri ruhsat ve cevaz dairesinde değil, azimet ve kemal dairesinde…
Rüyet
$5) Görmek, görülmek, vizyon, didar. tas. a Ahirette-cennette Allah'ı görmek. b Rüyetullah, Allah'ın görülmesi (cr). İlahi tecellileri bu dünyada temaşa etmek. c İlâhî tecellileri ruh âleminde kalp gözüyle temaşa etmek. Zat-ı Bâri'nin dünya…
Seb
Gece. tas. a Gayb âlemi, cebergt âlemi, yokluk karanlığından ibaret olmaşı sebebiyle alyan-1 sabite. b Nurlar, ç Beseriyet (kesret-i taayyünata rz, gündüz de denir). Sebangeh ji Sars. Geceleyin; hallere hâkim olma (115). Şeb-i ards / Seb-j…
Şefaat
Aracılık, yardım etmek. Yüce bir makam sahibinin, dileğini kabul etmesini veya suçunu affetmesini sağlamak için bir kimsenin o yüce makam sahibine daha yakın olduğuna inandığı bir şahsı aracı (vasıta-vesile) yapması. Yüce makam sahibinin, a…
Segaf
+. Kalbin üzerini kaplayan ince zar, 2, tas, Aşk, sevda, Beş derecesi vardır: sevgilinin arzusunu Yerine getirme; içinde ondan başkasına yer vermeme; düşmanına düşman olma; dostuna dost olma; âşıkla maşuk arasındaki halleri giz- li tutma. B…
Şeyh ia
Meşayih, Suyuh, Eşyah. Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile başkanı. 2. tas. a Nefsinden fani, Hak'ta baki veli; Hak dostu. b Taliplere rehberlik etmek ve onları irşat etmek ehliyetine ve liyakatına sahip olan insan-ı kâmil; rehber; deli…
Şükür
) <3) veya Şükr Teşekkür; nimeti dile getirme. tas. a Yapılan iyiligin makbule geçtiğini dile getirme, iyiliği yapanı övme (cr). Kul, Allah'ın lütuf ve nimetlerini dile getirir ve onu överse şükretmiş olur. b Nankör olmamak di Şürb m << (o…
Terceman
1. Çevirmen.2. tas. a Dil kalbin tercemanıdır. Hak, kalbine sığdığı için de insan Allah'ın tercemanıdır. b Hak'tan kalbine gelen manaları ve işaretleri halkın anlayabileceği kalıplara dökebilen veli. ء Hakk'ın hitabını hal- ka tebliğ eden e…
Tevhit
Birlik. tas. a Allah'ın zatını, aklen tasavvur edilen ve zihnen tahayyül edilen her şeyden tecrit etmek (cr). “Allah'ı zihninizde dilediğiniz gibi tasavvur edin, ama bilin ki bu tasavvur Allah değildir.” b Tevhit üç türlüdür: Hakk'ın Hak iç…
Ülfet
1, Dostluk, ahbaplık; kaynaşma. 2. tas. Samimi olmak, insanlarla ünsiyet etmek, iyi geçinmek, herkesle anlaşmak, ihtilaf halinde olmamak. Merâsim meclis-i üns-i sübük rahuna siklettir Miyân-ı esdikada şart-ı ülfet terk-i kalfettir Arif Hikm…
Veladet
(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında…
Veli
¢. Evliya Dost, yar, sevgili, eren, ermiş. tas, Hakk'ın dostu ve sevgili kulu. “Allah bir kulunu sevdimi onun gören gözü, işiten kulağı; tutan eli, yürüyen ayağı olur. Bu kul Allah'tan bir şey dilese dileği kabul edilir. Allah’a sıgındığınd…
Vesm
Dağlama, nişan vurma, damga basma. tas. Allah'ın ezelde, bir daha hiç değişmeyecek biçimde ve dilediği yaratıkları nişanladığı damga ki, bunu hiç kimse bilemez. Allah birisini “Bu cennetliktir,” diğerini “bu da cehennemliktir” diye damgalad…
Ya Ho
يا هو) Fy o. tas. “Ey” anlamına gelen “ya”, ile “o” anlamına gelen “hü” kelimelerinden meydana gelen bu deyim, çoğu zaman zikir esnasında kullanılır. Dervişler “Ha-Ha” diye zikrettikleri gibi bazen “yâ Hü,” bazen “yâ Hay”, bazen da “yâ Hü-y…
Yar
Sevgili, dost. tas. a Tüm yaratıkların suretlerini oluşturan ilâhî sıfatlar. Sâlikin haline bundan daha uygun düşen bir isim yoktur. Zira kelime-i tevhidin esası budur (us). b Şuhüt âlemi, Zat-ı Hakk'ı temaşa. Yâ Rab beni erbâb-ı dile yar e…
Yâr-i gâr
يا رغار) Mağara arkadaşı, samimi ve hakiki dost. Hz. Ebü Bekir'in sıfatı.
Zehâp
Gitme, geçme. tas. a Gaybet hali. b Sevgiliyi temaşa esnasında kalbin duyulur nesnelerin farkına varamaması, kendinden geçtigi için eşyanın farkında olmaması. Temaşa edilen sevgilinin şu ya da bu olması farketmez. Zünnün, durumunu araştırma…
Ziyafet
Süfiler, baştan beri toplandıkları yerlerde, tekkelerde topluca yemek yerler. Bununla ilgili birtakım kurallar, adap ve erkân vardır. Bu ziyafetlerde yenilir, içilir, sohbet ve mahabbet yapılır. Semâ edilir. Mevlevilikte buna ayn-ı cem deni…
celîs
O^K) [Ar.] Birlikte oturan, dost, refik, hemdem.
ahidnâme
Hükümdarlarm veya sultanlann bazı devlet, cemaat veya şahıslara özel hak ve imkân tanımak amacıyla düzenlenmiş olan belge, muahede-nâme, musâlaha-nâme. İslâm devletleri içinde ilk ahid-nâme, Hz. Muhammed tarafından H. 9. yıldan sonra verilm…