Köken ve kullanım
i. ar.
توحيد
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Birlik.
- tas. a Allah'ın zatını, aklen tasavvur edilen ve zihnen tahayyül edilen her şeyden tecrit etmek (cr). “Allah'ı zihninizde dilediğiniz gibi tasavvur edin, ama bilin ki bu tasavvur Allah değildir.” b Tevhit üç türlüdür: Hakk'ın Hak için tevhidi, Allah'ın kendisinin bir ve eşsiz olduğunu bilmesi. Hakk'ın halk için tevhidi, Allah'ın bir ve eşsiz olduğunu insanlara bildirmesi. Halkın Hakk'ı tevhidi, insanların Allah'ın bir ve eşsiz olduğunu dile getirmeleri. En mükemmel tevhit Hakk'ın Hak için olan tevhididir. Bu tevhit anlatılamaz, burada diller lal olur; buna tevhid-i mücerret denir ki onu dille anlatmaya kalkışan mülhit c Tevhit bir görme, bir bilme halidir. Safi yalnızca Biri görür, yalnızca Bir'i bilir. O'ndan başka varlık olduğunu ne görür, ne bilir. Tevhidin hakikatine eren Bir'den başkasını unutur. d Halkın tevhidi Bir işitmek, aydınların tevhidi Bir bilmek, seçkinlerin tevhidi Bir görmektir. Tevhit iki türlüdür. Kusüdi tevhit, yalnızca Allah'ı kasdetmek ve irade etmek, daha doğrusu Allah'ın kasd ve irade ettiği şeyi kasdetmek. Bu tür tevhitte kul ile Rabb'in iradeleri aynı noktada birleşir, ikisi de aynı şeyi diler ve ister. Daha doğrusu kul kendi iradesinden fani, Rabb'inin iradesiyle bakidir; selefin tevhidi budur. “Lâ-maksüde (lâ-matlübe, lâ murâde) illâllah”. Şuhüdi tevhit, vecde gelen ve kendinden geçen sâlikin yalnızca Hakk'ı görmesi ve mâsivâyı görmemesidir. Bunlar istiğrak halindeyken mâsivâyı ve çokluğu görmezler, ama kendilerine geldikleri zaman mâsivânın varlığını kabul ederler. İlk süfilerin tevhidi budur. Buna vicdani ve zevki tevhit de denir. Lameşhüde illâllah. Bunun da üç mertebesi vardır: Hak fiilleriyle sâlike tecelli edince, sâlik bütün fiilleri Allah'tan görür ve “lâ faile illallah” der. Hak sâlike sıfatlarla tecelli edince sâlik eşyayı ve O'nun sıfatlarını değil, yalnızca Allah'ı ve
O'nun sıfatlarını görür, sıfatta mevsüfu temaşa eder. Hak sâlike Za ile tecelli edince sâlik eşyanın zatını değil, yalnızca mevcut olarak Allahı görür ve “lâmevcüde illallah” der. Vahdet-i vücut ehlinin tevhidi budur. Bunlara fiil tevhidi, sıfat tevhidi, Zat tevhidi denir ki, fiilde faili, isimde müsemmayı, sıfatta mevsüfu görmekten ibarettir. e Konusu Allah'ın birliği olan tasavvufi manzumeler; öm.:
Tevhit edenler mest olur
Allah’a erer dost olur
Dirliği hem dürüst olur
Gel bile tevhit edelim
. Yünus
] Mi | Tiş-Ayş Tevhid-i hâli Tevhid-i süfiye Süfilerin, Allah'ın birliğini yaşayarak ve tadarak bilmelerine bu isim verilir. Allah'ın birliğini keşfen ve zevken bilmeye tahkik ve tahakkuk, bunu bu yoldan bilene de muhakkik ve mutehakkik denir. Bunlar manevi, ulvi ve ilâhî hakikati yaşayarak bilirler. Onun için ehli hakikat ve ehl-i tahakkukturlar. Bu anlamda muvahhit ve tevhit ehli, nefsinden fani ve Hak ile baki, ask, cezbe ve vecd ehlidir; istigrak ve mest olan sâliktir.