Ara
Menü
ذ

Şükür

شرب

Köken ve kullanım

i. ar.

شرب

Kaynaklardaki ortak açıklama

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ · Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları · Mahmud Esad Erkaya

) <3) veya Şükr

  1. Teşekkür; nimeti dile getirme.
  2. tas. a Yapılan iyiligin makbule geçtiğini dile getirme, iyiliği yapanı övme (cr). Kul, Allah'ın lütuf ve nimetlerini dile getirir ve onu överse şükretmiş olur. b Nankör olmamak

di

Şürb m << (o (küfrân-ı nimet); nimetin kıymetini bilmek. Şükürde üç esas vardır: İlim, hal, amel. Nimeti bilme, nail olunan nimetten ötürü sevinme, nimete karşılık olarak yapılması gerekeni dil, beden ve kalple yerine getirme. Allah'ın nimetini dile getirme, bu nimeti ibadette ve sevap kazandıran işlerde kullanma, iyiliğe ve hayra niyetlenme gibi. Bir organın şükrü onunla günah değil, sevap işlemektir. Şükür, nimetten evvel onu vereni (mun'imi) görmektir, nimet içinde, nimeti vereni düşünmektir. Şükür sızlanmamaktır. Şükür sevap, şekvâ (yakınmak) günahtır. Şükredene şâkir, şükürden âciz olduğunu idrak edene şekür denir. Şükür, nimetin artmasına vesile olur (Gi 1v:78; KR 313). Şürb — Sirb i. ar. (شرب)

  1. İçmek.
  2. tas. Keşf halinin neticesi, tecellinin meyvesi olan ruhi haz. Sırayla önce zevk, sonra şürb, sonra da reyy (kanma) bahis konusu olur. Zevk sahibi yarı sarhoş (mütesâkir), şürb sahibi sarhoş (sekrân), reyy sahibi ayık (sâhi) halde olur. Sürekli ve çok içildiğinde bağışıklık kazanılır, artık içildiği halde sarhoş olunmaz. Bu durumda sâlik, Hak ile sahv halinde olup hazzından fanidir. Bunların gıdası şaraptır. Mahabbet kadehinden bir yudum içip kananlar var, bu kadehle yedi deryayı içip susuzluğunu gideremeyenler var. Gayb âleminden yalnızca azat edilmiş sırlara ve hür ruhlara dostluk kadehleri sunulur (KR 38). Süfiler tâatten hasıl olan hazza, kerametin verdiği lezzete, üns halinin | sağladığı rahata şürb derler. |
بن
ee ee ae
eg a ES ER TAE LİRA a ER ا
ie ave Gua Tâat i. ar, (طاعة) 1. İtaat, boyun eğme, emredileni yapma. 2. tas.
; = 0 Allah'ın iradesine uyma, Allah'ın rızasına uygun düşen her
ee fey SÖZ hal ve hareket. Tâatin saiki ya cehennem korkusu, ya da
ie cennet ümidi ve Hakk'ın rızası olur. İtaat
edene muti ve ehl-i tâat denir. “İtaat ibadettir.”
iğ ales 0 Talihte devlet olmasa hidmet ne fâide
lk NA Hak'tan inayet olmasa tâat ne fâide
Nişâni
Sözlüğe dön