يا رغار
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
يا رغار) Mağara arkadaşı, samimi ve hakiki dost. Hz. Ebü Bekir'in sıfatı.
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
(mağara arkadaşı) Hz. Peygamber’in Mekke’den Medine’ye gizlice hicret etmesi sırasında müşriklerden kaçmak ve korunmak üzere yanmda bulunan Hz. Ebubekir üe Sevr mağarasma sığınmaları ve orada birkaç gün geçirmeleri olayına telmih olarak Hz.
Ebubekir için kullanılan kap ve terim. Yâsîn suresi a. [< A “Sûretü Yâsîn” (^ sj^)] Kur’ân-ı Kerîm’in otuz altm iniş sırasma göre kırk birinci s resi olup “Cin suresi” (72) inde sonra ve “Furkan sures (25)nden önce Mekke dönemi de nazil olmuştur ve seksen ayetten meydana gelmekted Admı ilk ayetteki iki harften maktadır.
Surenin özünde, İslâ dininin üç temel inancı ol “tehid, nübüvvet, âhiret” kon lan, evrenin yaratıhşı, iman küfür mücadelesi anlatılmakt dır. Bu surenin de içinde bulu duğu ve “mesânî” olarak adla dırılan otuz surenin Hz. Pe gamber’e İncil yerine verildi hadislerde zikredilmiş i (Müsned, IV, 107).
Ayrıca yin hadislerde, “Yâsîn suresini gec leri okuyan kimselerin günahla bağışlanır. ” sözü bu surenin fa letini açıkça ortaya koymakt dır. Hz.
Peygamber’in “Yâs suresi”nin tefsiri için bk. Sahîh Buhârî ve Tercemesi, C. 10, 4693-4696.
yatsı namazı a. Akşam nama vaktinin çıkışından, yani gün şin kızıllığının ardmdan oluş beyazlığm kaybolması ile baş yıp sabah namazmm vakti ol tan yerinin ağarmaya başlama süresi içinde kılınan namaz. B namaz, on üç rekât olup ilk dö 701 yazma la rekâtı sünnet, ikinci dört rekâtı farz, sonra kılınan iki rekât son sünnettir.
Ardmdan üç rekât Ar. “vitir namazı” (bk. bu madde) olarak kılınır ve vaciptir.
Yatsı mcı, namazmm fazileti için Hz. Peysugamber, şunları söylemiştir: en “Eğer onlar ateme (yatsı) ve fecr si” (sabah) namazlarındaki fazileti inbilir olsalardı (muhakkak ona üç emekliyerek gelirlerdi) buyurdu” dir. (Sahîh-i Buhârî ve Tercemesi, 2 / al 626).
âm lan yazma a. İslâmî edebiyat gelenenu ğinde ve İslâm dünyasında matve baanın ortaya çıkmasından önta ce, elle yazılarak kaleme alman un her tür kitap, risale, mektup, an levha ve belgeler için kullanılan ey- ortak ad ve terim. İslâmî yazmaiği larm ilk örneğini Kur’ân-ı ştir Kerîm oluşturmuştur.
Yazmalane rm cilt, kâğıt ve ebat gibi fizikî ce özelliği yanmda muhteva özeları likleri de önemli yer tutar. Bir azi yazmanm kimliğinin tespitinde ta önemli yer tutan ve muhtevasîn smda karşılaşılabilen özellikleri h-i şöyle sıralayabiliriz: Müellif s. (genellikle yazmanın sebeb-i telif bölümünde bulunur.
), mürekkep, yazı (hat sanatının incelikazı lerini vermesi ve yazmanın tarinehini tespit için önemli. ), imlâ şan (yazmanın tarihsel sürecini tespit şlaiçin önemli), tezhip (genellikle lan yazmanın ilk sayfası ile bölüm ası başlıklarında yer alır. ), mukabe Bu le kaydı (ilk defa Kur’ân-ı ört Kerîm yazmalarında ırgalanan ve “durak” adı verilen küçük daire olup genellikle ayet, cümle veya paragrafların sonuna konulur.
), kıraat ve sema kaydı, mütâlaa ve tashih kaydı (genellikle esas esere başlamadan önce yazmaların ilk sayfalarında “zahriyye” denilen bölümlerde yer alır. ), temellük, tesâhüb, vakıf kayıtları (genellikle esas esere başlamadan önce yazmaların ilk sayfalarında “zahriyye” denilen bölümlerde yer alır. ), fevâid kaydı (yazmanın başında veya sonunda bulunan boş sayfalara eserin sahibi veya okuyucu tarafından düşülen notlar.
), ketebe kaydı (Yazmanın bir anlamda kimliğinin tespiti niteliğindedir. Burada eserin yazarı ve adı, yoksa müstensihin kimliği, eserin yazıldığı veya istisah edildiği tarih ve dua bölümü).
Tasavvuf Sözlüğü
Farsça-Arapça, mağara arkadaşı, mağara dostu demektir. Hicret sırasında Hz. Peygamber (s), Hz. Ebu Bekir (r) ile Sevr mağarasına sığınmış ve orada gizlenmişlerdi. Müşrikler, ağzına kadar geldikleri halde, güvercinin yuva yapması, örümceğin ağını örmesi sebebiyle, onların mağara içinde olmadıklarını zannederek orayı terketmişlerdi. işte bu tehlikeli olayla, Peygamber Efendimizin (s) arkadaşı Hz. Ebu Bekir’e Mağara Arkadaşı anlamına gelmek üzere, “yâr-ı gar” denmiştir.YARATILMIŞI HOŞ GÖR, YARATAN’DAN ÖTÜRÜ :Bu sözler Yunus Emre’ye ait olup, kulların hatâlarının affedilmesini salık vermektedir. Allah hatırı için, Allah’ın yapısı bu kulların affı, onların hoş görülmesi sosyo-moral açıdan büyük bir önemi hâizdir, bu manzumenin tamamı şöyledir:Elif okuduk ötürü Pazar eyledik götürü, Yaratılmışı hoş gördük Yaratan’dan ötürü.Yunus’un bu şiirinden etkilenen Türâbî ona benzer mahiyette şu şiiri yazmıştır:Elif okurlar ötürü Pazar ederler götürüYaratılmışı hoş görür Yaratan’dan ötürüKemer-beste, miyan-beste Gül-destedir Bektaşîler.