ع
Kaynaklardaki ortak açıklama
Halkın yargısına bağlanmadan yaşayan; gönlü irfanla dolu olduğu hâlde bunu dış görünüş ve iddiayla sergilemeyen bilge kişi. Tasavvuf ve divan şiirinde rind, dinin yalnız biçiminde kalan zâhid tipinin karşısında; tevekkül, hoşgörü ve gönül genişliğiyle anılır.
Melâmî ve Kalenderî çevrelerle ilişkilendirilen rindlik, başıboşluk değil, gösterişten ve mânevî makam iddiasından kaçınma tavrı olarak yorumlanır.
Bir görür mir’ât-ı dilde dost ile a‘dâyı rind
Eylemez şikeste-hâtır yârı da ağyârı da
Tasavvuf Sözlüğü
Farsça, kayıtsız, laubali, akıllı, münkir vs. gibi özellikleri olan kişi anlamına gelir. Dışı melam, içi selim olan kişiye rind denir. Batı’da dünyaya önem vermeyen, Bohem tarzı hayat sürdürenlerle, rindler, arasında en önemli fark, rindlerin iç estetiğe önem vermeleri, kalblerini her türlü pislikten temizlemeyi hedef edinmeleridir. Batıda, Bohem, hayvan gibi yaşar, hayvan gibi ölür. Rind ise ölünce“Ve serin serviler altında kalan kabrinde, Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter”Kemal BeyatlıHafız Şirazî, bütün şark âleminde, rindlerin timsali olarak görülür. Bu tipler, kalendermeşreb, ehl-i dil şeklinde tanınır. Ali Seydî’nin, Resimli Kamus-ı Osmani’sinde, rindler şu şekilde anlatılır!: “Evet rindlik, birçok kıymetleri bir araya toplayan bir mefhumlar manzumesi (topluluğu) halinde mürekkeb (bileşik) bir mâhiyet (özellik) taşır. Onda neler yok ki… Meyhanenin kadehiyle, tasavvufun kadehi, aşkın mecazisiyle hakikisi ; gönül adamlığı, iç doluluğu, dış aldırmayış, parayı istihkar (küçük ve değersiz görme), kıyafetinde gelişigüzellik, zühdün dışındaki suretiyle zahide çatıp, sadece güzel olana ve güzel şeye gönül bağlayarak, faniliği, ezelin “elesf’i ile, ebedin sonsuzluğunda avuttukları için, hayattan kâm almayı, akıl kârı bilmek ve rinde hepsinden daha yaklaşanı, ikbâle yukarıdan baktıkları için ikballeriyle böbürlenenlere kafa tutmanın zevkine ermeleri”… Rindler, şekilden kurtulmuş, öze ermiş kişilerdir.Vaiz düşerdi meygedeye kordu mescidi, Görse safa-yı meclis-i rindânemiz bizimNef’iKadr-i rindi anlasa zâhid reh-i meyhanede, Hırka-i tecrid-i zühdü ona payendâr eder.Nailî