Ara
Menü
ذ

Asuman-ı gayb

سيان غيب

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-6639
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
43
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>سيان غيب) 1)</p><ol><li>Gayb seması.</li><li>tas. İlâhî tecelli ve nurlar (SP).</li></ol><blockquote>Âşık i. ves. ar. (5 e) ¢. Uşşak, Âşıkin. r. Tutkun, düşkün, vurgun; haddinden çok<br>fazla ve aşırı derecede seven. 2. tas. Allah Teala'yı son derece ve azami mertebede<br>seven. Hak âşığı; örn. Ibn Fariz, Sultanü'l-âşıkin'dir.</blockquote><blockquote>Ey âşıklar ey âşıklar aşk mezheb u dindir bana<br>Gördü gözüm dost yüzünü yas kamu düğündür bana<br>Yünus</blockquote><p>Aşikâr— Aşikâre 5. fars, (6) S8 1—, 164) Bkz. Zahir.</p><p>Aşina—Aşinai s., i. fars. خنا-[ شناى') Dır. Tanış-tanışıklık, dost-dostluk. 2. tas, a Benliğinden uzaklaşarak, nefsine bigâne (ve el) olarak Hakk'a yaklaşan sâlikin Onunla tanışması, O'nun tanışı (aşinası) olması, O'nunla üns halinde bulunması. b Sâlikin rububiyet-ubüdiyet, yaratıcılık-yaratılmışlık ilişkisindeki sır ve hikmetlere vâkıf (aşina) olması, ilahi esrarla tanışması. Bu durumdaki sâlike agâh, vâkıf ve aşina denir (TK Ir:rrşr). Aşina olmayanlara da bigâne berrâni, yabancı ve el denir. c Aynı tarikate bağlı iki kişinin birbiriyle can arkadaşı (yoldaş) olmaları.</p><blockquote>Aşk olsun<br>Kat eyle âşinâlığım ondan ki gayrdir<br>Ancak öz âşindların et âşinâ bana<br>Fuzüli<br>Âşinâya âşina, bigdneye bigâneyiz<br>Alem-i fanide resm-i rindegânı böyledir<br>Cevri</blockquote>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-5554
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
43
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>سيان غيب) 1)</p><ol><li>Gayb seması.</li><li>tas. İlâhî tecelli ve nurlar (SP).</li></ol><blockquote>Âşık i. ves. ar. (5 e) ¢. Uşşak, Âşıkin. r. Tutkun, düşkün, vurgun; haddinden çok<br>fazla ve aşırı derecede seven. 2. tas. Allah Teala'yı son derece ve azami mertebede<br>seven. Hak âşığı; örn. Ibn Fariz, Sultanü'l-âşıkin'dir.</blockquote><blockquote>Ey âşıklar ey âşıklar aşk mezheb u dindir bana<br>Gördü gözüm dost yüzünü yas kamu düğündür bana<br>Yünus</blockquote><p>Aşikâr— Aşikâre 5. fars, (6) S8 1—, 164) Bkz. Zahir.</p><p>Aşina—Aşinai s., i. fars. خنا-[ شناى') Dır. Tanış-tanışıklık, dost-dostluk. 2. tas, a Benliğinden uzaklaşarak, nefsine bigâne (ve el) olarak Hakk'a yaklaşan sâlikin Onunla tanışması, O'nun tanışı (aşinası) olması, O'nunla üns halinde bulunması. b Sâlikin rububiyet-ubüdiyet, yaratıcılık-yaratılmışlık ilişkisindeki sır ve hikmetlere vâkıf (aşina) olması, ilahi esrarla tanışması. Bu durumdaki sâlike agâh, vâkıf ve aşina denir (TK Ir:rrşr). Aşina olmayanlara da bigâne berrâni, yabancı ve el denir. c Aynı tarikate bağlı iki kişinin birbiriyle can arkadaşı (yoldaş) olmaları.</p><blockquote>Aşk olsun<br>Kat eyle âşinâlığım ondan ki gayrdir<br>Ancak öz âşindların et âşinâ bana<br>Fuzüli<br>Âşinâya âşina, bigdneye bigâneyiz<br>Alem-i fanide resm-i rindegânı böyledir<br>Cevri</blockquote>

سيان غيب

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

سيان غيب) 1)

  1. Gayb seması.
  2. tas. İlâhî tecelli ve nurlar (SP).
Âşık i. ves. ar. (5 e) ¢. Uşşak, Âşıkin. r. Tutkun, düşkün, vurgun; haddinden çok
fazla ve aşırı derecede seven. 2. tas. Allah Teala'yı son derece ve azami mertebede
seven. Hak âşığı; örn. Ibn Fariz, Sultanü'l-âşıkin'dir.
Ey âşıklar ey âşıklar aşk mezheb u dindir bana
Gördü gözüm dost yüzünü yas kamu düğündür bana
Yünus

Aşikâr— Aşikâre 5. fars, (6) S8 1—, 164) Bkz. Zahir.

Aşina—Aşinai s., i. fars. خنا-[ شناى') Dır. Tanış-tanışıklık, dost-dostluk. 2. tas, a Benliğinden uzaklaşarak, nefsine bigâne (ve el) olarak Hakk'a yaklaşan sâlikin Onunla tanışması, O'nun tanışı (aşinası) olması, O'nunla üns halinde bulunması. b Sâlikin rububiyet-ubüdiyet, yaratıcılık-yaratılmışlık ilişkisindeki sır ve hikmetlere vâkıf (aşina) olması, ilahi esrarla tanışması. Bu durumdaki sâlike agâh, vâkıf ve aşina denir (TK Ir:rrşr). Aşina olmayanlara da bigâne berrâni, yabancı ve el denir. c Aynı tarikate bağlı iki kişinin birbiriyle can arkadaşı (yoldaş) olmaları.

Aşk olsun
Kat eyle âşinâlığım ondan ki gayrdir
Ancak öz âşindların et âşinâ bana
Fuzüli
Âşinâya âşina, bigdneye bigâneyiz
Alem-i fanide resm-i rindegânı böyledir
Cevri

İlgili maddeler

Sözlüğe dön ←