ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
190 sonuç · toplam 190 · “Dost” · 1/8
01Dost
Farsça bir kelime olup, Türkçe’de de aynı anlamda kullanılır. Karşıt anlamlısı “düşman” kelimesidir. Tasavvufta ilâhî sevgi demektir. Aynı yolda olan kişilere, sufiler dost der. Ancak gerçek dost, Allah’tır ki, bu yüzden “dost Allah’tır” de…
Dostluk
Maddî veya mânevî bir karşılık beklemeden kurulan sevgi ve bağlılık. Tasavvuf dilinde kulun Hakk’a muhabbetini ve Hakk’ın kuluna yakınlığını anlatır; çıkar ilişkisine değil sadakat, vefa ve teslimiyete dayanır.
Konevî ile Mevlânâ: Temas, Dostluk ve Ayrı Yollar
Aynı şehir, farklı öğretim dilleri Konevî'nin hadis ve metafizik dersleriyle Mevlânâ'nın sohbet, şiir ve semâ çevresi XIII. yüzyıl Konya'sında temas halindeydi. Biri diğerinin “kolu” değildir. Karşılıklı katılım Erken kaynaklar Mevlânâ'nın…
Ekmeleddîn Ekmel Efendi
Ekmeleddîn Ekmel Efendi (ö. 983/1575), Ayas Paşa’nın himayesinde yetişip Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan; Kefe ve Rodos’tan sonra fethedilen Kıbrıs’ta ilk Osmanlı medresesinin müderrisi ve adanın müftüsü olan XVI. yüzyıl âlimidir.
Esrâr Dede
Esrâr Dede (1749-1797), Şeyh Gâlib'in müridi ve yakın dostu; Dîvânı, Tezkire-i Şuarâ-yı Mevleviyye, Mübâreknâme ve Fütüvvetnâme'siyle Galata Mevlevîhânesi'nin edebî hafızasını taşıyan şair ve tezkirecidir.
SÜLEYMÂN HİLMÎ EFENDİ
SÜLEYMÂN HİLMÎ EFENDİ Bedreddîn İzzî Efendi merhûmun halîfesidir.102 Aydosludur 1270 sene-i hicriyesinde (1854) Hoca İbrâhîm Efendi sulbünden dünyâya gelmiştir. On yaşına kadar Aydos’ta bulunup tahsîl için 1280/(1863)'de İstanbul’a gelmişti…
Rûhu’l-kuds ve Fütûhât’ın muhatabı
Abdülazîz b. Ebû Bekir el-Mehdevî · İbnü’l-Arabî Rûhu’l-kuds’ü Mehdevî’ye ithaf etti; Fütûhât’ın başlangıcında da ona yakın bir dost olarak seslendi.
Nûrî mahlası
Erzurumlu Muhammed Nûreddin Efendi · Az sayıdaki şiirlerini dostlarına hediye etti.
Şahıs monografileri
Osmânzâde Hüseyin Vassâf · Dostları ve tarikat büyükleri üzerine risâleler.
Mektupları
Muhammed Yâsin Nâfi‘ Efendi · Ali es-Senı'.isi el-Hattabi el-ldri si'den, Sükne kazası nfübi faziletli, hoş kokulu, kerem ve yağmur bulutu gibi güzellikler ile hoş ah lak ve parlak menkıbeler, coşkun dereler gibi taşan yükseklikler, gündü…
Eserleri ve metinleri
İsmâil Sirâceddin Şirvânî · ŞİRVANi ŞEYH İSMAİL EFENDİ es-Seyyid eş-Şeyh İsmail Siraceddin en-Nakşıbentli el-Halidi eş-Şirvani hazret leri 1 19 7 sene-i hicriyyesinde ( 1 783 ) Şirvan vilayeti dahilinde Şemahi kazasına tabi' Kürdemir karye…
Arapça risaleler ve mektuplar
Medhî İlyas Bey · Dost çevrelerinde dolaşan edebî nesir ve yazışmalar.
Ada
اعداء) t Adü veya Adüvv Düşmanlar. tas. Allah'ın dostlarına evliya veya evliyaullah dendiği gibi düşmanlarına da ada veya adâu'llah (aduvvu'llah) denir (Fussilet Suresi, 19, 28.) Bunların tekilleri kullanılarak veliyyu'llah ve aduvvu'llah d…
Ahilik
Kardeşlik, cömertlik ve yiğitlik. Anadolu’da esnaf ve sanatkâr çevrelerinde gelişen; meslek ahlâkını fütüvvet, dayanışma, hizmet ve tasavvufî terbiye ilkeleriyle birleştiren teşkilât ve yaşayış biçimidir. Ahiliğin tarihî gelişimi yalnız bir…
Âkil
Akıllı, ölçülü ve düşünerek hareket eden kimse. Tasavvuf ahlâkında âkil kişi geçici dünya arzularının tuzağına düşmeyen, sözünü ölçülü söyleyen ve âhiret yurdunu gözetendir. Emaneti, doğruluğu, iyi dostluğu ve sırrı korumak âkilin alametler…
Allah
Lafza-i celal, ism-i azam, yani Yüce Yaratıcı'nın en büyük ve en muazzam ismi. 2. Ma‘bûd bi'l-hak, mutlak ilah. Haklı ve meşru olarak yalnızca O'na kulluk edilip tapıldığından el-Ma‘bûd bi'l-hak, yani hakiki ve yegâne Mâbud denilmiştir O'na…
Arâis-i Hak
Hakkın gelinleri. tas. Başkalarından kıskandığı için Hakk'ın, kimliklerini halka açıklamadığı ve gizli tuttuğu velileri. Hakk'ın harim-i ilâhî'deki has dostları, özel ilgisine mazhar olan kulları. Gerdek gecesi gelini damattan başkası görme…
Asuman-ı gayb
سيان غيب) 1) Gayb seması. tas. İlâhî tecelli ve nurlar (SP). Âşık i. ves. ar. (5 e) ¢. Uşşak, Âşıkin. r. Tutkun, düşkün, vurgun; haddinden çok fazla ve aşırı derecede seven. 2. tas. Allah Teala'yı son derece ve azami mertebede seven. Hak âş…
Aşk
Sevginin insanın bütün varlığını kuşatan en ileri derecesi. Tasavvuf dilinde aşk, sâliki benlik iddiasından çıkarıp sevgilinin iradesine yönelten güçlü muhabbeti; varlığın yaratılışındaki sevgi sırrını ve Hakk’a kavuşma arzusunu anlatır. Se…
Bahr-ı cüt
>) Cömertlik denizi, tas. a Hakk'ın lütuf ve ihsan denizi. b Tecelli nurları. c Kutsi ve ilâhî tecelliler. d Aşk denizi. e Hakk’a duyulan sonsuz sevgi, ilâhî aşk. f Hakk'ın daimi feyzi. g Allah'ın sonsuz nuru. hBir süfinin Allah'la arasinda…
Berk-i sebz
Yeşil yaprak. tas. Mevlevi dervişlerinin Dedeye ve dergâha sundukları hediye. Maddi gücü olmayan derviş dergâha eli boş gitmek yerine bir çiçek ya da bir yeşil yaprak götürür. “Dostlarının evlerine eli boş gitmek değirmene buğdaysız gitmek…
Beşâret
Müjde, müjdeleme, tebrik etme. tas. Dostun dosta ilettiği sevindirici haber. Can çekişme halinde Allah melek aracılığıyla dostu olan kuluna “Korkma, üzülme, cennete gireceksin,” müjdesi verir yada mahşer günü kul hesaba çekilirken Allah mel…
Biat
veya Beyat. Ahdetme, söz verme, bu amaçla el sıkma. tas. El almak; seyhine sadik ve bagh kalacagina, ona kayıtsız şartsız teslim olacağına, her dediğini itiraz etmeden yapacağına dair müridin mürşidine söz vermesi, bu amaçla tarikat mensupl…
Bit
لل لل لل ل ل ا ل haz. Dest-bas: Şeyhin elini öpme. Damen-bas: Şeyhin eteğini öpmek, Zemin-büs: Şeyhin önünde yer öpmek, yer öpen. Bkz. Secde.» Güzelsin bi-bedelsin ndz-perversin dilârâsın Değilsin bt-vefa amma ki gayet bt-mahabbasin Ne mânl…