سيان غيب
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
سيان غيب) 1)
- Gayb seması.
- tas. İlâhî tecelli ve nurlar (SP).
Âşık i. ves. ar. (5 e) ¢. Uşşak, Âşıkin. r. Tutkun, düşkün, vurgun; haddinden çok
fazla ve aşırı derecede seven. 2. tas. Allah Teala'yı son derece ve azami mertebede
seven. Hak âşığı; örn. Ibn Fariz, Sultanü'l-âşıkin'dir.
Ey âşıklar ey âşıklar aşk mezheb u dindir bana
Gördü gözüm dost yüzünü yas kamu düğündür bana
Yünus
Aşikâr— Aşikâre 5. fars, (6) S8 1—, 164) Bkz. Zahir.
Aşina—Aşinai s., i. fars. خنا-[ شناى') Dır. Tanış-tanışıklık, dost-dostluk. 2. tas, a Benliğinden uzaklaşarak, nefsine bigâne (ve el) olarak Hakk'a yaklaşan sâlikin Onunla tanışması, O'nun tanışı (aşinası) olması, O'nunla üns halinde bulunması. b Sâlikin rububiyet-ubüdiyet, yaratıcılık-yaratılmışlık ilişkisindeki sır ve hikmetlere vâkıf (aşina) olması, ilahi esrarla tanışması. Bu durumdaki sâlike agâh, vâkıf ve aşina denir (TK Ir:rrşr). Aşina olmayanlara da bigâne berrâni, yabancı ve el denir. c Aynı tarikate bağlı iki kişinin birbiriyle can arkadaşı (yoldaş) olmaları.
Aşk olsun
Kat eyle âşinâlığım ondan ki gayrdir
Ancak öz âşindların et âşinâ bana
Fuzüli
Âşinâya âşina, bigdneye bigâneyiz
Alem-i fanide resm-i rindegânı böyledir
Cevri